AKP'lilerden Kılıçdaroğlu'na tekbirli ölüm tehdidi

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'dan tehlikeli çağrı

Erdoğan'dan tehlikeli çağrı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün vatandaşlara çağrıda bulunarak “Halkımız kendi içindeki bölücü terör örgütü mensuplarını ayıklamak durumundadır. Gerekirse bunları güvenlik güçlerine haber vermelidir. Halkı kandırma yoluna gitmenin sınıra dayandığını artık herkes bilmelidir. Kimse artık bu yalanları yutmuyor. Kimin kim olduğunu gayet iyi biliyoruz” dedi. Daha önceki deneyimlerden yola çıkılarak çağrının, Kürt vatandaşları ya da birbiriyle husumeti olan insanları hedef yapabileceği, bazı vatandaşların kendilerini güvenlik gücü yerine koyabileceği ya da güneydoğuda bazı vatandaşları örgütün hedefine koyabileceği bir ortam ortaya çıkarabileceği kaygısı duyuluyor.

 
22 Ağustos 2015 Cumartesi 02:14 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'dan tehlikeli çağrı

Cuma namazını İstanbul, Altunizade’deki Hz. Ali Camisi’nde kılan Erdoğan, çıkışta şunları söyledi:

SÜRECİ BAŞLATAN BENİM

“Çözüm Süreci’ni başlatan benim. Demokratik açılım olarak bu süreci başlattık. Demokratik açılımdan sonra aldığımız mesafe ile bunu milli birlik ve kardeşlik projesine dönüştürdük. Yaptığımız bütün istişareler neticesinde, bu akil insanlar vesaire bu çalışmalarla, bunu Çözüm Süreci’yle taçlandıralım istedik. Buna ülkede karşı çıkanlar olduğu gibi, sahiplenenler de oldu. Güneydoğu’da halkımızın bunu sahiplendiğini çok açık net gördük. Bizim buradaki derdimiz neydi? Bir defa ülkede birliğin beraberliğin, bu ülkede Kürt, Türk, Çerkez, Roman vesaire 78 milyonun kardeş olduğu bir yapıyı tesis edilelim istedik. Bunlar benim başbakanlık dönemimde yürüyen süreçlerdir. Bütün bunlardan sonra gelinen nokta, biliyorsunuz 7 haziran seçimleri aslında bir umuttu. Ama öyle oldu ki, 7 Haziran seçimlerinden sonra, maalesef arzu edilmeyen çok çok çirkin olaylar, yani demokrasinin çok daha güçlü hale geleceği beklenirken, demokrasinin ülkemizde çok daha farklı bir şekilde taçlanacağı beklenirken, tam aksi olaylar oldu. Bunun öncesi sonrasında biliyorsunuz, 6-7- 8 Ekim olayları, aslında bu sürecin en talihsiz gelişmeleriydi. 50 vatandaşımız o zaman öldü ve burada bir şey dikkati acımasızca çekiyordu. Öldürülen Kürt vatandaşlarımızdı. Ama öldürenler de Kürt’tü. Manidardır. Peki sokaklara bunları çeken, davet eden kimdi? Buna baktığımız zaman da bölücü terör örgütünü arkasına alan bir siyasi partinin eşbaşkanı. Ve buna tabii bu ülkede yine bazı egemen güçler, ama medyada ama sermaye çevrelerinde, çok ciddi destekler verdiler. Alladılar pulladılar, zaman geldi eline saz verdiler. Ve bu ülkede bir farklı sürece doğru gidildi. İşte Diyarbakır’da 15 yaşındaki bir Yasin Börü, 3’üncü kattan atılmak suretiyle, üzerinden araba geçirilmek suretiyle, şehit edildi. Bunları yaşadık. Ama buna ülkemizdeki birçok siyasi partiler ses çıkarmadı. Sessiz kaldılar. Bu gerçekleri görmemezlikten geldiler.

SANCAK’A GEÇMİŞ OLSUN DİLEDİ

(Murat Sancak’a silahlı saldırı) Dün kendilerini aradım. Gerek Murat Bey ile gerek Ethem Bey ile görüşme yaptık. Tabi bu ülkede fikir hürriyetinden, özgürlüklerden bahsedenlerin aslında özgürlüklere tahammül edemeyişlerinin en güzel ifadesidir. Burada gerek Murat Bey’e yapılan saldırı, daha önce Star Medya Grubu’na yapılan saldırı bir şeyi gösteriyor. Kim ne kadar özgürlüklerden yana? Bu ortada. Bu malum bölücü terör örgütünden gücünü alan partinin başındakiler de yatıp kalkıp hep özgürlük diyor. Ama biz hiç onlarda bir özgürlük görmedik. Bu süreç içersinde zaten tehdit alıyorlardı. O olaydan sonra da ‘Biz sizin peşinizi bırakmayacağız’ diyorlardı. Onlar da bir şeye inanıyorlar. ‘Güneydoğu’da, Doğu’da şehit olan kardeşlerimizin canları bizden daha değersiz değil’ dediler. Bu çok çok anlamlı bir ifade. Medya kendi içersinde nasıl özgürlüklere sahip olduğunu da gösteriyor. Kimler bu olayla ilgili ne gibi başlıklar atmış, bunlar da çok çok manidar. Hep söylediğim, bu Paralel yapı’nın yayın organlarına bakın, onların birbiriyle dayanışma halinde oldukları yayın organlarının yayınlarına bakın, burada da basın özgürlüğü noktasında onların da havalarını, tavırlarını görüyoruz. Ama inanıyorum ki milletimiz bunları gayet güzel teftik edecektir.” 

Yakıyorlar... Dertleri  biz bu ülkeyi nasıl böleriz

DAHA dün Güneydoğu’da bir şantiyede 30 tane iş makinesi ateşe verildi. Bunlar kim için? Bu bölge için. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yapılan yatırımlar bunlar. Ama bunlar böyle bir şeyi dinliyor mu? Bunların bir defa, benim Güneydoğu’da yaşayan yurttaşımın dertleriyle dertlenmek diye bir dertleri yok. Yolmuş, havalimanıymış böyle bir dertleri yok. Bunların tek derdi var. Biz bu ülkeyi nasıl karıştırırız, sonunda biz bu ülkeyi nasıl böleriz. ‘Biz bölücü değiliz, bilmem ne değiliz’. Bunların hepsi yalan. A’dan Z’ye yalan. Tam manasıyla bölücüdürler, takiye yapıyorlar, kendilerini gizliyorlar. Maalesef bu ülkenin evlatlarını birbirine düşürmenin gayreti içerisindedirler. Bizler yapılan operasyonlarla bu adımları atıyoruz. Burada yeri geliyor, canımız çok yanıyor. Şehitlerimiz oluyor. Onların kanı yerde kalmayacak.

 

 

 

 

 
 
22 Ağustos 2015 Cumartesi 02:14 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1691 - II. Ahmet padişah oldu.
1868 - ABD'li mucit Latham C. Sholes, daktilonun patentini aldı.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi Paris'te kuruldu.
1920 - Çerkez Ethem, Yozgat'a girdi.
1939 - Hatay'ın Türkiye'ye katılmasına ilişkin antlaşma, Ankara'da imzalandı.
1950 - Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bankası kuruldu.
1954 - Türkiye, ilk kez katıldığı Dünya Futbol Kupası finallerinde Federal Almanya'ya yenilerek elendi.
1954 - İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığına seçilen Prof.Dr. Nüzhet Gökdoğan, ilk kadın dekan oldu.
1983 - Doğru Yol Partisi (DYP) kuruldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:20
  • Güneş04:42
  • Öğlen12:34
  • İkindi16:35
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık