Perinçek'ten çok tartışma yaratacak açıklama

Ana Sayfa » Medya Kritik » Erdoğan'ın eyalet açıklamaları

Erdoğan'ın eyalet açıklamaları

'Savaş meydanında kurulan bir devlet sandıkta oyla yıkılır mı' diye soran Müyesser Yıldız'ın Odatv'deki yazısı şöyle:

 
15 Nisan 2017 Cumartesi 14:11 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'ın eyalet açıklamaları

İstanbul RP İl Teşkilâtı adına 1991'de hazırlattığı “Kürt raporu”nda, Özal'ın, “Federasyon da dahil her konu tartışılmalıdır” açıklamasına yer verildi.  

1993'te RP İstanbul İl Başkanıyken İkinci Cumhuriyet tartışmalarında, “Osmanlı eyaletler sistemi benzer bir sistem olabileceğini” söyledi... “Türkiyeliler” ifadesini kullandı... Demokrasinin bir araç olduğunu belirtip, “Eğer halk totaliter rejim istiyorsa, buna saygı duymalıyız” dedi.  

1994’te Ümraniye İlçe Örgütü binasının açılışında, şöyle konuştu:

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, koskoca bir yalan. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır... Türkiye, Cezayir olur mu, diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire geliyoruz, Allah'ın izniyle... Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor...Yahu bu millet istedikten sonra, tabii elden gidecek yahu!..”

Devr-i iktidarları dönemine gelelim: 

Ocak 2007'de dönemin MİT Müsteşarı Emre Taner, “Bazı ulus devletlerin tarih maratonunu kaybedip, ulusal egemenliklerini yitireceğini” açıkladığında, “Sen bürokratsın, bu işlere karışma” denmedi. Denmediği gibi, malûm çevreler tarafından alkışlandı. Dahası, o açıklama Barzani ve PKK “açılımlarının” miladı yapıldı. 

Mart 2013'te bir tv programında eyalet yapılanmasını savunurken, Osmanlı'nın “Lazistan, Kürdistan eyaletlerini” örnek gösterdi. 

2011'de, “Valilerin de seçimle işbaşına gelmesi tartışılmalı” demişti. Çok değil 2 yıl önce 27 Şubat 2015'te Saray'da Valilere hitap ederken de şunları söyledi:

“Başkanlık Sistemi, bir yönüyle de yerel yönetimlerin daha da güçlendiği, daha da etkin hale geldiği bir sistemdir. Bu sistemde, Başkanlığın merkezdeki gücü, bir yandan Meclis’le, diğer yandan yerel yönetimlerin sahadaki gücüyle dengelenir. Dolayısıyla bu sisteme geçildiğinde, Valilerimizin farklı bir konuma gelmeleri, daha geniş yetkilere sahip olmaları mümkün olabilecektir. Esasen, Cumhurbaşkanı’nın doğrudan halkın oylarıyla seçilmesi, bu konuda atılmış ilk adımdır. Şimdi bu adımı daha da ileriye taşıyıp, güçlü bir Başkan, güçlü bir Meclis ve güçlü yerel yönetimlerden oluşan, ülkemizin devlet geleneğine ve milletimizin ihtiyaçlarına uygun bir sisteme geçmenin vakti gelmiştir.”

Şimdi diyor ki, “Türkiye’nin üniter yapısının en büyük savunucusu, en başta gelen müdafii daima şahsım başta olmak üzere biz olduk, biz olacağız. Eyaletmiş, federasyonmuş, şuymuş-buymuş, hiçbiri bizim gündemimizde yoktur, olmayacaktır... Başından beri yıllardır, 40 yıllık siyasi hayatımda benim rejim değişecek diye bir iddiam olmamıştır. Türkiye'nin 'eyalet sistemi' gibi bir derdi yok, gündemde böyle birşey yok.”

Bahçeli de ikna oluyor. Oluyor da yukarıdaki açıklamalar “40 yıllık siyasi hayatının” kapsamında değil mi?

Ve ne yani, kritik referandum üzeri, “Evet, hedefimiz federasyon” mu denecekti?

Şuraya geleceğim;

Emperyalistler Sevr'den beri bu ülkeyi bölmenin peşinde değil mi?

1960'lardan itibaren “federasyon” önümüze konup, Türkiye'yi de kapsayan “Kürdistan” haritaları kullanılmaya başlanmadı mı?

Elbette işgâl postallarıyla gelmeyeceklerdi. Çünkü Milli Mücadele'de derslerini almışlardı.

Ama ne yaptılar?

İçimizdeki maşalarıyla, bir anlamda kendi ellerimizle; 

Milli ordumuzu kumpaslarla tasfiye ettirdiler... Devlet sırlarını çarşaf çarşaf yayınlattılar... “Demokrasi, özgürlük, çözüm süreçleri, müzakere masalarıyla” milleti parçalattılar... Devletin, hatta milletin hafızasını sıfırladılar... Ülkenin varını, yoğunu sattırdılar... Ve 15 Temmuz'da işgâli denettirdiler...

Büyük Ortadoğu Projesi... Adı üzerinde büyük!.. Çünkü koca bir coğrafyanın “İsrail'in güvenliği” için parça parça edilmesi söz konusu... En büyük çabayı da Türkiye üzerinde gösterdiler, gösteriyorlar...

“Eyaletçi” danışmanlardan biri, “Başkanlık sistemini uygularız 3 sene, 5 sene. Baktık olmuyor, toplanır parlamento tekrar değiştirir” diyor. 

Öyle ya, ülke sanki deneme tahtası!..

Fikir babaları Korkut Özal da 2003'te bu “değişim-dönüşümler”in haberini şöyle vermişti:

“Mühendislerin bir metrekareden büyük resim tahtaları vardır. Bir mühendis 'Ben bu resim tahtasını yiyeceğim' diye arkadaşıyla iddiaya girmiş. Arkadaşı 'Yiyemezsin' demiş. Mühendis tahtayı 365 parçaya bölmüş. Her gün bir parçayı ufalayıp yutmuş. Bir yıl sonunda resim tahtasının tamamını yemiş. Eğer bir meseleyi bir anda halledemiyorsanız, siz de o meselenin üzerine kararlı bir şekilde adım adım gidersiniz ve meseleyi sonunda halledersiniz. İşte bu, tedriciyet prensibi.”

İşte tam bu oldu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir resim tahtası gibi adım adım ufalanıp, yutuldu.

Neocon Rubin'in, “Türkiye'nin bölünmesinin psikolojik süreci tamamlandı” demesi bundan.

Son hamle; Savaş meydanlarında kanla, irfanla kurduğumuz bu son Türk Devleti'ni, adeta sandıkta kendi oylarımızla yıktırmak istiyorlar... Öyleyse Hayır!..

 
15 Nisan 2017 Cumartesi 14:11 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:17
  • Akşam17:42
  • Yatsı19:11
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık