Seçmen adresini sorgulamak için TIKLA

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'ın hedefinde yine harf ve dil devrimi vardı

Erdoğan'ın hedefinde yine harf ve dil devrimi vardı

Hemen her konuşmasında uydurma bir dil olan ve bugün kullanılmayan Osmanlıcayı öven, Atatürk ve arkadaşlarının dil devrimini hedef alan Erdoğan, "Bizim son derece zengin bilim yapmaya, üretmeye son derece müsait bir dilimiz varken, bir gece yattık sabah kalktık baktık ki o dil yok" dedi. Osmanlıca için daha önce ''isteseniz de istemezseniz de öğreneceksiniz'' diyerek dayatma yapsan Erdoğan'ın daha önceki eğitim sistemini baskı rejimlerindeki sisteme benzetmesi dikkat çekti.

 
24 Aralık 2014 Çarşamba 20:54 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'ın hedefinde yine harf ve dil devrimi vardı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen 49. TÜBİTAK 2014 Yılı Bilim, Özel ve Teşvik Ödülleri törenine katıldı. Dil devrimine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük sıkıntılardan birini de maalesef dilde yaşadık. Bizim son derece zengin bilim yapmaya, üretmeye son derece müsait bir dilimiz varken, bir gece yattık sabah kalktık baktık ki o dil yok. İşte şimdi yabancı dillerle, kelimelerle bilim öğrenen ve öğreten bir ülke derecesine getirildik. Binlerce kelime ve kavram unutturuldu. Sözlüklerden çıkarıldı. Kelime ve kavram üretmeye son derece elverişli olan dil yapısı adeta törpülendi” dedi.

“BİLİMİ MAHALLE BASKISINDAN DA KURTARIP DAHA ÖZGÜR BİR ZEMİNE KAVUŞTURMAK ZORUNDAYIZ”

Beyin göçüne değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bilim insanı özgür değilse, kendisini emniyete hissetmiyorsa, bilimden ziyade maişetini dert ediniyorsa ilim sahibi olmanın yüksek payesini hissedemiyorsa tarihte hep olduğu gibi kalkar daha uygun şartlara göç eder. Bizi bu iklimi yeniden oluşturmamız gerekir. Bilimi, devletin, siyasetin müdahalesinden yargının müdahalesinden olduğu kadar mahalle baskısından da kurtarıp daha özgür bir zemine kavuşturmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

“7,8 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARA BASKI REJİMLERİNDE OLDUĞU GİBİ KORO HALİNDE BİR EZBERİ OKUTMAK”

Türkiye’deki eğitim sistemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizde eğitim, ilkokuldan başlayarak üniversite son sınıfa kadar bir formatlama süreciydi. 7,8 yaşındaki çocuklara baskı rejimlerinde olduğu gibi koro halinde bir ezberi okutmak özgürlükle ya da özgür zihinler yetiştirmek ile bağdaşabilir mi? Kimin hangi okula gideceğine, devlet karar verebilir mi? Herkesin girdiği bir sınavda bazılarına kat sayı engeli koymayı daha en başta yarışta dezavantajlı duruma getirmeyi adalet , eşitlik, özgürlük ile izah edebilir miyiz? Üniversitedeki gençlerin kıyafetlerini, sakallarını bıyıklarını on yıllar boyunca bu ülkenin gündeminde tutmayı üniversiteleri bununla meşgul etmeyi bilimle izah edebilir miyiz? Düşüncelerinden dolayı bilim insanlarının özgürlerini elinden almayı hatta onları sürgüne göndermeyi ilimle bu toprakların kültürü ile birikimi ile denk düşürebilir miyiz? 1402 sayılı sıkıyönetim kanununa bir ek yaptılar. Önemli bir kısmı üniversite hocası olan 5 bin kamu çalışanın işine son verdiler. Sokağa terk ettiler” açıklamasında bulundu.

“ÜNİVERSİTELERİMİZDE 1940′LARIN DÜNYASINDA YAŞAYAN O GÜNLERE TAKILIP KALMIŞ AKADEMİSYENLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda dahi üniversitelerimizde 1940′ların dünyasında yaşayan o günlere takılıp kalmış maalesef üzülerek söylüyorum akademisyenler var. Elbette bir çeşitlilik, bir numune olarak onların da fikirlerine saygı duyacağız. Ama bu zihnin, fikrinin bütün bir eğitim sistemini, bilim atmosferini karartmasına, zehirlenmesine müsaade etmemeliyiz. İlim Müslümanın yitiğidir. Nerde bulursa alır. Gerek YÖK, gerek TÜBİTAK yurt dışına sürekli lisan, lisans üstü öğrencileri gönderiyor” diye konuştu.

“MİLLİ GELİRİN YÜZDE İKİSİNİ ARGE’YE AYIRACAĞIZ”

Milli gelirin yüzde ikisinin ARGE’ye ayırılacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlim merkezi Semerkant’ı, Buhara’yı, Konya’yı, İstanbul’u bugün bu topraklarda bir kez daha kurabiliriz. Yeter ki buna inanalım. Büyük bir hayal kırıklığımı da sizlerle paylaşmak isterim. 2002 sonunda göreve geldiğimizde bizim en fazla önem verdiğimiz konu eğitim öğretim olmuştur. Bunun yanında üniversite dedik, 75 üniversitemiz vardı. Şimdi 175 üniversitemiz var. Şimdi üniversite olmayan ilimiz yok. Ta Iğdır’daki Hakkari’deki genç mali imkansızlıklar sebebiyle acaba ben üniversite okuyabilecek miyim diye düşünmeyecek. O gidemeyebilir ama biz üniversiteyi onun ayağına götürdük. Biz bilim dedik, araştırmaya, geliştirmeye çok büyük yatırımlar yaptık. Yani 0,50′de olan ARGE çalışmalarına bir hedef koyduk dedik ki bu yüzde iki olacak. Milli gelirin yüzde ikisini ARGE’ye ayıracağız. Hedefi henüz yakalamış değiliz. Bu arada bir şey oldu. O da neydi, şimdi özel sektör de adım atmaya başladı. Araştırmaya geliştirmeye büyük önem veriyor. Daha önce hep hazıra yükleniyordu. Bu çok önemli bir gelişme. TÜBİTAK’ı bu ülkenin bilim politikalarına istikamet çizecek bir merkez olarak güçlendirdik, güçlendiriyoruz” diye konuştu.

“KRİPTOLU TELEFON ÜRETTİK DİYORLAR ELLERİNDEKİ ŞİFRELERLE TELEFONLARI DİNLEYİP SERVİS EDİYORLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Niyetimiz tamamen burada özellikle kaliteyi yükseltmek hedefimiz gayemiz bu ülkede bilimin desteklenmesi, teşvik edilmesiydi. Ama ne oldu? Bir gizli yapı sinsice TÜBİTAK’ın içinde büyüdü, adeta bir ur gibi gizlice bünyeyi sardı, bünyeye hakim oldu. Başka gayelere hizmet etmeye başladı. Bilim üretmesini beklediğimiz TÜBİTAK kendi ülkesinin cumhurbaşkanını, başbakanını, genelkurmay başkanını, bakanlarını dinlemek gibi uluslararası istihbarat servislerine hizmet vermek gibi haince bir planın ne yazık ki zemini oldu. Krtiptolu telefon ürettik dediler, diyorlar, bunu devletin üst düzey yöneticilerine veriyorlar. Sonra Ellerindeki şifrelerle telefonları dinleyip bir yerlere servis ediyorlar. Burada sadece ihanet yok. Burada çok ciddi bir ahlaksızlık da var. Ayrıca burada sadece kendi vatanına ihanet değil bilime ihanet, tüm bilim camiasına yönelik ahlaksızlık da var. Kendilerine verilen imkanları bilim için kullanmak yerine, vatana ihanet için kullanan kişi bilim camiasının yüz karasından başka hiç bir şey değildir” ifadelerini kullandı.

“BİR MUSEVİ VATANDAŞIMIZ ZİYARETE GELMİŞTİ MAALESEF ÖLDÜRDÜLER KENDİSİNİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir Musevi vatandaşımız, belediye başkanlığım döneminde beni ziyarete gelmişti. Şu anda rahmetli oldu. Maalesef öldürdüler kendisini. Ve bana dedi ki bizim başarımızın sırrı nedir başkan dedi, nedir dedim: Üç şey dedi. Bir insan yönetimi, iki bilgi yönetimi, üç para yönetimi dedi. Biz bu üç şeyi başardık ve dünyanın en güçlü etnik yapısı haline geldik dedi. Bakın burası gerçekten çok ama çok önemli. Benim için o yönlendirici bir hedefti. İnsanı yönetmek çok önemli, bilgiyi yönetmek çok önemli. Öyle bir bilgi vardır ki siz onu rahatlıkla ranta dönüştürür, paraya dönüştürür sürekli onun neticesini alırsınız. Onun patenti sizdedir. Onun yanında parayı yönetmek çok çok önemli. Eğer parayı başarıyla yönetebiliyorsanız onun da neticesini alırsınız” diye konuştu.

“TÜBİTAK’I DA İLİM CAMİASININ YÜZ KARALARINDAN AKTARMA SÜRECİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda ben TÜBİTAK’ı da ilim camiasının bu bilim insanlarının yüz karalarından aktarma süreci olarak görüyorum. Bilgiyi ülkemiz için insanlarımız için önemli bir yönetim amacı olarak kullanma noktasında hedef olarak görüyorum. Oradan elde edilecek hasılanın da çok önemli kaynak olduğunu ifade etmek istiyorum” dedi.

“TÜRKİYE PARALEL YAPIYLA MÜCADELESİNİ KAZANMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye paralel yapıyla mücadelesini kazanmıştır, kazanmaya devam ediyor. Bu önümüzde engeldi, şimdi bu açığa çıktı. Bu engelin aşılmasıyla toplumsal hayatın yanında eğitimin ve bilimin önü daha da açılmıştır açılamaya da devam edecektir” açıklamasında bulundu.

“AMERİKA’YA MÜSLÜMANLAR ULAŞTI DEDİĞİMDE BİRİLERİ KIYAMETİ KOPARDILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha çok çalışacağız. Amerika’ya Müslümanlar ulaştı dediğimde birileri kıyameti kopardılar. Halbuki eserler ortada. Tabi bu ülkenin gençleri okumak yerine araştırmak yerine kompleks içinde alay ediyor” dedi.

“ÇÜNKÜ BİZDE MAALESEF YALAN SÖYLEYEN BİR TARİH ÖĞRETTİLER”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizde maalesef, yalan söyleyen bir tarih öğrettiler. Bunun sıkıntılarını yaşadık, yaşıyoruz. Bize lazım olan batı karşısında kompleks değil, özgüvendir. Taklit etmek takip etmek değil geçmişte olduğu gibi bugünde bu toprakların bereketinin gereğini yapmaktır. Kendisi olamayan bir toplum altını çiziyorum başkası olur. Kendi değerlerine sahip çıkamayan bir toplum sadece esir olur. Takipçi, taklitçi olur” ifadelerini kullandı.

“BİR GECE YATTIK SABAH KALKTIK BAKTIK Kİ O DİL YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük sıkıntılardan birini de maalesef dilde yaşadık. Bizim son derece zengin bilim yapmaya, üretmeye son derece müsait bir dilimiz varken, bir gece yattık sabah kalktık baktık ki o dil yok. İşte şimdi yabancı dillerle, kelimelerle bilim öğrenen ve öğreten bir ülke derecesine getirildik. Binlerce kelime ve kavram unutturuldu. Sözlüklerden çıkarıldı. Kelime ve kavram üretmeye son derece elverişli olan dil yapısı adeta törpülendi” diye konuştu.

“TÜRKÇENİN MEVCUT KELİME HAZİNESİYLE FELSEFE YAPAMAZSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda Türkçenin mevcut kelime hazinesiyle felsefe yapamazsınız. Ya Osmanlıca, ya da İngilizce, Almanca, Fransızca kelimelere başvuracaksınız. Bu sorunların hepsini aşmak zorundayız. Bu sorunlar devlet eliyle değil, bilim insanları eli ile aşılacak sorunlardır” dedi.

“TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE KARŞI ÇIKIYOR ARKADAN DOLAŞIP İPE UN SERİYORLAR”

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, ülkelerin gelişmesinde bilimin önemine değinerek, “Siyaseten belirlediğimiz 2023 hedeflerini tutturabilmemizde bilimsel çalışmalar ve ARGE faaliyetleri en önemli belirleyici faktör olacaktır. Bazı ülkeler var ki bunların 2023 değil, 2050 tasavvuru var. O tasavvurlar sebebiyledir ki Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkıyorlar. Arkadan dolaşıp ipe un seriyorlar. Bu oyunları bozmanın yolu bilimsel çalışmalara azami kaynağı sağlamaktır” diye konuştu.

“İSLAM DÜNYASININ LİDERLİĞİNDE BİLİMİN 500 SENELİK BİR ALTIN ÇAĞI VAR”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, törende yaptığı konuşmada Ortaçağda bilimin, İslamiyet ile birlikle yeniden bir canlandığını vurgulayarak, “Pek çok kişinin bildiğinin aksine bilim ne Rönesans’tan sonra ne de batıda ortaya çıkmıştır. İncelediğimizde, bilimin doğu ile batı arasında zikzak çizdiğini görüyoruz. Ortaçağda bilim, İslamiyet ile birlikle yeniden bir canlanıyor. İslam dünyasının liderliğinde bilimin 500 senelik bir altın çağı var. Bilim hiçbir ırkın, kültürün, coğrafyanın tekelinde değildir. Belli zamanlarda belli bölgelerde öne çıkmış” diye konuştu.

 
24 Aralık 2014 Çarşamba 20:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
7
Trabzonspor
20
9
3
8
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Kayserispor
21
6
4
11
22
15
Alanyaspor
20
6
3
11
21
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:22
  • Güneş07:02
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:45
  • Akşam18:08
  • Yatsı19:38
 
Tarihte Bugün
1547 - VI. Edward, İngiltere kralı oldu.
1622 - Genç Osman olarak da bilinen II. Osman katledildi.
1833 - Mısır'da çıkan isyanın bastırılması için Rus Filosu İstanbul'a geldi.
1835 - Şili'nin Concepción şehri depremle yerle bir oldu.
1872 - Metropolitan Museum of Art, New York'ta açıldı.
1887 - Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 'Üçler Paktı' imzalandı.
1914 - İstanbul'da ilk elektrikli tramvay sefere başladı.
1919 - Afganistan'da Emir Habibullah Han'ın katledilmesi üzerine yerine geçen Amanullah Han, ülkesinin bağımsızlığını ilan etti.
1921 - "Mahşerin Dört Atlısı" filmi gösterime girdi. Başrolde Rudolph Valentino oynuyor.
1928 - İstanbul'da "Vatandaşları Türkçe konuşmaya teşvik" toplantısı yapıldı.
1930 - Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kabul edildi.
1938 - Adolf Hitler, Çekoslovakya ve Avusturya'daki Almanlar için kendi geleceklerini belirleme hakkı istedi.
1939 - Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 'İlköğretim' dergisinin ilk sayısı çıktı.
1941 - Yahudiler için transit vizesine ilişkin talimatname yayınlandı.
1944 - II. Dünya Savaşı: ABD bombardıman uçakları Nazi uçak üretim merkezlerini bombalıyor.
1947 - 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun ile Türkiye'de ilk kez sendikalara, özel bir kanun ile kurulma hakkı tanındı.
1962 - Astronot John Glenn, Friendship 7 uzay aracının içinde dünya etrafında 3 defa döndü. Olay 4 saat, 55 dakika sürdü.
1965 - Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığında AP, CKMP, YTP ve MP'nin katılımıyla oluşan dördüncü koalisyon hükümeti kuruldu. Yeni hükümette AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, başbakan yardımcısı olarak görev aldı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Çetin Altan ve Yunus Koçak 1968 yılında bugün Meclis'te Adalet Parti'lilerin saldırısına uğradılar.
1970 - Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel tarafından törenle atıldı. Üç yılda tamamlanan köprü, 29 Ekim 1973'te açıldı.
1971 - Uganda'da İdi Amin kendini devlet başkanı ilan etti.
1975 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi (İETT) grevini yasakladı.
1976 - Türkiye'deki 23 Amerikan üssünde grev kararı alındı.
1983 - British Petrol Şirketi, Türkiye'deki petrol arama faaliyetini durdurdu.
1990 - Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın müdahaleleri nedeniyle görevinden istifa etti. Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi (ANAP) genel başkanlığını hedeflediği söyleniyor.
1991 - Slovenya Parlamentosu Yugoslavya devletinin dağıtılmasını önerdi.
1992 - İstanbul Ticaret Odası'na bırakılan çanta içindeki saatli bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
1992 - Vergi affı yasalaştı. Askerlik süresinin 12 aya indirilmesini öngören tasarı kabul edildi.
2001 - 7.3 milyar doların Merkez Bankası'na geri döndüğü açıklanırken, repo faizleri yüzde 3 binleri gördü. Fischer ve Deppler Başbakan ile yeniden birarayla geldi.
2002 - Mısır'da bir trende meydana gelen yangında 370 kişi öldü.
2003 - ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir gece klubünde çıkan yangında 100 kişi öldü.
2004 - Fenerbahçe hisseleri İMKB'de işlem görmeye başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
13.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050717202627282938394244525456606572747578
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık