TSK'dan yeni açıklama... Kara harekatı başladı

Ana Sayfa » Güncel » Ertuğrul bey ancak uyandı!

Ertuğrul bey ancak uyandı!

Ertuğrul Günay'dan çarpıcı açıklamalar: Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

 
19 Mart 2013 Salı 10:36 
Yorum YapYazdır
 
 
Ertuğrul bey ancak uyandı!

AKP İzmir Milletvekili ve Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Söz Sende'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı. Başkanlık sistemi, Ergenekon Davası gibi gündemdeki önemli başlıklar hakkında çarpıcı açıklamalar yapan Günay, Bakanlık'ta görev değişikliğine gidilmesine şaşırmadığını belirterek “Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim. Beş buçuk yıl bana tahammül etti.” dedi.

İşte Ertuğrul Günay'ın o açıklamaları...

“BAŞBAKAN BEŞ BUÇUK YIL BANA TAHAMMÜL ETTİ”
Bakanlığın alınacağını, bir görev değişikliği eşiğine geldiğimizi biliyordum. Hiç şaşırmadım.Zaten küçük veda toplantıları da yapıyordum. Görevden alınmadan önceki hafta Antalya'da büyük bir turizm toplantısı, İzmir'de bir toplantı yapmıştım. İstanbul'da zaten fuardaydım. Sadece veda konuşmamı yapmamıştım. Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bana millete hizmet etme şansı verdiği için Allah'a şükrediyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim.Beş buçuk yıl bana tahammül etti. Çünkü ben sözünü sakınmayan bir insanım. Başbakan da öyle bir insan. Bu karakterde iki insanın bu kadar yıl bir arada çalışması derinde bir yerde bir birlikteliği gösterir.

“BDP BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASINI KADÜK ETTİ”
Başkanlık sistemi tartışmasında BDP'nin aldığı tavrı eleştiren Günay şöyle konuştu: AK Parti'nin 2003'ten 2012'ye kadar bütün metinlerinde parlementer sistem öneriliyor. Ben 2007 Anayasa Komisyonu'nun üyelerinden birisiydim. Biz komisyonda parlementer sistem üzerinden bir çalışma yürüttük. O zaman Başbakan “Madem yeni bir anayasa yapıyoruz, o zaman Başkanlığı da düşünelim. Tüm anayasal modelleri konuşalım” dedi. Bürokraside de siyasette de durumdan vazife çıkaran bazı insanlar vardır. Sayın Başbakan'ın ağzından böyle bir şey çıktıysa o zaman biz buna yönelelim diye bir hamle oldu. Tartışılabilirdi, konuşulabilirdi. BDP'nin bu konudaki özensizliği kadük etti bu tartışmayı. Bu saatten sonra bu tartışmayı sürdürmemiz kendimize saygısızlık olur. Zaten bu tartışma yüksek düzeyde sürdürülmüyor bence.

"ERGENEKON DAVASI ÇOK UZADI"
Ertuğrul Günay, Ergenekon Davasında savcının verdiği mütalaayı da şu sözlerle değerlendirdi: Ergenekon davası çok uzadı, çok yayıldı. Ben iddianame yazması 5 yıl süren bir davanın, ne zaman sonuçlanacağını ve nasıl hukuki bir sonuca varacağını, bir hukukçu olarak biraz kaygıyla karşılarım. Bu konudaki kaygılarımı eskiden de söylemiştim... Ben Ergenekonla ilgili soruşturmanın önemine başta çok inandım, fakat çok fazla yayılmasından da kaygı duymuştum. Bugünkü iddianame de kaygılarımla ilgili doğru sonuçlar ortaya koyuyor...

"DİLERİM ÖNEMLİ BİR KISMI BERAAT ETSİN"
Ben soruşturmayı yürüten tarafta olsaydım, yargıç, savcı olsaydım; kapsamı bu kadar uzun tutmaz, daha sonuç alıcı, somut tutardım. 2004-2007 sürecinde Türkiye'de bu tür, birtakım girişimler olduğunu, bir siyasetçi, bir hukukçu olarak, buna inandım. Ama bütün bu isimler bunun içinde midir, Genelkurmay Başkanı içinde midir? Bunu bilemem. Ama iddianame her zaman yazılır, çeşitli dönemlerde ne iddialar ortaya sürülmüştür, birçoğu beraatle sonuçlanır. Dilerim ki önemli bir kısmı beraat etsinler. Ama gerçekten bu işe kalkışmış olanlar varsa cezalarını görsünler.

"ÖCALAN'IN SİYASİ FİGÜR GİBİ GÖSTERİLMESİ VİCDANLARDA SIZI"
Çözüm sürecine de değinen Günay, sürece yönelik tartışılacak eleştirilerde bulundu. Eski Bakan, Öcalan ile görüşülmesini şu sözlerle eleştirdi: BDP yeteri kadar özenli davranmıyor. AK Parti kitlesi çok sakin. Ama sorgulayıcı aslında. Derinde bir yerde hepimiz, 14 yıldan beri içeride olan terör hükümlüsü birisinin, şuanda bir siyasi figür gibi, müzakere sürecine dahil olmasından ve söz sahibi konumuna geçmiş olması vicdanımızda bir yerlerde bir sızı yaratıyor. Mesela ben barış sürecine çok inanan birisiyim. Daha demokratik açılım yokken, 'Bu çocuklar dağa kurşun atmak için değil, kayak yapmak için çıksınlar.' demiştim. Buna çok inanıyorum. Ama bunun doğrudan doğruya kendi yurttaşlarımızla, ya da BDP'yi muatap alarak yapılmasını tercih ederdim. O figür(Öcalan), hiç bu işe dahil olmadan, parlamentodaki siyasi temsilcilerle yapılmasını tercih ederdim. Parlamentodaki siyasi temsilciler şimdi 'postacı konumundalar. O konumdan daha yukarıda bir yerde olmalılardı.

"ÖCALAN FAZLA ETKİLİ HALE GELDİ"
Öcalan, fazla etkili hale geldi. Bunu bizler yaptık. 14 yıl öncesini hepimiz hatırlıyoruz, uçaktaki durumunu, mahkemeddeki durumunu, sorgudaki durumunu. Devlete her türlü hizmeti yapmaya hazırdı, zaten istihbarat kökenli. O noktadan bugün geldiği nokta süreci yüretmekte bir sıkıntı olduğunu gösteriyor. Elbette görüşülür ama bu kadar işin merkezine koyulması doğru değil. BDP'liler müthiş gösterilerle gidiyorlar. Medyanın ilgisi müthiş. Giden heyet imza istiyor. Bakar mısınız ciddiyetsizliğe? Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

 

 

AK Parti İzmir Milletvekili ve Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Söz Sende'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı. Başkanlık sistemi, Ergenekon Davası gibi gündemdeki önemli başlıklar hakkında çarpıcı açıklamalar yapan Günay, Bakanlık'ta görev değişikliğine gidilmesine şaşırmadığını belirterek “Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim. Beş buçuk yıl bana tahammül etti.” dedi.

İşte Ertuğrul Günay'ın o açıklamaları...

“BAŞBAKAN BEŞ BUÇUK YIL BANA TAHAMMÜL ETTİ”
Bakanlığın alınacağını, bir görev değişikliği eşiğine geldiğimizi biliyordum. Hiç şaşırmadım.Zaten küçük veda toplantıları da yapıyordum. Görevden alınmadan önceki hafta Antalya'da büyük bir turizm toplantısı, İzmir'de bir toplantı yapmıştım. İstanbul'da zaten fuardaydım. Sadece veda konuşmamı yapmamıştım. Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bana millete hizmet etme şansı verdiği için Allah'a şükrediyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim.Beş buçuk yıl bana tahammül etti. Çünkü ben sözünü sakınmayan bir insanım. Başbakan da öyle bir insan. Bu karakterde iki insanın bu kadar yıl bir arada çalışması derinde bir yerde bir birlikteliği gösterir.

“BDP BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASINI KADÜK ETTİ”
Başkanlık sistemi tartışmasında BDP'nin aldığı tavrı eleştiren Günay şöyle konuştu: AK Parti'nin 2003'ten 2012'ye kadar bütün metinlerinde parlementer sistem öneriliyor. Ben 2007 Anayasa Komisyonu'nun üyelerinden birisiydim. Biz komisyonda parlementer sistem üzerinden bir çalışma yürüttük. O zaman Başbakan “Madem yeni bir anayasa yapıyoruz, o zaman Başkanlığı da düşünelim. Tüm anayasal modelleri konuşalım” dedi. Bürokraside de siyasette de durumdan vazife çıkaran bazı insanlar vardır. Sayın Başbakan'ın ağzından böyle bir şey çıktıysa o zaman biz buna yönelelim diye bir hamle oldu. Tartışılabilirdi, konuşulabilirdi. BDP'nin bu konudaki özensizliği kadük etti bu tartışmayı. Bu saatten sonra bu tartışmayı sürdürmemiz kendimize saygısızlık olur. Zaten bu tartışma yüksek düzeyde sürdürülmüyor bence.

"ERGENEKON DAVASI ÇOK UZADI"
Ertuğrul Günay, Ergenekon Davasında savcının verdiği mütalaayı da şu sözlerle değerlendirdi: Ergenekon davası çok uzadı, çok yayıldı. Ben iddianame yazması 5 yıl süren bir davanın, ne zaman sonuçlanacağını ve nasıl hukuki bir sonuca varacağını, bir hukukçu olarak biraz kaygıyla karşılarım. Bu konudaki kaygılarımı eskiden de söylemiştim... Ben Ergenekonla ilgili soruşturmanın önemine başta çok inandım, fakat çok fazla yayılmasından da kaygı duymuştum. Bugünkü iddianame de kaygılarımla ilgili doğru sonuçlar ortaya koyuyor...

"DİLERİM ÖNEMLİ BİR KISMI BERAAT ETSİN"
Ben soruşturmayı yürüten tarafta olsaydım, yargıç, savcı olsaydım; kapsamı bu kadar uzun tutmaz, daha sonuç alıcı, somut tutardım. 2004-2007 sürecinde Türkiye'de bu tür, birtakım girişimler olduğunu, bir siyasetçi, bir hukukçu olarak, buna inandım. Ama bütün bu isimler bunun içinde midir, Genelkurmay Başkanı içinde midir? Bunu bilemem. Ama iddianame her zaman yazılır, çeşitli dönemlerde ne iddialar ortaya sürülmüştür, birçoğu beraatle sonuçlanır. Dilerim ki önemli bir kısmı beraat etsinler. Ama gerçekten bu işe kalkışmış olanlar varsa cezalarını görsünler.

"ÖCALAN'IN SİYASİ FİGÜR GİBİ GÖSTERİLMESİ VİCDANLARDA SIZI"
Çözüm sürecine de değinen Günay, sürece yönelik tartışılacak eleştirilerde bulundu. Eski Bakan, Öcalan ile görüşülmesini şu sözlerle eleştirdi: BDP yeteri kadar özenli davranmıyor. AK Parti kitlesi çok sakin. Ama sorgulayıcı aslında. Derinde bir yerde hepimiz, 14 yıldan beri içeride olan terör hükümlüsü birisinin, şuanda bir siyasi figür gibi, müzakere sürecine dahil olmasından ve söz sahibi konumuna geçmiş olması vicdanımızda bir yerlerde bir sızı yaratıyor. Mesela ben barış sürecine çok inanan birisiyim. Daha demokratik açılım yokken, 'Bu çocuklar dağa kurşun atmak için değil, kayak yapmak için çıksınlar.' demiştim. Buna çok inanıyorum. Ama bunun doğrudan doğruya kendi yurttaşlarımızla, ya da BDP'yi muatap alarak yapılmasını tercih ederdim. O figür(Öcalan), hiç bu işe dahil olmadan, parlamentodaki siyasi temsilcilerle yapılmasını tercih ederdim. Parlamentodaki siyasi temsilciler şimdi 'postacı konumundalar. O konumdan daha yukarıda bir yerde olmalılardı.

"ÖCALAN FAZLA ETKİLİ HALE GELDİ"
Öcalan, fazla etkili hale geldi. Bunu bizler yaptık. 14 yıl öncesini hepimiz hatırlıyoruz, uçaktaki durumunu, mahkemeddeki durumunu, sorgudaki durumunu. Devlete her türlü hizmeti yapmaya hazırdı, zaten istihbarat kökenli. O noktadan bugün geldiği nokta süreci yüretmekte bir sıkıntı olduğunu gösteriyor. Elbette görüşülür ama bu kadar işin merkezine koyulması doğru değil. BDP'liler müthiş gösterilerle gidiyorlar. Medyanın ilgisi müthiş. Giden heyet imza istiyor. Bakar mısınız ciddiyetsizliğe? Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

“İNANÇLARIM VE DURUŞUMLA AK PARTİ'YE KATKIDA BULUNDUM”
AK Parti'ye katılmadan önce neleri savunuyorsa şimdi de aynı değerleri savunduğunu söyleyen Günay “Siyaset hayatım boyunca hep inandığımı, bildiğimi söylemeyi görev saydım. Bizim inancımızın haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır diye hükmü var. Hayatım boyunca bunu vicdanımda hissettim. AK Parti'ye katılırken “Bu güne kadar inandığım ve savunduğum her şeyi kararlılıkla savumaya devam ederek AK Parti'ye katılıyorum” dedim. Fikirlerimi değiştirmedim, inançlarımla ayakta duruyorum. Bu inançlarım ve duruşumla da AK Parti'ye katkıda bulunduğumu düşünüyorum.” dedi.

 

 
19 Mart 2013 Salı 10:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1517 - Osmanlı ordusu Ridaniye Savaşında Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından, halifelik Osmanlılara geçti.
1580 - İstanbul Rasadhanesi III. Murat tarafından yıktırıldı.
1771 - Falkland Adaları İspanya tarafından Britanya'ya bırakıldı.
1842 - Baytar Mektebi (Veteriner Fakültesi) açıldı.
1873 - Kasımpaşa tersanesi işçileri greve gitti.
1889 - Columbia Phonograph plak ve müzik şirketi Washington, D.C.'de kuruldu.
1905 - Birinci Rus devrimi başladı. Çar birliklerinin Kışlık Saray'a dilekçe vermek için yürüyüşe geçen işçilere ateş açmaları ve Kanlı Pazar diye anılan günde, 500 işçiyi öldürmeleri üzerine ayaklanmalar baş gösterdi.
1924 - Birleşik Krallık'ta İşçi Partisi lideri Ramsay Mac Donald başbakanlığa atandı.
1930 - Gazi ve Türklük aleyhine" yayın yapmaktan dolayı Resimli Ay gazetesi aleyhine dava açıldı.
1932 - İlk Türkçe Kur'an, Hafız Yaşar (Okur) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu.
1938 - Yalova'da Termal Oteli açıldı.
1939 - Columbia Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı uranyum atomunu parçalamayı başardı.
1942 - İmla Kılavuzu'nun tüm okul ve işyerlerinde kullanılması hakkında genelge yayımlandı.
1946 - Ampul satışları serbest bırakıldı.
1947 - Fransa'da yeni kabineyi sosyalist Paul Ramadier kurdu.
1949 - Mao'nun orduları Pekin'i aldı.
1950 - İstanbul grekoromen güreş takımı İstanbul'da Paris takımını 7-1 yendi.
1952 - Dünyanın ilk jet yolcu uçağı olan de Havilland Comet, BOAC havayolu şirketinin filosunda hizmete girdi.
1953 - Türkiye Milliyetçiler Derneği kapatıldı.
1957 - İsrail ordusu Sina Yarımadası'ndan çekilmekle birlikte Gazze Şeridi'ndeki işgalini sürdürdü.
1959 - İzmir Toplu Basın Mahkemesi, Demokrat İzmir gazetesi yazı işleri müdürü Şeref Balçık'a 15 gün, gazetenin sahibi Adnan Düvenci'ye 1 yıl mahkûmiyet cezası verdi.
1959 - Kadın avukatlar, Refik Erduran'a "Bir Kilo Namus" adlı yapıtı nedeniyle açtıkları davadan vazgeçtiler.
1961 - İstanbul'da 300 cam işçisi kapalı salon toplantısı yaptı.
1965 - Yeni Seçim Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Yeni Seçim Kanunu milli bakiye sistemini ve birleşik oy pusulası kullanımını öngörüyor.
1969 - Teksif Sendikası'na bağlı işçiler Defterdar Fabrikası'nda grev başlattı.
1969 - Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun "Türk halkına mektup" başlıklı bildirisi toplatıldı.
1970 - Boeing 747 ilk kez Londra'ya uçtu.
1972 - Brüksel Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Birleşik Krallık, İrlanda, Danimarka ve Norveç 1 Ocak 1973'ten itibaren Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) üye olacak.
1973 - 12 Mart dönemi başbakanlarından Nihat Erim İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye Yargıçlığı'na adaydı. Çok tepki görünce adaylıktan çekildi.
1977 - İstanbul'da Saraçhane-Sultanahmet arasında "Faşizme Ölüm" yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe 5 bin kişi katıldı.
1980 - Güvenlik güçleri arama yapmak için TARİŞ (İzmir, İncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) işletmelerine girmek istedi; 50 kişi yaralandı, 600 işçi gözaltına alındı. TARİŞ'e bağlı işyerlerinde işçiler direnişe geçti.
1980 - Nükleer fizikçi Dr. Andrei Sakharov, SSCB'de ülke içi sürgüne gönderildi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu (MİSK) yöneticilerinin tümü serbest bırakıldı.
1984 - Kullanıcı dostu grafik ara yüzü ve faresi ile bilgisayarı kullanıcılara sevdiren ilk ticari bilgisayar olan Apple Macintosh, ünlü "1984" televizyon reklam kampanyası ile tanıtılmaya başlandı.
1987 - Türkiye-Yunanistan Uyum Antlaşması Avrupa Topluluğu (AT) adına parafe edildi.
1987 - Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye'de de başlatılmasını kararlaştırdı.
1988 - Nazım Hikmet'e vatandaşlık haklarının geri verilmesi için kampanya başlatıldı.
1989 - Sovyetler Birliği'nde ilk kez "Uluslararası Güzellik Yarışması" düzenlendi. Yarışmada Türkiye'yi temsil eden Meltem Hakarar birinci seçildi.
1990 - Sovyet lideri Gorbaçov, Kızıl Ordu askerlerinin ayaklanmayı bastırmak üzere Azerbaycan'a yollandığını açıkladı.
1991 - Bir Irak scud füzesi İsrail'e düştü,üç kişi öldü.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'yi öldürdükleri iddiasıyla biri emniyet amiri 24 polis gözaltına alındı.
1996 - Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kuruldu. Partinin genel başkanlığına Doç. Dr. Ufuk Uras seçildi.
1997 - Amerika Birleşik Devletleri senatosu, Madeleine Albright'ın ülkenin ilk kadın dışişleri bakanı olarak atanmasını onayladı.
2000 - Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümü ile ilgili davada, MHP Milletvekili Cahit Tekelioğlu'nu 2 yıl 9 ay 10 gün ağır hapse mahkum etti. MHP Milletvekili Mehmet Kundakçı'nın ise beraatine karar verildi.
2006 - BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, Yemen açıklarında kaçakları taşıyan bir teknenin alabora olması sonucu ilk belirlemelere göre 22 kişinin öldüğünü bildirdi.
2006 - Mersin'de 4,0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
2006 - Profesyonel basketbol ligi olan NBA'in şu andaki en iyi oyuncusu olan Kobe Bryant Toronto Raptors karşısında 81 sayı atarak NBA tarihinin Wilt Chamberlain'den (100) sonra bir maçta en çok sayı atan oyuncusu oldu.
2007 - Vikipedi Altın Örümcek 2006 "En İyi İçerik" ödülünün sahibi oldu.
2007 - Bağdat'taki bombalı saldırılarda 73 kişi öldü, 138 kişi yaralandı.
2007 - Bolu Tüneli'nin sağ tüpü açıldı.
871 - Basing Savaşı Danimarkalı istilacı vikingler anglosaksonları ( Anglosakson kralı:Ethelred of Wessex ) Basing'de yendi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
3
Galatasaray
17
11
2
4
35
4
Beşiktaş
18
9
6
3
33
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Trabzonspor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
18
4
5
9
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:48
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:34
  • Yatsı19:07
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık