New York Times: Türkiye ile ABD çatışabilir

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'dan inanılmaz sözler

Erdoğan'dan inanılmaz sözler

Fransa dönüşü HDP'nin 1 Kasım çağrısını eleştiren Erdoğan "Sabrımızın da bir sınırı var. O sınır aşılırsa, olabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemem" dedi.

 
2 Kasım 2014 Pazar 12:29 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'dan inanılmaz sözler

Paris'e yaptığı günübirlik çalışma ziyaretinden dönerken uçakta gazetecilerle bir söyleşi gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, bir gazetecinin "Bir haftada 4 şehit verdik. Çözüm süreci işliyor olmasına rağmen HDP'nin farklı tavırlar sergilediği görülüyor. Sürece ilişkin söylemler neden şimdi değişmeye başladı?" sorusu üzerine HDP'nin sokağa çıkın çağrısına çok sert bir yanıt verdi.
"Sabrımı taşırmasınlar" diyen Erdoğan, "Her şeyin bir sabır noktası var. Biz çözüm sürecini başlatalı 5 yıl oldu. Önce 'açılım süreci' dedik, daha sonra 'milli birlik ve kardeşlik', şimdi de 'çözüm süreci' diyoruz. HDP sokağı çıkma çağrısı yapıyor. 'Şiddet için değil' diyorlar. O zaman ne diye sokağa döküyorsun? Miting yap. Sokağa çıkın deyince. Maskeni tak, sopanı al, molotof kokteylini al, belli dükkanları yak… Bu, o anlama geliyor. Güvenlik güçleri, vatandaş tedirgin. Onun için sabrın sınırı var diyorum. O sınır aşılırsa, olabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemem" şeklinde konuştu.
ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINDAN SATIRBAŞLARI;
'ORTADOĞU SONRADAN UYDURULMUŞ BİR İFADE'
FRANSA ULUSLARARASI İLİŞKİLER ENSTİTÜSÜ'NDEKİ KONUŞMANIZDA, SYKES-PİCOT ANTLAŞMASI'NI KASTEDEREK "ORTADOĞU'DA YÜZ YIL ÖNCE ÇİZİLEN SINIRLARIN DİKİŞLERİNİN PATLADIĞINI" SÖYLEDİNİZ. SONRA DİNLEYİCİLERDEN "TÜRKİYE'NİN DİKİŞLERİ PATLAYAN SINIRLARIN YERİNE ÇİZİLECEK YENİ SINIRLARI KABUL EDİP ETMEYECEĞİ" SORUSU GELDİ. BUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
Ortadoğu, sonradan uydurulmuş bir coğrafi ifade. Aslında bir yakındoğu var, bir de uzakdoğu. Ortadoğu aslında bir petrol havzasının ifadesi. Bu çerçevede Irak'ı üçe bölmeyi planladılar. Bir Kürdistan, Sünni Araplardan ve Türkmenlerden oluşan bir devlet, bir de Şia devleti olacaktı. Bu planlamayı kafalarında yaptılar. Ama ilk uygulamada gerçekleştiremediler. Sonra Maliki'nin başbakan olmasıyla ikinci girişim başladı. Maliki ordunun üst kademesini sadece Şii subaylardan oluşturdu. Ardından çoğunu cezaevlerinden salıverdiği sabıkalıların meydana getirdiği bir gerilla gücü kurma yoluna gitti. Şimdi yeni Irak Başbakanı (Haydar El İbadi) Irak'ı yeniden birleştirmek konusunda umut veriyor. Bakalım gerçekleştirebilecek mi? Baskın karakterli politikalar uygulamak yerine zamana yaymayı tercih ediyor olabilir. Mesela Cumhurbaşkanı yardımcılıklarında yetki sınıflandırması yapmadı.
"HALEP DE TEHLİKEDE"
BU ÇERÇEVEDE SURİYE'DEKİ GİDİŞATI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
Haritanın diğer parçası olan Suriye'ye gelince... Ülkede terör cirit atıyor. Ilımlılar (Özgür Suriye Ordusu-ÖSO) vatan savunması derdine düştü. Hollande, ÖSO konusunda Türkiye ile aynı çizgide olduklarını söyledi. Irak için de bizim çizgimizi paylaşıyorlar. Yani uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, güvenli bölge oluşturulması ve ılımlı muhaliflere eğitim ve donatım desteği sağlanmasını öngören planımızı destekliyorlar. Son gelişmelerle ilgili olarak ne yazık ki çok ciddi dezenformasyon var. Mesela Kobani konusunda Irak'ta Kürt Bölgesel Yönetimi 2 bin peşmerge göndermekten söz etti. Sonra sayı 500'e indi. PYD bunu da kabul etmedi. 90'a kadar inildi. Ek olarak araçları kullanacak şoförler ve muavinleri eklenecek, sayı aşağı-yukarı 150'ye çıkacaktı. 90 peşmergeyi biz uçaklarımızla Türkiye'ye getirdik. PYD buna da direndi. "Peşmergeler silahları bize versinler, Kuzey Irak'a dönsünler" diye tutturdular. Aslında dertleri orayı PYD dışındakilere kaptırmamak. Suriye'de şu anda Halep de tehlikede. Halep'i düşünmüyor ittifak güçleri, Kobani'yi düşünüyorlar... Suriye'nin kuzeyi dediğin zaman Halep'i anlarsın ama bunlar Halep'i bir kenara koymuşlar, varsa yoksa Kobani diyorlar. Kobani halkı zaten Türkiye'ye sığınmış durumda. Orada halihazırda sivil kalmadı. 1500- 2000 kadar silahlı kişi var. Kobani'dekilerin zaten hepsi geldi ve biz de kabul ettik. Kapıyı da kapatmadık. Ama Halep'te şu anda bir tarih yok oluyor. İnsanlar yarın orada aynı durumla karşı karşıya kalacak ve şu anda son mücadelelerini veriyor. Ve Hollande'a baktım, Halep'e yönelik çok hassas.
TÜRKİYE VE FRANSA AYNI ÇİZGİDE OLDUKLARI KONULARDA HAREKETE GEÇEBİLİR Mİ?
Bakın, aslında tehdit altında olan benim, yani Türkiye. Nitekim geçenlerde, vatandaşlarımızın can güvenliği için bir köyü boşaltmak durumunda kaldık. Dedikleriniz, ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla, o olmazsa NATO kararıyla sağlanabilir. Bana göre, 36'ncı Paralel'in üstü güvenli bölge ilan edilmeli. Neden? Çünkü, topraklarımızda 1.6 milyon sığınmacı var. O bölgede onlar için farklı planlamalar yapılabilir. Hatta altyapısıyla, üstyapısıyla yerleşim birimleri bile inşa edilebilir.
"MUSUL PETROLÜNÜ ESAD'A PEŞKEŞ ÇEKİYORLAR"
IRAK-SURİYE ÜSTÜNDEN BİR SINIR ÇİZİLMEYE ÇALIŞILIYOR DİYEBİLİR MİYİZ?
Çok farklı, çok karmaşık hesaplar olabilir. Bakın; DAİŞ (Cumhurbaşkanı Erdoğan IŞİD yerine bu ifadeyi kullandı) petrolünü kim alıyor? Esad yönetimi. Yani Musul petrolünü Esad'a peşkeş çekiyorlar. Suriye'de Esad'a karşı direniş başladığında sadece ÖSO vardı. Sonra terör örgütleri ortaya çıkmaya başladı. Şimdi bile ÖSO, aşağıyukarı 120 bin silahlı adamı olduğunu söylüyor. Ama iki sorunları var: Para, donatım ve dolayısıyla eğitim. Bunlar verilirse dengenin yeniden sağlanabileceğini ifade ediyorlar.
"KÖMÜR ÜRETİMİNİ ROBOTLAŞTIRMAK GEREK"
Kömür ocaklarında birkaç ay arayla iki facia yaşadık...
Soma'dan sonra her türlü tedbiri aldık. Ama iş tedbir almakla bitmiyor, insan faktörü de önemli. Mesela işveren az kazanıyorum bahanesiyle işçinin yemesinden içmesinden kısar, "Yemeği vermem evden getir, ocakta ye" derse, bu zulümdür. "Daha fazla bir şey yaparsanız, bu sektör ölür" diyorlar. O zaman sen de kömürü bırak, başka sektöre geç. Elini tutan mı var. Kömür üretimini robotlaştırmak gerekiyor. Bakın, Avrasya Tüneli'nde bir robot var. Günde 10 metre deliyor. Ayrıca taşı, toprağı toplayıp gönderiyor. İş güvenliği konusunda tedbirlerin yanı sıra duyarlılığın da artması gerekiyor.
"DİNLEDİKTEN SONRA BUNLARI NEREYE GÖNDERDİKLERİ ARAŞTIRILIYOR"
"TARİHİN EN UZUN MGK'SI" DİYE NİTELENEN SON MGK'DA "PARALEL YAPI" İLE İLGİLİ BİR SÜREÇ BELİRLENDİ Mİ?
Toplantı sonrasında yapılan açıklamada var zaten bu husus. Ülkemizin güvenliğini tehdit eden ve kamu düzenini bozan, legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten iç ve dış paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlar ile yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği açıkça belirtiliyor. Paralel yapı dediğimiz bu oluşum, Başbakanlığım dönemimde, çocuklarımdan kardeşlerime kadar benim tüm ailemi dinledi. Yetmedi, ofisimi dinledi. Böyle bir alçaklık olabilir mi? Bu yasadışı işlerle ilgili olarak elbette hukuki süreç başlayacak. Ama bugün bile aramızda bazı arkadaşlar acıma refleksine kapılıyorlar. Paralel yapının etik, ahlaki değerlerimizi yok etmesine sessiz mi kalınacak? Hukuk çerçevesinde, gereken her şey peyderpey yapılacak.
KONUNUN MGK'YA TAŞINMASININ 28 ŞUBAT'I ÇAĞRIŞTIRDIĞI YÖNÜNDEKİ İDDİALARA NE DİYORSUNUZ?
28 Şubat, antidemokratik çevrelerin demokratik yapılanmayı hedef aldığı bir girişimdi. Nitekim, meşru hükümeti zorla istifa ettirdiler. Şu anda ise böyle bir durum yok. Şimdiki Hadise, paralel yapının demokratik yapılanmayı hedef alma girişimleriyle; bir başka deyişle legal görünümlü bir illegal yapıyla mücadele meselesidir. MGK kararları, tavsiye kararlardır. O kararlar hükümete gönderilir. Sonra hükümet de Bakanlar Kurulu kararına dönüştürüp MGK Genel Sekreterliği'ne yönlendirecek. MGK Genel Sekreterliği de Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne işleyecek. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi 5 yılda bir yenilenir. Son olarak 2010'da yenilendi. Yani süresi 2015'te dolacak. Ama biz yakın tehdit nedeniyle 2014'te bu değişikliğin yapılmasını istedik. Gerekirse 2015'te yeni Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nde revizyonlar da yapılabilir. Daha önce de söyledim, bu kesimlerin, legal görünüm altında illegal bir yapılanma içinde olabileceklerini tahmin edemedik. Bu nedenledir ki yurtiçi ve yurtdışındaki eğitim faaliyetlerine, hatta ticari faaliyetlerine her türlü meşru desteği verdik. 134 ülkede okul açtılar. Sanıyorlar ki bunu kendileri başardı. Oysa gerek ben, gerekse bakanlarım gezilerimizde, ilgili ülkelerin hükümetlerinden destek rica ederek o okulların açılmasını sağladık. 13 üniversite açtılar, hiç engel çıkarmadık. Ticari faaliyetlerine yardımcı olduk. Ama süreç içerisinde, bunların aslında ihanet içinde oldukları ortaya çıktı. Başbakanlık ofisine koydukları böceklerin nereden alındığını bulduk. Şimdi dinledikten sonra bunları nereye gönderdikleri araştırılıyor
SON MGK 10.5 SAAT SÜRDÜ. BUNDAN SONRA HEP UZUN MU OLACAK?
Hayır. Toplantının uzun sürmesi, tamamen gündemin yoğunluğundan kaynaklandı. Irak, Suriye, Ortadoğu, Tunus ve Ukrayna seçimleri, Doğu Akdeniz'deki gelişmeler, Ege'deki gelişmeler... MGK'da önce sunum yapılır, sonra uzmanlar özel takdim yaparlar. Sonra müzakereye geçilir. Bu da toplantının uzamasını beraberinde getirdi.
"ABD'YE GEREKLİ DESTEĞİ VERDİK"
ÇÖZÜM SÜRECİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİNİZİ, HİÇBİR SAPMA OLMAYACAĞINI SÖYLEMENİZE RAĞMEN SÜRECİ TEHLİKEYE ATABİLECEK GİRİŞİMLERDEN VAZGEÇMEYENLER VAR. SON ÖRNEK, 1 KASIM'DA YİNE SOKAĞA ÇIKMA ÇAĞRILARI YAPILMASI. BİR BAŞKA NOKTA, KANDİL- ABD İLİŞKİLERİNİN SON DÖNEMDE GÜÇLENİYOR İZLENİMİ VERMESİ...
Çözüm süreciyle ilgili plan devam ediyor. Kobani'yle ilgili görüşlerimizi ABD'ye net olarak ifade ettik. Müttefik bir ülkenin, bizim terörle bağlantılı olduğunu düşündüğümüz bir gruba silah vermesini doğru bulmayacağımızı da söyledik. Ama akabinde C-130'larla oraya silah indireceksin; bunların bir bölümü PYD'ye gidecek, bir bölümü de dedikleri gibi yanlışlıkla da olsa DAİŞ'e... Bu konularda, ABD'de her birimin sözcüsünden farklı bir ses çıkıyor. Beyaz Saray sözcüsü bir şey söylüyor, Pentagon sözcüsü başka bir şey, Dışişleri sözcüsü daha başka bir şey, Ulusal Güvenlik Kurulu sözcüsü başka bir şey... Bazıları ABD'ye destek vermediğimizi iddia ediyor. Yalan. Gerekli desteği verdik. Ama biz bu desteği belirli kurallar çerçevesinde verir, NATO planlamasına göre yürürüz. Şunu da söyleyeyim, ABD'nin onlara verdiği silahların bedelinin çok üstündeki meblağları biz Türkiye'ye sığınan Kobanili Kürtlerin barınmaları, iaşeleri için harcıyoruz.
"AKLIMIN UCUNDAN BİLE GEÇİRMEK İSTEMEM"
SON BİR HAFTADA DÖRT ŞEHİT VERDİK. HDP'DE, "ÇÖZÜM SÜRECİ" DERKEN SÖYLEMLERİN DEĞİŞMEYE BAŞLAMASI GİBİ FARKLI TAVIRLAR GÖRÜLÜYOR... BUNLARI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
Her şeyin bir sabır noktası var. Biz bu süreci başlatalı 5 yıl oldu. Önce açılım süreci dedik, daha sonra milli birlik ve kardeşlik; şimdi de çözüm süreci diyoruz. HDP sokağa çıkma çağrısı yapıyor. Şiddet için değil diyorlar. O zaman niye sokağa döküyorsun? Miting yap. Sokağa çıkın deyince; maskeni tak, sopanı al, molotofkokteylini al, belli dükkânları yak... Bu, o demek. Güvenlik güçleri, vatandaş tedirgin. Onun için sabrın sınırı var diyorum. O sınır aşılırsa, olabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemem.

 
2 Kasım 2014 Pazar 12:29 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mustafa Önsel
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1679 - İngiltere Kralı II. Charles parlamentoyu feshetti.
1848 - Kaliforniya'da altın bulundu.
1921 - Ankara-Sivas demiryolunun inşasına ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi. Hattın inşası 1930 yılında tamamlandı.
1921 - Çerkez Ethem'in güçleri dağıtıldı.
1924 - Rusya'da St. Petersburg şehrinin adı, devrimci liderin (V.İ. Lenin) anısına Leningrad olarak değiştirildi.
1927 - Eczacılar ve eczaneler hakkında kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1927 - Alfred Hitchcock'un ilk filmi The Pleasure Garden Birleşik Krallık'ta gösterime girdi.
1935 - İlk kutu bira, Krueger Brewing Company tarafından Richmond, Virjinya'da (Amerika Birleşik Devletleri) satışa sunuldu.
1938 - İzmir Telefon Şirketi hükümetçe satın alındı.
1943 - II. Dünya Savaşı: Franklin D. Roosevelt ve Winston Churchill'in katıldığı Casablanca Konferansı sona erdi.
1946 - Birleşmiş Milletler, Uluslararası Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurdu.
1946 - Cumhuriyet Halk Partisi Sanat Ödülü'nü 35 Yaş şiiriyle Cahit Sıtkı Tarancı kazandı.
1949 - Behçet Kemal Çağlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden ve milletvekilliğinden istifa etti.
1955 - Zonguldak'ta, Ereğli Kömür İşletmelerine bağlı Gelik ocağındaki grizu patlamasında 52 madenci öldü, 19 madenci yaralandı.
1956 - Eskişehir Cezaevi'nde 388 mahkum ayaklandı.
1959 - İstanbul Küçükyalı'da Neşe Sineması çöktü; 37 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
1961 - Yassıada duruşmalarında Başsavcı Altay Ömer Egesel, Adnan Menderes'in idamını istedi.
1961 - Marilyn Monroe ile Arthur Miller boşandılar. Çift beş yıldır evliydi.
1963 - Çatalca'da kara saplanan trenle ilgili haber yapmak için 23 Ocak'ta gazetelerinden ayrılan Hürriyet gazetesi yazarı Yüksel Kasapbaşı ile foto muhabiri Abidin Behpur ve aracın sürücüsü Yüksel Öztürk'ün donmuş cesetleri, Çatalca yakınlarında bulundu.
1966 - Hindistan havayolları'na ait Boeing 707 tipi bir yolcu uçağı, Bombay-New York seferini yaparken İsviçre'nin Cenova kentine inmeye hazırlandığı sırada, Alp dağlarının Mont Blanc tepelerine çarparak düştü: 117 kişi öldü.
1967 - Üniversite öğrencileri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu'na karşı tutumu protesto ettiler. Ankara'da bir miting düzenlediler. Türkiye Milli Talebe Federasyonu 19 Ocak günü polis tarafından mühürlenmiş, 21 Ocak günü de beş yöneticisi tutuklanmıştı.
1972 - Mahir Çayan'a dedesinden kalan mirasa sıkıyönetim mahkemesi tarafından el konuldu.
1972 - İsmet İnönü "Siyasi suçlar için idam olmamalı" dedi ve sıkıyönetimin kaldırılmasını istedi.
1972 - Guam ormanlarında 2. Dünya Savaşı'ndan beri teslim olmamak için saklanan bir Japon askeri bulundu.
1978 - Sovyetler Birliği'ne ait nükleer reaktör taşıyan Cosmos 954 adlı uydu Dünya atmosferine girerken yanarak parçalandı, radyoaktif serpintileri Kanada'nın kuzeybatısına yayıldı. Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.
1980 - Başbakan Süleyman Demirel başkanlığındaki hükümetçe alınan ve 24 Ocak Kararları olarak bilinen ekonomik istikrar programı kamuoyuna açıklandı.
1983 - 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Cumhuriyet gazetesinin basımı, yayımı ve dağıtımını yasakladı. Nadir Nadi ve yazı işleri müdürü Okay Gönensin hakkında dava açıldı.
1984 - Macintosh bilgisayarlar piyasaya sürüldü.
1986 - Voyager 2 uydusu, Uranüs'ün 81.500 km yakınından geçti.
1989 - Seri katil Ted Bundy, 1978'de 12 yaşındaki Kimberley Leach'i kaçırıp öldürmek suçundan, Florida'da elektrikli sandalye ile idam edildi.
1993 - Milliyetçi Çalışma Partisi, adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirdi.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.
1994 - Türkiye'nin ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT-1, fırlatıldıktan 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü.
2001 - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, 4 koruması ve şoförü, uğradıkları silahlı saldırıda öldürüldü.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.
2006 - Kuveyt Parlamentosu, dokuz gün önce ölen Şeyh Cabir el Ahmed el Sabah'ın yerine geçen Emir Şeyh Saad el Abdullah'ı azletti. Parlamento, oybirliğiyle aldığı karara gerekçe olarak 75 yaşındaki Emir'in sağlık durumunun kötü olmasını gösterdi.
2006 - İran'ın güneybatısındaki Ahvaz kentinde meydana gelen iki patlamada 8 kişi öldü, 40'tan fazla kişi de yaralandı.
2008 - Gaziantep'te, terör örgütü El-Kaide'ye yönelik eş zamanlı on sekiz ayrı operasyonda bir polis şehit oldu, yedi polis ile bir vatandaş yaralandı. Operasyonda, dört kişi ölü ele geçirildi, on dokuz kişi gözaltına alındı.
41 - Caligula lakabıyla tanınan, zalimliği, despotluğu ve deliliği ile ünlü Roma İmparatoru Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus muhafızları tarafından öldürüldü.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
12
3
3
39
2
Galatasaray
18
12
2
4
38
3
Fenerbahçe
18
10
6
2
36
4
Beşiktaş
18
9
6
3
33
5
Trabzonspor
18
8
6
4
30
6
Kayserispor
18
8
6
4
30
7
Göztepe
18
9
3
6
30
8
Sivasspor
18
8
3
7
27
9
Bursaspor
18
7
4
7
25
10
Malatyaspor
18
6
5
7
23
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
18
5
5
8
20
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
18
5
3
10
18
15
Gençlerbirliği
18
4
5
9
17
16
Antalyaspor
18
4
5
9
17
17
Konyaspor
18
4
4
10
16
18
Karabükspor
18
2
3
13
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
22.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02030609121415171819202122262830424855617577
 
Sayısal Loto
20.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111319253540
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:46
  • Güneş07:31
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:19
  • Akşam17:36
  • Yatsı19:10
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık