Cumhuriyet davasında 1 tahliye, 4 esaret

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'la Davutoğlu'nu krize sokacak isim konuştu

Erdoğan'la Davutoğlu'nu krize sokacak isim konuştu

28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağını uygulayan ve Davutoğlu tarafından Başdanışman olarak atanan Öğün'e o dönem soruşturma açtığı isimden çok sert tepki geldi. Türban yasağını uygulamadığı için Öğün'ün soruşturma açtığı Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Keşli, konuyla ilgili ilk kez KRT'de Çağlar Cilara'ya açıklama yaptı.

 
19 Ocak 2016 Salı 09:50 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'la Davutoğlu'nu krize sokacak isim konuştu

Başbakanlık Başdanışmanı Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün tarafından 2000 yılında türban yasağını uygulamadığı için üniversite yönetimine şikayet edilen Keşli, o gün neler yaşandığını anlattı.

Keşli, Öğün'ün, Davutoğlu tarafından Başdanışman olarak atanmasını, "O dönemde sıkıntı yaşamış arkadaşlarımız adına çok ağır bir hakaret" diyerek yorumladı. Keşli ayrıca,"Cumhurbaşkanım böyle bir atamayı içine sindiremez. Ben Cumhurbaşkanımı yanlış tanıdığımı düşünmüyorum" dedi ve şunları söyledi:

"Şimdiki gençler o günleri yaşamadıkları için bugünün kıymetini anlamakta nazarları kısa kalıyor. 28 Şubat muhafazakar bir insan için kabustu. O günleri Allah bir daha yaşatmasın bu millete. En küçük bir dindarlık belirtisi gösterilmesi tahammülsüzlüğün had safhada karşınıza dikilmesini sonuçluyordu. Anadolu'da yetişmiş bir insan olarak belli değerlere sahip olduk ama kendi dünyamızda bunu mahpus tutuyorduk. Ben o zamanlar genç bir asistanım. Sene 2000. Sınav salonuna ben gözetmen olarak girdiğimde tektim, diğer gözetmen arkadaş sonradan sınav salonuna geldi. Sol tarafta oturan bir hanım kızımızın başı kapalıydı. Kendi dünyamda daha önce hiç başörtülüye baş açtırmadım Allah'a şükürler olsun. Ben sınıfa döndüm, 'arkadaşlar sınavı başlatacağım' dedim, çocuğa döndüm gözünün içine bakarak 'lütfen sınav kurallarına uyunuz' dedim. Ben daha cümlemi bitirmeden hemen kızımız eliyle başını açtı. Ben bu olaya tanığım. Ben kızımız rencide olmasın diye sınıfa döndüm, 'arkadaşlar kitap defter not kalmasın sınavı başlatıyoruz' dedim, sınavı başlattık. 

SÜLEYMAN BEY ASAYİŞ POLİSLİĞİNE SOYUNDUYSA...

Bu kızcağız başını açmasaydı da başını aç demezdim çünkü ben polis değilim, asayiş polisliği benim işim değil, benim işim, ilim, irfan, bilim, bilgi. Süleyman Bey asayiş polisliğine soyunduysa yanlış üniforma giymiş. Ben yasaklama görevlisi değilim araştırma görevlisiyim, sınava sokmama görevlisi değilim. Kızımız başını açmıştı. Omuzunda duran başörtüsüne tahammül edilemedi o gün. Biz iki arkadaş sınavı yapıyoruz ikinci arkadaş gelmişti o anda. Biz sınavı yaparken Süleyman Seyfi Öğün'ün asistanı Mert Gökırmak teftişe gelmişti. Kızımızın oralara doğru yürürken bir fısıldaşmalar oldu. Sonra bu kızımızın kağıdını aldı, 'oyun mu oynuyoruz burada kardeşim' dedi ve kızı sınavdan attı. Hukuki olarak sınav sorumlusu benim, hemen gittim 'ne oldu hocam' dedim. 'Başını açmıyor' dedi. Ama kız başını açtı, benim yanımda açtı. Kız bu olaydan sonra yanıma geldi, 'hocam hakkınızı helal edin sizi de sıkıntıya soktuk' dedi. 

MEZUN OLMASIN DİYE ATTILAR

Mert Gökırmak bir tutanak tuttu. Aldım baktım tutanağa, gidilmiş, çocuk uyarılmış, direnmiş, ikaz edilmiş, direnmiş. Sanırsınız orada bir kavga olmuş, terör eylemi var. Dedim ki, 'hocam ben hukukçuyum, ben görmediğim bir şeye imza atmam hatta bu şekilde olmadığına tanık olduğum hadiselerin altında benim imzam olamaz' tutanak vakayı ifade etmiyor. Ben onu imzalamadım doğal olarak. Sıkıntılar çektim, hiç pişman değilim. Olmamış bir olayın altında benim imzamın olması mümkün olamazdı." 

"Çocuğu sınavdan mezun olamasın diye attılar. Eğer bir sabotaj varsa, eğitim hakkını elinden aldığı için sabotaj var. Eğer açıkça bir yasaklama veya açıkça bir sınırlama yoksa özgürlük ve hürriyet esastır. Bu hukukun temelidir."

CUMHURBAŞKANI İÇİNE SİNDİREMEZ

"Ben bu konuyu ahirette açılacak bir hesap olarak görüyordum. Fakat, o dönemde çok açık belgeli başörtüsü düşmanlığı yapmış birinin bugün sayın Başbakanımızın Başdanışmanı olması o dönemde sıkıntı yaşamış arkadaşlarımız adına çok ağır bir hakarettir. Kabul edilemez, sindirilemez. Benim Cumhurbaşkanım hapishanelerden gelmiş bir insan. Biz sırça köşklerden gelmedik buralara. Sayın Başbakanın muhafazakar demokrat tabanı genişletme eğilimi olduğunu düşünüyorum. Daha muhafazakar kitle ile ortanın sağında, ortanın solunda olan insanları parti içine alıp siyasi tabanı genişletme çalışması var. Süleyman Seyfi'nin siyasi tabanı genişletme adına Başdanışman yapıldığını düşünüyorum. Süleyman Seyfi yerine daha temiz bir dolu insan var. 28 Şubat'ın mağdurlarından hiç kimsenin bunu içine sindirebildiğine ben inanmıyorum. Cumhurbaşkanının bu atamayı içine sindirebildiğine inanmıyorum. Benim Cumhurbaşkanım böyle bir atamayı içine sindiremez. Ben Cumhurbaşkanımı yanlış tanıdığımı düşünmüyorum. Hapishanenin küçük yerinden bakıp fotoğraflanmış bir karesi var. O karenin içinden çıkmış birinin ben bu atamayı içine sindirebileceğine inanmıyorum. Twitter'da Cumhurbaşkanına yakın olduğu söylenen isimler çok ağır eleştiriler yaptılar. Bunun da Cumhurbaşkanının rahatsızlığının ifadesi olduğu kanaatindeyim. 28 Şubat'ın kan ve gözyaşları üzerinde saltanat kayığı sürdürmesinler kimseye."

 

İşte o gün tutulan tutanak

Odatv.com

 
19 Ocak 2016 Salı 09:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
1938 - Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda hafif bir rahatsızlık atlattı.
1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; Bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1962 - Sağ eğilimli "Irkçı Türkler Derneği" kuruldu.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1971 - Yılmaz Güney, Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı. Güney, Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na verdi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
1990 - Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müsteşar yardımcısı Hiram Abas İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Jandarma Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'de operasyon düzenledi; 10 mahkum öldü. Ulucanlar operasyonuna katılan 161 jandarma görevlisinin yargılanması sürüyor.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:24
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:46
  • Akşam18:21
  • Yatsı19:49
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
25.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu06081115212223293334404243454849596770727678
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık