Benzin ve mazota dolar zammı; benzin 5 TL'nin üzerinde

Ana Sayfa » Güncel » Erdoğan'ın en yakın koruması ifadesinde neler dedi?

Erdoğan'ın en yakın koruması ifadesinde neler dedi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında çalışma ofisine “böcek” tabir edilen dinleme cihazı konulmasıyla ilgili davada Erdoğan ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığının “müdahillik” talepleri kabul edildi.

 
2 Ocak 2015 Cuma 18:54 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'ın en yakın koruması ifadesinde neler dedi?

 

Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın ilk celsesi sona erdi. Mahkeme heyeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığının müdahillik taleplerini kabul etti.

Sanıklardan, duruşmaya katılmayan Ali Özdoğan, Serhat Demir, Sedat Zavar, İlker Usta ve Enes Çiğci hakkındaki yakalama kararlarının devamına hükmeden mahkeme, sanık vekillerinin duruşmalardan vareste tutulması taleplerini, deliller tam olarak tartışılmadığı ve tanık beyanlarının alınması sırasında kendilerine soru sorulabileceği için reddetti.

DURUŞMADAN NOTLAR

Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan ve 13 sanıktan 8′inin katıldığı duruşma, sanıklardan Yüksel’in savunmasıyla başladı. Yüksel, 2008′de Başbakanlık Koruma Müdürlüğüne atandığını, o dönemde Başbakanlık Koruma Müdürlüğünün “ilkel şartlarda çalıştığını, araç gerecinin yetersiz olduğunu” ifade etti.

Erdoğan’ın ve amirlerinin desteğiyle müdürlüğün personel, araç-gereç, silah ve donanımını dünya standartlarının üzerine çıkarmaya çalıştıklarını anlatan Yüksel, daha önce başbakanın gittiği yerleri, Başbakanlıkta görevli 2 kişi göz ve dedektörle kontrol ederken, aldıkları çok iyi sinyal tarayıcı cihazlarla, başbakanın yurtiçi ve yurtdışında gittiği her yeri aramaya başladıklarını bildirdi.

Görev süresindeki çalışmalara ilişkin bilgiler veren Yüksel, “Dünyanın her noktasındaki otel odasını, toplantı yaptığı yeri aradık, hiçbir şekilde ihmal etmedik. Sayın Başbakanımız, çok hareketli bir lider, dünyanın her yerine, her an gider. Görev süremizde 3 seçim geçirdik. Şükürler olsun ki ne Sayın Başbakanımızı ne de bizden sorumlu kişileri utandıracak bir davranış içine girdik” diye konuştu.

Başbakanlığa aldıkları yakın nokta personelini, bizzat polis okullarıyla görüşerek, boyu 1.85′in üzerinde olan ve okul müdürlerince tavsiye edilenler arasından, mülakatla seçtiklerini anlatan Yüksel, Güvenlik Sistemleri Daire Başkanlığına, Başbakanın ikamet ve Resmi Konutunun, ayda iki kere aranmasını önerdiklerini söyledi. Yüksel, şöyle devam etti:

“Sayın Başbakanın yurtiçinde ve yurtdışında her gün programı oluyor. Bu yüzden ayda iki kere aranmamış. Ancak arkadaşların art niyeti olduğunu düşünmüyorum. Başbakanın bütün konuştuğu yerlerde böcek araması yaptık, ancak ikametlerde düzenli arama yapılmadığını soruşturma aşamasında gördük. Ben, soruşturmanın ilk gününden beri varım. Böcek 28 Aralık 2011′de bulundu. Çok gizli bir bilgiydi. Sayın Müsteşarımız beni odasına çağırdı, ‘Mehmet Bey, böyle böyle’ dedi. MİT Müsteşarına gidip çalışma yapmamızı istedi. Ortaya çıkabilmesi için de elimizden gelen çabayı gösterdik.”

-”Demir’in Ankara‘ya geldiğinden haberim yoktu”-

Yüksel, sanıklardan Serhat Demir’i Başbakanlığa kimin aldığına yönelik soru üzerine, “Zeki Bulut, ABD’de eğitim gören ve nitelikli bir arkadaşımız olduğunu söyledi. Ben de kendisini mülakata aldım. İki tane yabancı dili vardı. En son ben karar verdim. Ancak kararı vermeden önce İstihbarat Daire Başkanlığı çok detaylı araştırır. Onlardan gelecek en ufak bir uyarıda isimleri çizerdik” bilgisini verdi.

Sanıklardan Ahmet Türer’i de ABD’ye gittiklerinde gördüğünü aktaran Yüksel, o dönemde üniversitede ders veren Türer’i, nitelikli bir personel olarak gördüğünü, ancak Demir ile bacanak olduklarını Başbakanlığa geçtikten sonra öğrendiğini belirtti.

“Başbakanın ofislerinin ayda iki kere aranması talimatının yerine getirilip getirilmediğini niçin kontrol etmediğinin” sorulması üzerine Yüksel, “Öncelikli görevimiz Başbakanımızın güvenliğini sağlamak. Her dakika zamanımız dolu. Mümkün olduğunca ofisleri aratıyorsunuz” dedi.

Böceklerin konulduğu tarihlerde Erdoğan’ın ameliyat olduğunu ve İstanbul’da bulunduğunu hatırlatan Yüksel, sanıklardan Demir’in de bu tarihlerde İstanbul’da görevli olduğunu kaydetti.

Böceğin konulduğu tarihlerde Serhat Demir’in Ankara’ya geldiğini bilmediğini aktaran Yüksel, Kasım-Aralık 2011′deki böcek aramalarını da soruşturma sırasında öğrendiğini söyledi.

-”Kesinlikle bu suçların içinde yokum”

Mahkeme Başkanı Hüseyin Karamanoğlu’nun, “O dönemde basında usulsüz dinlemeler konusunda birçok haber çıkıyordu. Personelinize bu konuda hassas olunması konusunda emir verdiniz mi? Evrakları niye kontrol etmediniz?” sorusu üzerine Yüksel, arama görevinin yönetmelikte kendilerine verilmediğini, bunu idari tasarruf olarak, tedbiren yaptıklarını kaydetti ve “O dönemde en önemli şey, Sayın Başbakanımızın güvenliğiydi. Her dakika yanındaydık. Ayrıca çalışma ofisi, 24 saat personelin bulunduğu ve 5 personel dışında kimsenin girmediği kapalı bir alan” dedi.

İddialara ilişkin, “Kesinlikle bu suçların içinde yokum. Dosyada da görülecektir” diyen Yüksel, “Resmi olarak bütün birimlerimi ayda en az 4-5 kez diğer rütbelilere denetlettiriyordum. Bununla ilgili bütün rütbelilerin tanıklık yapacağını düşünüyorum. Ama takdir edersiniz, bin 400 personeliniz var. Sayın Başbakanımızın ve ailesinin yakın korunmasından, tesislerin korunmasından, evrak imzalanmasından sorumluydum. Birçok seyahatte 10-11 saat uçtuktan sonra evrak imzalamaya gittim. Görevimi iyi yapmak için çalıştım” diye konuştu.

Sanıklardan Zeki Bulut’un avukatı Hakan Yıldız’ın sorusunu yanıtlarken, sanık Serhat Demir’in nitelikli bir personel olduğunu, bilgisayardan, teknolojiden anladığını, iki dil bildiğini ifade eden Yüksel, “İstihbarat raporunun da olumlu gelmesiyle onu Başbakanlık korumaya aldık” dedi.

“Konuttaki aramanın İstihbarat Daire Başkanlığınca yapılmasının nedeni cihazların İstanbul’da bulunması olabilir mi?” sorusunu yanıtlayan Yüksel, “Pratikte mümkün. Ama, hiçbir şekilde İstihbarat Daire Başkanlığından yardım istenmemesi konusunda kararlıydık” dedi. Sanık Serhat Demir’in konutlarda “aramaya” geldiğinden haberdar olmadığını söyleyen Yüksel, kendisinden de bu konuda izin istenmediğini ifade etti.

Bir soru üzerine Erdoğan’ın Keçiören’deki konutu ile Başbakanlık Resmi Konutunda sabit jammerlar bulunduğunu, bunların, uzun ömürlü olması için sadece makam geldiğinde çalıştırıldığını aktaran Yüksel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ali Özkaya’nın, “Serhat Demir’in bacanağı olan Ahmet Türel kimin referansıyla alınmış?” sorusuna ise “Zeki Bulut ve Ahmet Türel, ABD’de tanışan insanlar zaten. Sayın Başbakanımızın ABD seyahatinde, o beni tanıştırmıştı. Ahmet de teknik konularda yeterli ve İngilizcesi olan bir arkadaşımızdı” yanıtını verdi.

Bir sanık avukatının, jammerlar çalıştığında böceklerin sinyal vermesini engelleyip engellemeyeceğine yönelik sorusunu da Yüksel, “Tabii ki” dedi.

-”Ne yazık ki hain addediliyoruz”-

Suçlama tarihinde Erdoğan’ın Yakın Koruma Müdürlüğünü yapan sanık Zeki Bulut da Başbakanlıktaki göreve başladığında “lakayt bir düzen” gördüğünü, hiyerarşinin kaybolduğuna tanık olduğunu ifade etti. Göreve başladıktan sonraki çalışmalarına değinen ve Başbakanlıktaki koruma polislerinin imkanlarını artırdıklarını anlatan Bulut, şunları kaydetti:

“Beyefendiye, 4 buçuk yıl hizmet ettim. Sabah erken saatte gittim, gece yarısı döndüm. Ortalama 17-18 saat çalışıyordum. 4 buçuk yılda sadece bir gün, kayın babam vefat ettiğinde çalışmadım. Amiyane tabirle Sayın Erdoğan’ı yataktan aldım, yatağa bıraktım. En son adamdım. Devamlı yurtdışında, devamlı il dışındaydık. Herhalde bin 500 gün çalışmışım, bunun bin gününü Ankara dışında geçirmişim. Çocuklarımın hangi sınıfa gittiğini unuttuğum oldu. Çocuklarımın büyüdüklerini hiç görmedim. İnsan üstü bir görev. Bunu yapabilmek için hakikaten beyefendiyi sevmeniz gerekiyor, bu kadar gönül bağı, bu kadar aşk ile bağlanmanız gerekiyor. Görevi aldığım ilk gün ellerimi başıma aldım ve düşündüm. Allah’a, ‘Devletimin başbakanını koruyacağım. Bundan daha büyük bir görev yok’ diye şükrettim. Sayın Başbakanı kazasız belasız, kılına zarar gelmeden görevi bırakmayı nasip etmesi için Allah’a dua ettim. Görevi bırakınca da bu yerine geldiği için iki rekat şükür namazı kıldım. Ama şimdi ne yazık ki hain olarak addediliyoruz. Bu kadar büyük bir sevginin, bu kadar büyük bir aşkın karşılığının bu olmaması gerekiyordu. Başbakanımızı, beyefendiyi, iddia ediyorum ki biz gelene kadar Allah korumuş. Öncekilerden tanıdığım, sevdiğim arkadaşlarım da var. Ama ne yazık ki böyleymiş.”

Dinleme cihazı bulunduktan sonra yaklaşık 10 ay daha görevini sürdürdüğüne işaret eden Bulut, görevi sona erince, küçük yerlere giden birçok meslektaşının aksine Denizli Emniyet Müdürlüğüne getirildiğini söyledi. Görevden ayrılırken, Erdoğan’ın memnuniyetini bizzat dile getirdiğini kaydeden Bulut, Erdoğan’ın, Denizli’de, “Size, kendi müdürümü gönderdim, emanet ettim. Burada çok daha başarılı olacak” diyerek, kendisini onurlandırdığını belirtti.

Bulut, “Hiç anlamadığım bir süreçte, Şubat 2014′te görevden alındım. Neden alındığımı bilmiyorum” dedi.

-”Demir için referansta bulunmadı”-

Zeki Bulut, bir soru üzerine, kendisinden önceki Mehmet Yüksel’in bir sözünün yanlış olduğunu ifade ederek, “Serhat Demir için referansta bulunmadım. Ahmet Türer referansta bulundu, çünkü bacanağıydı. Serhat çok nitelikliydi. 2 yabancı dil biliyor, prezentabl, düzenli, temiz ahlaklıydı. Bir savunma sporunun Türkiye’deki en önemli hocalarından birisi. Ahmet, referansta bulundu, onun üzerine Başkanımla değerlendirdik, komisyon kurarak, INTERPOL Daire Başkanlığından talep ettik. Vermediler. Genel Müdürümüzle görüşme yapıldı, alınamadı. Sayın Bakanımızla görüştükten sonra, zor aldık” diye konuştu.

Erdoğan’ın 2011′deki rahatsızlığı döneminde İstanbul’da bulunduğunu kaydeden Bulut, “O dönemde beyefendinin bir misafiriyle ilgileniyordum. Bir hafta için gelen misafir iki ay kadar kalmıştı. Demir’in ailesi Ankara’daydı. ‘Ailemden uzak kaldım. Çocuğum da rahatsızmış. Görüp geleyim’ dedi. Bununla ilgili izin aldı. Bu yüzden Serhat’ın İstanbul’dan Ankara’ya geldiğini biliyorum” ifadelerini kullandı.

Böcek araması konusunda İstihbarat Daire Başkanlığından yardım istendiğini bilmediğini aktaran Bulut, çalışma şartları dolayısıyla bütün sistemi takip etmesinin imkansız olduğunu söyledi.

Bulut’un avukatı Hakan Yıldız ise şunları kaydetti:

“Müvekkilimin, büronun içindeki işleyişi bizzat takip etmesi mümkün değil. Soruşturma aşamasında müvekkilim tanık olarak görünüyordu. Savcılıkla yaptığımız görüşmede, ‘Mehmet Yüksel ve Zeki Bulut’u tanık olarak çağırıyoruz, gelmiyorlar. Gözaltına aldıracağız’ diyorlardı. Davayı açan savcı ve başsavcıvekili gözaltı günü yaptığımız görüşmede müvekkilin dosyada şüpheli olmadığını söylediler. Müvekkilim casuslukla suçlanıyor, diğer bütün sanıkların kayıtları didik didik edilirken, müvekkilimle ilgili tek bir araştırma yok, tek bir delil yok. Müvekkilim burada reklam yüzü. Ben buna inanıyorum. Müvekkilim, bin 550 gün çalışmış, bunun bin 117′sini Ankara dışında geçirmiş. Her şeyi denetlemesi mümkün mü?”

Erdoğan’ın avukatı Özkaya, Bulut’a, “Resmi Konuta Erdoğan’ın yanına gittiğinde cep telefonlarının çalıştığını gördüğünü” belirtti ve buna ilişkin bir soru yöneltti.

Soru üzerine “Jammerları açmıyorlardır” diyen Bulut, savunmasını tamamlarken, “Beyefendiye karşı sadakatime, çalışmama herkes tanıktır. Hiç beklemediğimiz bir günde gelindi, gözaltına alındım. 4 gün nezarethanede kaldım. Kelepçe takıldı, rencide edildim. Tabii, ifademiz alındı ve savcılıktan serbest kaldım. O psikoloji içinde, beyefendiye olan sevgimi, gönül bağımı, sadakatimi herkes bildiği için sayın bakanlarımız ve bürokratlarımızın da arasında olduğu binlerce kişiye mesaj attım” ifadesini kullandı ve mesajını okudu. Bulut’un ardından diğer sanıkların savunmalarına geçildi.

 
2 Ocak 2015 Cuma 18:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
10
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
11
Antalyaspor
13
4
4
5
16
12
Trabzonspor
13
4
3
6
15
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
13
1
3
9
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:38
  • Güneş07:26
  • Öğlen12:24
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1808 - Napolyon Bonaparte komutasındaki Fransız ordusu Madrid'e girdi.
1863 - Santiago (Şili)'de bulunan Iglesia de la Compañía kilisesi çıkan bir yangın sonucu tamamen yandı: 2000'den fazla kişi öldü. Yangın sonrasında buraya bir anıt dikildi.
1868 - İlk ışıklı trafik lambaları Londra'da kullanılmaya başlandı.
1869 - Birinci Vatikan Konsili açıldı.
1886 - ABD'de Samuel Gompers başkanlığında Amerikan Emek Federasyonu kuruldu.
1936 - Nikaragua'da Anastasio Somoza cumhurbaşkanı seçildi.
1941 - Pearl Harbor Saldırısından bir gün sonra ABD Kongresi Japonya'ya savaş ilan etti ve II. Dünya Savaşı'na resmen girmiş oldu.
1942 - Vatan gazetesi, Hitler ve Mihver devletleri aleyhtarı yazılar nedeniyle kapatıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler, Güney Kore'nin tanınmasını onayladı.
1953 - Türkiye futbolda İspanya'yı eledi; Dünya Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.
1953 - DSİ (Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü) kuruldu.
1962 - Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında "Karşılıklı Sağlık Yardımı Anlaşması" imzalandı. Türkiye'nin de katıldığı anlaşmaya göre, kendi ülkesinde tedavisi mümkün olmayan hastaların bakımı, bu imkânlara sahip ülkelerde yapılacak.
1966 - Dünyanın ilk "işçi şirketi" olduğu söylenen Türksan kuruldu. Şirketin kuruluş amacının yurtdışında çalışan Türkiyeli işçilerin tasarruflarını "değerlendirmek" olduğu açıklandı.
1968 - Tokyo Uluslararası Maratonu'nda İsmail Akçay dördüncü oldu.
1972 - Doğan Koloğlu 7,5 yıl hapse mahkum oldu.
1973 - Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk yazar Çetin Altan'ın cezasını affetti. Ancak Altan'ın 2 yıllık cezası af kapsamı dışında kaldı.
1980 - John Lennon vurularak öldürüldü.
1985 - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, kısaltması KESK olan memur sendikaları konfederasyonu kuruldu.
1987 - Ömer Kavur'un yönettiği Anayurt Oteli 9. Nantes 3 Kısa Film Şenliği'nde büyük ödülü aldı.
1987 - İsrail işgali altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler, intifada haraketini başlattı.
1987 - ABD Başkanı Ronald Reagan ve SSCB lideri Mihail Gorbaçov, orta menzilli nükleer füzelerin karşılıklı imhası için antlaşma imzaladı.
1991 - Boris Yeltsin ile Ukrayna ve Beyaz Rusya cumhuriyetlerinin devlet başkanları Bağımsız Devletler Topluluğu'nun (BDT) kuruluşunu ilan ettiler.
1992 - TBMM, Somali'ye asker gönderilmesini kararlaştırdı.
1993 - Sabancı Center açıldı.
1995 - Eralp Akkoyunlu 1987 yılında çıktığı dünya seyahatini tamamlayarak bunu gerçekleştiren 5. Türk oldu. 6 yıl 7 ay süren bu yolculukta Akkoyunlu, 302 gün seyir yaparak dünyayı dolaştı.
1996 - PKK, rehin tuttuğu 6 askeri, Kuzey Irak'taki Zap kampında Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal ve Mazlum-Der İzmir Şube Başkanı Halit Çelik'e teslim etti.
2003 - Erdoğan Teziç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından YÖK Başkanlığına atandı.
2004 - Ohio eyaletindeki Damageplan konserinde Dimebag Darrell (Darrell Lance Abbott), Nathan Gale adlı bir çılgın tarafından sahnede vuruldu.
2007 - Küresel Isınmaya Hayır Mitingi
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık