Erdoğan-Trump görüşmesinde özür bilmecesi

Ana Sayfa » Siyaset » ERDOĞAN'DAN GÜLEN CEMAATİNE EN AĞIR SÖZLER

ERDOĞAN'DAN GÜLEN CEMAATİNE EN AĞIR SÖZLER

Büyükelçiler toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ve sonrasındaki gelişmeleri ''Türkiye'ye ihanet'' olarak nitelendirdi, sim vermeden Gülen cemaatini ''ihanet şebekesi'' olarak suçladı. eEDOĞAN, ''Türkiye’de 17 Aralık tarihinde başlayan süreç, yolsuzluk kılıfına gizlenmiş bir darbe girişimidir'' dedi.

 
15 Ocak 2014 Çarşamba 14:37 
Yorum YapYazdır
 
 
ERDOĞAN'DAN GÜLEN CEMAATİNE EN AĞIR SÖZLER

Erdoğan burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Altıncı Büyükelçiler Konferansının ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dışişleri Bakanlığımıza sayın bakan ve ekibine, geleneksel hale gelen bu güzel buluşmayı tertip ettikleri için şükranlarımı ifade ediyorum.

Altıncı Büyükelçiler Konferansı kapsamında istişarelerin gerek ülkemiz gerek görev yaptığınız ülkeler açısından, çok faydalı sonuçlar doğuracağına inanıyorum.

Burada birkaç önemli hususa dikkatlerinizi çekmek istiyorum. 2014’te birinci dünya savaşının yüzüncü yıl dönümünü idrak edeceğiz. Osmanlı Devleti bu savaşta en ağır insan ve toprak zaiyatını yaşamış, Mondros ve Sevr anlaşmalarıyla fiilen tarihe karışmıştı. Yüzüncü yıl dönümü vesilesiyle, birinci dünya savaşının çeşitli etkinliklerde değerlendirilecek olmasını ben şahsen çok önemsiyorum.

'İKİ ÖNEMLİ HUSUS VAR'

Bu savaştaki en önemli devlet olan Osmanlı’nın bakiyesi bir devletin büyükelçisi olarak etkinliklere katkı sunmanızı rica ediyorum. İki önemli husus var. Önümüzdeki yıl da 1915’in yüzüncü yılına ulaşacağız. 1915 olayları olarak bilinen hadiselerin de yüzüncü yıl etkinliklerine şahit olacağız. Ermeni diasporası 1915 olaylarını farklı ve tek yanlı aksettirmek, siyasi kampanyaya dönüştürmek için hazırlıklarını yapıyor. Bu kara propagandaya karşı dik duruş sergileyeceğiz.

‘BUGÜNÜ ANLAMAK TARİHİ İYİ OKUMAKTAN GEÇER’

Kökü olmayan, kökünü reddeden bir millet öz kimliğini de reddeder ve kimliksiz kalır. Tarihleri unutturulan milletler, köklerini unutmuş talihsiz milletlerdir. Bizde zaman zaman bu yönde girişimler olmuştur. Tarih farklı şekilde yazılmak istenmiş, unutturulmak istenmiştir. Bu aziz millet yalan söyleyen tarih karşısında aldananlardan olmadı. Bugünü anlamanın bugünü analiz etmenin özellikle de bugünün güncel sorunlarına çözüm bulmanın en önemli yollarından biri tarihi iyi okumaktan geçer.

‘YAKIN TARİHİ UNUTMAK CİNAYETTİR’

Evet Birinci Dünya Savaşı’nın askeri ve idari sonuçlarını iyi analiz etmeyen biri, bugünü anlayamaz, sağlıklı şekilde analiz edemez. Bizim dış politikamız, birinci dünya savaşı ve öncesi es geçilerek asla şekillendirilemez. Önceliği yok sayarak 1923’ü sıfır noktası almak mümkün değildir. Bizim asırlara sari bir tarihimiz var. İsimler değişmiştir, yapılar politikalar değişmiştir. Ama aynı millet aynı ruh aynı idealler değişmeden ilerlemiştir. Yakın tarihi unutturmak açık söylüyorum cinayettir.

Yakın tarihi inkar ederek bugünün meselelerine çıkış yolu bulamazsınız. Kendi toprağınızı bayrağınızı idrak edemezsiniz.

Bizim fiziki sınırlarımız Meriç’te bitiyor ancak tarihimiz Meriç’te biterse biz sağlıklı bir dış politikayı imar edemeyiz.

Her devletin egemenlik haklarına içişlerine sonsuz şekilde saygımız var. Dostlarımız komşularımız bizden ve bizim dostluğumuzdan sonsuza kadar emin olsunlar. Ancak fiziki sınırların içine, insani duyguları hapsedemeyiz. O mümkün değil. daha 100 yıl öncesine kadar aramızda sınırın olmadığı ülkelere karşı, bizim ecdad mezarlıklarımız ve şehitlerimiz, insan odaklı dış politikamızın sınırlarını çizmektedir.

‘ŞEHİTLİĞİMİZ BULUNAN HER ÜLKEYİ KARDEŞ OLARAK GÖRÜRÜZ’

Hiç kimse bundan farklı anlamlar çıkartmasın. Biz mezarlık ve şehitliklerin bulunduğu her ülkeyi kardeşimiz dostumuz olarak görürüz. Aynı şekilde bugün vatandaşlarımızın yaşadığı çalıştığı ülkeleri de kendimize yakın görürüz.

İşte birinci dünya savaşı ve öncesi bu bakımdan son derece önemlidir. Bize soruyorlar, Mısır ile Filistin ile, Somali, Myanmar’la, Balkanlarla neden bu kadar ilgilisiniz. Bize bunu soranlara biz şunu sormak zorundayız. Tersi mümkün mü?

Komşunuzun evinde yangın çıkmış, kardeşinizin evinde yangın çıkmış, siz evde oturup kahvenizi içip televizyon seyretmeye devam edebilir misiniz? Türkiye bunu geçmişte denemiştir ve tam anlamıyla başarısız olmuştur.

 

‘BİZ KASABA DEVLETİ DEĞİLİZ’

Ne kulp takarlarsa taksınlar. Büyük bir ülkenin onurlu büyükelçileri olarak ülkeyi ve milleti layıkıyla temsil etmek zorundayız. Biz kasaba devleti değiliz. Biz böyle bir milletin dünyadaki temsilcileri konumundayız. Dış politikada bizim saklımız gizlimiz yok. Gizli niyet ajandalarla değil ilkelerle hareket eden bir ülkeyiz. Dostun dostuyuz. Herkes de bizim dostluğumuzdan emin olsun. Şu anda hangi ülkeyle ilgileniyorsak tamamen ilkelerimizle hareket ediyoruz. Dostluk kardeşlik ekseninde adımlar atıyor vicdan ve adaletten yana tavır belirliyoruz. Bunun dışında hiçbir gayemiz yok.

 

‘17 ARALIK YOLSUZLUK KILIFINDA DARBE GİRİŞİMİ’

Son dönemde ülke içinde yaşanan hadiselerin iyi analiz edilmesi ve dünyaya doğru şekilde aktarılması hayati derece önem arz ediyor. Türkiye’de 17 Aralık tarihinde başlayan süreç, yolsuzluk kılıfına gizlenmiş bir darbe girişimidir.
17 Aralık süreci bir paket içinde birkaç hedefi vurmak istemiştir. Ambalajda yolsuzluk iftirası varken, paketin içinde demokrasiye siyasete çözüm süreci ve dış politikaya yönelikti.

 

‘ADETA DÜĞMEYE BASILMIŞ GİBİ…’

Daha da çıkacak yalnız onu da söyleyeyim. Daha da bitmedi. Adeta düğmeye basılmış gibi içerde ve dışarda operasyona destek veren kesimler var.

Gerek o malum örgüt ve müttefikleri şunu yapıyorlar. Ekonomiye ağır darbe vurmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin enerji politikalarını sabote etmeye çalışıyorlar. Dış politikada elimizi zayıflatmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin demokrasi yürüyüşünü engellemek istiyorlar.

Türkiye'nin demokrasi yürüyüşünü engellemek istiyorlar. Bu çabalar hainlikten başka bir şey değil. Burda operasyon milli hükümete, 76 milyona yapılan bir operasyondur. Burda nasıl oyunu bozduysak dışarda da siz bozacakasınız.

 

‘HEDEF HÜKÜMET DEĞİL TÜRKİYE’

Bu operasyonda hedef parti hükümet değil bir ülkedir. Hedef hükümet ya da parti değil Türkiye’dir.  Burada hiçbir arkadaşımın ihmalkar davranmaması gerekir. İlgili tüm mercilere bunları anlatmanız gerekir. Çünkü yaklaşım tarzları farklı.

 

‘HADLERİ DEĞİL’

Örneğin AB ülkelerinde, HSYK ile ilgili oturmuş bir sistem yokken, her ülke kendine ait bir düzenlemeye yaparken, Türkiye’nin HSYK düzenlemesi ile ilgili beyanatta bulunmak kimsenin haddi değildir.

‘BİZE YUTTURACAKLARI BİR ŞEY DEĞİL’

Oturmuş bir şey varsa ha bunu bilelim. Ama biz çalışmamızı yaparken A’dan Z’ye inceledik. Bir bakıyoruz ki oralarda seçilmişin ciddi manada etkisi var. AB’nin müktesebatına dair tespitler kusura bakmasınlar bize yutturacakları bir şey değil. Biraz okuma yazma biliyoruz. Türkiye’deki gerçek manzarayı muhataplarınıza doğruları anlatmanızı, bu ihanet operasyonunu bozmak için daha fazla gayret sarf etmenizi bekliyoruz.

 

DİNİ TERÖR

İhanet şebekeleri alçakça bir propaganda yürütüyor. Biz terörün ismine bakmayız, terör bizim için sadece terördür hepsine karşıyız. Yok El Kaide'ymiş, yok El Nusra'ymış... Hepsinin karşısındaydız. Hükümetimiz ve Türkiye'nin üzerine teröre destek veriyorlar etiketi yapışmaz. Dünyada bu noktada oluşacak soru işaretlerinin izale edilmesi noktasında da görev sizlere düşüyor. Kara propagandayı boşa çıkaracağınıza inanıyorum

 
15 Ocak 2014 Çarşamba 14:37 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:17
  • Güneş05:59
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:53
  • Akşam18:31
  • Yatsı20:00
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık