Üniversiteye girişte tek sınav geliyor

Ana Sayfa » Siyaset » ERDOĞAN'DAN ORTAMI GEREBİLECEK ÇOK SERT AÇIKLAMA

ERDOĞAN'DAN ORTAMI GEREBİLECEK ÇOK SERT AÇIKLAMA

TARAFTARLARINA 'CÜRETKAR OLUN' ÇAĞRISI YAPTI: Başbakan Erdoğan Kızılcahamam'da konuştu: Alçakların şerefsizlerin cesareti kadar namusluların cesaretleri olmazsa o zaman kaybederiz. Onların omuzlarında milletin emaneti yok. Milletin sancağı yok. Biz hem sorumlu olmak, hem de elimizdeki sancağı muhafaza etmek hem de onlardan daha cüretkar olup saldırılarına göğüs görmek zorundayız.

 
3 Kasım 2013 Pazar 18:09 
Yorum YapYazdır
 
 
ERDOĞAN'DAN ORTAMI GEREBİLECEK ÇOK SERT AÇIKLAMA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AK Parti'nin Kızılcahamam’da düzenlenen 21. İstişare ve Değerlendirme kampının kapanış toplantısında konuştu. İşte Erdoğan’ın konuşmasındans satır başları:


Parti kurullarımızdan kongrelerimize kadar her fırsatta istişare kültürünü yaşatıyoruz. Çünkü biz temel ilke olarak her işimizde istişare etmeyi kendimize prensip edinmiş bir partiyiz. İstişarelerimizi kendi aramızda yapmakla yetinmiyoruz. Her görüşle, söyleyecek sözü olan herkesle bir araya geliyor, ülkenin istikametini şekillendirme mücadelesi veriyoruz. STK’larla, sendikalarla, konferanslarla, akil insanlar heyeti başta olmak üzere, yaptığımız görüşlerle, ortak aklı oluşturmanın rota belirlemenin çabasını sergiliyoruz.

Cumhuriyet ve demokrasi tarihimizde farklı kesimlere bu kadar kulak veren, gönlünü de açan bir başka hükümet olmamıştır. Her söz her görüş her öneri bizim için eşi bulunmaz değerdedir. Herkesin aynı şeyi düşündüğü bir dünya takdir edersiniz ki sıkıcı renksiz tek düze bir dünya olurdu. Bizim belli ilkelerimiz sınırlarımız var. Ama bu başkalarını dinlememize engel değildir. Bize oy vermeyenlerin de hukukunu savunmak için kendi aramızda istişarelerimizi artırarak sürdüreceğiz.

Yarın hicri yılbaşını kutlayacağız. Hicri 1435 yılına girerken bu yeni yılın milletimiz ülkemiz ve İslam coğrafyası için hayırlara vesilesi olması, özellikle mazlumlar için hicretin kapılarını aralamasını diliyorum. Miladi 680 yılında, hicri 10 muharrem 61 yılında Hazreti Hüseyin önce susuzluğa mahkum edilmiş ardından o mübarek insan hazreti peygamberin arşın küpelerinden biri olarak vasıflandırdığı Hazreti Hüseyin ve ailesi şehit edilmişti. Kardeşine kasteden herkes aziz Hazreti Hüseyin’in aziz hatırasını çiğnemiştir.

Sadece camilere değil başka dinlerin ibadet yerlerine yani insana kast eden, Hazreti Hüseyin’in ehlibeytin mesajlarını ayaklarının altına almıştır. Bugün yaşanan yeni Kerbela’lar yüreğimizi sızlatmaktadır. Suriye’de 130 binden fazla insan hayatını kaybetti. Şu anda 600 bini aşkın insan bizim ülkemizde sığınmacı olarak yaşıyor. Şam’daki Yezid kendi halkına ölüm gönderiyor.

Birileri bize susun konuşmayın diyor. Yahu kalsın diyor. Allah aşkına susarsak, görmezsek, yüreğimizde hissetmezsek yarın biz Hazreti Hüseyin’in yüzüne nasıl bakarız? Bizim her meselede safımız bellidir. Biz hiçbir zaman Yezidlerin tarafında olmadık. Bundan sonra da Hazreti Hüseyin’in yanında olacağız. Yaşadığımız acılar bir Şii ve Sünni çatışması değil. Mısır’da da kardeşin kardeşe kast ettiğini, katlettiğini görüyor, hak ve hukuk arayışlarının silahla karşılık bulduğuna üzülerek şahitlik ediyoruz. Bu Rabia işareti dünyanın her yerinde artık haksızlığa dur işaretidir. Bu Rabia işareti zulme baskıya ölümlere yeter işaretidir. Bu Rabia işareti dünyanın her yerinde darbeye dur işaretidir. Türkiye olarak safına bakmadan, inancına, diline, derisinin rengine bakmadan, özellikle de mezhebine bakmadan dünyanın her yerinde sadece hakkı savunmaya devam edeceğiz.

Biz bitaraf olamayız. Bitaraf olan bertaraf olur. Biz Türkiye olarak her zaman haklının hakkın yanında olduk. Defalarca ifade ettim. Eğer bugün Mısır’da oyları hiçe sayılan, kendilerine darbe yapılanlar olsaydı, Türkiye onların haklarını savunacaktı. Türkiye seçimle işbaşına gelmiş yöneticilerin sadece seçimle gönderilmesini savunur. Mersin’de Arslanköy’de 1947’deki seçimlerde hile yapılınca, sandığa kapanıp ‘sandık namusumuzdur’ diyen kadınlar bize miras bıraktılar. Dünyanın her ülkesinde sandık namustur. Ama egemen güçlerin benim istediğim yer namustur demeleri bize yol çizmemelidir.

Bugün 11. Yılımızın yıl dönümü.  Hamdolsun işte o gün göreve geldik, merkez bankamızın rezervi 27.5 milyar dolardı. Şimdi 134 milyar dolara yükseldi. Nereden nereye? Şu anda IMF’ye borcumuz yok. Tam aksine 5 milyar dolar borç vermek üzere imza attık. 11’nci yıl dönümü vesilesiyle bu harekete gönül omuz vermiş tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Ebediyete uğurladığımız kardeşlerime Allahtan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar niyaz ediyorum. 3 Kasım seçimlerinin 11’nci yıl dönümünde 30 Mart seçimlerine hazırlanıyoruz. Genel başkan yardımcılarımızdan bakanlarımıza, kadın kollarından gençlik kollarına, her kademedeki kardeşimin yol arkadaşımın buraya dikkatini çekmek istiyorum. Biz 3 Kasım 2002’de milletin emanetini omuzladık. Biz menzile varmakla mükellef değiliz. Ama menzile giden yolda çok ama çok dikkatli olmak, o sancağı da çok iyi kavramak zorundayız. En küçük bir rehavet en küçük bir gevşeme Türkiye’nin eski Türkiye’ye rücu etmesine sebep olabilir.

Ankara çalışıyor genel merkez çalışıyor diyerek ihmal bataklığına saplanan, 3 Kasım 2002’deki emanete kast etmişlerdir. Eğer sen yoksan bir eksiğiz. Her kademedeki arkadaşım genel başkandan sandık müşahidine kadar bu teşkilat içinde en kritik noktadadır. Onların görevi yakıp yıkmak, bizim görevimiz ise daha fazlasını yapmak. Onlar kışkırtmada o kadar yürekliyse, biz birleştirmede o kadar yürekli olmak zorundayız.

Alçakların şerefsizlerin cesareti kadar namusluların cesaretleri olmazsa o zaman kaybederiz. Onların omuzlarında milletin emaneti yok. Milletin sancağı yok. Biz hem sorumlu olmak, hem de elimizdeki sancağı muhafaza etmek hem de onlardan daha cüretkar olup saldırılarına göğüs görmek zorundayız. Onlar teröre taşa molotofa yağmacılığa başvursa bile biz hukuk içinde kalmak, ağır başlı olmak ama aynı zamanda da cesur olmak zorundayız. Vurarak olmaz. Hatta defansta kalarak olmaz, biz ofansif olacağız.

 
3 Kasım 2013 Pazar 18:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Türk Dil Kurultayı toplandı. Yüzyıllar boyunca Türk diline giren yabancı kelimeler Türkçe'den arındırıldı. Dil Bayramı ilk kez kutlandı.
1938 - Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'nda hafif bir rahatsızlık atlattı.
1940 - Türk-Rumen Ticaret Antlaşması imzalandı.
1941 - II. Dünya Savaşı'nda Kiev Muharebesi sonuçlandı.
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; Bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1962 - Sağ eğilimli "Irkçı Türkler Derneği" kuruldu.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1971 - Yılmaz Güney, Altın Koza Film Festivali'nde tüm ödülleri aldı. Güney, Altın Koza ödülünü Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'na verdi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1984 - Çin ile İngiltere, Hong Kong'un 1997'de Çin kontrolüne geçmesi için anlaştılar.
1990 - Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) müsteşar yardımcısı Hiram Abas İstanbul'da Devrimci-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Jandarma Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'de operasyon düzenledi; 10 mahkum öldü. Ulucanlar operasyonuna katılan 161 jandarma görevlisinin yargılanması sürüyor.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:24
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:24
  • İkindi15:46
  • Akşam18:21
  • Yatsı19:49
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
25.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu06081115212223293334404243454849596770727678
 
Sayısal Loto
23.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu021931364248
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık