New York Times: Türkiye ile ABD çatışabilir

Ana Sayfa » Medya Kritik » Erdoğan’ın Alevi düşmanlığının kökeni

Erdoğan’ın Alevi düşmanlığının kökeni

Sözcü Gazetesi yazarı Soner Yalçın'ın çok ilgi çekici yazısı...

 
1 Haziran 2014 Pazar 08:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan’ın Alevi düşmanlığının kökeni

 

Ona göre, “Cemevi, cümbüş evi”ydi! “Candaş medya” “Ateist Alevilik” gibi tanımlar yaptı. Aleviler’i katleden Yavuz Sultan’ın adını köprüye verdi. Madımak katliamı davası zaman aşımına uğrayınca, “hayırlı olsun” dedi. Reyhanlı’da “53 Sünni vatandaşımız hayatını kaybetti” ifadesini kullandı. Erdoğan’a bu sözleri söyleten bilinç altında nasıl bir Alevi düşmanlığı var? Fikri alt yapısı nasıl oluştu? Kimlerden nasıl etkilendi?

Tes­pit: Ar­tık özel­lik­le “Muh­te­şem Yüz­yı­l” di­zi­sin­den do­la­yı Ka­nu­ni Sul­tan Sü­ley­man çok bi­li­nir ol­du. İti­ba­rıy­la yan­lış bi­li­nir­lik art­tı!
“Halk için­de mu­te­ber bir nes­ne yok dev­let gi­bi
Ol­ma­ya dev­let ci­han­da bir ne­fes sıh­hat gi­bi­”
Bu iki mıs­ra Ka­nu­ni­’nin “dev­le­te na­sıl çok önem ver­di­ği­” şek­lin­de yo­rum­la­nı­yor!
“Dev­le­t” söz­cü­ğü Arap­ça­’dan ge­lir ve 19’un­cu yüz­yı­la ka­dar bu­gün­kü an­lam­da kul­la­nıl­maz­dı. Arap­ça­da “dev­le­t”; fe­le­ğin çar­kı­nın dö­nü­şü­nün ba­zı ki­şi­le­ri “ta­lih­li­” kıl­ma­sı de­mek­ti.
Ya­ni as­lı­da Ka­nu­ni di­yor ki:
“Ha­yat­ta en de­ğer­li şey mut­lu­luk­tur
Mut­lu­luk­la­rın en yü­ce­si bir so­lu­num doğ­ru­luk­tu­r”
Ya dev­let?.. O ne­re­de?..
Bu­gün bi­zim “dev­le­t” de­di­ği­mi­ze Os­man­lı “mül­k” di­yor­du!
Os­man­lı ken­di­ni “Me­ma­lik-i Mah­ru­sa­” kav­ra­mıy­la ta­nım­la­dı; ko­ru­ma­sı- kon­tro­lün­de­ki top­rak­lar ile şe­hir­ler­de­ki ti­ca­ret ve za­na­at pa­di­şa­hın te­ke­lin­dey­di.
Os­man­lı­’nın tüm sa­hip ol­du­ğu­na “mül­k” de­nir­di. Ve bu “mül­k” pa­di­şa­ha, Al­la­h’­ın em­riy­le “mi­ra­s” ola­rak gel­miş­ti.
“Dev­le­t”, mülk sa­hi­bi­nin sı­fa­tıy­dı; ya­ni, pa­di­şah biz­zat dev­le­tin ta ken­di­siy­di.
Os­man­lı bu sis­te­mi, Ro­ma­lı­la­r’­dan al­dı (Pat­ri­mo­ni­alizm). Bu sis­tem­de; gü­cü­nü gök­ten alan “Kut­sal Ba­ba­” ve hiz­met­çi­le­ri var­dı.
Rea­ya- be­ra­ya; ya­ni köy­lü- kent­li “yer­den bit­mey­di­”. Oy­sa ik­ti­dar sa­hi­bi “gök­ten in­mey­di­”; Al­la­h’­ın yer­yü­zün­de­ki göl­ge­siy­di!
Sü­rü ve ço­ban iliş­ki­siy­di bu; sü­rü­nün ço­ba­na ih­ti­ya­cı var­dı. Sü­rü­’yü kul­la­rın oluş­tur­du­ğu­nu yaz­ma­ma ge­rek var mı?
Ve:
Bu “dü­ze­n” (ni­zam) kut­sal­dı.
Ni­za­ma baş­kal­dır­mak, Al­la­h’­a baş­kal­dır­mak­la bir­di ve fe­sat­lık­tı; ka­rı­şık­lı­ğa (ih­ti­la­le) yol açar­dı; ce­za­sı ölüm­dü.
Han­gi hu­ku­ka gö­re bu ce­za ve­ri­li­yor­du?
Ne­re­de bü­yük bir İs­lam im­pa­ra­tor­lu­ğu ku­rul­du ise ora­da “Ha­ne­fi Eko­lü­” be­nim­sen­di.
Os­man­lı­’da iki hu­kuk sis­te­mi var­dı; bi­ri Şe­ri­at di­ğe­ri Ka­nun hu­ku­ku.
Bi­ri Al­la­h’­ın di­ğe­ri Pa­di­şa­h’­ın ira­de­siy­di.
İki hu­ku­kun da gö­re­vi, de­ğiş­mez/de­ğiş­ti­ri­le­mez “dü­ze­ni sağ­la­ma­k” ve “dü­ze­ni­” yü­rüt­mek­ti.
Os­man­lı ik­ti­da­rı­nın dü­şün­sel dün­ya­sı ni­zam ile fe­sat­lık kav­ra­mı ara­sın­da iş­li­yor­du.
Bun­lar ik­ti­da­rın ba­kı­şıy­dı.
Pe­ki ya halk?
Ko­ca im­pa­ra­tor­luk her­ke­si “ku­l” ya­pa­ma­dı.
Bun­la­rın ba­şın­da Türk­ler/ Ale­vi­ler var­dı…

“Kö­tü Müs­lü­man Türk­le­r”

Türk­ler 10’un­cu yüz­yıl­dan iti­ba­ren Ho­ra­sa­n’­dan baş­la­ya­rak tüm İra­n’­a, Arap-İs­lam coğ­raf­ya­sı­na ve Ro­ma top­ra­ğı Ana­do­lu­’ya ege­men ol­ma­ya baş­la­dı.
Türk­ler ön­ce­le­ri gö­çe­bey­di. Za­man­la ço­ban Türk­ler, top­ra­ğı sa­hip­len­me­ye baş­la­dı; Ro­ma köy­lü­sü­nün ye­ri­ni alıp yer­le­şik dü­ze­ne geç­ti. Arap­lar ve İran­lı­lar­la bir­lik­te Or­ta­do­ğu­’nun en bü­yük et­nik gru­bu ol­du.
Türk­ler im­pa­ra­tor­lu­ğu bi­len bir mil­let­ti. Bu­nu yaz­ma­mın ne­de­ni, im­pa­ra­tor­luk ha­li­ne ge­len Arap Müs­lü­man­la­rı, Türk­le­ri hep “çöz­me­le­ri ge­re­ken bir so­ru­n” ola­rak gör­dü. Türk­ler kö­tü Müs­lü­man­dı! Çün­kü…
Hâlâ Cen­giz Han ya­sa­la­rı­nı uy­gu­lu­yor­lar­dı; ya­şam­la­rı fark­lıy­dı.
Ör­ne­ğin, ka­dın­lar er­kek­ler­den ay­rı ya­şa­mı­yor­du; iç içey­di­ler; rol­le­ri eşit­ti. Ka­dın­lar pe­çe tak­mı­yor­du. İs­te­dik­le­ri ye­re gi­dip ge­li­yor­du; eğ­len­ce­ler­de baş kö­şe­de otu­ru­yor­du. Ve en önem­li­si sa­va­şa ka­tı­lı­yor­lar­dı. Söz ve ka­rar­da ka­dın­lar var­dı; Türk bey­le­ri ölün­ce tah­ta eşi otu­ru­yor­du; Mo­ğol­la­r’­da Er­ge­ne Ha­tun ya da Ha­rezm­şah­la­r’­da Ter­ken Ha­tun gi­bi…
Türk­le­r’­in ce­na­ze ve dü­ğün­le­ri Müs­lü­man­la­ra (Arap­la­ra) ben­ze­mi­yor­du; Şa­man inan­cın­dan ge­ri adım at­mı­yor­lar­dı.
Ken­di boz­kır geç­miş­le­ri­nin bir par­ça­sı olan Şa­man-Şeyh ben­zer­li­ği ne­de­niy­le su­fi­li­ği/ta­sav­vu­fu be­nim­se­di­ler.
Hz.Ali’­nin ha­li­fe se­çim ay­rı­lı­ğı Müs­lü­man­lar ara­sın­da ay­rış­ma­ya ne­den ol­du ve Türk­ler Şah-ı Mer­dan Hz. Ali’­nin sa­fı­na geç­ti. Ay­rın­tı­ya gir­me­ye­yim…
Türk­ler ön­ce; her ha­re­ket­le­ri­ni kon­trol al­tı­na alan, ver­gi tah­rir def­ter­le­ri­ne ad­la­rı­nı ge­çi­ren, az da ol­sa ver­gi alan Os­man­lı­’ya kar­şı ayak­lan­dı.
Son­ra; ida­ri ve ma­li ola­rak tı­ma­r’­ı sö­mü­rü ara­cı ha­li­ne ge­ti­ren ve Sün­ni­li­ği res­mi mez­hep ola­rak da­ya­tan te­ok­ra­tik Os­man­lı sis­te­mi­ne kar­şı ayak­lan­dı.
Dü­ze­n’­e is­yan eden Türk­ler/Ale­vi­ler, Os­man­lı yö­ne­ti­mi ta­ra­fın­dan fe­sat/boz­gun­cu ola­rak gö­rül­dü. Bi­çil­di. Ka­lan­la­rı “yo­la ge­tir­mek için tür­lü yön­tem­ler de­nen­di.
Ör­ne­ğin, Cel­ve­ti­ye Ta­ri­ka­tı­’nın
Şey­hi Aziz Hü­da­yi Efen­di­’nin 1610’lu yıl­lar­da sa­ra­ya gön­der­di­ği bir ra­por var; “Her Ale­vi-Kı­zıl­baş kö­yü­ne bi­rer ca­mi­ ya­pıl­sın, bir ho­ca gön­de­ri­le­rek bun­la­ra Sün­ni­lik öğ­re­til­sin, bel­ki bun­la­rı böy­le­ce ıs­lah ede­bi­li­ri­z” di­yor­du!
Ki­mi Türk­lü­ğü bı­rak­tı Kürt ol­du; ki­mi Ale­vi­li­ği terk et­ti Sün­ni ol­du.

“Keş­ke Os­man­lı, Ale­vi­le­ri…”

Ge­le­lim gü­nü­mü­ze…
Şu­nu göz­den uzak tut­ma­yı­nız; ül­ke isim­le­ri, ül­ke re­jim­le­ri de­ği­şe­bi­lir ama kül­tür ko­lay de­ğiş­mi­yor.
Os­man­lı­’nın bu an­la­yı­şı, Cum­hu­ri­yet dö­ne­min­de ki­mi­le­rin dü­şün­sel dün­ya­sı­nı et­ki­le­me­ye de­vam et­ti. Bun­lar­dan bi­ri Re­cep Tay­yip Er­do­ğa­n’­dı… Os­man­lı­cıy­dı!..
Er­do­ğa­n’­ın fi­kir­le­ri­ni be­nim­se­di­ği en önem­li fik­ri ön­de­ri Ka­dir Mı­sı­roğ­lu­’y­du. Os­man­lı hay­ra­nı, hi­la­fet yan­lı­sı Mı­sı­roğ­lu, Cum­hu­ri­yet dev­rim­le­ri­ne kar­şı ol­du­ğu­nu gös­ter­mek için şap­ka dev­ri­mi­ne inat “fe­s” gi­yi­yor. Ata­tür­k’­e, Kur­tu­luş Sa­va­şı­’na ve Türk Dev­ri­mi­’ne küf­re­di­yor. Ve, “Os­man­lı keş­ke Ale­vi­le­ri bi­tir­sey­di­” di­yen bir “ta­rih­çi­”!
Er­do­ğa­n’­ın bi­lin­ci­ni bu dü­şün­ce­ler oluş­tur­du. Ka­fa­sın­da­ki “dü­ze­n” Os­man­lı sis­te­miy­di ve kuş­ku­suz mü­na­fık­lar bel­liy­di…
Er­do­ğa­n’­ın, Ale­vi/Türk kar­şıt­lı­ğı söz­le­ri­nin, ey­lem­le­ri­nin ta­rih­sel kö­ke­ni­ni bu­ra­lar­da ara­mak ge­re­ki­yor.
Er­do­ğan Baş­ba­kan ola­rak ken­di­ni “mül­k”­ün sa­hi­bi gö­rü­yor; “dev­let be­ni­m” di­yor!
“Mülk sa­hi­bi ola­ra­k” is­te­di­ği ye­re is­te­di­ği­ni ya­pa­ca­ğı­nı sa­nı­yor; ra­hat­ça “Ge­zi Par­kı­’na AVM ya­pa­rı­m” di­yor.
Kar­şı çı­ka­nı fe­sat­lık­la suç­lu­yor!
Tıp­kı Os­man­lı sul­ta­nı gi­bi!
Ay­nı an­la­yış: Tür­ki­ye­’de in­san yok; pa­di­şa­h’­ın/Er­do­ğa­n’­ın ku­lu var!
Öl­sün, sa­kat­lan­sın ku­lun hiç­bir öne­mi yok Er­do­ğan için; ye­ter ki “cam çer­çe­ve kı­rıl­ma­sı­n”; ya­ni
mül­k’­üne za­rar gel­me­sin! Dü­zen bo­zul­ma­sın!
“Er­do­ğan ka­nu­nu­” bu­dur… Ge­zi­’de Ale­vi ara­ma­sı Os­man­lı ba­kış açı­sı­nın so­nu­cu­dur!
Er­do­ğan Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Baş­ba­ka­nı ola­rak de­ğil; Os­man­lı sul­ta­nı gi­bi, kar­şı çı­ka­na sert ta­vır al­ma­sı­nın se­be­bi bu­dur.
Dü­şün­sel dün­ya­sın­da Ale­vi­ler iti­ba­rıy­la Türk­ler ye­ni de­ğil bin yıl­dır zın­dık!..

Türk düşmanlığının kökeni

Er­do­ğan di­yor ki: “Hı­zır pa­şa­lar asır­lar ön­ce­sin­de kal­mış­tır. ‘A­çı­lın ka­pı­lar şa­ha gi­de­li­m’ di­ye, me­det ara­ma dö­ne­mi de asır­lar ön­ce­sin­de kal­mış­tır.”
Er­do­ğan “Hı­zır Pa­şa­” ol­du­ğu­nun far­kın­da de­ğil; de­mek Hı­zır Pa­şa­’yı ta­nı­mı­yor. Ta­rih bil­gi­si bu ka­dar!
Er­do­ğan “Şa­h”­ın kim ol­du­ğu­nu da bil­mi­yor; Hz. Ali’­dir. “Hz. Ali dö­ne­mi bit­miş­ti­r” de­di­ği­nin far­kın­da de­ğil?
Er­do­ğan “ka­pı­”yı da bil­mi­yor; Os­man­lı sis­te­mi­nin sem­bo­lü; Av­ru­pa­’da­ki gi­bi “mer­di­ve­n” de­ğil; “ka­pı­”dır! Dev­let ka­tı­na “gü­ç” ka­pı­sın­dan gi­ri­lir. “Ka­pı­” si­ya­sal gü­cün sim­ge­si­dir.
Di­ni an­la­mı­na ba­kar­sak; “ka­pı, Al­lah ka­pı­sı­dır.”
“Ka­pı­” ta­sav­vuf an­la­yı­şın­da “in­ti­sa­p” et­me­dir; “bağ­lan­ma­dır.”
Hz. Ali’­nin tüm mer­te­be­le­ri dört ka­pı, kırk ma­ka­m’­dır.
Er­do­ğa­n’­ın “me­det ara­ma­” söz­le­ri­ne hiç gir­me­ye­yim…
Ce­me­vi­’nin bah­çe­sin­de Ale­vi öl­dü­ren­ler “dö­ne­min bit­ti­ği­ni­” ne ka­dar ko­lay di­le ge­ti­ri­yor?..
Ge­le­lim sö­zün sa­hi­bi Pir Sul­ta­n’­a…
Mu­ha­lif bir söy­le­min söz­cü­sü ve bu bağ­lam­da da ge­le­ne­ğin üret­ti­ği ko­lek­ti­fin se­siy­di. Ku­ru­lu dü­ze­nin hak­sız­lık­la­rı kar­şı­sın­da du­ran; eko­no­mik ve si­ya­si hak­la­rı­nı ara­yan, baş­kal­dı­ran ve di­re­ni­şe ça­ğı­ran Ale­vi/Tür­k’­tü.
Pir Sul­ta­n’­la Hı­zır Pa­şa iliş­ki­si; Os­man­lı ile Türk/Ale­vi iliş­ki­si­ne ben­zer.
Pir Sul­ta­n’­ın asıl adı Hay­da­r’­dı. Si­vas Vi­la­ye­ti’n­de Ba­naz Kö­yü­’n­de doğ­du. Ale­vi Oca­ğı’­nın pi­ri idi.
Mü­rit­le­ri ara­sın­da So­fu­lar kö­yün­den ge­len Hı­zır isim­li bir der­viş var­dı. Hı­zır İs­tan­bu­l’­a git­ti; “o­ku­du­” Pa­şa-Bey­ler­be­yi ol­du. Si­va­s’­a atan­dı ve ayak­la­nan Pir Sul­ta­n’­ı Si­va­s’­ın Top­rak Ka­le­si’­ne hap­set­ti. Yet­me­di asıl­ma­ya mah­kum et­ti.
Ge­le­lim di­ğer iliş­ki­ye…
Türk­ler/Ale­vi­ler, Os­man­lı­’nın ku­ru­cu­suy­du. Za­man­la Os­man­lı yö­ne­ti­miy­le yol­la­rı ay­rıl­dı.
Os­man­lı, Tür­k’­ü aşa­ğı­la­ma­ya
baş­la­dı:
Ho­ca Saa­det­tin Efen­di­’ye gö­re Türk; le­ş’­ti.
Na­ima’­ya gö­re Türk; az­gın­dı; çir­kin yüz­lüy­dü; ka­bay­dı; ca­hil­di.
Ne­f’­i’­ye gö­re Türk; Al­la­h’­ın ir­fan pı­na­rı­nı ya­sak­la­dı­ğıy­dı.
Ha­fız Çe­le­bi­’ye gö­re Türk; ba­ban bi­le ol­sa öl­dü­rül­me­si ge­re­ken­di.
Sad­ra­zam Ku­yu­cu Mu­ra­t’­a gö­re Türk; ba­şı vu­rul­ma­sı ge­re­ken pi­s’­ti.
Ak­sa­ray­lı Ke­ri­med­din Mah­mu­d’­a gö­re Türk; hun­har kö­pek ve kurt gi­biy­di; Tür­k’­ün eli­ne fır­sat ge­çer­se yağ­ma­yı ga­ni­met bi­lir­di.
Mer­zi­fon­lu Sey­yit Ab­dur­rah­man Eş­re­f’­e gö­re Türk; ta­lan­da, ül­ke yak­mak­ta eş­siz­di bir gad­dar­dı.
Şey­hü­lis­lam Mus­ta­fa Sab­ri Efen­di­’ye gö­re Türk; soy­suz­du. Vah­det­ti­n’­e gö­re Türk; di­ni, so­yu so­pu, yur­du be­lir­siz kar­ma­ka­rı­şık bir ca­hil­ler sü­rü­süy­dü.
Bu söz­ler hiç şa­şır­tı­cı de­ğil…
Rum­be­yoğ­lu Fah­ret­tin Bey, 1920 yı­lın­da İs­tan­bu­l’­un iş­ga­li sü­rer­ken Da­mat Fe­rid hü­kü­me­tin­de Maa­rif Na­zır­lı­ğı­’na ya­ni Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı­’na ge­ti­ril­di ve gö­re­ve ge­lir gel­mez ilk işi, ki­tap­lar­dan “Tür­k” sö­zü­nü çı­kart­mak ol­du. (Ana­ya­sa­’dan, ka­mu ban­ka­la­rın­dan kim­le­rin “Tür­k” adı­nı çı­kar­ma­ya ça­lış­tı­ğı­nı bi­li­yor­su­nuz.)
Çal­dı­ran Sa­va­şı­’n­dan ön­ce­ki ya­zış­ma­la­rın­da Ya­vuz Sul­tan Se­lim, Şah İs­ma­il’­e ne di­yor­du: “Ben Sul­tan Be­ya­zıt oğ­lu Sul­tan Se­lim, sen ki ey eşek Türk.”
Pe­ki…
Os­man­lı; Er­me­ni­le­re “mil­let-i sa­dı­ka­”, Arap­la­ra “kavm-i ne­ci­p” der­ken Türk­le­r’­i ne­den aşa­ğı­la­dı?
Os­man­lı bir im­pa­ra­tor­luk­tu; kul­la­rı ara­sın­da bir­çok din-mez­hep ve et­nik men­sup­luk var­dı. Ni­ye Tür­k’­e düş­man­lık et­sin?
As­lın­da Os­man­lı­’nın “Tür­k” de­di­ği, “kut­sal dü­ze­ne­” baş­kal­dı­ran Ale­vi­’y­di!
Os­man­lı, Ale­vi­’ye Türk di­yor­du… Ale­vi düş­man­lı­ğı­nın te­me­lin­de Türk düş­man­lı­ğı var­dı.
Arap Tür­k’­e na­sıl “kö­tü Müs­lü­ma­n” gö­züy­le bak­tı ise, Os­man­lı da öy­le bak­tı. Öy­le ki, bu ba­kış açı­sı, bir Türk
Dev­le­ti olan Sa­fe­vi­ler dö­ne­min­de
da­ha da art­tı.
Os­man­lı-Sa­fe­vi­ler Sa­va­şı hep bir “ez­be­r” üze­rin­den ko­nu­şu­lu­yor. As­lın­da bu sa­va­şa, “Os­man­lı-Türk Sa­va­şı­” mı; ya da “Tür­k’­ün Tür­k’­le sa­va­şı­” mı de­me­li­yiz. Ama Os­man­lı Türk­lü­ğü ka­bul et­mi­yor­du! O dö­nem…
Şah İs­ma­il, “Şah Ha­ta­yi­” mah­la­sıy­la Ça­ğa­tay Türk­çe­si’y­le ya­zar­ken, Os­man­lı Sa­ra­yı Türk­çe­si­’ni, Arap­ça ve Fars­ça so­ka­rak bo­zu­yor­du.
Üs­te­lik…
Türk­ler, Sa­fe­vi­ler ile İran ta­ri­hi­ne çık­mış fi­lan de­ğil; bas­kın rol­le­ri Sa­fe­vi­le­r’­den çok ön­ce baş­la­dı. “Tür­k” ol­ma­dan İran ta­ri­hi ya­zı­la­maz. Ya­zı­la­ma­dı. Pe­ki…
Türk­ler Os­man­lı­’ya na­sıl ba­kar­dı; “Os­man oğ­lu­” di­ye anıp ken­di­le­ri­ne denk gö­rür­ler­di. Os­man­lı “e­şit gö­rül­me­yi­” ka­bul et­me­di; ede­me­di.
De­mem o ki:
Bu­gün ül­ke­miz­de­ki Ale­vi düş­man­lı­ğı ile Türk düş­man­lı­ğı­nın or­ta­ya çı­kış se­be­bi rast­lan­tı de­ğil­dir. İzi Os­man­lı­’nın ge­le­nek­çi an­la­yı­şın­da­dır; Er­do­ğan sa­de­ce bu­nun ta­kip­çi­si­dir…

 
1 Haziran 2014 Pazar 08:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Galatasaray
18
12
2
4
38
3
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
4
Beşiktaş
18
9
6
3
33
5
Trabzonspor
18
8
6
4
30
6
Kayserispor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
18
4
5
9
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
22.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02030609121415171819202122262830424855617577
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:47
  • Güneş07:32
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:18
  • Akşam17:35
  • Yatsı19:09
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık