ABD'den PKK'ya silah, Türkiye'ye uçak!

Ana Sayfa » Güncel » Ertuğrul bey ancak uyandı!

Ertuğrul bey ancak uyandı!

Ertuğrul Günay'dan çarpıcı açıklamalar: Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

 
19 Mart 2013 Salı 10:36 
Yorum YapYazdır
 
 
Ertuğrul bey ancak uyandı!

AKP İzmir Milletvekili ve Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Söz Sende'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı. Başkanlık sistemi, Ergenekon Davası gibi gündemdeki önemli başlıklar hakkında çarpıcı açıklamalar yapan Günay, Bakanlık'ta görev değişikliğine gidilmesine şaşırmadığını belirterek “Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim. Beş buçuk yıl bana tahammül etti.” dedi.

İşte Ertuğrul Günay'ın o açıklamaları...

“BAŞBAKAN BEŞ BUÇUK YIL BANA TAHAMMÜL ETTİ”
Bakanlığın alınacağını, bir görev değişikliği eşiğine geldiğimizi biliyordum. Hiç şaşırmadım.Zaten küçük veda toplantıları da yapıyordum. Görevden alınmadan önceki hafta Antalya'da büyük bir turizm toplantısı, İzmir'de bir toplantı yapmıştım. İstanbul'da zaten fuardaydım. Sadece veda konuşmamı yapmamıştım. Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bana millete hizmet etme şansı verdiği için Allah'a şükrediyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim.Beş buçuk yıl bana tahammül etti. Çünkü ben sözünü sakınmayan bir insanım. Başbakan da öyle bir insan. Bu karakterde iki insanın bu kadar yıl bir arada çalışması derinde bir yerde bir birlikteliği gösterir.

“BDP BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASINI KADÜK ETTİ”
Başkanlık sistemi tartışmasında BDP'nin aldığı tavrı eleştiren Günay şöyle konuştu: AK Parti'nin 2003'ten 2012'ye kadar bütün metinlerinde parlementer sistem öneriliyor. Ben 2007 Anayasa Komisyonu'nun üyelerinden birisiydim. Biz komisyonda parlementer sistem üzerinden bir çalışma yürüttük. O zaman Başbakan “Madem yeni bir anayasa yapıyoruz, o zaman Başkanlığı da düşünelim. Tüm anayasal modelleri konuşalım” dedi. Bürokraside de siyasette de durumdan vazife çıkaran bazı insanlar vardır. Sayın Başbakan'ın ağzından böyle bir şey çıktıysa o zaman biz buna yönelelim diye bir hamle oldu. Tartışılabilirdi, konuşulabilirdi. BDP'nin bu konudaki özensizliği kadük etti bu tartışmayı. Bu saatten sonra bu tartışmayı sürdürmemiz kendimize saygısızlık olur. Zaten bu tartışma yüksek düzeyde sürdürülmüyor bence.

"ERGENEKON DAVASI ÇOK UZADI"
Ertuğrul Günay, Ergenekon Davasında savcının verdiği mütalaayı da şu sözlerle değerlendirdi: Ergenekon davası çok uzadı, çok yayıldı. Ben iddianame yazması 5 yıl süren bir davanın, ne zaman sonuçlanacağını ve nasıl hukuki bir sonuca varacağını, bir hukukçu olarak biraz kaygıyla karşılarım. Bu konudaki kaygılarımı eskiden de söylemiştim... Ben Ergenekonla ilgili soruşturmanın önemine başta çok inandım, fakat çok fazla yayılmasından da kaygı duymuştum. Bugünkü iddianame de kaygılarımla ilgili doğru sonuçlar ortaya koyuyor...

"DİLERİM ÖNEMLİ BİR KISMI BERAAT ETSİN"
Ben soruşturmayı yürüten tarafta olsaydım, yargıç, savcı olsaydım; kapsamı bu kadar uzun tutmaz, daha sonuç alıcı, somut tutardım. 2004-2007 sürecinde Türkiye'de bu tür, birtakım girişimler olduğunu, bir siyasetçi, bir hukukçu olarak, buna inandım. Ama bütün bu isimler bunun içinde midir, Genelkurmay Başkanı içinde midir? Bunu bilemem. Ama iddianame her zaman yazılır, çeşitli dönemlerde ne iddialar ortaya sürülmüştür, birçoğu beraatle sonuçlanır. Dilerim ki önemli bir kısmı beraat etsinler. Ama gerçekten bu işe kalkışmış olanlar varsa cezalarını görsünler.

"ÖCALAN'IN SİYASİ FİGÜR GİBİ GÖSTERİLMESİ VİCDANLARDA SIZI"
Çözüm sürecine de değinen Günay, sürece yönelik tartışılacak eleştirilerde bulundu. Eski Bakan, Öcalan ile görüşülmesini şu sözlerle eleştirdi: BDP yeteri kadar özenli davranmıyor. AK Parti kitlesi çok sakin. Ama sorgulayıcı aslında. Derinde bir yerde hepimiz, 14 yıldan beri içeride olan terör hükümlüsü birisinin, şuanda bir siyasi figür gibi, müzakere sürecine dahil olmasından ve söz sahibi konumuna geçmiş olması vicdanımızda bir yerlerde bir sızı yaratıyor. Mesela ben barış sürecine çok inanan birisiyim. Daha demokratik açılım yokken, 'Bu çocuklar dağa kurşun atmak için değil, kayak yapmak için çıksınlar.' demiştim. Buna çok inanıyorum. Ama bunun doğrudan doğruya kendi yurttaşlarımızla, ya da BDP'yi muatap alarak yapılmasını tercih ederdim. O figür(Öcalan), hiç bu işe dahil olmadan, parlamentodaki siyasi temsilcilerle yapılmasını tercih ederdim. Parlamentodaki siyasi temsilciler şimdi 'postacı konumundalar. O konumdan daha yukarıda bir yerde olmalılardı.

"ÖCALAN FAZLA ETKİLİ HALE GELDİ"
Öcalan, fazla etkili hale geldi. Bunu bizler yaptık. 14 yıl öncesini hepimiz hatırlıyoruz, uçaktaki durumunu, mahkemeddeki durumunu, sorgudaki durumunu. Devlete her türlü hizmeti yapmaya hazırdı, zaten istihbarat kökenli. O noktadan bugün geldiği nokta süreci yüretmekte bir sıkıntı olduğunu gösteriyor. Elbette görüşülür ama bu kadar işin merkezine koyulması doğru değil. BDP'liler müthiş gösterilerle gidiyorlar. Medyanın ilgisi müthiş. Giden heyet imza istiyor. Bakar mısınız ciddiyetsizliğe? Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

 

 

AK Parti İzmir Milletvekili ve Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Söz Sende'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı. Başkanlık sistemi, Ergenekon Davası gibi gündemdeki önemli başlıklar hakkında çarpıcı açıklamalar yapan Günay, Bakanlık'ta görev değişikliğine gidilmesine şaşırmadığını belirterek “Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim. Beş buçuk yıl bana tahammül etti.” dedi.

İşte Ertuğrul Günay'ın o açıklamaları...

“BAŞBAKAN BEŞ BUÇUK YIL BANA TAHAMMÜL ETTİ”
Bakanlığın alınacağını, bir görev değişikliği eşiğine geldiğimizi biliyordum. Hiç şaşırmadım.Zaten küçük veda toplantıları da yapıyordum. Görevden alınmadan önceki hafta Antalya'da büyük bir turizm toplantısı, İzmir'de bir toplantı yapmıştım. İstanbul'da zaten fuardaydım. Sadece veda konuşmamı yapmamıştım. Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bana millete hizmet etme şansı verdiği için Allah'a şükrediyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim.Beş buçuk yıl bana tahammül etti. Çünkü ben sözünü sakınmayan bir insanım. Başbakan da öyle bir insan. Bu karakterde iki insanın bu kadar yıl bir arada çalışması derinde bir yerde bir birlikteliği gösterir.

“BDP BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASINI KADÜK ETTİ”
Başkanlık sistemi tartışmasında BDP'nin aldığı tavrı eleştiren Günay şöyle konuştu: AK Parti'nin 2003'ten 2012'ye kadar bütün metinlerinde parlementer sistem öneriliyor. Ben 2007 Anayasa Komisyonu'nun üyelerinden birisiydim. Biz komisyonda parlementer sistem üzerinden bir çalışma yürüttük. O zaman Başbakan “Madem yeni bir anayasa yapıyoruz, o zaman Başkanlığı da düşünelim. Tüm anayasal modelleri konuşalım” dedi. Bürokraside de siyasette de durumdan vazife çıkaran bazı insanlar vardır. Sayın Başbakan'ın ağzından böyle bir şey çıktıysa o zaman biz buna yönelelim diye bir hamle oldu. Tartışılabilirdi, konuşulabilirdi. BDP'nin bu konudaki özensizliği kadük etti bu tartışmayı. Bu saatten sonra bu tartışmayı sürdürmemiz kendimize saygısızlık olur. Zaten bu tartışma yüksek düzeyde sürdürülmüyor bence.

"ERGENEKON DAVASI ÇOK UZADI"
Ertuğrul Günay, Ergenekon Davasında savcının verdiği mütalaayı da şu sözlerle değerlendirdi: Ergenekon davası çok uzadı, çok yayıldı. Ben iddianame yazması 5 yıl süren bir davanın, ne zaman sonuçlanacağını ve nasıl hukuki bir sonuca varacağını, bir hukukçu olarak biraz kaygıyla karşılarım. Bu konudaki kaygılarımı eskiden de söylemiştim... Ben Ergenekonla ilgili soruşturmanın önemine başta çok inandım, fakat çok fazla yayılmasından da kaygı duymuştum. Bugünkü iddianame de kaygılarımla ilgili doğru sonuçlar ortaya koyuyor...

"DİLERİM ÖNEMLİ BİR KISMI BERAAT ETSİN"
Ben soruşturmayı yürüten tarafta olsaydım, yargıç, savcı olsaydım; kapsamı bu kadar uzun tutmaz, daha sonuç alıcı, somut tutardım. 2004-2007 sürecinde Türkiye'de bu tür, birtakım girişimler olduğunu, bir siyasetçi, bir hukukçu olarak, buna inandım. Ama bütün bu isimler bunun içinde midir, Genelkurmay Başkanı içinde midir? Bunu bilemem. Ama iddianame her zaman yazılır, çeşitli dönemlerde ne iddialar ortaya sürülmüştür, birçoğu beraatle sonuçlanır. Dilerim ki önemli bir kısmı beraat etsinler. Ama gerçekten bu işe kalkışmış olanlar varsa cezalarını görsünler.

"ÖCALAN'IN SİYASİ FİGÜR GİBİ GÖSTERİLMESİ VİCDANLARDA SIZI"
Çözüm sürecine de değinen Günay, sürece yönelik tartışılacak eleştirilerde bulundu. Eski Bakan, Öcalan ile görüşülmesini şu sözlerle eleştirdi: BDP yeteri kadar özenli davranmıyor. AK Parti kitlesi çok sakin. Ama sorgulayıcı aslında. Derinde bir yerde hepimiz, 14 yıldan beri içeride olan terör hükümlüsü birisinin, şuanda bir siyasi figür gibi, müzakere sürecine dahil olmasından ve söz sahibi konumuna geçmiş olması vicdanımızda bir yerlerde bir sızı yaratıyor. Mesela ben barış sürecine çok inanan birisiyim. Daha demokratik açılım yokken, 'Bu çocuklar dağa kurşun atmak için değil, kayak yapmak için çıksınlar.' demiştim. Buna çok inanıyorum. Ama bunun doğrudan doğruya kendi yurttaşlarımızla, ya da BDP'yi muatap alarak yapılmasını tercih ederdim. O figür(Öcalan), hiç bu işe dahil olmadan, parlamentodaki siyasi temsilcilerle yapılmasını tercih ederdim. Parlamentodaki siyasi temsilciler şimdi 'postacı konumundalar. O konumdan daha yukarıda bir yerde olmalılardı.

"ÖCALAN FAZLA ETKİLİ HALE GELDİ"
Öcalan, fazla etkili hale geldi. Bunu bizler yaptık. 14 yıl öncesini hepimiz hatırlıyoruz, uçaktaki durumunu, mahkemeddeki durumunu, sorgudaki durumunu. Devlete her türlü hizmeti yapmaya hazırdı, zaten istihbarat kökenli. O noktadan bugün geldiği nokta süreci yüretmekte bir sıkıntı olduğunu gösteriyor. Elbette görüşülür ama bu kadar işin merkezine koyulması doğru değil. BDP'liler müthiş gösterilerle gidiyorlar. Medyanın ilgisi müthiş. Giden heyet imza istiyor. Bakar mısınız ciddiyetsizliğe? Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

“İNANÇLARIM VE DURUŞUMLA AK PARTİ'YE KATKIDA BULUNDUM”
AK Parti'ye katılmadan önce neleri savunuyorsa şimdi de aynı değerleri savunduğunu söyleyen Günay “Siyaset hayatım boyunca hep inandığımı, bildiğimi söylemeyi görev saydım. Bizim inancımızın haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır diye hükmü var. Hayatım boyunca bunu vicdanımda hissettim. AK Parti'ye katılırken “Bu güne kadar inandığım ve savunduğum her şeyi kararlılıkla savumaya devam ederek AK Parti'ye katılıyorum” dedim. Fikirlerimi değiştirmedim, inançlarımla ayakta duruyorum. Bu inançlarım ve duruşumla da AK Parti'ye katkıda bulunduğumu düşünüyorum.” dedi.

 

 
19 Mart 2013 Salı 10:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:19
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:56
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık