Van’da bitmeyen yasak yine uzadı

Ana Sayfa » Öne Çıkanlar » Erdoğan'ın 100 günlük eylem planı ve gerçekler!

Erdoğan'ın 100 günlük eylem planı ve gerçekler!

Erdoğan, ağırlıklı olarak ekonomi olmak üzere temel alanlarda 100 günlük eylem planını açıkladı. Peki eylem planını nasıl değerlendirmek gerek?

 
5 Ağustos 2018 Pazar 22:30 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'ın 100 günlük eylem planı ve gerçekler!

Ahmet Şefik Mollamehmetoğlu

Erdoğan 100 günlük eylem planını açıkladı. Kur ve faiz baskısı, iki hanede giderek yükselen enflasyon, azalan dış kaynaklar, vadesi gelmiş dış borçlar ve boşalan hazine nedeniyle eylem planında önceliği ekonomi aldı.

Açıklamaya damgasını vuran başka bir olaysa, elbet de ABD ile yaşanan gerilimdi. Planın bir kısmı, bu gerilim nedeniyle ortaya çıkan olumsuz sonuçları ortadan kaldırmaya yönelikti.

***

Erdoğan'ın açıklamaları, aslında ekonomide yaşanan başarısızlığın da itirafıydı. Kapıya gelip dayanan sorunlar ne kadar dış güçlere bağlansa da, dışa bağlı, ranta ve sıcak paraya dayalı, sanayi ve tarımsal üretimi dışlayan, kamu kaynaklarını disiplin ve denetimden uzak keyfi biçimde kullanan, insanı dışlayan anlayışın kaçınılmaz sonucuydu bu.

***

100 günlük eylem planında en dikkat çeken bölüm, yine inşaat sektörüne ve ranta yönelik yatırımlardı. Ki, Kanal İstanbul ve çevresine yapılması tasarlanan iki ‘butik şehir’, katlı raylı taşımacılık, kamu giderlerini ister istemez çok arttıracak yatırımlar olacak. Kaynağı belirsiz beton ekonomisi!

Oysa Erdoğan’ın da vurguladığı gibi tasarrufa şiddetle ihtiyaç duyulduğu bir dönemden geçiliyor. Bir yandan kamuda tasarruf deyip, öte yandan kamu kaynaklarını yiyip bitirecek, ülkeye ne yarar getireceği belli olmayan maceracı-şaşalı yatırımlara girişmek büyük çelişki.

***

Kaynak deyince Erdoğan, umudunu yine yastık altında olduğu kabul edilen dolar ve altına bağladı. İktidar çevreleri ve iktidarın propaganda aracına dönmüş yandaş medya bir yandan ‘’Doların artması bizi etkilemez’’ yaklaşımında ama, şu anda Erdoğan’ın en büyük beklentisi burada.

Yastık altında 2 bin 200 tonun üzerinde altın ve 100 milyar doların üzerinde de nakit olduğu düşünülüyor.

Erdoğan, darbe girişiminin ardından 3 ayda 2.80 TL’den 3.50 TL’ye yükselen dolar kuru nedeniyle 2 Aralık 2016’da seferberlik çağrısı yaptı. Bir kısım vatandaş bu çağrıya olumlu yanıt verip dolarını bozdu.

Gelin görün ki dolar şimdi 5 TL’yi geçti. Yani o gün Erdoğan’ın çağrısına uyarak dolar bozduranlar, çok büyük zararlara uğradı.

Vatandaş ülkesi için elbet de gerekirse böyle bir özveride bulunur. Ancak çok ama çok ciddi bir güven sorunu var. Erdoğan’a oy veren seçmen dahil, iktidara ve piyasaya güvensizlik zirvede.

***

Toplantıda bir başlık da, 46 milyar TL’lik 400 projenin yaşama geçirilmesi. Ki doğrudan Erdoğan ya da onun talimat verdiği memurlar tarafından seçilmiş şirketlerden söz ediyoruz. Kaynağın büyük kesimi, iktidara yakın az sayıda büyük şirket tarafından kullanılacak.

Kamu kaynaklarının, siyasal tercihlere göre seçilmiş şirketlere verilmesi adalete, çağdaş yönetim anlayışına ve kaynakların kullanımında fırsat eşitliğine ne kadar uygun? Hele, denetim mekanizmalarının olmadığı ve kaynakların yandaşlara dağıtılmasında mahir olmakla eleştirilen bir iktidar söz konusuysa!

***

100 günlük eylem planında durgunluğa, hatta batağa giden Türk ekonomisinin kurtarılması açısından hiç de doyurucu çözümler sunulmadı.

Türkiye’nin temel ekonomik sorunlarına çözüm yok. Hatta çözüm diye sunulanlar, sorunu daha da arttıracak boyutta.

Bu planda insan yok, doğa yok. İstihdam ve üretici yatırım belirsiz! Fırsat eşitliği yok. Tarım ve hayvancılık yok. İstikrar yok. Güvence yok. Bilim ve teknoloji, araştırma ve geliştirme yok. Demokrasi ve hukuk yok.

Eylem planı buysa vah Türkiye’nin haline vah!

***

Oysa hükümet, ülkenin çıkarlarını ve geleceğini düşünüyorsa, hak ve özgürlüklerin kullanımında değil, ekonomide olağanüstü hal, hatta sıkıyönetim ilan etmeli.

Her şeyden önce toplumu yanıltmayı, insanları hayal alemine sürüklemeyi bir yana bırakmak ve halka gerçekleri söylemek gerek.

Ülke ekonomik ve siyasi bir baskı altında kalabilir. Bunun aşılması için toplumsal bir seferberlik de gerekebilir. Ama önce ülkeyi yönetenlerin ya da bu özveriyi toplumdan isteyenlerin, gerekçelerini gerçeğe uygun ve doğru biçimde halka anlatması; gerçekleşebilir, ülkenin ve halkın çıkarına, inandırıcı önlemler alması, politika ve projeler üretmesi şart.

***

Ve ekonomide ne kadar doğru kararlar alsanız da bu, siyaset, toplumsal yaşam, dış politika başta olmak üzere diğer alanlarla uyumlu olmalı.

Monarşik bir yönetimle, toplumun neredeyse yarısını ötekileştirerek, sarayın çıkarlarını ülke çıkarlarının önüne koyarak, dışarıda tutarsız ve yanlış politikalara imza atarak, demokrasi ve hukuku dışlayarak ekonomide başarılı olmazsınız.

Bu zihniyetle memleket çok daha kötü bir ortama yuvarlanabilir.

Eğer zihniyet değişimi sağlanabilirse, her türlü zorluğu aşmak çok daha kolay olacaktır.

 

 

 
5 Ağustos 2018 Pazar 22:30 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1821 - Mora İsyanı'nda Gördüş (Tripolis) şehrini ele geçiren Yunanlar 30.000 Türk'ü öldürdüler.
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1924 - SSCB, Rusya SSC'ne bağlı, Karadeniz kıyısında Tuapse merkezli Şapsığ Ulusal Rayonu kuruldu.
1931 - Ekonomik kriz nedeniyle iki gün kapalı kalan Londra Borsası yeniden açıldı.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.
1947 - Bulgaristan Partisi Lideri Nikola Petkov asıldı.
1954 - Doğu Almanya polisi, 400 kişiyi, ABD ajanı olmak iddiasıyla tutukladı.
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1971 - Altın Koza Film Festivali'nde sonuçlar açıklandı; Yılmaz Güney tüm ödülleri aldı.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1993 - Michael Jackson Türkiye'de konser verdi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.
1997 - Cezayir'de köy baskını: 200 kişiyi öldürüldü, 100 yaralı. Baskını İslamcı radikallerinin yaptığı öne sürüldü.
1999 - Abdullah Öcalan, bir açıklama yaparak, Türkiye'ye gelip teslim olmasını istedi.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
19.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu071519204954
 
On Numara
16.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu04061115262932354445475256586163657172747677
 
Sayısal Loto
21.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu020607233740
 
Şans Topu
18.09.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101423273010
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:20
  • Güneş06:01
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:50
  • Akşam18:26
  • Yatsı19:55
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık