Genelkurmay Başkanı darbe sorularını yazılı yanıtladı

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'dan Öcalan'a çok olumlu yaklaşım!

Erdoğan'dan Öcalan'a çok olumlu yaklaşım!

Başbakan Erdoğan, Abdullah Öcalan'ın muktubunun okunduğu Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarıyla ilgili açıklama yaptı. Erdoğan, "Diyarbakır'daki mitingde Türk bayrağı olmalıydı. Türk bayrağının olmaması mesaja ters düşüyor" şeklinde konuştu.

 
22 Mart 2013 Cuma 07:53 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'dan Öcalan'a çok olumlu yaklaşım!

Recep Tayyip Erdoğan ile Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Başbakanlık Resmi Konutu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından düzenledikleri ortak basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Diyarbakır'daki nevruz kutlamalarında okunan mesajı nasıl değerlendirdiği ve bundan sonraki süreçten beklentilerinin neler olduğu şeklindeki soruya Başbakan Erdoğan, ''Doğrusu bu açıklamayı olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Çağrıyı, daveti olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Ancak aslolan tabii bu çağrının ötesinde uygulamadır. Uygulamada ne olacağı çok önemlidir'' yanıtını verdi.

Erdoğan, mesajdaki ifadelerin ne nedenli karşılık bulacağını en kısa zamanda görmeyi arzu ettiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

''Zaten uygulamaya geçtiği andan itibaren de Türkiye'de hava değişecektir. Bölgede hava değişecektir. Ben buna inanıyorum. Buradaki ifadelerde yatan birçok mesaj biliyorsunuz, aylardır, yıllardır söylediğimiz sözler. Silahlar bırakılmalıdır ve eyleme karışmış, karışmamış bunları tabii bizler şu anda bilemeyiz ama Habur'da bazı örneklerini yaşadık, ülkemizi terk etmeleridir. Ülkemizi terk etmeleri halinde de zaten bir sulhu sükun söz konusudur. O zaman bizim güvenlik güçlerimizin de zaten operasyon yapma gibi bir lüksü kesinlikle yoktur diye defaatle söyledik. Bu operasyonlarda zaten kendiliğinden biter. Ta ki bu tür eylemler olmasın.''

''Orada, bu çözüm süreci noktasında, bayrağımızı görmek isterdim''

Uygulamanın önemine dikkati çeken Erdoğan, ''Mesajlar büyük ölçüde bizim sürekli söylediğimiz mesajlarla örtüşüyor. Bunu da özellikle ifade etmem gerekiyor. Az önce de ifade ettiğim gibi doğrusu orada bu çözüm süreci noktasında bayrağımızı görmek isterdim. Görmek istediğim bu arzu, sadece Başbakan Tayyip Erdoğan'ın değil, inanıyorum ki milletimin bütünün arzusudur, 76 milyonun arzusudur. Bu tabii ciddi bir eksiklik olmuştur. Bunu da vurgulamadan kesinlikle geçemeyeceğim. Bunu bir şov olsun diye de söylemiyorum. Sadece bir gerçek tespit olsun diye söylüyorum'' değerlendirmesinde bulundu.

''STK'larmız koruyucu aile olayının içerisine bizzat girmeleri gerekir''


Başbakan Erdoğan, Hollanda'da koruyucu ailelere verilen Türk çocuklarına ilişkin soru üzerine, ''Hollanda'da malum bizim birçok STK'larımız var. Bu STK'lar koruyucu aile olayının içerisine bizzat girmeleri gerekir'' dedi.

Erdoğan şunları kaydetti:

''Koruyucu aile sisteminde o ailelerin veya o çocukların kendi kültürlerine, kendi değerlerine uygun ailelere verilmesi, bir Müslümansa Müslüman aileye verilmesi en uygun olanıdır. Bunun tercih edilmesi lazım. Bu konularda STK'ların devreye girmek suretiyle bunları sahiplenmeleri de onların sorumluluğudur. Yani bunu Hollanda hükümetine de bırakmamalı, yargısına bırakmamalıdır. Kendileri bu konuda devreye girmek suretiyle burada rol üstlenirlerse o zaman zaten Yunus vakaları olmayacaktır diye düşünüyorum.''

Erdoğan, bir konunun açıklığa kavuşturulmasında fayda olduğunu dile getirerek, ''Bu benim ülkemde de yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Yani bu cinsel tercih dediğimiz konu önem arz ediyor. Çünkü bir çocuğu teslim ettiğimiz aile genel ahlak kuralları açısından, halkının çoğu Müslüman olan veya İslam kültürü içerisindeki bir yaklaşım olarak söylüyorum; eşcinsel bir aileye bir çocuğun teslim edilmesi bir defa o toplumun kendi genel ahlak kurallarına terstir. Kendi inanç değerlerine terstir'' diye konuştu.

Emaneti ''emin ellere, sağlam ellere'' teslim etmek durumunda olduklarına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

''6 aylık bir çocuk böyle bir tercih yapamayacağına göre 'bu konuda tercih eden makam yargıdır' diye bakarsak bu ciddi bir yanlışa sevk edebilir. Bu konuda da yine devletler arasında bir çok anlaşmalar yapıldığı gibi bakanlıklar arasında da bu tür anlaşmalar yapılabilir. Bizde bugüne kadar yoktu ama ben son hükümetimde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını kurdum. Bunu kurmamın sebebi de aile kurumu çok kutsal bir kurumdur. Bu yapının çok güçlü tutulması lazımdır. Bu güçlü yapının kurulabilmesi için de bu yapıyla ilgili bakanlık ve karşıt bakanlık adalet bakanlığı ise bakanlıklarımız kendi aralarında görüşmek suretiyle, STK'larla işbirliği yapmak suretiyle bir adım atılırsa ne bu Hollanda'da sıkıntı meydana getiri ne de Türkiye'de sıkıntı getirir. Çünkü bizim aramızdaki güçlü münasebetleri bu tür kararlar veya uygulamalar zayıflatmamalıdır diye düşünüyorum.''

Erdoğan, Yunus A'nın öz ailesine iadesi konusunda Rutte'den söz alıp almadığına dair soruyu

"O tabii şu anda yargının tasarrufu altında. Şu anda yargının gündeminde. Temenni ediyoruz ki daha önce iki çocuğunu aileye nasıl verdiyse burada da bununla ilgili prosedür var. Örneğin dil gibi. Bu prosedür noktasında aile önce iki çocuk, biliyorsunuz 3 çocuktu bunlar, ikisi verildi. Böylece üçüncü çocuğun verilmesi gündeme gelebilir. Büyükelçim bu konuyu zaten yakından takip ediyor. Bizler aynı şekilde takip ediyoruz. Temenni ederiz ki kısa zamanda o da bir neticeye ulaşır'' sözleriyle yanıtladı.

Hollandalı bir gazetecinin ''Ülkesindeki hükümet partisinin, Türkiye'nin AB'ye üye olmasına karşı pek sıcak bakmamasını nasıl buluyorsunuz ve şu anda AB üyesi olmadığınız için sevinçli misiniz'' sorusuna Erdoğan, şu cevabı verdi:

''Ben sadece şunu biliyorum: Türkiye Cumhuriyeti'nin AB üyeliğine Hollanda'nın şu andaki yönetimi, hükümeti olumlu bakıyor. Bana bu ana kadar söylenen hep bu olmuştur. Doğrusu bu soru beni biraz şaşırttı. Hollanda da şu ana kadar bizim AB sürecimize hep olumlu yaklaşmıştır ve olumsuz yaklaşım şu ana kadar görmedim. Herhalde siz olumsuz bakıyorsunuz. Bir şeyi daha arkadaşımın bilmesini isterim. Biz müzakerelere Hollanda'nın dönem başkanlığında başladık.''

Bu arada Başbakan Erdoğan'ı korumakla görevlendirilen Hollanda polisleri arasında Türk kökenlilerin bulunması dikkati çekti.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Türkiye'nin dünyanın en hızlı gelişen ekonomilerden birisi olduğunu söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Hollanda Başbakanı Rutte, resmi ve heyetlerararası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Lahey'deki Başbakanlık resmi konutu Het Catshuis'te yapılan toplantıda konuşan Rutte, Hollanda'nın Türkiye'deki en büyük ikinci yatırımcı olduğunu ifade ederken, Türkiye'nin dünyanın en hızlı gelişen ekonomilerden birisi olduğunu belirtti.

Rutte, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi için Başbakan Erdoğan'la gerekli çalışmaları yaptıklarını söyledi.

Başbakan Erdoğan'la son günlerde medyada yer alan koruyucu ailelerin yanlarına yerleştirilen Türk çocukların durumunu da konuştuklarını dile getiren Rutte, çocukların en iyi bakımı hak ettiklerini söyledi.

Her zaman çocuğun refahını göz önünde tuttuklarına değinen Rutte, "Çocukların en iyi bakımı hak ettikleri kuşkusuz. Bu işin çıkış noktası da şu: Çocuk için en iyi çözüm nedir? Ebeveynlerin de çıkarı düşünülmeli fakat çocuğun çıkarı esas alınmalı. Koruyucu ailelere verilen çocuklar hakkındaki kararlar itinayla alınıyor. Çocuğun refahı gözününde bulundurularak incelemeler yapılıyor" dedi.

Ailelerinden alınan çocuklar konusunun Hollanda'nın sorumluluğunda olduğunu, bunun bakanlıklar düzeyinde görüşülmesine karşı olduğunu kaydeden Rutte, Müslüman koruyucu ailelerin sayısının çoğalmasını arzuladıklarını ifade etti.

"Hollanda Gençlik Koruma Bürosu, çocukların kültürel özelliklerine göre koruyucu aileler bulmaya çalışıyor" diyen Rutte, şöyle konuştu:

"Bakanlık düzeyinde bunun konuşulmasına karşıyım çünkü Hollanda'nın meselesi bu. Fakat birbirimize yaptıklarımızı çok iyi açıklamak gerektiğini düşünüyorum. Hollanda'da koruyucu aile düzenin nasıl çalıştığını anlatmaya çalıştım. Çocukların dini kökenlerinin de göz önünde bulundurmak istiyoruz fakat bazı dini gruplarda yeterince koruyucu aile olmadığından dolayı çocukların bu ailelere verilmesini sağlayamıyoruz. Eğer başka kökene sahip koruyucu aileler mesela Müslüman koruyucu aileler olursa bu sorun kendiliğinden çözülür."

Başbakan Rutte, 4 aylıkken koruyucu ailenin yanına yerleştirilen 9 yaşındaki Türk çocuğu Y.A'nın ailesine iade edilip edilmeyeceği yönündeki soruyu cevaplandırırken, "Hakim bütün değerlendirmeleri yaparak, dosyayı inceleyerek çocuğun şimdiki koruyucu ailede kalmasını daha uygun buldu. Durum bu" ifadelerini kullandı.

Çözüm süreci


Konuşmasında Türkiye'deki çözüm sürecine de değinen Rutte, "Öcalan'ın konuşmasını dinledik. Atılan ilk adım pozitif bir adımdı. Başbakana da iltifatlarda bulundum, bu adımları mümkün kıldığı için" diye konuştu.

Hollanda Başbakanı Rutte, "Öcalan'ın bugünkü çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz, bundan sonra ne beklemek gerekiyor?" sorusunu ise "Bunu pozitif bir adım olarak görüyorum. Bu adımla Öcalan'ın Türkiye'yle konuşmalarının devam etmesini ve Türk hükümetinin öncülüğünü çok pozitif karşılıyorum. Umut verici bir gelişme ve bu sürecin devamı için önemli" diye yanıtladı.

 
22 Mart 2013 Cuma 07:53 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:31
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:52
  • Yatsı21:49
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık