Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Güncel » Ergenekon avukatlarından savcıya tepki!

Ergenekon avukatlarından savcıya tepki!

''Silivri'de herşey mümkün''

 
30 Kasım 2012 Cuma 15:43 
Yorum YapYazdır
 
 
Ergenekon avukatlarından savcıya tepki!


Ergenekon davasında görev yapan sanık avukatları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, savcıdan esas hakkındaki görüşünü açıklamasını istemesine tepki gösteriyor.
Delillerin tartışılması aşamasının atlandığını, yüzlerce savunma tanığının dinlenmediğini belirten avukatlar, “Sanıkların, aleyhlerine toplanmış delillere karşı söz söyleme hakları ellerinden alınıyor. Bu kabul edilemez” dediler. Avukatlar, bugün saat 10.30’da Taksim’deki Point Otel’de bir basın toplantısı düzenleyecek.

Sanık avukatlarından Celal Ülgen, “Mahkeme, yargılamanın uzun ve önemli bölümü olan delillerin tartışılması bölümünü, salt gizli tanık dinlemeye ayırarak atlamış bulunmaktadır. Esasa ilişkin mütalaaya geçmeden önce her sanığa isnat edilen suç ile bu suçun dayanağı delilin hukuki olup olmadığı, yöntemine göre elde edilmiş bulunup bulunmadığı tartışılıp bir karar verilmesi gerekirdi” dedi.

‘Delil üretenlerle hesaplaşmak istiyoruz’

Bu durumun başlı başına Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ihlali sayıldığına dikkat çeken Ülgen, şöyle devam etti: “Sanıklara aleyhlerine toplanmış delillere karşın söz söyleme ve bu delillerin toplanma biçimindeki usulsüzlükleri anlatma olanağı verilmemiş, adeta savunmanın önü kesilmiştir. 13 Aralık’ta başlayacak ilk duruşmada bu eksiklikleri anlatmaya çalışacağız. Ayrıca savcılar esas hakkındaki görüşlerini açıklasalar bile bu aşamadan sonra 1 numaralı sanıktan, muhtemelen 1. davadan başlanarak her sanık ve avukattan esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapması istenecek. Burada temel olan, savunmanın, herhangi bir sınırlamaya tabi olmadan serbestçe savunmasını yapabilmesidir.”

Ülgen, örgüt üyesi olma savı ile yargılananlar için 1 gün, örgüt yöneticisi olarak yargılananlar için 2 gün toplam savunma süresi verilerek savunma sürelerinin kısıtlanacağını düşündüklerini dile getirerek bu kısıtlı sürelerle bile davanın bitirilmesinin en erken önümüzdeki adli tatilin başına kadar sürebileceğini kaydetti. Ülgen, “Yargılamayı erken bitirmek uğruna savunma hakkı ihlal ediliyor. Bu dava dijital delillerin hoyratça toplandığı, delil bütünlüklerinin hiç korunmadığı bir davadır. Bu davada söyleyecek daha çok sözümüz var. Öncelikle delil üretenlerle hesaplaşmak istiyoruz. Mahkeme ise bu çeteyle yüzleşmek istememektedir. Delillerin tartışılması bölümünün atlanması bu yüzdendir” dedi.

‘Savunmayı hiçe saydı’

Tutuklu CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın avukatı Prof. Dr. Köksal Bayraktar da şöyle konuştu: “Ergenekon davasıyla 20 dosya birleşti. Dava çok genişledi. Her davada hâkim, gelen evrakları özetler ve savunmaya, bu evraklar hakkındaki görüşlerini sorar. Ergenekon’da bu safha atlandı. Ama daha önemlisi, her sanık ve her sanığın avukatına ‘Kovuşturmanın genişletilmesi talebiniz var mı?’ diye sorması gerekirdi. Sormadı. Sanıkların sorgularını bitirince kendisi için uygun olan birtakım gizli tanıkları dinledi.”

Sanığın mahkemeye sunabileceği birtakım delillerin olabileceğini, tanık dinletmek isteyebileceğini kaydederek “Böyle bir davada, bunun için uzun bir hazırlık gerekir. Avukatlar olarak, bütün dosyayı inceleyip bunları belirtmemiz gerek. Lehimize birtakım belgeler varsa onları vermemiz gerekir. Mahkeme tüm bu işleyişi atladı. Dolayısıyla savunmaya hiç önem vermeden, saygı göstermeden, adil yargılanma hakkını ve savunma hakkını hiçe sayarak dosyayı iddia makamına verdi. Son derece yanlış. Dosyada milyonlarca dijital veri var. Bu verileri inceleme imkânına sahip olamadık” dedi.

‘Mücadeleye devam’

Haberal’ın avukatlarından Dilek Helvacı, “Silivri’de yaşanan bu hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı görev ve sorumluluklarımız çerçevesinde hukuk ile mücadeleye devam edeceğiz” dedi. Sadece Silivri’ye özgü bu yargılamada, bugüne kadar AİHS ve Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki emredici düzenlemelerin yok sayıldığını söyleyen Helvacı şöyle devam etti: “Soruşturma aşamasından itibaren adil yargılanma hakkını açıkça ihlal eden, savunma hakkını sınırlayan, yasadışı delillerin toplanmasına ve kullanılmasına imkân veren hukuk dışı pek çok uygulamaya maalesef hepimiz şahit olduk. Mahkeme, 2012 yılının Mayıs ayından itibaren savunmayı sindirmeye ve hatta susturmaya yönelik hukuk dışı uygulamalarının şiddetini artırdı. Şimdi de daha önce dinlenilmesine karar verilen yaklaşık 16 tanık ve gizli tanığın ifadesinin alınması bıçak gibi kesildi. Yüzlerce savunma tanığı dinlenmedi.”

Ergenekon davasının inandırıcılığını gün geçtikçe daha da fazla yitirdiğini vurgulayan Helvacı, “Uluslararası camiada ‘askeri darbeye karşı Türkiye’deki bir hukuk mücadelesi’ gibi gösterilen bu davanın, günümüzde artık, aydınlara, siyasetçilere, gazetecilere, milletvekillerine ve emekli - muvazzaf TSK mensuplarına yargı vasıta kılınarak yapılan sivil bir darbe olduğu anlaşıldı. Avrupa Yargıçlar Birliği’nden de Türkiye’ye, ‘hükümetin yargıya müdahalelerini eleştiren’ sert uyarılarda bulunuldu. Tüm bunlar, mahkemeyi dosyayı bir an önce iddia makamına mütalaa için vermek zorunda bırakmıştır” dedi.


Balbay’ın avukatı: Neyle suçlandığını bilmiyor

CHP İzmir Milletvekili ve gazetemiz yazarı Mustafa Balbay’ın avukatı Mehmet İpek, mahkemenin yargılamada sonucu etkileyecek veya yargılamanın sağlıklı şekilde yürümesini sağlayacak talepleri karşılaması gerektiğini, ancak savunma tanıklarının dinlenmediğine dikkat çekti. İpek, davada, iddianamenin sorunlu olduğunu vurgulayarak “Başından beri söylüyoruz. İddianamede, sanıkların işlediği iddia edilen fiilin, özellikle bizim müvekkilimiz Balbay açısından, nerede ve ne zaman işlendiği, açıklanmamış durumda. Olayların ve delillerin birbiri ile ilişkilendirilmesi zorunludur. Bunlar yoksa, sanık neyle suçlandığını bilemeyecektir. Bir yargılama sürüyor ama böyle sürüyor. Neyle suçlandığını bilemeyen ve kendini savunamaz durumda olan sanıklar var. Hangi fiilin ispatlanmak istendiği de çok açık değil. Tanıklar geliyor, kendilerine göre birtakım siyasi, sosyolojik değerlendirmeler yapıyorlar. Ama o tanıklarla neyin ispat edilmeye çalışıldığı belli değil” diye konuştu. Savcının tam bir karmaşanın içinde mütalaasını vermiş olacağını dile getiren İpek, “İddianamede, sanıkların hangi suçlama ile ilişkilendirildiği bilinmiyor. Bu yargılama sırasında bulunmaya çalışılıyor. Karmaşa burada başlıyor. Ortada gerçek anlamda bir dava olmadığı için bundan sonraki aşamaların da çok sağlıklı yürüyeceğine inanmıyorum” dedi.

Başbuğ’un avukatı: Karar hukuki olabilir mi?

Tutuklu yargılanan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer, 19 Kasım 2012 günü yapılan duruşmada, mahkemenin yalnızca tanık beyanlarına karşı beyanların alınmasına karar verdiğine dikkat çekerek “Bize, ‘153 tanık beyanına ve dosyaya gelen binlerce sayfa belgeye karşı beyanda bulunun, bu da 15 dakika ile sınırlı olacak’ denildi. Bu, delillerin değerlendirilmesi aşamasıydı. Biz, CMK 206 kapsamında, yasadışı delillerin ayıklanmasını istedik, bu da yapılmadı” dedi. Mahkeme Başkanı’nın, salı günü yapılan oturumda, savcının dosyayı istemesinden kısa bir süre önce, mahkemeye ulaşmış, ancak dosyaya yıllarca sunulmamış evrakları okuduğuna dikkat çeken Sezer, sonrasında da savcılığın dosyayı istediğini belirtti. Eski MİT’çi Şenkal Atasagun gibi dinlenmesine karar verilmiş, günleri konuşulmuş tanıklar olduğu halde mahkemenin bu aşamaları atlamasının hakka ve hukuka uygun olmadığını söyleyerek “Karar ne kadar hukuki olabilir? Henüz hiçbir savunma tanığı dinlenmemiş sanıklar var” dedi.

Çiçek’in avukatı: Son 6 ayda 120 milyon sayfa eklendi

Tutuklu sanıklardan emekli Kurmay Albay Dursun Çiçek’in kızı ve avukatı İrem Çiçek de dosyanın mütalaa için savcıya verilmesini, “usulsüzlük” olarak değerlendirdi. Delillerin incelenmediğini belirten Çiçek, şunları söyledi:

“Geçen 6 aylık sürede mahkeme tarafından 148 tanık dinlenmiş, 120 milyon sayfa belge dosyaya eklenmiştir. Mahkeme tüm bu belgelere ve dinlenen tanıklara karşı 15 dakika içerisinde beyanda bulunmamızı ve delilleri değerlendirmemizi istemiştir. Bu karar ‘Savunma yapmayın, delilleri değerlendirmeyin, biz yargılamayı bu haliyle bitirelim, zaten vereceğimiz kararlar çok öncesinden yazıldı’ demenin kibar yoludur. 15 dakikalık savunma süresine haklı olarak yaptığımız itirazlar ise hiçbir gerekçe sunulmadan reddedilmiştir. Ayrıca CMK’nin delillerin değerlendirilmesi aşamasını düzenleyen hükmü ihlal edilmiş, yasadışı deliller yürütülen yargılamada esas alınmıştır.” Balyoz davasında da savcının mütalaasını sanıkların ifadelerinin alınması bitmeden hazırladığının ortaya çıktığını söyleyen Çiçek, “Burada amaç yargılama yapmak değil peşinen ceza vermektir. Ergenekon davasında da iddia makamının, 15 gün içerisinde yüzlerce sayfa mütalaa ‘yazacağına’ şahit olacağız. Bu olağan bir yargılamada mümkün değildir. Ancak ‘Silivri mahkemelerinde’ ne yazık ki her şey mümkün” dedi.

Özkan’ın avukatı İki tanığımız dinlenmedi

Tutuklu yargılanan Tuncay Özkan’ın avukatı Ahmet Çörtoğlu, dosyayı iddia makamının istediğini, ancak yargılamada bunun tam tersinin olması gerektiğini belirterek “Mahkeme bakar, delillerin toplandığını, her şeyin değerlendirildiğini, dosyanın tamamlandığına karar verir. Ondan sonra da esas hakkındaki mütalaasını vermesi için dosyayı savcıya gönderir. Burda tersi oldu. Delil değerlendirmesi aşaması, yargılamada en önemli aşamadır. Kişinin ne kadar suçlu ne kadar suçsuz olduğu, fiille ne kadar irtibatlı olduğu, delil değerlendirme aşamasında netleşir. Mahkeme kendi kendine delil değerlendirdi, bizi ise yok saydı” dedi. Dosyanın, ilgisiz bir çok dava ile birleştirildiğini ve işin içinden çıkılmaz bir hal aldığını kaydeden Çörtoğlu, devam etti: “Sanıklara isnat edilen fiilleri, sanıkların işlediğine dair en ufak bir maddi delil bulamadılar. Davanın sanığını gizli tanık diye dinlediler. Hiçbir görgüsü, bilgisi olmayan kişileri dinlediler ama bizim Tuncay Özkan’ın avukatları olarak, dinlenmesini istediğimiz iki tanığı dinlemediler. 5 yıldır tutuklu olanlar var. Avrupa’dan uzun tutuklulukla ilgili baskılar geliyor. Bu nedenle de bir an önce hüküm vermeye çalışıyorlar.”

Savcıların, “hukuka saygıları varsa, meslek etiğine sahiplerse” esas hakkındaki görüşlerini açıklamadan, süre istemelerini beklediğini söyleyen Çörtoğlu, “Aksi durum, iddia makamının önyargılı, peşin değerlere sahip olduğunu gösterir. Üstelik, soruşturma sırasında devlet sırrı denilen bazı deliller de hâlâ bize verilmedi” dedi.

 
30 Kasım 2012 Cuma 15:43 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık