AB Dışişleri Bakanları: Türkiye istiyorsa kapı açık

Ana Sayfa » Siyaset » Ermenek'ten vahim gözlemler

Ermenek'ten vahim gözlemler

CHP'li Umut Oran, maden faciasının yaşandığı Karaman'ın Ermenek ilçesinden gözlemlerini aktardı. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, maden faciasının yaşandığı Ermenek'ten gözlemlerini aktardı. Oran, Karaman Valisi'nin kendisine; "Beyefendi (Erdoğan) fazla kalabalık istemiyor, beyefendi gittikten sonra izin vereceğim" dediğini, 420 kişilik AFAD personelinin sabahtan akşama kadar bir kase çorba ile geçirdiğini, bölgedeki maden ruhsatlarının sadece AKP'lilere verildiğini aktardı.

 
30 Ekim 2014 Perşembe 14:42 
Yorum YapYazdır
 
 
Ermenek'ten vahim gözlemler

 

Cumhuriyet'te yerlalan habere göre, işte Umut Oran'ın Ermenek gözlemleri:


Vali değil protokol müdürü!

Karaman Valisi’nden “Beyefendi (Erdoğan) fazla kalabalık istemiyor, beyefendi gittikten sonra izin vereceğim” yanıtını adım.

420 kişilik AFAD personeli sadece sabahleyin içtiği çorbayla günü geçirdi. Gece isyana noktasına gelmişlerdi!

Maden ruhsatlarının neredeyse tamamı sadece AKP’lilere verilmektedir. Ruhsatı alan maden işletmecisi AKP’ye yardım yapmaya zorlanmaktadır. AKP’lilerin mitinglerine para desteği sağlayıp, işçileri mitinglere gitmeye zorlamaktadırlar. Sadece AKP’liler işe alınmaktadır.

Madende manzara korkunç, insanlık dışı, tam kölelik koşulları var 

Saat 13.00 ile 19.00 arasında hiçbir kurtarma işlemi yapılamadı sadece protokol düzeni sağlandı.

Karaman’ın Ermenek ilçesi Güneyyurt beldesindeki madende 28 Ekim 2014 tarihinde yaşanan su baskını nedeniyle 18 madencimizin mahsur kalması üzerine, 29 Ekim 2014 Cumhuriyet Bayramında bu madene giderek tüm gün incelemelerde bulunup, yetkililerden bilgi alıp, madencilerin yakınları ve sendikacılarla görüştüm.

Maden cinayetinde suyun nereden geldiğini açıkladı

'Çok tuvalete çıkıyorsunuz'

Facia 2 yıl önceden 'geliyorum' demiş

"MANZARA KORKUNÇTU..."

Burada yaşanan vahim duruma ilişkin gözlem ve önerilerimi ayrıntılı bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması benzeri durumların önlenmesi anlamında büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda;

- Maden bacasına girip biraz ilerlediğimde gördüğüm manzara korkunçtu. Çalışma koşulları ve iş güvenliği sıfır demek bile güç, hiçbir olumlu emare yok çünkü. Burası hiçbir şekilde insani ifadelerle tarif edilemez, madenciler çok ilkel, akıl almaz, insanlık dışı koşullarda çalışmak zorunda bırakılıyor.

"BEĞENMEYEN GELMESİN..."

- Bu maden daha önce kapatılmış ancak gerekli koşullar sağlanmadan yeniden açılarak adeta bu faciaya davetiye çıkarılmış. “Beğenmeyen gelmesin” diyerek insanların işsizliğinden, çaresizliğinden çıkar sağlanmaktadır. İşçilere yemek verilmemesi, servisin kaldırılması ve bunu kabul ettiğine dair taahhütname alınması, çıkardığı kömürde günlük kotasını dolduramaması halinde günlük ücretinden kesinti yapılması kabul edilemez.

"DÜN KURTARMA EKİPLERİ BİR ŞEY YAPAMADI"

- Madende biriken tonlarca su nedeniyle dün bütün gün boyunca arama kurtarma ekipleri hiçbir şey yapamadı. Dün akşama kadar uygun su tahliye pompası getirilemedi. Bu konuda arama kurtarma ekipleri tamamen hazırlıksız!

-  Gelen pompalar da saatlerce kamyon üzerinde bekledi çünkü Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu için çok abartılı güvenlik önlemi alınmış dağ-taşa polis ve komando yığılmıştı. Bir yere gitmek için dahi 4-5 güvenlik notasından geçip kimlik göstermeye mecbur bırakıldı insanlar.

- Karaman Valisi Murat Koca, Erdoğan ve Davutoğlu’nun Protokol Müdürü gibi davranıyor. Maden sahasına geçmek isteyen sendika yöneticileri polis izin vermeyince beni aradıklarında “Neden izin vermiyorsunuz” diye sorduğum Karaman Valisi’nden “Beyefendi (Erdoğan) fazla kalabalık istemiyor, beyefendi gittikten sonra izin vereceğim” yanıtını adım. Bunun üzerine kendisine “Buna siz mi karar vereceksiniz” diye tepki gösterdim ve sendikacıların içeri girişini sağladım.

- Erdoğan ve Davutoğlu gelecek diye ocağın ağzına, etrafa sadece polis ordusu yığıldı. Saat 13.00-ile 19.00 arasında hiçbir kurtarma işlemi yapılamadı sadece protokol düzeni sağlandı. Karaman Valisi sadece “Beyefendinin aracı şuraya park edecek, çamurdan yürümesin buraya mıcır dökün” talimatını vermekle meşguldü. 

- Önce Davutoğlu ocağa geldi ve ortalık karıştı yarım saat sonra geri döndü Erdoğan’ı karşılayıp yeniden ikisi birlikte geldi. Madencilerin yakınları ise haklı olarak “İkiniz birden gelseydiniz de bu eziyeti bir kere çeksek ne olurdu” diyerek bu duruma tepki gösterdi.

- AFAD personeli 420 kişi sabah içtikleri tarhana çorbasıyla bütün günü geçirdi, ağızlarından tek lokma geçmedi. Çünkü onlar için getirilen peynir, zeytin ve ekmek gibi kumanya, planlama yapılmadan yığılan 5-6 bin kişilik polis memuruna verildi. Gece ayrıldığımda AFAD personeli isyan noktasına gelmişti çünkü ne yemekleri ne yatacak yerleri vardı!

- O kadar çok polis vardı ki madencilerin aileleri haklı olarak “Verin polisin ellerine birer kova içerdeki suyu boşaltsınlar bir işe yarasınlar bari” diye bu duruma tepki gösterdi.

- Normal pompalarla içerideki suyun 1 ayda, ahtapot denilen cihazlarla ise 2-3 günde ancak boşaltılabileceği, ancak içeride çökmeler, yeni su baskınları olmasından kaygı ediliyor.

- Erdoğan ve Davutoğlu gittikten sonra maden sahası terk edilmiş bölgeye döndü. 18 madencinin aileleri ve yakınları ise perişan durumda yiyecekleri yemek, içecekleri çay- su ve ihtiyaç giderecekleri tuvaletleri dahi yok!

- Bu su baskını göz göre göre gelmiş çünkü 2011’de benzeri bir olay yaşanmış. Ayrıca madencilerin bana anlattığına göre 2-3 ay önce galerilerde duvarlardaki ıslaklığı gören işçiler yöneticilerini uyarmış ama “siz işinize bakın” tepkisiyle karşılaşmışlar. Oysa üretimin hemen durdurularak nem olan yerde sondaj yapılması gerekiyordu! Bu konuda patronlarını noter ihtarnamesiyle dahi uyarmışlar.

- Maden sahasına polis muhabiri dışında kimseyi almayıp basın mensupları arasında ayrımcılık yaptılar!

PEKİ NE YAPMALI?

- Burada da Soma’da da benzeri her maden kazasında da asıl suçlu Başbakan’dır çünkü 2012’den beri ruhsatları bizzat Başbakanlık vermektedir. Suçlu Erdoğan ve bu düzeni sürdüren Davutoğlu’dur! İşveren burada sadece Başbakanın taşeronundur, denetleyen, ruhsatı veren Erdoğan’dır, Davutoğlu’dur.

- Madenlerde yaşanan her türlü olumsuzluğun en temel nedeni ruhsatların Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı uygulama ile Başbakanlık tarafından verilmesidir. Sorunun en temel nedeni 16.06.2012 tarih ve 28325 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2012/15 sayılı Başbakanlık genelgesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının sahip oldukları taşınmazların kullanımı; bu çerçevede yeni maden ruhsatları da Başbakanlık iznine bağlanmış olması büyük hatadır.

- Çalışma Bakanı Faruk Çelik de “Bu maden (Ermenek) için ruhsat verilmemeliydi” diyerek üstü kapalı olarak bu yanlışa işaret etmektedir. Başbakan Ahmet Davutoğlu acilen bu uygulamadan vazgeçmeli, bir büyük yanlıştan dönmelidir.

- Maden ruhsatlarının neredeyse tamamı sadece AKP’lilere verilmektedir. Ruhsatı alan maden işletmecisi AKP’ye yardım yapmaya zorlanmaktadır. AKP’lilerin mitinglerine para desteği sağlayıp, işçileri mitinglere gitmeye zorlamaktadırlar.

- Maden ocaklarına sadece AKP’lilerin işe alınmasına çalışılmaktadır. Babası CHP’ye oy verdiği için işten çıkartılan maden işçileri bulunmaktadır.

- Madenlere ruhsat yetkisi oluşturulacak bağımsız bir kurula verilmelidir.

- Tüm madenler, meslek odaları ve sendikaların da katılacağı bir komisyonla acilen denetimden geçirilmeli, bir eylem planı hazırlanmalıdır.

- Maden kazalarının çoğunlukla özel sektörün işlettiği ocaklarda meydana gelmesi iş güvenliğinin ihmal edildiğinin göstergesidir. Devletin bu konuyla acilen el atması özel şirketlerin işlettiği ocakların tamamında etkili inceleme yapması, koşulları düzeltilemiyorsa bu ocakların kapatılmasını sağlaması gerekmektedir.

- Özel sektördeki ocağın iyileştirilmesini işveren sağlayamıyorsa burasının işletilmesini Devlet yeniden üzerine almalı, çalışma koşulları iyileştirmeli, dünya standartlarına getirilmelidir.

- Özel sektör ve devletin koşullarını düzeltemeyeceği kadar kötü bir maden söz konusu ise burası tamamen kapatılmalı, ancak buradaki çalışanlar işsiz bırakılmamalı, o ile özgü farklı üretim alanına özel teşvik verilmeli, bölge insanının verimli-güvenli alanları yönelmesi sağlanmalı.

 
30 Ekim 2014 Perşembe 14:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
28
19
7
2
64
2
Başakşehir
28
16
9
3
57
3
Fenerbahçe
28
15
8
5
53
4
Galatasaray
28
15
4
9
49
5
Trabzonspor
28
14
5
9
47
6
Antalyaspor
28
12
7
9
43
7
Gençlerbirliği
28
10
9
9
39
8
Konyaspor
28
10
9
9
39
9
Osmanlıspor FK
28
9
10
9
37
10
Kasımpaşa
28
10
7
11
37
11
K.D.Ç. Karabük
29
10
6
13
36
12
Bursaspor
28
10
5
13
35
13
Alanyaspor
28
10
4
14
34
14
Akhisar Bld.
28
9
6
13
33
15
Kayserispor
28
7
6
15
27
16
Gaziantepspor
29
7
5
17
26
17
Ç. Rizespor
28
6
6
16
24
18
Adanaspor
28
5
5
18
20
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1903 - Alberta'da (Kanada) meydana gelen toprak kaymasında 70 kişi öldü.
1916 - Kut'ül Ammare Kuşatmasında Halil Kut Paşa komutasındaki 6. Ordu Irak cephesinde Kut'ül Ammare kasabasında İngiliz Mezopotamya ordusunu teslim aldı.
1939 - Türk güreşçileri Yaşar Doğu ve Mustafa Çakmak 66 ve 87 kilolarda Avrupa ikincisi oldu.
1945 - İtalya'daki Alman birlikleri teslim oldu.
1945 - Sovyet tankları Berlin'e girdi. Sovyet askerleri şansölyelik binasının kapılarını zorlarken, Nazi lider Adolf Hitler, tabancayla intihar etti.
1945 - Adolf Hitler, Eva Braun ile Berlin'de evlendi ve Amiral Karl Dönitz'i veliahtı tayin etti.
1945 - Dachau Toplama Kampı, ABD Kara Kuvvetleri'ne bağlı 42. Piyade Tümeni ve diğer 7. Ordu birlikleri tarafından kurtuldu.
1949 - Sabahattin Ali'yi öldüren Ali Ertegin'in yargılanmasına başlandı.
1951 - Helsinki'de düzenlenen Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nı Türk Milli Takımı kazandı.
1955 - Güney Vietnam'da iç savaş başladı.
1959 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, Ege illerini kapsayan yurt gezisine çıktı. Ankara garında ve Eskişehir tren istasyonunda halkın muhalefet lideriyle görüşmesi ve gösteri yapması polis tarafından engellendi.
1960 - Ankara ve İstanbul'da üniversiteler 1 ay süreyle kapatıldı. İstanbul Üniversitesi'nde gösterilere polisin silahlı müdahalesinde önceki gün bir öğrenci ölmüş, ayrıca sıkıyönetim ilan edilmişti.
1968 - Hair Müzikali Broadway'de perdelerini açtı.
1971 - Çetin Altan ve İlhan Selçuk 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü ile ilgili olarak sorgulanmak üzere gözaltına alındılar.
1972 - Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay hükümeti kurma görevini eski başbakanlardan Suat Hayri Ürgüplü'ye verdi.
1979 - İstanbul'da 1 Mayıs günü sokağa çıkma yasağı uygulanacağı ilan edildi.
1979 - Süleyman Demirel, Türkiye Muhtarlar Federasyonu'nun 5. Genel Kurulu'nda "Türkiye Muhtarbaşı" seçildi.
1980 - 1 Mayıs'ın yasaklandığı il sayısı 30'a yükseldi.
1981 - Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığı, MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş ve 219 sanık hakkında idam istemiyle dava açtı.
1983 - Resmi Gazete'de yayımlanan İçişleri Bakanlığı tebligatına göre, 12 Eylül askeri darbesinden sonra 242'si 10 yıl, 481'i 5 yıl olmak üzere toplam 723 kişi siyaset yasağı kapsamına alındı.
1986 - Yetkililer, 26 Nisan'da meydana gelen Çernobil kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye ulaşma olasılığının zayıf olduğunu iddia ettiler.
1986 - "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" adlı kitabı nedeniyle 4. kez yargılanan Yalçın Küçük 1,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1988 - İçişleri Bakanı Mustafa Kalemli "Türkiye'nin 1 Mayıs diye bir bayramı yoktur" dedi.
1991 - Bengaldeş'te meydana gelen kasırga en az 138.000 kişinin ölümüne ve 10 milyon kişinin evsiz kalmasına neden oldu.
1992 - Los Angeles'da çıkan halk ayaklanmasında üç gün içinde 54 kişi öldü ve yüzlerce bina tahrip edildi.
2004 - Oldsmobile son otomobilini üretti. Şirket tam 107 yıldır otomobil üretimi yapıyordu.
2005 - Suriye, 29 yıl süren işgalin ardından Lübnan'dan tamamen çekildi.
2007 - İstanbul'da, Çağlayan Mitingi düzenlendi.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:19
  • Güneş05:14
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:21
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:05
 
Süper Loto
27.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040618253437
 
On Numara
24.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030405080912171819202327333642525666686974
 
Sayısal Loto
22.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051825283841
 
Şans Topu
26.04.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071014181910
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık