Sinan Oğan’dan flaş iddia: AKP’nin yeni planı…

Ana Sayfa » Siyaset » ''Erdoğan'ın korkunç bir para eğilimi var''

''Erdoğan'ın korkunç bir para eğilimi var''

AKP'nin kurucularından Abdüllatif Şener, parti kurulmadan önce de Erdoğan ile birlikte olduğunu ifade ederek, "Korkunç bir para eğilimi olduğunu o günlerde tespit ettim. En çok da bu huyundan rahatsız oldum" diye konuştu.

 
5 Mart 2014 Çarşamba 07:36 
Yorum YapYazdır
 
 
''Erdoğan'ın korkunç bir para eğilimi var''

AKP'nin kurucu üyelerinden Abdüllatif Şener, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ardından yaşanan gelişmelerle ilgili olarak, 2007 yılında yolunu ayırdığı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eski partisine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu. BirGün gazetesinden Sebahat Karakoyun'a konuşan Şener, "Ayakta kalabilmek için ülkeyi savaşa bile sürükler" ifadelerini kullandı.

"ERDOĞAN PARA EĞİLİMLİ..."

Erdoğan ile oğlu Bilal arasındaki ses kaydı için de konuşan Şener, "Montaj ihtimali yüzde sıfır"diye konuşurken, AKP kurulmadan önce de Erdoğan ile birlikte olduğunu ifade ederek, "Korkunç bir para eğilimi olduğunu tespit ettim" diye konuştu.

-Başbakan Erdoğan ile oğlu arasındaki telefon görüşmesine ilişkin ses kayıtlarına dair tartışmalar sürüyor. Erdoğan ve AKP'nin "montaj" iddiasını inandırıcı buluyor musunuz?

Montaj ihtimali yüzde sıfır. AKP'nin kurulmasından önce de Erdoğan'la beraberdim. 5 yıl boyunca da AKP hükümetinde Başbakan Yardımcılığını yaptım. Korkunç bir para eğilimi olduğunu o günlerde tespit ettim. En çok da bu huyundan rahatsız oldum. Erdoğan, tapeler yayımlandıktan sonra"kriptolu telefonlarımızı bile dinlemişler" dedi. Bu, ses kayıtlarının kendisine ait olduğunun itirafıydı. Bu ülke, tarihinde hiç görülmediği kadar soyulmuş ve yağmalanmıştır. Rakamlar korkunçtur. Geçmişte, Özal döneminde İsmail Özdağlar 15 bin dolar için yargılanmıştı. Burada oğlu Bilal sabahtan akşama kadar para taşıyor ve elinde kalan 30 milyon avrodan söz ediyor. Cumhuriyet tarihi dönemindeki bütün yolsuzluk olaylarını üst üste toplasanız yine de bu yolsuzluk olayındaki rakamların yüzde 1'i yapmaz.

-Kuruluşundan itibaren AKP'ye bakıldığında Erdoğan'ın yakın çevresindeki isimlerin değiştiğini görüyoruz. Bu tercihinin nedeni nedir sizce?

Eğer kirli bir siyaset izliyorsanız, yolsuzluğa batmış ve tüm hukuk düzenini ihlal etmiş, ceza kanunlarına aykırı iş yapmışsanız, bunu gizlemek, sürdebilmek ve boynununuzu giyotinden kurtarmak için bir şeylere mahkûm olursunuz. Bu kadar pisliğe bulaşmış batmış bir insanın yola başladığı ekiple devam etmesi mümkün değil. Sürekli rakipsiz, bir numara olarak kalmak istemektedir. Ayrıca uzun süre yakınında bulunanlar onun neler yaptığını, kirli taraflarını göreceği, içlerinde isyan edenler çıkacağı için sürekli değiştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Erdoğan, her seçimde milletvekillerinin neredeyse üçte ikisini değiştiriyor. İl, ilçe teşkilatları da sürekli değiştiriliyor. Zaten izlediği kirli siyaset ve pislikleri ortalığa dökülmesin dile yıllardır medyayı ve sivil toplum kuruluşlarını da baskı altında tutuyor, hukuk devletini tahrip ediyor. Şimdi mahkemeleri kendisine karşı işleyemez hale getiriyor."

-Yargıyla ilgili süreç, HSYK'de yapılan değişiklikle yeni bir boyut kazandı. Bu düzenleme süreci nasıl etkiler?

Başbakan şu anda Türkiye'yi çoklu hukuk sistemine sokmuştur. Başbakan ve yakınlarının tabi olduğu kanunlar ve mahkemeler ayrı, halkın tabi olduğu kanunlar ve mahkemeler ayrı, Başbakan'ın sevmediklerinin yargılandığı mahkemeler ayrı. Kendinden emin olsa basın özgürlüğünü destekler, interneti susturmaya kalkmaz . Bunları yapıyorsa bu bile ses kayıtlarının doğru olduğunun delilidir. HSYK ile ilgili düzenleme tüm hukuk düzenini altüst edecek. Bakan çocuklarının yargılanma sürecini baştan sona tahrip edecek bir düzenleme bu. Anayasa'ya aykırılığı net olan düzenlemeler var. CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi HSYK yasasını iptal edebilir, iş normala döner diye düşünenler olabilir. Ancak bir ay, hatta bir hafta sonra Anayasa Mahkemesi bu yasayla ilgili iptal kararı verse de artık çok geç kalınmış, Türkiye'nin çivisi çıkmış olacak.

-Çivinin çıkmaması için ne yapılmalı?

Anayasa Mahkemesi "yok hükmünde sayma" kararı vermeli. Bu yapılmaz eğer sadece iptal yönünde bir karar verilirse iptal hükümleri geriye yürümediğinden, hukuk düzenini, anayasal düzeni koruma konusunda gerekli hassasiyetin gösterilemediği anlamına gelir. Ya da yeteri kadar bu felaketin algılanamadığı anlamına gelir Anayasa Mahkemisi yok hükmüne sayma opsiyonunu her zaman elinde bulundurmalı. Bu sadece HSYK için geçerli değil bundan sonra da öyle felaket kanunları geçecek ki Meclis'ten, bunları anayasaya kökten aykırı olduğu için yok hükmünde sayma kararını kendi idaresiyle, yorumuyla elinde bulundurma yetkisi elinden alınan Anayasa Mahkemesi anayasal düzeni koruma gücünü kaybetmiş olacaktır. Bu nedenle HSYK ile ilgili yüksek mahkemenin vereceği karar kurulduğu günden bugüne verdiği ve vereceği tüm kararlardan daha önemli.

-Erdoğan son gelişmeler üzerine hızla çıkarılan yasalarla kendisine koruma kalkanı oluşturma çabasında. Onu yakından tanıyorsunuz, bunların ötesinde nasıl bir tavır izlemesini bekliyorsunuz?

O kadar kendisine odaklı bir kişiliğe sahip ki Erdoğan, düşmemek, devrilmemek ayakta kalmak için gerekirse ülkeyi iç savaşa bile sürükler. Ayakta kalabilmek için ülkenin çok kanlı bir savaşa girmesi gerektiğini düşünürse ülkeyi öyle bir kanlı savaşa bile sokar. Ayakta kalmak için her şeyi yapacaktır. Bu kadar kire batmış ve kendisine odaklanmış bir insan, bu kadar güç merkezi haline dönüştükten sonra her şeyi kendisini ayakta tutacak şekilde ayarlamak ister. Hukuk düzeni tanımaz, evrensel değerleri, yaptığı bir işin anasaya aykırılığını hiç önemsemez. Nitekim bu ana kadar yaptıkları da bunu gösteriyor.

-AKP tabanının bu süreçten nasıl etkilendiğini düşünüyorsunuz?

Aidiyet duygusuyla hareket ediliyor. Parti tabanında mutlaka çok temiz yürekli insanlar var. Ama gerek partinin parlemento grubunda gerekse örgüt tabanında ilkelere, ideallerine göre hareket eden insan sayısı çok fazla değil. Geçenlerde bu iktidar döneminde defterdarlık yapmış biri geldi. Muhafazakâr bir insan. Şu anda emekli. İlgili Bakan'ın, çocuklarının işi ile ilgili bir konuda kendisine gayri meşru işi yapması için baskı yaptığını, genel müdürlük vaadinde bulunduğunu anlattı. Baskıya direnince ilgili Bakan'ın kendisine rüşvet dahi teklif ettiğini anlattı. Kabul etmemiş ve sonunda emekliye ayrılmış. Düşünebiliyor musunuz, Bakan, memuruna rüşvet teklif ediyor... Para bunların elinde, güçle aşamadıkları bütün süreçleri aşmak için kullanıyorlar. Rüşvet almasını bilen rüşvet vermesini de en iyi bilendir. Çözemedikleri bütün mekanizmaları son kertede, parayla, rüşvetle çözüyorlar. Cenneti dağıtıyor, cehennemi gösteriyor, unvan verip sonra geri alıyor... Paranın üstüne yatmışlar. Bunların gayri meşru zenginleştirdiği insanların serveti legalleşse TÜSİAD orta sınıf olur demiştim ta yıllar önce.

-Sahip olunan siyasi ve ekonomik gücü yetersiz bulmanın nedeni ne olabilir?

Bu psikolojik bir şey. Psikolog değilim ama evinde olduğu belirtilen paralardan sonra Başbakan'ı daha iyi yorumlamaya başladım. Anadolu'nun belli başlı kentlerindeki bütün bankaların bütün şubelerindeki paraları toplasanız, Başbakan'ın evinde bulunduğu söylenen paraların yarısı kadar etmez. Bir hırs, bir haram tutkunluğu, insanların hakkını gasp etmenin verdiği bir zevk var demek ki. Daha çok çalıp çırparak, yaşadığını hissetme duygusu... Yazık, peşinden giden insanlar neye destek veriyor; görmüyorlar mı?

-Bu yaşananlar Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili beklentilerini nasıl etkiler?

30 Mart'ta öngördüğü oranda bir oy alırsa Cumhurbaşkanı olma isteğinden vazgeçmez. Yani bu konudaki kesin kararını yerel seçim sonuçlarına göre verir.

O kadar kendisine odaklı bir kişiliğe sahip ki Erdoğan, düşmemek, devrilmemek ayakta kalmak için gerekirse ülkeyi iç savaşa bile sürükler. Bu kadar kire batmış ve kendisine odaklanmış bir insan bu kadar güç merkezi haline dönüştükten sonra herşeyi kendisini ayakta tutacak şekilde ayarlamak ister. Hukuk düzeni tanımaz

 
5 Mart 2014 Çarşamba 07:36 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:09
  • Akşam18:48
  • Yatsı20:20
 
Tarihte Bugün
1692 - Bahadırzade Arabacı Ali Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Bozoklu (Bıyıklı) Mustafa Paşa atandı.
1854 - Kırım Savaşı: Birleşik Krallık Rusya İmparatorluğuna savaş ilan etti.
1890 - Louisville, Kentucky'de çıkan fırtınada 76 kişi öldü 200 kişi yaralandı.
1918 - Besarabya ve Moldova Romanya'ya katıldı.
1958 - Nikita Khrushchev, SSCB'de başbakanlığa yükseldi.
1969 - Koç Holding'e ait Aygaz tankeri Ege Denizi'nde alabora oldu, 15 kişilik mürettebattan 1 kişi kurtulabildi.
1970 - Gediz, Kütahya'da deprem oldu, 1087 kişi hayatını kaybetti.
1972 - Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi lideri Mahir Çayan ve arkadaşları Ünye Radar Üssü'nden 3 İngiliz teknisyeni kaçırdı.
1976 - Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Washington, DC'de Savunma İşbirliği Anlaşması'nı imzaladı. Bu anlaşmaya göre, Türkiye üslere izin çıkaracak, ABD de buna karşılık Türkiye'ye yardımda bulunacaktı.
1977 - Kanarya Adaları'nın Tenerife Havaalanı'nda uçuşa geçmek üzere olan Hollanda Havayolları'na ait Boeing 747 tipi yolcu uçağı, yine havalanmak üzere olan Pan Am'a ait başka bir Boeing ile pistte çarpıştı. Kazada 575 kişi öldü, 70 kişi yaralandı.
1986 - Hayali mobilya davasında 10 yıldır yargılanan Yahya Demirel tahliye edildi.
1987 - 'Hora' (Sismik-1) gemisinin, petrol aramak için Ege'nin uluslararası karasularına açılmasının Yunanistan'ın petrol aramaları için açıkladığı tarihe rastlaması, iki ülkenin silahlı kuvvetlerini alarma geçirdi.
1994 - Eurofighter Typhoon ilk test uçuşunu yaptı.
1996 - ABD Başkanı Bill Clinton, eşi Hillary Clinton ve kızı Chelsea ile Türkiye'ye geldi.
1999 - Nissan Renault arasında güç birliği anlaşması imzalandı.
425 - İmparator II. Theodosius zamanında, Konstantinopolis'te, Auditorium adıyla ilk yüksekokul açıldı. Okulda 31 profesör, Latince ve Grekçe hitabet ve gramer, hukuk ve felsefe dersleri vermeye başladı.
630 - Tang Hanedanı Yin Dağları'nda (günümüzde İç Moğolistan) Doğu Göktürk Kağanlığını yendi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
20.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02040506071012162021253038404556586372747577
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık