Adalet Yürüyüşü'ne büyük ayıp ve kışkırtma

Ana Sayfa » Ekonomi » Erdoğan'ı savunmak için ne diyeceklerini şaşırdılar

Erdoğan'ı savunmak için ne diyeceklerini şaşırdılar

'Hain' demek hakaret demek değilmiş!. Faiz indir tartışmaları, Başbakan Yardımcısı Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Başçı’nın ortaya atılan istifa iddialarına karşılık Gümrük Bakanı Nurettin Canikli ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası’nın politikalarını aşırı hassas bulduğunu söyledi. Canikli uygulanan politikaları “soğuk savaş dönemi politikalarına” benzetti. Canikli, Merkez Bankası yönetimine hıyanet diyen Erdoğan için, ''Amacı hakaret değil, her yiğidin yoğurt yiyişi farklı'' dedi.

 
5 Mart 2015 Perşembe 07:57 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'ı savunmak için ne diyeceklerini şaşırdılar

Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, faiz konusunda haftalardır süren Cumhurbaşkanlığı-Merkez Bankası tartışmalarında Tayyip Erdoğan’dan yana tavır aldı. Erdoğan’ın üslubunun sert olduğu iddialarına katılmayan Canikli, “Amacı hakaret değil, her yiğidin yoğurt yiyişi farklı” karşılığını verdi. Canikli, ekonomi yönetiminin ve merkez bankası’nın uyguladığı politikaların kötü niyetten değil, aşırı hassasiyetten kaynaklandığını savundu. Canikli, bu uygulamaları “Soğuk savaş dönemi politikalarına” benzetti. Canikli, “Şu anda faizin düşürülmesi gerekir. Bundan daha uygun bir ulusal ve uluslararası ekonomik ortam ancak 200 yılda bir gelir” dedi.Canikli, dün Ankara Hürriyet’in kahvaltısına katılarak son dönemde tartışılan ekonomi politikaları ve bakanlığın uygulamalarıyla ilgili soruları yanıtladı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın istifa ettiği yönündeki tartışmalara ilişkin Canikli, “Çok net söylüyorum Babacan istifa etmedi. Bakanlar Kurulu’na katıldı, ama hiç konu gündeme gelmedi. Herhangi bir anormallik yok. Bu konu hiç konuşulmadı” dedi. Canikli, Cumhurbaşkanı ile Merkez Bankası arasındaki faiz polemiğine ise şu sözlerle katıldı:

 

ENFLASYON TEHLİKESİ YOK

“Ekonomide, son bir yıldan beri yeni dönem başladı; Deflasyon dönemi. Talebin azaldığı, fiyatların ve faizin düştüğü dönem başladı. Türkiye’de ve dünyada enflasyon tehlikesi yok. Tehlike, büyümenin yavaşlaması ve ona bağlı sorunların ortaya çıkması. Enflasyonla mücadele hiçbir ülkenin ekonomi yönetiminin ajandasında yok. Bu dönemi tetikleyen bir diğer unsur petrol fiyatlarından düşüştür. Deflasyonist süreci kamçılayan, tetikleyen, ağırlaştıran bir gelişme petroldeki düşüş ve faizdeki düşüş. Reel faiz birçok ülkede negatif. Türkiye’nin bundan faydalanması gerekir. Türkiye’nin ekonomisine bu olumlu gelişmeyi yansıtacağı alan da faizlerin düşürülmesidir, başka birşey yok. Düşürülmesi mümkün olduğu halde ekonomiye zarar vermeyecek, dengeleri bozmayacak, makro göstergeleri olumsuz etkilemeyecek faiz düşüşü mümkün ve bu yapılmıyorsa kesinlikle bu ekonomiye yüktür.

KESİNLİKLE ART NİYET YOK

Merkez Bankası’nda tamamen kötü niyet, art niyet söz konusu değil. Öncekiler için de geçerli. Bu aşırı hassasiyet; ben ona hep ‘soğuk savaş dönemi Merkez Bankası politikaları’ diyorum. Ondan kurtulamadılar. Öyle birşey var ki biz düşürürsek dövize talep olur ve bu enflasyonla başka sıkıntıları beraberinde getirir diyorlar. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Cumhurbaşkanı hakaret etmiyor, düşüncesini söylüyor, tavrı öyle. Önceki dönemler için de söyledi. Gayet normal. Rakam vermek doğru değil ama düşürmek için hala marj var elimizde. 2003’ten beri Merkez Bankası bu hataları yaptı. Esas bedeli biz o zaman ödedik. Faiz düşerse enflasyon düşer. Birincisi kar marjları düştü. Yüzde 5-10 arasında kar marjı var. Faiz oranı yatırım kararları vermeleri için son derece önemli. Çok ciddi bir maliyet yaratıyor. Yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Böyle olunca fiyatları da etkiliyor.

Böyle konjonktör 100-200 yılda bir gelir

BAKAN Canikli faiz indiriminin enflasyonu arttırmayacağını net olarak söyleyebildiğini dile getirdi. Canikli şöyle konuştu: “Petroldeki düşüş nedeniyle bizim özellikle petrol üzerinden aldığımız şeylerde düşüş var. Şimdi dolayısıyla faizinin düşürülmesi gerekir. Faizin düşürülmesi için bundan daha uygun ulusal, uluslararası ekonomik ortam, konjonktür ancak 100-200 yılda bir gelir ya da gelmez. En uygun dönemdir. Bizde eski dönemden gelen alışkanlıklar, aşırı hassasiyetler var. Türkiye bu faiz düşürülmesi, dövize yönelmesi halinde çok ciddi denge bozulmasıyla karşı karşıya kaldığı için hala onun izleri, aşırı hassasiyetler bütün ekonomi yönetiminde etkisini sürdürmeye devam ediyor. Hala bundan kurtulamadılar. Bu yeni değil 2003’ten beri Merkez aynı hatayı yapıyor, yapmaya devam ediyor. 2003’ten itibaren faizin daha aşağı çekilmesi lazımdı. Çekilmediği için kur bir ara 2’nin altına kadar geriledi. Bu belli sektörleri ortadan kaldırdı.”

Kimseye kur garantisi vermedik

“BİZ dalgalı kur politikası uyguluyoruz. Kimseye kur garantisi vermedik” diyen Canikli Cumhurbaşkanı’nın tarzının, yöntemlerinin 12 yıldır aynı olduğunu belirtti. Canikli “12 yıldan beri programda taahhüt ettiğimiz ekonomik modeli uyguluyoruz, hiç sapma yok. Uygulayan hükümettir. Açık bir ekonomiden, açık politikadan taviz vermedik. Zaten başarının altında yatan etken sıkı maliye politikasıdır. Dolayısıyla uygulanan ekonomik model hükümetin bir politikasıdır. Biz bunları aylarca programı yazarken konuştuk, tartıştık. Ondan hiç sapılmadı, sapılmasına müsaade edilmedi. Biz geldiğimizde faiz daha yüksekti. Muhtemelen ilk düşen faiz olmuştur. Orada da Merkez o hıza ayak uyduramadı” dedi.

Yatırımcı kan ağlıyoruz diyor

FAİZ eleştirilerine tartışma olarak bakılmaması gerektiğini kaydeden Canikli “Cumhurbaşkanı da biliyor ki Merkez Bankası özerk. Kendi görüşünü, kanaatini söylemesine engel teşkil etmez. Ama hakikaten şu dönemde yatırımların artması gerekiyor. Daha çok istihdam üretmemiz gerekiyor. 1.5 milyon istihdam üretiyoruz ama yetmiyor. Esas problemimiz gizli işsizler. Cumhurbaşkanımıza yatırımcılar geliyor ‘faiz yüksek’ diye kan ağlıyorlar. Ne yapıyor bu defa yatırım yapmak yerine, daha kolay getirili, sabit getirili faize yöneliyor. Birkaç yerden vuruyor. Yatırıma gitmesi gereken kaynaklar yatırım dışı alanlara kayıyor. Hem de maliyetleri yükseltiyor. Cumhurbaşkanı o nedenle bu hassasiyetle haklı olarak düşüncesini, kanaatini söylüyor. Ekonomik dengeler bundan etkilenmez, reele bakar. Yatırımcı kendi parasını alıp almadığına bakar.”

 
5 Mart 2015 Perşembe 07:57 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık