Halk oylamasında neye EVET, neye HAYIR?

Ana Sayfa » Güncel » Ertuğrul bey ancak uyandı!

Ertuğrul bey ancak uyandı!

Ertuğrul Günay'dan çarpıcı açıklamalar: Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

 
19 Mart 2013 Salı 10:36 
Yorum YapYazdır
 
 
Ertuğrul bey ancak uyandı!

AKP İzmir Milletvekili ve Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Söz Sende'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı. Başkanlık sistemi, Ergenekon Davası gibi gündemdeki önemli başlıklar hakkında çarpıcı açıklamalar yapan Günay, Bakanlık'ta görev değişikliğine gidilmesine şaşırmadığını belirterek “Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim. Beş buçuk yıl bana tahammül etti.” dedi.

İşte Ertuğrul Günay'ın o açıklamaları...

“BAŞBAKAN BEŞ BUÇUK YIL BANA TAHAMMÜL ETTİ”
Bakanlığın alınacağını, bir görev değişikliği eşiğine geldiğimizi biliyordum. Hiç şaşırmadım.Zaten küçük veda toplantıları da yapıyordum. Görevden alınmadan önceki hafta Antalya'da büyük bir turizm toplantısı, İzmir'de bir toplantı yapmıştım. İstanbul'da zaten fuardaydım. Sadece veda konuşmamı yapmamıştım. Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bana millete hizmet etme şansı verdiği için Allah'a şükrediyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim.Beş buçuk yıl bana tahammül etti. Çünkü ben sözünü sakınmayan bir insanım. Başbakan da öyle bir insan. Bu karakterde iki insanın bu kadar yıl bir arada çalışması derinde bir yerde bir birlikteliği gösterir.

“BDP BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASINI KADÜK ETTİ”
Başkanlık sistemi tartışmasında BDP'nin aldığı tavrı eleştiren Günay şöyle konuştu: AK Parti'nin 2003'ten 2012'ye kadar bütün metinlerinde parlementer sistem öneriliyor. Ben 2007 Anayasa Komisyonu'nun üyelerinden birisiydim. Biz komisyonda parlementer sistem üzerinden bir çalışma yürüttük. O zaman Başbakan “Madem yeni bir anayasa yapıyoruz, o zaman Başkanlığı da düşünelim. Tüm anayasal modelleri konuşalım” dedi. Bürokraside de siyasette de durumdan vazife çıkaran bazı insanlar vardır. Sayın Başbakan'ın ağzından böyle bir şey çıktıysa o zaman biz buna yönelelim diye bir hamle oldu. Tartışılabilirdi, konuşulabilirdi. BDP'nin bu konudaki özensizliği kadük etti bu tartışmayı. Bu saatten sonra bu tartışmayı sürdürmemiz kendimize saygısızlık olur. Zaten bu tartışma yüksek düzeyde sürdürülmüyor bence.

"ERGENEKON DAVASI ÇOK UZADI"
Ertuğrul Günay, Ergenekon Davasında savcının verdiği mütalaayı da şu sözlerle değerlendirdi: Ergenekon davası çok uzadı, çok yayıldı. Ben iddianame yazması 5 yıl süren bir davanın, ne zaman sonuçlanacağını ve nasıl hukuki bir sonuca varacağını, bir hukukçu olarak biraz kaygıyla karşılarım. Bu konudaki kaygılarımı eskiden de söylemiştim... Ben Ergenekonla ilgili soruşturmanın önemine başta çok inandım, fakat çok fazla yayılmasından da kaygı duymuştum. Bugünkü iddianame de kaygılarımla ilgili doğru sonuçlar ortaya koyuyor...

"DİLERİM ÖNEMLİ BİR KISMI BERAAT ETSİN"
Ben soruşturmayı yürüten tarafta olsaydım, yargıç, savcı olsaydım; kapsamı bu kadar uzun tutmaz, daha sonuç alıcı, somut tutardım. 2004-2007 sürecinde Türkiye'de bu tür, birtakım girişimler olduğunu, bir siyasetçi, bir hukukçu olarak, buna inandım. Ama bütün bu isimler bunun içinde midir, Genelkurmay Başkanı içinde midir? Bunu bilemem. Ama iddianame her zaman yazılır, çeşitli dönemlerde ne iddialar ortaya sürülmüştür, birçoğu beraatle sonuçlanır. Dilerim ki önemli bir kısmı beraat etsinler. Ama gerçekten bu işe kalkışmış olanlar varsa cezalarını görsünler.

"ÖCALAN'IN SİYASİ FİGÜR GİBİ GÖSTERİLMESİ VİCDANLARDA SIZI"
Çözüm sürecine de değinen Günay, sürece yönelik tartışılacak eleştirilerde bulundu. Eski Bakan, Öcalan ile görüşülmesini şu sözlerle eleştirdi: BDP yeteri kadar özenli davranmıyor. AK Parti kitlesi çok sakin. Ama sorgulayıcı aslında. Derinde bir yerde hepimiz, 14 yıldan beri içeride olan terör hükümlüsü birisinin, şuanda bir siyasi figür gibi, müzakere sürecine dahil olmasından ve söz sahibi konumuna geçmiş olması vicdanımızda bir yerlerde bir sızı yaratıyor. Mesela ben barış sürecine çok inanan birisiyim. Daha demokratik açılım yokken, 'Bu çocuklar dağa kurşun atmak için değil, kayak yapmak için çıksınlar.' demiştim. Buna çok inanıyorum. Ama bunun doğrudan doğruya kendi yurttaşlarımızla, ya da BDP'yi muatap alarak yapılmasını tercih ederdim. O figür(Öcalan), hiç bu işe dahil olmadan, parlamentodaki siyasi temsilcilerle yapılmasını tercih ederdim. Parlamentodaki siyasi temsilciler şimdi 'postacı konumundalar. O konumdan daha yukarıda bir yerde olmalılardı.

"ÖCALAN FAZLA ETKİLİ HALE GELDİ"
Öcalan, fazla etkili hale geldi. Bunu bizler yaptık. 14 yıl öncesini hepimiz hatırlıyoruz, uçaktaki durumunu, mahkemeddeki durumunu, sorgudaki durumunu. Devlete her türlü hizmeti yapmaya hazırdı, zaten istihbarat kökenli. O noktadan bugün geldiği nokta süreci yüretmekte bir sıkıntı olduğunu gösteriyor. Elbette görüşülür ama bu kadar işin merkezine koyulması doğru değil. BDP'liler müthiş gösterilerle gidiyorlar. Medyanın ilgisi müthiş. Giden heyet imza istiyor. Bakar mısınız ciddiyetsizliğe? Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

 

 

AK Parti İzmir Milletvekili ve Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, Söz Sende'de Balçiçek İlter'in sorularını yanıtladı. Başkanlık sistemi, Ergenekon Davası gibi gündemdeki önemli başlıklar hakkında çarpıcı açıklamalar yapan Günay, Bakanlık'ta görev değişikliğine gidilmesine şaşırmadığını belirterek “Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim. Beş buçuk yıl bana tahammül etti.” dedi.

İşte Ertuğrul Günay'ın o açıklamaları...

“BAŞBAKAN BEŞ BUÇUK YIL BANA TAHAMMÜL ETTİ”
Bakanlığın alınacağını, bir görev değişikliği eşiğine geldiğimizi biliyordum. Hiç şaşırmadım.Zaten küçük veda toplantıları da yapıyordum. Görevden alınmadan önceki hafta Antalya'da büyük bir turizm toplantısı, İzmir'de bir toplantı yapmıştım. İstanbul'da zaten fuardaydım. Sadece veda konuşmamı yapmamıştım. Çok iç huzuruyla Bakanlık yaptım, arkada güzel şeyler kaldığını düşünüyorum. Bana millete hizmet etme şansı verdiği için Allah'a şükrediyorum. Bunun için Başbakan'a da müteşekkirim.Beş buçuk yıl bana tahammül etti. Çünkü ben sözünü sakınmayan bir insanım. Başbakan da öyle bir insan. Bu karakterde iki insanın bu kadar yıl bir arada çalışması derinde bir yerde bir birlikteliği gösterir.

“BDP BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASINI KADÜK ETTİ”
Başkanlık sistemi tartışmasında BDP'nin aldığı tavrı eleştiren Günay şöyle konuştu: AK Parti'nin 2003'ten 2012'ye kadar bütün metinlerinde parlementer sistem öneriliyor. Ben 2007 Anayasa Komisyonu'nun üyelerinden birisiydim. Biz komisyonda parlementer sistem üzerinden bir çalışma yürüttük. O zaman Başbakan “Madem yeni bir anayasa yapıyoruz, o zaman Başkanlığı da düşünelim. Tüm anayasal modelleri konuşalım” dedi. Bürokraside de siyasette de durumdan vazife çıkaran bazı insanlar vardır. Sayın Başbakan'ın ağzından böyle bir şey çıktıysa o zaman biz buna yönelelim diye bir hamle oldu. Tartışılabilirdi, konuşulabilirdi. BDP'nin bu konudaki özensizliği kadük etti bu tartışmayı. Bu saatten sonra bu tartışmayı sürdürmemiz kendimize saygısızlık olur. Zaten bu tartışma yüksek düzeyde sürdürülmüyor bence.

"ERGENEKON DAVASI ÇOK UZADI"
Ertuğrul Günay, Ergenekon Davasında savcının verdiği mütalaayı da şu sözlerle değerlendirdi: Ergenekon davası çok uzadı, çok yayıldı. Ben iddianame yazması 5 yıl süren bir davanın, ne zaman sonuçlanacağını ve nasıl hukuki bir sonuca varacağını, bir hukukçu olarak biraz kaygıyla karşılarım. Bu konudaki kaygılarımı eskiden de söylemiştim... Ben Ergenekonla ilgili soruşturmanın önemine başta çok inandım, fakat çok fazla yayılmasından da kaygı duymuştum. Bugünkü iddianame de kaygılarımla ilgili doğru sonuçlar ortaya koyuyor...

"DİLERİM ÖNEMLİ BİR KISMI BERAAT ETSİN"
Ben soruşturmayı yürüten tarafta olsaydım, yargıç, savcı olsaydım; kapsamı bu kadar uzun tutmaz, daha sonuç alıcı, somut tutardım. 2004-2007 sürecinde Türkiye'de bu tür, birtakım girişimler olduğunu, bir siyasetçi, bir hukukçu olarak, buna inandım. Ama bütün bu isimler bunun içinde midir, Genelkurmay Başkanı içinde midir? Bunu bilemem. Ama iddianame her zaman yazılır, çeşitli dönemlerde ne iddialar ortaya sürülmüştür, birçoğu beraatle sonuçlanır. Dilerim ki önemli bir kısmı beraat etsinler. Ama gerçekten bu işe kalkışmış olanlar varsa cezalarını görsünler.

"ÖCALAN'IN SİYASİ FİGÜR GİBİ GÖSTERİLMESİ VİCDANLARDA SIZI"
Çözüm sürecine de değinen Günay, sürece yönelik tartışılacak eleştirilerde bulundu. Eski Bakan, Öcalan ile görüşülmesini şu sözlerle eleştirdi: BDP yeteri kadar özenli davranmıyor. AK Parti kitlesi çok sakin. Ama sorgulayıcı aslında. Derinde bir yerde hepimiz, 14 yıldan beri içeride olan terör hükümlüsü birisinin, şuanda bir siyasi figür gibi, müzakere sürecine dahil olmasından ve söz sahibi konumuna geçmiş olması vicdanımızda bir yerlerde bir sızı yaratıyor. Mesela ben barış sürecine çok inanan birisiyim. Daha demokratik açılım yokken, 'Bu çocuklar dağa kurşun atmak için değil, kayak yapmak için çıksınlar.' demiştim. Buna çok inanıyorum. Ama bunun doğrudan doğruya kendi yurttaşlarımızla, ya da BDP'yi muatap alarak yapılmasını tercih ederdim. O figür(Öcalan), hiç bu işe dahil olmadan, parlamentodaki siyasi temsilcilerle yapılmasını tercih ederdim. Parlamentodaki siyasi temsilciler şimdi 'postacı konumundalar. O konumdan daha yukarıda bir yerde olmalılardı.

"ÖCALAN FAZLA ETKİLİ HALE GELDİ"
Öcalan, fazla etkili hale geldi. Bunu bizler yaptık. 14 yıl öncesini hepimiz hatırlıyoruz, uçaktaki durumunu, mahkemeddeki durumunu, sorgudaki durumunu. Devlete her türlü hizmeti yapmaya hazırdı, zaten istihbarat kökenli. O noktadan bugün geldiği nokta süreci yüretmekte bir sıkıntı olduğunu gösteriyor. Elbette görüşülür ama bu kadar işin merkezine koyulması doğru değil. BDP'liler müthiş gösterilerle gidiyorlar. Medyanın ilgisi müthiş. Giden heyet imza istiyor. Bakar mısınız ciddiyetsizliğe? Terörden hükümlü kılınan bir insandan parlamento üyeleri gidiyor imza istiyor, o size hadislerden söz ediyor. Hadi canım sen de!

“İNANÇLARIM VE DURUŞUMLA AK PARTİ'YE KATKIDA BULUNDUM”
AK Parti'ye katılmadan önce neleri savunuyorsa şimdi de aynı değerleri savunduğunu söyleyen Günay “Siyaset hayatım boyunca hep inandığımı, bildiğimi söylemeyi görev saydım. Bizim inancımızın haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır diye hükmü var. Hayatım boyunca bunu vicdanımda hissettim. AK Parti'ye katılırken “Bu güne kadar inandığım ve savunduğum her şeyi kararlılıkla savumaya devam ederek AK Parti'ye katılıyorum” dedim. Fikirlerimi değiştirmedim, inançlarımla ayakta duruyorum. Bu inançlarım ve duruşumla da AK Parti'ye katkıda bulunduğumu düşünüyorum.” dedi.

 

 
19 Mart 2013 Salı 10:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
18
12
5
1
41
2
Başakşehir
18
11
6
1
39
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
18
5
3
10
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:46
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:10
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
23.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05091020252627343839404447535562646670717480
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık