İstanbul'da 2 patlama; 29 kayıp, 166 yaralı

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'dan yine sert açıklamalar

Erdoğan'dan yine sert açıklamalar

Türkiye genelinde 39 ilde özel sektör tarafından tamamlanan Hidroelektrik Santraller (HES) düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sert açıklamalar yaptı. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na isim vermeden, ''Aynı zat teröristleri arkadaşı olarak ilan etmişti. Beyefendi bir kazma kürek de sen eline al, orada sen de bir hendek açıver'' diyen Erdoğan, barış çağrısı yapan akademisyenlere ağır konuştu, isim vermeden Katliam ülkesi'' manşet atan Cumhuryet'İ eleştrdi. Erdoğan, küresel çevre örgütü olan Türkçe karşılığı ''Yeşil Barış'' anlamına gelen Greenpeace için de, ''Onların ki green pis'tir. Bizimkisi tam manasıyla yeşildir'' dedi.

 
14 Ocak 2016 Perşembe 11:56 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'dan yine sert açıklamalar

Erdoğan'ın konuşmasından satır başlıkları şöyle: 

GEZİ EYLEMLERİN HEDEFİ HES'LERDİ

Toplam yatırım tutarları 10 milyar doların üzerinde olan bu yatırımları gerçekleştirilmesinde sayın bakanımıza, firmalarımıza ve işadamlarımıza teşekkür ediyorum. Türkiye'nin enerji talebini karşılamak için bu yatırımları kesintisiz olarak sürdürmek mecburiyetindeyiz. Son yıllarda ülkemizdeki güven ve istikrar ortamına yönelik saldırılarından biri ilk hedeflerniden biri hep enerji yatırımları olmuştur. Gezi eylemlerinin hedefi HES inşaatlarının durdurulmasıydı. 17-25 Aralık'ta da bu yatırımları yapan işadamlarımız da aynı şekilde hedefteydi. Siz başka ülkelerde yatırım yapan işadamlarımızın hedef alındığını duydunuz mu?

SAYILARI AZ SESİ ÇOK ÇIKAN GÜRUH

Çünkü o ülkelerde bu tür eylemleri destekleyen siyasiler ve medya kuruluşları bulamazsınız. Ülkemizde bedeni bu topraklarda yaşayan ama ruhu bu milletin birikimine, değerlerine düşman sayısa az ama sesi çok çıkan bir kesim var. Bunlar her fırsatta içindeki kini yansıtıyorlar. Kendilerine akademisyen diyen bir grup, bir güruh çıkıp alenen terör örgütü yanında saf tutarak devletine ve milletine kin kustu. Bu barajların en büyük düşmanı hangi güruhtur biliyor musunuz? Bölücü terör örgütü ve onu destekleyen siyasetçiler, onu destekleyen akademisyenlerdir. Bu bildiriyi 150 bin akedemisyenden sadece bin 200'ü imzalamışsa da ortaya çıkan tablo üzücü. 

KURŞUN SIKANLA PROPOGANDA AYNI ŞEYDİR

Benim itirazım bu akademisyenlerin farklı düşünmelerine değildir. Elbette eleştirilere saygı duyarız. Kendilerine akademisyen diyen kitlenin tamamı yalandan, saptırmadan konuşan terör örgütünün dilini, üslubunu kamuoyuna dayatmasıdır. Terör örgütü adına elinize silah alıp, kurşun sıkmanızla onun propagandasını yapmak arasında hiçbir fark yoktur. Bu ülkenin birliğine beraberliğine karşı olan herkes bilsin ki, bizim karşımızdadır. Biz tüm etnik unsurlarla tek milletiz. 79 milyon olarak tek milletiz. Bu ülkede ikinci bir bayrak dalgalandırılamaz. Bayrağımız bu. rengi şehidimizin kanıdır, bağımsızlığın ifadesi olan hilali vardır, şehidimizin sembolü olan yıldızlarımız vardır.

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN ÜSTÜNDEKİ KANDIR

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Yeri geliyor canımız yanıyor. Kolay değil, şehitlerimiz toprağa düşüyor. Ama toprak şehitlerimizle vatan olmuştur. Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda, canı cananı bütün varlığımı alsın da hüda, etmesin beni tek vatanımdan dünyada cüda, diyen anlayış bizim anlayışımızdır. Bildiri imzalayanları hadi sineye çektik. Peki, kendi ülkesine yabancıları davet etmek neyin nesidir? Bu mandacı zihniyeti biz çok iyi tanıyoruz. 100 yıl önce bu topraklar düşman işgaline uğradığında aynı zihniyet benzer taleplerle arz-ı endam etmiştir. Milletimizin istiklaline ve istikbaline sahip çıkması sayesinde bu mandacı zihniyet hüsrana uğramıştır. 

BİZ SADECE ALLAH'IN HUZURUNDA EĞİLİRİZ

Hiçbir millet hendek siyasetine, barikata, bombalara rıza göstermez. Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde teröristler polis lojmanlarına, emniyet binalarına saldırdılar. Bombalı araç, roket ve silahlarla yapılan saldırıda 1 polisimiz, 5 vatandaşımız hayatımızı kaybetti. 39 vatandaşımız yaralandı. Şehit polisimize ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılara şifa temenni ediyorum. Bu saldırı dahi terörün karşısında haysiyetli duruş sergilemeyenlerin alçak, ahlaksız, karanlık gücünü göstermeye yeter. Biz sadece ve sadece Allah'ın huzurunda, rükuda eğiliriz, başka yerde asla. 

BUNLARIN VATAN MİLLET DİYE BİR MESELESİ YOK

Bunlar aydın değil karanlıktır. Bunların vatan diye bir meselesi yoktur. Bunların millet diye bir meselesi yoktur. bunlar sadece şu güzel ülkemizi, vatanımızı nasıl karıştırırız, bu milleti nasıl ikiliğe düşürürüz bunun gayreti içindedirler. Bu mesele kesinlikle demokrasi, hak ve özgürlükler, düşünce ve ifade hürriyeti meselesi değildir. Türkiye'nin bu konularda hiçbir eksiği yoktur. Bu mesele devletin ve milletin bekası meselesidir. Bu saldırılar karşısında gereken her türlü tedbiri almak bizim en başta gelen vazifemizdir. Devletin olmadığı yerde demokrasi, hak ve hürriyet olmaz. Sadece kaos, kan, gözyaşı olur. 

BUNLAR ÇÖZÜM SÜRECİNDEN ANLAMADI

Güvenlik kuvvetlerimizin sivillere zarar vermeme hasassiyetiyle hareket etmeleri bu bölgelerin terörden arınması faaliyetini yavaşlatıyor. Evler alttan birbirine tünellerle bağlıdır. Bitişik nizam evler var oralarda, bu evlerdeki benim Kürt kardeşim, evden çıkartılıyor, dağdaki teröristler buralara yerleşiyor. Devlet olarak bizim görevimiz can, mal güvenliğidir. Neslin korunması güvenlidir. Biz çözüm süreci derken demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik projesi dedik. Ama hiçbirinden bunlar anlamadı. Normal şartlarda 3-5 günde teröristlerden arındırabilecek operasyonlar bu hassasiyetle aylarca sürdürülebilir. Bu işi çözmedikten sonra da asla bu operasyonlar durmayacaktır, bunu da biliyoruz. 

BU ÜLKEYİ SÖZDE AYDINLARDAN İCAZET ALARAK MI YÖNETECEĞİZ?

780 bin km. karelik bu vatan topraklarının, 78 milyon vatandaşımızı bu bin 100 tane sözde aydınlardan icazet alarak mı yöneteceğiz? Biz izni ve görevi milletten aldık. Milletin bize verdiği yetkiyi kullanıyoruz. Sonuna kadar da kullanacağız. Burada vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğine duyduğumuz saygı var. Terör örgütü vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğine saldırıyor. Bunlar benim Kürt kardeşlerimin oradaki mahremiyetlerine saldırıyor. 6-8 Ekim olaylarında dağın siyasetteki temsilcisi eş başkan benim Kürt kardeşlerimi sokağa davet etmedi mi? Benim 50 tane Kürt kardeşim ölmedi mi? Bu 50 kişinin ölümüyle birlikte, 15 yaşındaki Yasin Börü'yü bir binanın üçüncü katından atmadı mı, üstünü çiğnemedi mi? Yasin Börü kurban eti dağıtıyordu. 

YARGI BU AKADEMİSYENLERE GEREKENİ YAPMALI

Biz bu ülkede 78 milyon vatan evladına hizmet verdik. 780 bin km. kareye hizmet verdik. 99 barajı görüyorsunuz. Bunlardan ülkemin dört bir yanında var. Bu bölücü terör ögrütü ve onların siyasetteki temsilcileri, özellikle Güneydoğu'da baraj yapılmasını istemiyorlar. Şu Ulusu Barajı ile çektiğimiz çileyi bir ben bilirim. Bunu yaparken yapmadıkları, etmedikleri şeyi bırakmadılar. Onlara rağmen yapacağız ve bitireceğiz. Onlar yıkar, biz yaparız, aramızdaki fark bu. Terör örgütünün yanında yer almak için o bildiriye imza atan sözde akademisyenler gibi ruhumuzdaki her türlü hasleti yitirmiş olmamız lazım, bu mümkün mü? Buradan ilgili kurumlarımıza sesleniyorum. Anayasamıza ve yasalarımıza göre açık suç teşkil eden bu ihanet karşısında anayasal ve yasal gerekenleri yapacaklarına inanıyorum. Buradan asla taviz verilemez. 

BUNLAR TERÖR ÖRGÜTÜNDEN ALDIĞI EMRİ YERİNE GETİRİYORLAR

Sadece bu sözde akademisyenlerin değil kimi siyasetçilerin de benzer tavırlar içinde olduklarını üzüntüyle görüyoruz. Terör örgütü güdümündeki siyasetçiler benim gözümde artık siyasetçi değil, terör örgütün bir maşasıdır. Şayet siyasetçi olsalardı, kendi görüşleri, iradeleri olur onu uygular ve ona göre hareket ederlerdi. Bunların tek yaptığı terör örgütünden aldıkları emirleri yerine getirmekten, Türkiye'ye husimet besleyen kim varsa ona yanaşmaktan ibarettir. Bu şekilde davranan siyasetçi olmaz. Başta genel başkanları olmak üzere bu ülkenin ana muhalefetini temsil eden siyasetçilerin ortaya koydukları tutumlar ve beyan ettiği ifadeler üzüntü vericidir. Ana muhalefet lideri bir televizyon programcısını dik duramadı diye eleştiriyor. O'na göre televizyon programcısı terör örgütünün propagandasına devam etmeliymiş, böyle diyor o genel başkan.

BEYEFENDİ BİR KAZMA KÜREK AL SEN DE HENDEK AÇ!

Aynı zat teröristleri arkadaşı olarak ilan etmişti. Beyefendi bir kazma kürek de sen eline al, orada sen de bir hendek açıver. Bu partinin kimi mensupları çatışmada yaralanan teröristeleri hastane ziyaretinden ilanlara kadar sergilemedik kepazelik bırakmadılar. Sultanahmet'te bir bomba patlıyor, bu genel başkan savcılığın koyduğu karara itiraz ediyor. Dünya medyası rahatsız edici görüntüleri servis etmemek konusunda hassasiyet göstermiştir. Ülkemizde hassasiyetin zerresini göremiyoruz. Fransa'daki saldırıyı manşetlerinden benim ülkemdeki bir gazete Fransa Çocuklarına Ağlıyor başlığıyla verdi. Fakat Sultanahmet'teki olayı 'Katliam ülkesi' olarak sunması bizi şaşırtmıyor. Böyle bir şey olabilir mi? Sen bu ülkenin bir yayın organısın ve benim ülkemi katliam ülkesi olarak sürmanşetten veriyorsun. 

BUNDAN SONRA BİZE KİMSE İNSAN HAKLARINDAN BAHSETMESİN

Avrupa basın yayın kuruluşlarının Paris ve İstanbul saldırıları karşısında sergiledikleri çifte standartı da gördük. Bundan sonra kimse bizim karşımıza insan hakları, ilkeli tutum gibi argümanlarla gelmesin. Esasen Paris'te ölenlerin hakları İstanbul'da ölenlerin haklarını aynı görmeyen bu zihniyete sayısız defa şahit olduk. Bu ikiyüzlü tavır ne ilktir ne de son olacaktır. Bu utanç verici çifte standart insanlık tarihine kara bir leke olarak kaydedilecektir. Suriye'de kaybolan hayatları görmeyenlerin İstanbul'daki manzara karşısında hassasiyet göstermelerini beklemenin çok fazla iyimserlik olduğunu biliyorum. 

HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMAKTAN YORULDUK ONLAR USANMADI

Biz hayal kırıklığına uğramaktan yorulduk ama onlar bu haksızlıktan usanmadılar.Bizim zalimin hasmı, mazlumun dostu olan bir milletiz. Biz 2,5 milyon değil daha fazla da olsa gelen mazlumlara bu topraklarda ev sahipliği yapmaya Ensar olarak görev yapmaya devam edeceğiz. Türkiye'nin bölgesel ve küresel etkilerle sıkıntılı bir dönemden geçtiğini biliyorum. İstikrar ve güven ortamına sımsıkı sarılmalıyız. 7 Haziran'ın kimlere nasıl cesaret verdiğini hep beraber gördük. 1 Kasım'da milletimiz istikrar ve güven ortamını tahkim etmiştir. 2015 yılı tüm zorluklara rağmen kayıp bir yıl olmamıştır. 

ELBETTE BU SORUNLAR İLANİHAYE DEVAM EDECEK DEĞİLDİR

Geçtimiz yıl yaşadığımız en ciddi olumsuzluk ihracatımız düşmesidir. Tüm bunlara karşı dış ticaret açığımızın yüzde 22,2 azalmış olmasını önemli bir kazanım olarak görüyorum. Otomotiv ve konut satışı gibi önemli verilerimizin tamamında ilerleme kaydetmiş durumdayız. Biz Türkiye'nin büyüdüğünü, geliştiğini söylerken kendi kendimizi kandırmıyoruz. 2002-2014 arasında dünya dış ticaret hacmi 2,9 katına çıkarken Türkiye'nin 4,6 katına yükselmiştir. Türkiye büyümesinden, kalkınmasından taviz vermemiştir, vermeyecektir. Bölgemizde yaşanan sorunlar ilanihaye devam edecek değildir. Rusya'nın anlamsız ve bizden ziyade kendisine zarar veren tutumu karşısında ihracatçılarımız hemen diğer pazarlara yöneldiler. 

BU MİLLET TAŞI SIKAR SUYUNU ÇIKARIR

Azmettiği zaman bu millet taşı sıkar, suyunu çıkarır. Bundan hiç endişem yok. Dünyanın neresine gidersek gidelim mutlaka Türk işadamlarımızla karşılaşıyoruz. İşadamlarımızı ben günümüzün Alperenleri, Akıncıları olarak görüyorum. Bu kardeşlerimiz sadece ticaret değil ülkemizin kültürünü, tarihini, medeniyetinin temsilcisi olarak hareket ediyorlar. Parayla birlikte gönül kazanmak için de çalışmayan işadamımız vazifesini eksik yapıyor demektir. Ülkemizin geleceği için çalışan, üreten işadamlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. 

BİZİMKİSİ YEŞİL ONLARINKİ GREEN PİSTİR!

Her kim ki bu milletin ve devletin geleceği için taş üstüne taş koyuyorsa Allah onlardan razı olsun. Her kim ki bu millete köstek oluyorsa onlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bunlar Greenpeaceciler bir araya gelirler, herşeyi yaparlar. Onların ki green pis'tir. Bizimkisi tam manasıyla yeşildir. Başkaları 'Kayseri'ye deniz getireceğiz' dediler ama getiremedi. Ama biz Kayseri'ye denizi Yabula Barajı ile getirdik. Bu santrallerin hayırlı olmasını diliyorum. 

 
14 Ocak 2016 Perşembe 11:56 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
14
9
5
0
32
2
Beşiktaş
14
9
5
0
32
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
14
7
3
4
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Gençlerbirliği
14
4
7
3
19
8
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Kasımpaşa
14
4
3
7
15
14
Alanyaspor
13
4
2
7
14
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
14
2
4
8
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:29
  • Öğlen12:26
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:38
 
Tarihte Bugün
1816 - Indiana 19.cu eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1901 - İlk masa tenisi turnuvası Birleşik Krallık'ta düzenlendi.
1927 - Doğu illerinde Birinci Genel Müfettişlik kurulmasına karar verildi; müfettişliğe İbrahim Tali Bey (Öngören) atandı.
1928 - İkinci İktisat Şûrası toplandı.
1931 - Westminster Tüzüğü 1931 ile Birleşik Krallık dominyonlarına kendini yönetme hakkı verildi.
1936 - VII. Edward tahttan çekildiğini açıkladı.
1937 - II. İtalya-Habeşistan Savaşı: İtalya Milletler Cemiyeti'nden çekildi.
1941 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini'nin açıklamasıyla Almanya ve İtalya, Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.
1946 - Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) kuruldu.
1949 - Birleşmiş Milletler, Filistinli mültecilerin kendi topraklarına dönme hakkını kabul etti.
1952 - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda ilk uygulama: Telif hakkı Yelpaze mecmuasına ait olan bir resimli romanı yayınlayan Hürriyet gazetesi aleyhine dava açıldı.
1962 - Türkiye'de Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kuruldu.
1962 - Kanada'da son kez bir mahkuma idam cezası uygulandı.
1964 - Che Guevara, New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda bir konuşma yaptı. Konuşma sırasında binaya dışarıdan havanla ateş edildi, faili bulunamadı.
1971 - İstanbul Televizyonu yayınlarını haftada iki günden dört güne çıkardı.
1972 - Genişletilmiş Komuta Konseyi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Demokrat Parti'lilerin siyasi haklarının iadesine karşı olduğunu açıkladı.
1976 - Ankara Üniversitesi süresiz kapatıldı.
1976 - İstanbul'da Bebek Maksim Gazinosu yandı.
1977 - Yerel seçimler sonuçları: CHP 715, Adalet Partisi 710, MHP 58, Milli Selamet Partisi 46, Cumhuriyetçi Güven Partisi 7 ve bağımsızlar 171 belediye başkanlığı kazandılar.
1987 - Necatigil Şiir Ödülü Ahmet Oktay'a verildi. Şair ödülü, 'Yol Üstünde Semender' adlı yapıtıyla aldı.
1991 - Avrupa Birliği ülkeleri, 1999'un para birliği için son tarih olacağını açıkladı.
1993 - Türkiye'nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar Yücel Bağdat'ta aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit oldu.
1994 - Başbakan Tansu Çiller "Ne mutlu Türkiye vatandaşıyım diyene" dedi.
1994 - Tek yanlı olarak bağımsızlığını ilan eden Çeçenistan'a Sovyetler Birliği yüzlerce tank ve askerle girdi.
1997 - Susurluk olayı nedeniyle DYP milletvekilleri Mehmet Ağar ve Sedat Bucak'ın dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1997 - Kyoto Protokolü imzaya açıldı
1999 - Avrupa Birliği Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sona erdi. Sonuç belgesinde Türkiye'nin "adaylığı kesinleşti."
2001 - Çin Halk Cumhuriyeti, Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı.
2002 - Amerikan Temsilciler Meclisi ve Senatosu, istihbarat faaliyetlerinin eşgüdümünün daha iyi sağlanabilmesi için iç istihbarat örgütü kurulmasını tavsiye etti.
2004 - İstanbul Modern Sanat Müzesi açıldı.
2009 - Demokratik Toplum Partisi, Anayasa mahkemesi kararıyla kapatıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
10.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu051011212730
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık