Kaçak madende göçük; 6 ölü

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'ın danışmanından farklı açıklama

Erdoğan'ın danışmanından farklı açıklama

Başbakan Davutoğlu'nun başdanışmanı Etyen Mahçupyan: Hegemonik başkanlığı İslami kesim bile kabul etmez; Davutoğlu, 'Başkanlık' için istişareden yana.

 
2 Şubat 2015 Pazartesi 07:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'ın danışmanından farklı açıklama

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun başdanışmanlığı görevine getirildikten sonra zaman zaman AKP'ye yönelik ‘içeriden’ eleştiriler getirmesiyle de dikkat çeken ve tartışma yaratan Etyen Mahçupyan, bu kez de ‘Başkanlık Sistemi’ tartışmalarına ilişkin açıklamalar yaptı. Başkanlık sistemi tartışmaları için "AK Parti hegemonik bir başkanlık sistemi kurarsa bunu İslami kesime bile kesinlikle kabul ettiremez" diyen Mahçupyan, Başbakan Davutoğlu'nun, "her iki sistemin de olabileceğine ve bunun bir istişare sonucu ortaya çıkması gerektiğine inandığını" aktarıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın“Başkanlık Ahmet (Davutoğlu) Hoca’nın da tezidir" açıklamasıyla birlikte düşünüldüğünde Mahçupyan'ın bu sözleri Başbakan'ın Başkanlık Sistemi tartışmaları konusunda 'Ak Saray' kadar net olmadığı izlenimini uyandırıyor.

"Türk halkının yüzde 70’i, AK Parti seçmeninin de yarısı yolsuzluklara inanıyor”
açıklamalarına bir kez daha dikkat çeken Mahçupyan, "Seçimler bitip her şey normalleşince AK Parti bu olayı unutmaya doğru giderse bunun bir bedeli olur. Tabanı o zaman rahatsız olur" diye konuştu.

Habertürk gazetesinden Kübra Par'a konuşan Mahçupyan, eski bakanların Yüce Divan'a gönderilmemesiyle ilgili olarak ise,

"Şu anda riskleri mukayese ettiği zaman bunun ertelenmesi daha doğru bulundu. Ama seçimler bitip her şey normalleşince AK Parti bu olayı unutmaya doğru giderse bunun bir bedeli olur" yorumunda bulundu.

Mahçupyan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Yolsuzluk: AK Parti bu olayı unutursa bedeli olur

Türk halkının yüzde 70’i, AK Parti seçmeninin de yarısı yolsuzluklara inanıyor” demiştiniz. Oylama sonucu sizi hayal kırıklığına uğrattı mı?

Önünüzde bir dosya var. İçeriği boş değil, bir şeyler olmuş ama dosya öyle bir hazırlanmış ki hukuki meşruiyeti yok, her tarafı dökülüyor. Önemli olan bu iki gerçeğin de birlikte görünür olması. Komisyon bu yönde bir karar verdi diye Türkiye halkı bu işi ne akladı ne de bu insanları dosyadaki gibi tümüyle suçladı...

Başbakan Davutoğlu’nun dört bakana “Çıkıp kendiniz Yüce Divan’ı isteyin” dediği ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müdahalesiyle dümen kırıldığı söyleniyor. Davutoğlu’nun gönlünden geçenin bu olmadığını söyleyebilir miyiz?

AK Partililerin hepsinde iki dinamik yan yana çalıştı. Bir yanda vicdani taraf var. Seçime giderken partinin aklanması yönünde çok yaygın bir eğilim var. Diğer yanda seçime giderken partiyi zedelememe, risk almama eğilimi var.

Seçimlere giderken ‘AK Parti yolsuzluk iddialarının üzerine gidiyor’ imajı daha iyi olmaz mıydı?


Yüce Divan süreci boyunca medyanın ve yargının davranışı soru işareti taşıyor. Risk almamayı daha fazla önemsiyorsunuz. Meşru bir zemini de var. Çünkü bunun bir darbe girişimi olduğunu düşünüyorsunuz.

“İddialar doğruysa hesabı sorulmalı” diye düşünen insanların vicdanında oluşan yara nasıl kapanacak?


Siyaset böyle bir şeydir. Eğer vicdanlarda böyle bir durum varsa AK Parti bunu göğüslemek zorunda. Bedeli ödenecektir. Şu anda riskleri mukayese ettiği zaman bunun ertelenmesi daha doğru bulundu. Ama seçimler bitip her şey normalleşince AK Parti bu olayı unutmaya doğru giderse bunun bir bedeli olur. Tabanı o zaman rahatsız olur.

‘AK Parti yalnız bir parti’

17-25 Aralık’ın üzerinden bir yıl geçti. Bir darbe tehlikesi kalmadıysa bakanların yargılanmalarında tereddüt yaratan ne?

Türkiye siyasetini belirleyecek dört temel aktör var. Asker, PKK, Cemaat ve AK Parti’nin kendisi. Parlamentodaki muhalefet pasif. AK Parti diğer 3 aktörün hiçbirisiyle gerçek anlamda koalisyon kuramıyor. AK Parti yalnız bir parti. Topluma dayanarak ilerlemek zorunda. Bir tarafta ne yapacağı belli olmayan bir Kandil, bir tarafta ne yapacağı belli olmayan bir ordu ve diğer bir tarafta da hâlâ yargıdan ve polisten temizlenmesi mümkün olmayan bir Cemaat varken size karşı ne tür koalisyonların oluşacağını ön göremezsiniz. Böyle bir ortamda AK Parti, iç yapılanması kırılgan olan bir yargıya güvenemez. AK Parti bir misyon partisi. O misyonun elinden kaçmasına yol açabilecek en ufak bir risk bile gözünde büyüyor.

Başkanlık sistemi: Hegemonyayı İslami kesim bile kabul etmez


Başkanlık sistemi tartışmaları alevlendi. Siz nasıl bakıyorsunuz?

Her iki sistem de nasıl yaptığınıza bağlı olarak iyi de olabilir kötü de. Denetleme mekanizmalarını kurarsanız iyi olur ama AK Parti hegemonik bir başkanlık sistemi kurarsa bunu İslami kesime bile kesinlikle kabul ettiremez. Şu anda kötü bir parlamenter sistemimiz var. Erdoğan’ın siyasi gücü şimdi de var zaten. Başkanlık’ı kararların hızla uygulanabilmesi için istiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Başkanlık Ahmet Hoca’nın da tezidir” dedi ama Davutoğlu bu konudaki sessizliğini koruyor...


Gördüğüm kadarıyla her iki sistemin de olabileceğine, bunun bir istişare sonucu ortaya çıkması gerektiğine inanıyor. Bu çok tartışılmış bir şey değil. Gündemin parçası değil, medyanın soruları yüzünden gündeme geliyor.

Yüzde 10 barajı: Bu seçimden sonra kalkar

Erdoğan’ın yüzde 10 barajını savunan sözlerine ne diyorsunuz?


Kategorik ve etik anlamda barajı kimse savunmuyor. Bu seçim kritik bir sürecin son noktası. Bu seçimden sonra büyük ihtimalle yüzde 10 barajı diye bir şey kalmaz.

Seçim tahmininiz ne?

Yüzde 48 civarında bekliyorum.

Medya üzerindeki baskı?

Medyanın geldiği durum çok acıklı... Zaten problemliydi. AK Parti de bunu kullandı. Reforme etmek yerine kendi çıkarının gereğini yaptı...
Yüce Divan oylaması: Teşkilat her zaman Erdoğan'ı dinlemiyor

Meclis oylamasından sonra AK Parti içinde ilk kez bir konuda görüş ayrılığı olduğu çok net ortaya çıktı.

Görüş ayrılığı değil görüş çoğulculuğu var. “Lider benden şunu istiyor” diye yapan çok azdır AK Parti’de. Grupta insanlar hakikaten serbest bırakıldılar.

Erdoğan ret oyu kullanmalarını teklif etmedi mi?


Her bir AK Partilinin zihninde Tayyip Erdoğan'ın söylediği kaygılar mevcut. AK Parti, içinde çok yoğun tartışmalar olan bir parti. Milletvekili aday seçme usulü bile çok yönlü ve karmaşık. Lider istedi diye olmuyor bu işler. Örneğin, 30 Mart seçimlerinde Erdoğan belirli bir kadın ve genç kotası istedi ama teşkilat buna direndi ve yapmadı. Tayyip Erdoğan bunu engelleyemedi.

 
2 Şubat 2015 Pazartesi 07:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1867 - ABD, Alaska'yı Rusya'dan 7,2 milyon dolar karşılığında alarak topraklarına kattı.
1892 - Chicago ve New York arasında ilk uzun telefon hattı açıldı.
1898 - ABD, Porto Riko'nun sahibi oldu.
1908 - Belçika Kongo Hür Devletini ilhak etti.
1912 - I. Balkan Savaşı başladı.
1912 - Trablusgarp Savaşı'nı sona erdiren Uşi Antlaşması imzalandı.
1920 - Saimbeyli'nin kurtuluşu
1920 - Türkiye Komünist Fırkası, Ankara'da resmen kuruldu.
1922 - İngiliz yayın kuruluşu BBC (British Broadcasting Company, sonradan British Broadcasting Corporation) kuruldu.
1936 - Atatürk, Ankara Hipodromu'nda at yarışlarını izledi.
1943 - Ulvi Cemal Erkin ve Necil Kazım Akses, Berlin'de başarılı bir konser verdi.
1944 - Sovyetler, Çekoslovakya'yı işgal etti.
1954 - Texas Instruments şirketi ilk transistörlü radyoyu üretti.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta yapıldı. Türkiye serbest güreş milli takımı 8 sıklette birinci oldu.
1967 - Sovyetler Birliği'nin fırlattığı Venera 4 uzay aracı Venüs gezegenine ulaştı ve Dünya dışında bir gezegenin atmosferini inceleyen ve gezegenler arası yayın yapan ilk araç oldu.
1968 - Dünya Olimpiyat Komitesi, iki zenci atleti (Tommie Smith ve John Carlos) madalya töreni sırasında kara güç selamı verdikleri gerekçesiyle cezalandırdı.
1976 - Başbakan Süleyman Demirel, Fırat nehri üzerindeki Karakaya Barajı ve hidroelektrik santralının temelini attı.
1977 - Filistin'li gerillaların Somali'nin Mogadişu havaalanına kaçırdığı Lufthansa yolcu uçağını basan GSG-9 Alman anti-terör timi, korsanları öldürüp 86 rehineyi kurtardı.
1979 - Balgat katliamının iki sanığı Mustafa Pehlivanlı ve İsa Armağan idama mahkum edildi. 10 Ağustos 1978'de Ankara Balgat'ta solcuların gittiği 4 kahve taranmış, 5 kişi ölmüş, 11 kişi yaralanmıştı.
1982 - 574 sanıklı Ankara Dev-Yol davası başladı: 186 kişi idam istemiyle yargılanıyor.
1988 - Tuzla'da 7 Ekim'de Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) üyesi olduğu öne sürülen dört kişi öldürüldü. Olaya karışan 16 polise 56'şar yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
1989 - Doğu Almanya lideri Erich Honecker istifa etti.
1991 - Azerbaycan, Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etti. İlk defa 28 Mayıs 1918'de bağımsız olan dünya Azerileri, bugünü "Cumhuriyet günü" olarak kutluyorlar.
1993 - Yunanistan'da Andreas Papandreou'nun ikinci başbakanlık dönemi başladı.
1996 - Gazeteci Metin Göktepe'nin gözaltında dövülerek öldürülmesiyle ilgili dava Aydın'da başladı.
1996 - Yargıtay, Yaşar Kemal'e verilen 1 yıl 8 aylık hapis cezasını onadı.
2002 - Fildişi Sahili'nde bir ay süren çatışmaların ardından isyancılarla hükümet birlikleri arasında ateşkes yürürlüğe girdi.
2007 - Eski Pakistan başbakanı Benazir Butto, 8 yıllık sürgünün ardından döndüğü ülkesinde bombalı bir saldırıya hedef oldu. 126 kişinin öldüğü ve 248 kişinin yaralandığı saldırıdan Butto yara almadan kurtuldu.
2008 - güzel bir cumartesi günüydü ve bundan sonra hayatıma çıkmamacasına girecek olan insanı o gün tanıdım 599 gün geçmesine ramen ohala ilk günkü gibi hayatımın en güzel yerinde
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:48
  • Güneş06:28
  • Öğlen12:18
  • İkindi15:19
  • Akşam17:45
  • Yatsı19:14
 
Süper Loto
12.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061328334448
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
11.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu080913303409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık