SEÇMEN ADRESİNİ SORGULAMAK İÇİN TIKLA

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Erdoğan'dan yine gerilim siyaseti

Erdoğan'dan yine gerilim siyaseti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 14. Muhtarlar toplantısında konuştu

 
4 Kasım 2015 Çarşamba 14:20 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'dan yine gerilim siyaseti

İşte Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yaptığı konuşmadan satır başları:

Ocak ayından bu yana sürdürdüğümüz muhtarlar toplantımızın 14’üncüsünde bir aradayız. Ara vermeyeceğiz, devam…

Yönetim organizasyonunun en tepesinde yer alan cumhurbaşkanımız ile bu yapının tabanını oluşturan muhtarlarımızla bağ ne kadar güçlü olursa Türkiye için o kadar hayırlı olur. Muhtarlarımızın görüşleri, değerlendirmeleri bizim için çok önemlidir.

Tabi bu durumdan rahatsızlık duyanların olduğunu da özellikle bilmenizi istiyorum. Bunları biliyorum, görüyorum. Osmanlı’nın son, cumhuriyetin son dönemlerinde Abdullah Cevdet gibi sözde aydınlar, kendileri gibi düşünmedikleri için milletlerini sevmediklerini açıkça ifade etmekten çekinmiyorlardı.

Bu milletin yerine başka ırk getirmek gibi ileri giden mankurtlara günümüzde de rastlıyoruz. Millete her türlü hakareti yapmayı kendilerine hak gören bu güruhun etki alanı hamdolsun giderek daralıyor. Biz tüm hayatımız boyunca halkımızla birlikte yürümeyi kendimize şiar edindik.

“TARİHİ BİR SEÇİM YAŞADIK ÜLKEMİZDE”

Geçtiğimiz Pazar günü tarihi bir seçim yaşadık ülkemizde. Öncelikle bu seçimde oyunu kullanarak ülkesinin ve kendisinin geleceği için tercihte bulunan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Katılımın yüksek olması milletimizin iradesine sahip çıkışının göstergesidir. Seçim sonuçlarının ülkemiz milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan temelli ediyorum. Yeni seçilen veya bir kez daha seçilen vekillerimizi tebrik ediyorum. Meclis’te temsil edilen siyasi partilerimize başarılar diliyorum.

“SEÇİM SONUÇLARINI DOĞRU DEĞERLENDİREMEDİKLERİNİ GÖRDÜK”

1 Kasım seçimleri, 7 haziran seçimlerinin tekrarı mahiyetinde bir erken seçimdi. 7 Haziran seçimleri Türkiye’nin uzun yıllardır alışık olmadığı bir Meclis tablosu ortaya çıkardı. Türkiye 2002 Kasım ayından beri ilk defa, bir siyasi partinin tek başına hükümet kuramadığı tabloyla karşı karşıya kaldı. 7 Haziran seçimlerinin öncesinden başlayarak 1 Kasım’a kadar geçen süreçte, bir kısım partilerin ülkenin güven ortamını tehdit eden söylemlerini hep birlikte takip ettik. Sizler de izlediniz, ben de izledim. Açıkçası, Meclis’te temsil edilen siyasi partilerin çoğunun, 7 Haziran seçim sonuçlarını doğru değerlendiremediklerini gördük.

“SİYASET MÜHENDİSLİĞİ PROJELERİ PARTİLERE VE MİLLETE ADETA DAYATILMAYA ÇALIŞILDI”

Yüzde 60’lık blok söylemiyle başlayan, rövanşist anlayışla tırmandıran söylemler Türkiye’yi zorlu bir imtihanla baş baka bıraktı. Masa başında tasarlanan suni ve hayata geçirilmesi mümkün olmayan siyaset mühendisliği projeleri partilere ve millete adeta dayatılmaya çalışıldı. Bölücü terör örgütü ve sırtını ona dayadığını açıkça ifade eden bir parti, Türkiye’yi yeniden kanın gözyaşının hakim olduğu günlere dönmek için var gücüyle çalıştı.

“MUHTARLAR OLARAK ÇILGINA DÖNMEZ MİSİNİZ?”

Siz muhtarlar olarak, sizin üstünüzde belediye başkanları olarak caddelerin, sokakların, kanal açılmak suretiyle yaşanılmaz hale getirilmesini nasıl değerlendirirsiniz? Muhtarlar olarak çılgına dönmez misiniz? Bu ihanet, bunlar ihanet şebekesi. Benim huzur içinde yaşayacağım sokağa belediye bir kanal açacaksa, bunu ya içme suyu kanalı olarak açar, ya atık su kanalı açar veyahut da TEDAŞ gibi altyapı için kanal açar, arkasından kapatırlar.

“HİZMET ALIMI SURETİYLE KENDİ YANDAŞLARINA İŞ VERDİLER”

Ama bunlar tam aksine, bunun için değil oralara güvenlik güçleri giremesin, vatandaş rahat hareket edemesin diye bu tür kanallar açıldı. Bunu belediyelerin iş makinalarıyla yaptılar. Kapatmayı neyle yaptılar? Hizmet alımı suretiyle kendi yandaşlarına iş verdiler, parayı da ora vasıtasıyla terör örgütüne aktardılar. Bütün bunlar takip ediliyor, içişleri bakanlığımız müfettişleriyle takip ediliyor. Gereği yapılacak bunların.

Paralel devlet adını verdiğimiz şer şebekesi, tüm imkanlarını Türkiye’nin kazanımlarına saldırmak için hareket etti. Kendilerini ülkemiz medyasının amiral gemisi olarak görenler de bölücü ve paralel örgütlerin bu ihanetine ortak oldular, destek verdiler. İş çevrelerinden bir grup da maalesef bu koroya katıldı. Burada toplantılar yapıyorum. Bir iş adamı şunu söyledi, güneydoğunun insanı. Ve 11 yıldır bekletilen bir yol işini almış. Aynen batıdaki gibi, bizim beton asfalt dediğimiz ki uzun yıllara sari dayanıklılığı olan, üstüne asfaltın atıldığı yol yapacak. 11 yıldır bu iş sürüyor. Ben dedi ihaleyi aldım orayı yapıyorum ve yanımda çalışanların hepsi oradaki iki tane ilçenin, benim Kürt kardeşlerim onlar çalışıyor. Tehdit ediyorlar, şu kadar patronunuz para verecek, vergi verecek. Vermediği takdirde burası yakılır. Verilmediği için 20 adet iş makinası ve kamyonunu yakıyorlar. Şantiye şefinin de taksitle aldığı otomobili de yakıyorlar. Yahu bende kürdüm diyor, biz hayırlı bir iş yapıyoruz. Buralar kazalarla yaşadığımız yoldu, batıdaki yol yapıyoruz. Yapmayın etmeyin demesine rağmen onun da aracını yakıyorlar.

“BİZ HİZMETTEN BAŞKA BİR ŞEY DÜŞÜNMEDİK”

Bunun faturasını hükümete şahsıma kesmek gibi olağanüstü gayret içine girdiler. Ne dediler? Katil devlet, katil saray. Biz hizmetten başka bir şey düşünmedik. Bütün derdimiz bizim bu ülkede hizmet oldu. Biz bir şey söyledik. Bugün gelişmiş ülkelerde, batı dünyasında ne varsa, benim ülkemde de o olacak dedim. Ülkemde de batıda ne varsa doğuda da o olacak dedik.

“TÜRKİYE'NİN YAŞADIĞI SIKINTILI DURUM KARŞISINDA SESSİZ KALMAM DÜŞÜNÜLEMEZDİ”

Maalesef yalanın, iftiranın, kibrin, terbiyesizliğin, uzlaşmazlığın her çeşidinin sergilendiği bu karmaşık süreç milletimizi gerçekten çok rahatsız etti. Sadece içerde fitne ateşini körüklemekle yetinmediler, yurtdışında da kampanya organize ettiler. Bir yanda ülkemizi ziyaret eden Merkel’e gelme çağrısı yaparken, öte yandan akademisyenleri gazetecileri toplayıp bildiriler yayınlattılar. Onlar da bu işin aslı bu mu diye sorma nezaketini göstermediler. Yani Türkiye’yi tanımadan uzattıkları kağıda imza attılar. Türkiye’nin yaşadığı bu sıkıntılı durum karşısında, benim seyirci olmam, bir kenarda beklemem, sessiz kalmam düşünülemezdi. Hatta hatırlarsanız 10 Ağustos’tan önce ne demiştim? Alışılmış bir cumhurbaşkanı olmayacağım demiştim. Benim tarafım bellidir. Bazıları diyor ki tarafsız olman lazım. Tarafsız olmak hak konusundadır. Ama ben tarafım, kimden tarafım? Ben milletin tarafındayım.

“BEŞTEPE'NİN YOLUNU BİLMEYENLERLE YOLA GİDİLİR Mİ?”

Milletimin menfaati neyi gerektiriyorsa onu korumak zorundayım. Cumhurbaşkanı olarak Meclis çatısı altında bir koalisyon hükümeti kurulamaması üzerine, anayasanın bana verdiği yetkiye dayanarak Türkiye’yi yeniden seçime götürdüm. Şöyledir böyledir, cumhurbaşkanı taraf tutuyor, bilmem ne falan. Ben muhtarlarımıza bir şey söyledim. Beştepe’nin yolunu bilmeyenlerle yola gidilir mi? Biz bugüne kadar tüm sorunlarımızın çözüm adresi olarak milleti, milli iradeyi gören bir anlayışa sahibiz. Çözümün içerde ve dışardaki güç odaklarında, terörde, kaosta değil millette aranmasını istedik. Bak hemen anında milletin iradesi tecelli etti, işi bitirdi.

Hamd olsun milletimiz bizi mahcup etmedi. Bir kez daha kendisine olan güvenimizi itimadımızı teyit etti. Biz milletin tercihlerine hep saygı gösterdik, bundan sonra da devam edeceğiz. Türkiye Gezi olaylarıyla ilk kıvılcımı çakılan, 17-25 Aralık darbe girişimiyle bir adım öteye taşınan, bölücü terörle daha da tırmandırılan zor bir dönemi artık geride bırakıyor. Tüm zamanımızı enerjimizi 2023 hedeflerimize, bölgedeki sorunların çözümüne, büyük ve güçlü yeni Türkiye vizyonumuza tekzif edeceğiz.

“MİLLETİMİZ 1 KASIM'DA BEN KOALİSYON İSTEMİYORUM MESAJI VERDİ”

Uzlaşmaya varmak yerine kendi hesapları doğrultusunda hareket eden partilere, milletimiz bu politikaları onaylamadığını gösterdi. Tabi bu iş burada bitmedi, bitmez. Milletimiz 1 Kasım’da ben koalisyon istemiyorum mesajını verdi. Yine milletimiz, terör örgütlerinin yöntemlerini benimseyenlere bu yolun yanlış olduğunu ifade etti. Taşkınlıklara yönelenler milletimiz tarafından bir kez daha seçim sandığı marifetiyle ikaz edildi, uyarıldı. Bundan daha güzel yol olur mu? Silahlarla değil, yolları kazmakla değil.

 

 
4 Kasım 2015 Çarşamba 14:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
21
14
5
2
47
2
Başakşehir
21
12
7
2
43
3
Galatasaray
21
12
4
5
40
4
Fenerbahçe
21
10
7
4
37
5
Antalyaspor
21
10
5
6
35
6
Trabzonspor
21
9
4
8
31
7
Osmanlıspor FK
21
7
9
5
30
8
Konyaspor
21
7
7
7
28
9
Bursaspor
21
8
4
9
28
10
K.D.Ç. Karabük
21
8
3
10
27
11
Gençlerbirliği
20
6
8
6
26
12
Kasımpaşa
21
7
4
10
25
13
Akhisar Bld.
21
6
6
9
24
14
Alanyaspor
21
6
4
11
22
15
Kayserispor
21
6
4
11
22
16
Ç. Rizespor
21
5
5
11
20
17
Adanaspor
21
4
5
12
17
18
Gaziantepspor
20
4
3
13
15
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:19
  • Güneş07:00
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:47
  • Akşam18:10
  • Yatsı19:40
 
Tarihte Bugün
1431 - Joan of Arc'ın (Jan Dark) yargılanma süreci başladı.
1440 - Prusya Konfederasyonu oluşturuldu.
1613 - I. Mikhail Rus çarı oldu.
1842 - John J. Greenough, dikiş makinesinin patentini aldı.
1848 - Karl Marx, Komünist Manifesto kitabını yayımladı.
1885 - Washington Anıtı tamamlandı.
1925 - Ünlü ABD dergisi The New Yorker'ın ilk sayısı çıktı.
1935 - Fransız misyonerlerinin işlettiği bazı okullar millileştirildi.
1939 - Türkiye, İspanya'daki Franco rejimini resmen tanıdı.
1953 - Francis Crick ve James D. Watson, DNA molekülünün yapısını keşfettiler.
1958 - Türkiye Profesyonel Futbol Ligi başladı: ilk maç İzmirspor-Beykoz arasında oynandı. İlk golü İzmirsporlu Özcan attı.
1960 - Fidel Castro, Küba'daki tüm işletmeleri devletleştirdi.
1963 - Eski Milli Birlik Komitesi üyelerinden Alparslan Türkeş ve Numan Esin sürgünden Türkiye'ye döndüler.
1964 - CHP Genel Başkanı ve Başbakan İsmet İnönü'ye suikast girişiminde bulunuldu. Olay yerinde yakalanan suikastçının herhangi bir örgüte mensup olmadığı, kendi başına hareket ettiği açıklandı.
1965 - Malcolm X (Malik El Şahbaz) , New York'da uğradığı bir suikast sonucu öldürüldü.
1970 - İsviçre havayollarına ait bir uçakta Zürih yakınlarında iken havada patlayan bomba sonucu 38 yolcu ve 9 mürettebat öldü.
1971 - Yaşar Kemal Türkiye İşçi Partisi'nden (TİP) istifa etti.
1972 - SSCB'nin insansız uzay aracı Luna 20 Ay yüzeyine indi.
1973 - Bir İsrail savaş uçağı, Libya havayollarına ait bir yolcu uçağını Sina çölü üzerinde düşürdü: 108 kişi öldü.
1974 - Yaşar Kemal Türkiye Yazarlar Sendikası başkanlığına seçildi.
1974 - İsrail askeri birlikleri, Mısır ile varılan antlaşma uyarınca Süveyş Kanalının batısını tamamen boşalttılar.
1986 - Metallica 3. albümleri Master of Puppets'i çıkardı.
2001 - Türkiye kamuoyunda "Kara Çarşamba" olarak adlandırılan büyük bir ekonomik kriz patlak verdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
16.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu061028294753
 
On Numara
20.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04091215171926282932333540424546525559656976
 
Sayısal Loto
18.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021828333640
 
Şans Topu
15.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031112192409
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık