KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Güncel » Ergenekon davasında avukatlardan büyük tepki

Ergenekon davasında avukatlardan büyük tepki

Ergenekon davasında Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel’in mütalaasını açıklamaya başlamasının ardından sanık avukatlarından delillerin yeterince incelenmediği gerekçesiyle yoğun itirazlar geldi.

 
18 Mart 2013 Pazartesi 19:29 
Yorum YapYazdır
 
 
Ergenekon davasında avukatlardan büyük tepki


Tutuklu sanık Tuncay Özkan ve bir kısım sanığın avukatı Celal Ülgen, “Şu anda Cumhuriyet Savcılarının okuduğu esas hakkındaki mütalaa değildir. Şu anda savcıların okuduğu aslında 7-8 ay sonra göreceğiniz mahkeme kararının ta kendisidir” dedi. Celal Ülgen, mahkemenin duruşmaya verdiği arada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Değerli arkadaşlar 5 yıldır süren bu yargılamanın sonunda bütün itirazlarımıza karşın henüz yeteri kadar delillerin irdelenmediği, hukuka aykırı delillerin ayrıştırılmadığı itirazlarımıza rağmen nihayet esas hakkındaki mütalaanın okunmasına geçildi. Önce gözlemliyoruz ki, 96 sanık sadece TCK’nın 314. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sadece örgüt üyeliğinden 5 yıl ile 10 yıl arasında hapsi isteniyor. Geri kalan bütün İrticayla Mücadele Eylem davasından kalan, birleştirilen. Birinci ve ikinci davada birleştirilen ve ayrıca İnternet Andıcı davasında birleştirilen sanıkların tümüne 312. maddeden, yani hükümeti cebir ve şiddet kullanarak devirme suçu, yükleniyor.

Cumhuriyet savcılarının görüşü böyle ve bunu yaparken de delil olarak cebir ve şiddetin kanıtı olarak sadece Alparslan Aslan’ın işlediği Danıştay cinayetini gösteriyorlar. Çünkü hükümeti devirmek için bir cebir ve şiddetin ortaya çıkması gerekir. Cebir ve şiddet bu. Yani böylece bir tarafta Danıştay cinayetini gerçekleştiren Alparslan Aslan müebbet hapse, öbür tarafta Türkiye Cumhuriyeti’nin genel kurmay başkanlığını yapmış İlker Başbuğ, İnönü Üniversitesi’nin rektörü Sayın Hilmioğlu, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Mehmet Haberal ve diğer askerlerin aynı hükümeti cebir ve şiddet kullanarak devirmekten mahkum olmaları isteniyor. Buna kim inanır zamanla göreceğiz.”

“Basın mensuplarının önünde bir şeyi daha tekrarlamak istiyorum” diyen Ülgen, “Şu anda bizim içinde bulunduğumuz yargı sisteminde, Balyoz’da da bunu gördük. Şu anda cumhuriyet savcılarının okuduğu esas hakkındaki mütalaa değildir. Şu anda savcıların okuduğu aslında 7-8 ay sonra göreceğiniz mahkeme kararının ta kendisidir” diye konuştu.

HANGİ CEBİR VE ŞİDDET
Celal Ülgen, “İlker Başbuğ için istenen 212, burada başka bir nokta var deniyor. Örgüt üyeliği ve yöneticiliğinden değil darbeye teşebbüs etmekten denildi. Bu kamuoyunu yumuşatmak için mi?" şeklindeki soruya şu cevabı verdi:

"Kamuoyuyla bir ilgisi yok bunun. Tam tersine kamuoyu infial duyabilir. Türkiye Cumhuriyeti'nin genelkurmay başkanı veya bir rektörü hangi cebir ve şiddetle bunu gerçekleştiriyor. Bir tane gösterebilirler mi? Hangi aklı ve mantığı olan bir kişiye Danıştay cinayeti hükümeti devirmenin cebir ve şiddet unsurudur diyebilir? Bir defa Danıştay cinayetinde yola çıkılış felsefesi, Danıştay cinayetini işleme kastı, türban olayında karar vermiş bir mahkemeye yönelme. Nasıl olur da hükümeti devirmeye yönelik cebir ve şiddet unsuru sayılabilir? Bunun takdirini kamuoyu umarım yapacaktır. Üstelik içinde bulunduğumuz bu dönemde KCK ve PKK zanlılarına, sanıklarına kapılar olabildiğince açılırken Türkiye Cumhuriyeti'nin genelkurmay başkanı başta olmak üzere, eski rektörlerine aydınlarına cezaevleri kapıları üzerine kapanmak üzerlerine beton dökülmek isteniyor. Halk buna ne diyecek, bunu zaman gösterecek?"

EKŞİ: TEMELSİZDİR, ASLI YOKTUR, PALAVRADI
Pekgüzel’in mütalaasını açıkladığı Ergenekon duruşmasını izleyen CHP Milletvekili Oktay Ekşi, “Dinlediklerimden bir suç örgütünün varlığını iddia ediyor, onun sabit olduğunu iddia ediyor. Bana sorarsanız bu tamamen uydurma bir iddiadır. Temelsizdir, aslı yoktur, palavradır” dedi.

Savcılık mütalaasını tamamlamadan duruşma salonundan çıkan Oktay Ekşi, ruh halinin demeç verecek durumda olmadığını söyleyerek, “Devam ediyor mütalaasını açıklamaya. Herhalde bir tek kendisi inanıyor dediklerini doğru olduğuna. Başka inanan olduğunu sanmıyorum salonda. Benimde ruh halim o. Dinlediklerimden bir suç örgütünün varlığını iddia ediyor, onun sabit olduğunu iddia ediyor. Bana sorarsanız bu tamamen uydurma bir iddiadır. Temelsizdir, aslı yoktur, palavradır. Palavra üzerine inşa edilmiş hükümler ne ifade ederse bende aşağı yukarı bunları düşünüyorum ve ifade ediyorum. Türkiye’nin tarihi, siyasi tarihi, adli tarihi açısından bir hazin gerçeği yaşıyoruz hep birlikte. Umarım bu karanlık dönem en kısa zamanda sona erer” dedi.

SAVCININ NE İSTEDİĞİ BİZİM İÇİN PEK BİRŞEY İFADE ETMİYOR
Ergenekon davası tutuklu sanıklarından Tümgeneral Hıfzı Çubuklu'nun kızı ve aynı zamanda avukatı Nazlı Çubuklu, mütalaada usul açısında çok eksikler olduğunu belirterek, “Ceza Muhakemesi 216. madde kapsamında yapılması gereken delil değerlendirmesi aşaması atlandı. Doğrudan esas hakkındaki mütalaaya gidildi. O yüzden bunun sırası değildi ama vermeleri bizi şaşırtmadı. Savcının ne talep ettiği bizim için pek bir şey ifade etmiyor” dedi.

"Mütalaada istenen cezalar sizin için süpriz oldu mu? şeklindeki soruya Nazlı Çubuklu, "Savcı duruşmada bir takım taleplerde bulundu. heyetin ara verip önce o talepleri değerlendirmesi lazımdı. Dosyaya yeni gelecek belgeler var. Daha bu sabah naip hakim incelemesi dosyaya girdi. Şimdi bugün gelen bir evrakı bile dikkate almadan esas hakkında mütalaayı vermesi sırası olmadığını gösteriyor. Yani çok fazla usul hatası yapıldı. o yüzden bugün bu mütalaanın verilmesi sürpriz değil çok normal” diye cevap verdi.

Avukat Çubuklu, “Tümgeneral Hıfzı Çubuklu'nun kızı olarak ne demek istersiniz?' sorusunu da "Kızı olarak da söyleyecek bir şey yok. İçimiz çok rahat. İstedikleri cezayı istesinler istedikleri cezayı versinler neticede onların istediği talepleriyle ve cezalarıyla biz suçlu olmayacağız. Olmadığımızı da biliyoruz” diye cevapladı

 

Hukukçular, Silivri mahkemelerinde hiç bir zaman gerçek bir yargılama yapılmadığını, gerek sanıkların gerekse müdafilerinin talepleri dikkate alınmadığını kaydettiler. Hukukçuların değerlendirmeleri şöyle:

Ankara Barosu Başkanı Avukat Metin Feyzioğlu: “Esas hakkında mütalaa şaşırtıcı değildir. Demokraside yeri olmadığı ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği için tasfiye haline sokulan bir mahkemenin savcısı, delillere dayanmayan, gerçeklerle bağdaşmayan ve önceden nasıl yazılacağı bilinen bir mütalaa sunmuştur. Bundan sonra savunmalar alınacaktır. Ancak yaptıkları yapacaklarının teminatı olan mahkeme, düşman ceza hukukunu bile aratır şekilde adil yargılanma hakkının bilinen bütün kurallarını hiçe sayarak yaptığı yargılamanın neticesinde korkarım ki peşinen yazdığı hükmü ilan edecektir. Bu olanları terör örgütü lideriyle Anayasa pazarlığı sürecinden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Toplum, “Barış istiyorsanız, zindandaki gazetecilerinizi, komutanlarınızı, profesörlerinizi, avukatlarınızı, sevdiklerinizi geri istiyorsanız terör örgütü liderinin affına ve bir siyasi lider olarak sahneye çıkmasına rıza gösterin” noktasına getirilmek istenmektedir. Türkiye’nin hukuk devletine ve demokrasiye dönüşten başka çaresi yoktur. Bu sebeple herkese büyük görevler düşmektedir.”

Ceza avukatlarından Avukat Kemal Kumkumoğlu: Bu dava başlarken iddianame zaten kanıttan ve tanıktan yoksundu. Bugüne kadar sürdürülen kovuşturma aşamalarında da sanıkların suçluluğunu kanıtlayacak nitelikte hiçbir tanık ve kanıt varlığı ortaya konulamadığı halde iddianamenin varlığında sürdürülen koğuşturmanın sonunda esas hakkındaki mütaaalasında iddia makamı, bütün kanıtlardan ve tanıklardan hiçbir konuda katkı olmadığı halde yüksek düzeyde cezalandırma savları ile mütaalasını sunmuştur. Savunmanın bu konudaki yüksek düzeydeki haklılığı karşısında umulur ki sayın mahkeme maddi temelinden yoksun kanıtsız ve tanıksız ve bu savlar doğrultusunda hükme varmasın ve Türk Ceza Hukukuna çok ters çağdaş hukuka aykırı bir hüküm ortaya çıkmasın.

Avukat Dayanışma ve Hukuk Araştırma Vakfı Başkanı Uğur Yetimoğlu: Savcının mütalası bizim için beklenen bir karardı. Silivri mahkemelerinde hiç bir zaman gerçek bir yargılama yapılmadı. Gerek sanıkların gerekse müdafilerinin talepleri dikkate alınmadı. Bırakın hukuku, kanuna aykırı şekilde talepler hep red edildi. Örneğin ceza yargılamalarına aykırı olarak İlker Başbuğ’un tanığının dinlenmemesi yargılamanın gerçek yüzünü gösterdi. Hukuka ve kanuna aykırılık cereyan eden bir mahkemede olumlu bir kararda beklenmiyor. Sadece sonucu önceden belli olan mahkemede savcı mütala verdi. Bundan sonra mahkemenin vereceği karar ve yargıtay aşamasına bakılacak..

 

 
18 Mart 2013 Pazartesi 19:29 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:39
  • Güneş07:27
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1851 - Montréal'da YMCA'nin Kuzey Amerika'daki ilk şubesi açıldı.
1893 - İstanbul'da günlerce süren soğuk hava yüzünden Haliç dondu.
1905 - Fransa'da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran bir yasa kabul edildi.
1917 - Kudüs, İngiliz ordularının işgal etmesiyle Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı.
1923 - İstanbul'da, Ağa Han'ın Başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği mektubu yayımlayan gazeteciler tutuklandı.
1925 - Yerli kumaştan elbise giyilmesi kanunu çıktı.
1926 - Darülelhan'da (konservatuvar) Türk müziği öğretimine son verildi.
1928 - Latin harfleriyle ilk mezar taşı dikildi. Avukat Ali Kemal Bey annesi Aliye Hanım'ın mezar taşını Latin harfleriyle yazdırdı.
1938 - Başkent Ankara'nın yeni tren garı hizmete açıldı.
1941 - Çin; Japonya, Almanya ve İtalya'ya savaş ilan etti.
1945 - Fenerbahçe, Yunanistan'ın Enosis takımını 5-1 yendi.
1946 - Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nin ikinci aşaması "Doktorlar'ın Duruşmaları" yla başladı. Bu duruşmalarda insanlar üzerinde deneyler yapan Nazi doktorlar yargılandılar.
1949 - Birleşmiş Milletler Kudüs'te yönetimi aldı.
1950 - Harry Gold, II. Dünya Savaşı sırasında atom bombasının sırlarını Sovyetler Birliği'ne verdiği için 30 yıl hapisle cezalandırıldı.
1951 - İstanbul Şişli Camii'nde Evita Peron için mevlüt okundu.
1952 - Tiyatro sanatçıları Ruhi Su, Ulvi Uraz, Aclan Sayılgan, Kemal Bekir Özmanav, Süheyl Terek tutuklandı. Sanatçıların Paris'te faaliyet gösteren İleri Jön Türkler örgütüyle ilişkileri olduğu iddia edildi.
1953 - General Electric şirketi tüm Komünist personelini işten atacağını ilan etti.
1961 - Tanzanya bağımsızlığını kazandı. Julius Nyrere cumhurbaşkanı oldu.
1962 - Tanganika kuruldu.
1963 - Zangibar Sultanlığı bağımsızlığını kazandı.
1965 - Nikolay Podgorni Sovyetler Birliği devlet başkanı oldu.
1967 - Ankara'da üniversite öğrencileri NATO'ya karşı direniş mitingi düzenledi.
1979 - 2 gün önce silahlı saldırı sonucu ölen Prof.Dr. Cavit Orhan Tütengil'in cenazesine katılmak isteyenlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı: 1 işçi öldü, 8 kişi yaralandı, 61 kişi de gözaltına alındı.
1987 - Gazze Şeridi'ndeki Cebaliye mülteci kampına İsrail askerleri saldırı düzenledi.
1992 - İngiltere Prensi Charles ve Prenses Diana ayrıldıklarını açıkladılar.
1995 - Nazım Hikmet'in "Rüzgâra Karşı Yürüyen Adam" heykeli, Kültür Bakanı Fikri Sağlar'ın da katıldığı törenle Ankara Atatürk Kültür Merkezi bahçesine yerleştirildi.
1999 - Düzce'nin il, Kaynaşlı ve Derince'nin ilçe yapılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete'de yayımlandı.
2002 - Endonezya hükümetiyle Aceh'teki ayrılıkçılar arasında 26 yıllık savaşı sona erdiren antlaşma imzalandı.
2002 - ABD'nin ve dünyanın ikinci büyük havacılık şirketi United Airlines konkordato başvurusunda bulundu.
2004 - Kanada Anayasa Mahkemesi, eşcinsel evliliklerin anayasaya uygun olduğu kararını verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık