Perinçek'ten çok tartışma yaratacak açıklama

Ana Sayfa » Güncel » Esad, kimyasal silahlar için Türkiye'yi suçladı

Esad, kimyasal silahlar için Türkiye'yi suçladı

Suriye'de 6. yılına giren iç savaşta kimyasal silah tartışması İdlib'teki saldırıyla yeniden gündeme gelirken Devlet Başkanı Beşar Esad, 'muhaliflerin ellerindeki kimyasal silahları Türkiye'den aldığını' iddia etti. Esad, "Teröristlerin, kimyasal silahlarını Türkiye'den aldığına yüzde 100 eminim" şeklinde konuştu.

 
21 Nisan 2017 Cuma 16:11 
Yorum YapYazdır
 
 
Esad, kimyasal silahlar için Türkiye'yi suçladı

Esad, IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi'nin yakalandığına dair iddialara da cevap verdi. Esad, Bağdadi'nin yakalandığına dair basında çıkan iddiaları yalanladı.

Esad, Fırat Kalkanı Harekâtı'nı da 'işgal' olarak niteleyerek, ‘terör faaliyetlerinden farkı olmadığını’ savundu. Şam’ın veya BM’nin onayı alınmadığı için Türkiye’nin uluslararası hukuku ihlal ettiğini söyleyen Esad, "Türk işgalinden veya Amerikan askerlerinden -ki bu da işgaldir- veya sahadaki teröristlerden söz ettiğinizde, bunlar arasında bir fark yoktur" ifadesini kullandı.

Sputnik'te yer alan habere göre, Esad, "Hayır, bu doğru değil. Sınır şu anda IŞİD'in kontrolü altında. Sınır, Suriye, Rusya, ABD veya bir Batı ülkesi tarafından değil, sadece IŞİD tarafından kontrol ediliyor. Bu nedenle Bağdadi o bölgede tamamen güvende" dedi.

  Bağdadi yakalandı iddiası

Daha önce basına yansıyan haberlerde, Bağdadi'nin Suriye'de Irak sınırına yakın bir noktada yakalandığı öne sürülmüştü. Ancak haberler teyit edilememişti.

Öte yandan Esad, Birleşmiş Milletler'e (BM) mektup göndererek İdlib'in Han Şeyhun kasabasındaki kimyasal saldırının soruşturulması amacıyla bölgeye heyet göndermesini talep ettiklerini belirtti. Esad, mektuba henüz bir yanıt alamadıklarını vurguladı.

  "ABD ve Batı'lı ülkeler engelliyor"

BM'nin şu ana dek bölgeye heyet göndermediğini çünkü 'ABD ve Batılı ülkelerin buna engel olduğunu' kaydeden Esad, "Uzmanlar, Han Şeyhun'a gelmeleri halinde kimyasal saldırıyla ilgili tüm iddiaların yalan olduğunu anlayacaklar" dedi.

Teröristlerin birkaç yıl önce Halep'te Suriye ordusuna düzenlediği ilk saldırıdan sonra Şam, BM'ye başvurdu ve teröristlerin gaz kullandığının kanıtlanması için uzman gönderilmesini talep etti" diye devam eden Esad, başvurunun ardından benzer birkaç olayın daha yaşandığını ancak BM'nin her şeye rağmen heyet göndermediğini anımsattı.

Diğer taraftan Suriye'deki ilgili bölgelere heyet gönderilmesi için sadece Rusya ve birkaç ülkenin temaslarda bulunduğunu aktaran Suriye Devlet Başkanı, şu ana dek bu konuda olumlu haberler alamadıklarının altını çizdi.

  "Han Şeyhun'da kimyasal saldırı düzenlenmedi"

Han Şeyhun'da kimyasal saldırı olmadığını, bunun provokasyon olduğunu savunan Esad, kimyasal saldırı iddialarının ABD tarafından Şayrat Üssü'ne saldırı düzenlemek için bir bahane olduğunu kaydetti.

Suriye hükümetinin Han Şeyhun'da cihatçılara ait depolarda kimyasal maddelerin bulunduğu yönünde bilgiye sahip olmadığını belirten Esad, "Bu bölge el Nusra'nın, yani gerçekte El-Kaide'nin kontrolünde. Dünyanın elde ettiği tek bilgi, bu örgütün, Nusra'nın Youtube, genel olarak internet ve Batı medyasının aracılığıyla yayınladığı bilgi. Bu yüzden, bu haberler temelinde değerlendirme yapamayız" dedi.

Esad, sözlerine devam etti: "Öncelikle Han Şeyhun'da saat 11.30'da vurduğumuz hedeflerin kimyasal madde depoları olup olmadığını bilmiyoruz. Onlar, saldırının sabah saat 6.30'da gerçekleştiğini iddia ediyor. Bu saatlerde hiçbir saldırı gerçekleştirmedik. Bu yüzden bunun yalancı bir provokasyon olduğuna inanıyoruz, hiçbir saldırı olmadı."

Han Şeyhun görüntülerinin, Beyaz Miğferler'in 2 yıldır yayınladığı görüntülerle aynı olduğunu kaydeden Esad, "Rus hava saldırısında çocukların öldüğünü gösteren fotoğrafların daha sonra sahte olduğu ortaya çıktı. Bir çocuğu alıp üzerini sahte kan ve çamurla kirletip fotoğrafını çektiler. Diğer görüntüler de buna benzer" diye konuştu.

Şayrat Üssü'ne saldırının önceden planlandığını savunan Suriye lideri, "Onlar bizi dinlemek istemedi, araştırmak istemedi, sadece saldırmak istedi. Han Şeyhun bir provokasyondu, çünkü gaz sızıntısı veya saldırı olsaydı ve iddia ettikleri gibi 60 kişi ölseydi, kent nasıl olur da eskisi gibi yaşamına devam ediyor? Halkı tahliye etmediler. Şehri tek bir kişi bile terk etmedi, hayat olağan seyrini sürdürdü, oysa onların iddiasına göre kitle imha silahı kullanıldı."

  "Şayrat Hava Üssü'nde kimyasal silah yoktur"

ABD'nin Şayrat Hava Üssü'nde kimyasal silah olduğunu iddia ettiğini hatırlatan Esad, "Tüm depoları vurdular ama gaz yayılmadı. Asker ve personelden kimse gazdan zarar görmedi. Bu da Şayrat'tan hiçbir gaz saldırısının düzenlenmediğini gösteriyor. Olay, Şayrat'ı vurmak için bir provokasyondu" dedi.

  "Görüntüler iddialarla çelişiyor"

Beyaz Miğferler'in Han Şeyhun'da çektiği görüntülerin sarin gazı kullanıldığı iddialarıyla çeliştiğini söyleyen Suriye lideri, "Görüntülerde, kurtarıcı olduğu iddia edilen kişilerin maske ve eldiven takmadan insanlara yardım ettiği görülüyor, rahat rahat dolaşıyorlar. Bu nasıl olur? Bu, sarin gazının özelliklerine ters. Bu mümkün değil, onların da diğerleri gibi ölmesi gerekiyordu. Gerçi görüntülerde yerde yatan kişilerin ölü olup olmadığını da bilmiyoruz. Bu görüntüleri montajlamak kolay. Bu yüzden özellikle El Kaide'nin görüntüleri temelinde karara vermek doğru değildir" ifadelerini kullandı.

 
21 Nisan 2017 Cuma 16:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:17
  • Akşam17:42
  • Yatsı19:11
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık