Soğan ve patates felaketi!

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'dan Fransa dönüşü mesajlar

Erdoğan'dan Fransa dönüşü mesajlar

Erdoğan Fransa ziyareti sonrası uçakta gazetecilere konuştu. Suriye, Filistin, ABD konusunda açıklamalar yapan Erdoğan, Macron'un, "Türkiye’nin AB sürecinin yeniden yorumlanması" sözlerine ilişkin, "Ben onun tam olarak ne demek istediğini anlamak istemedim" ifadesini kullandı.

 
7 Ocak 2018 Pazar 09:52 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'dan Fransa dönüşü mesajlar

Erdoğan Fransa ziyareti sonrası uçakta gazetecilere konuştu. Suriye, Filistin, ABD konusunda açıklamalar yapan Erdoğan, Macron'un, "Türkiye’nin AB sürecinin yeniden yorumlanması" sözlerine ilişkin, "Ben onun tam olarak ne demek istediğini anlamak istemedim" ifadesini kullandı.

İşte Hürriyet gazetesi Genel yayın Yönetmeni Fikret Bila'nın haberine göre, Erdoğan'ın açıklamalarından başlıklar;

"AFRİKA’YA ZİYARETLERİMİZİ ARTTIRACAĞIZ"

"2018’in ilk ziyaretini hamdolsun olsun Fransa’ya gerçekleştirdik. Önümüzdeki aylarda, yurtdışı seyahatlerimizde mevsim koşullarını da değerlendirerek Afrika’ya ziyaretlerimizi arttıracağız. Bu arada Avrupa’ya, Orta Asya’ya, o bölgelere yurtdışı seyahatlerimize de 2018’de ağırlık vermek istiyoruz. İkili ilişkiler, bölgesel konular, Türkiye-AB ilişkilerini Sayın Macron’la ele aldık. Yaptığımız bazı anlaşmalar oldu. Bu anlaşmalardan biri THY (Türk Hava Yolları) ile Airbus anlaşması. Geniş gövdeli uçaklarda, tercihinin bir kısmını Airbus’tan yana kullandı Türk Hava Yollarımız. Bunlardan alınacak ve 2019’dan itibaren de teslimatı başlayacak. Bunların yanında ROKETSAN ve ASELSAN, EUROSAM ile anlaşma sağladı. Burada tabii EUROSAM ile atılan adım sadece Fransa ile değil İtalya’yı da kapsayan güçlü bir anlaşma oldu. Bu savunma sistemleri noktasında bizi daha güçlü kılacak bir adımdır. Hedefimiz Fransa ile aramızdaki ticaret hacmini 13.5 milyar dolardan 20 milyar Euro’ya çıkarmak. Bu Sarkozy döneminde belirlediğimiz hedefti ama ulaşamadık; şimdi bunu bu dönemde başaralım istiyoruz.

"FRANSA'DA CAMİLERİN İMAMLARI KONUSUNDA SIKINTI VAR"

"Tabii Fransa’da yaşayan Türk ve Müslüman toplumunun sorunlarını da değerlendirme imkânı bulduk. Özellikle de üzerinde durduğumuz konu buradaki camilerimiz. 250 kadar camimiz var. Camilerin imamları konusunda bir sıkıntı var. Sürekli olarak imamları azaltma yoluna gidiyorlar. Bu da, Türkiye ya da dışarıdan değil Fransa’da yetişmiş din görevlisi istihdamını arzu etmelerinden kaynaklanıyor. Ben de kendileriyle yaptığım görüşmede Strasbourg İlahiyatı devreye almanın bu hususta yararlı olacağını belirtim. ‘Fransa’da kendilerine denklik verecek olursanız biz de Türkiye’den YÖK’ten bu işi halledebiliriz’ dedim. Karşılıklı olarak bunu hallettikten sonra problem kalmaz. Birkaç yıl içerisinde Fransa Strasbourg İlahiyat’tan mezun olan öğrenciler, burada din görevlisi olarak çalışmaya başlayabilirler. Yabancı dil sorunu olmaz. Dini bilgiler konusunda, burada ehliyet sahibi hocalar tarafından yetiştirileceklerdir. Böylece camilerde, Fransız kültürüne yabancı olmayan ve entegrasyon sıkıntısı yaşamayan kişiler görev vermenin yolu açılmış olur. Bu konuyla ilgili kendisiyle mutabık kaldık. YÖK’le yapacağım çalışma sonrası Sayın Macron ile muhtemelen bir telefon görüşmemiz olabilir. Kendisine gerekli belgeleri de ileteceğim. Tabii Strasbourg İlahiyat Fakültesi’nin denklik ve statü sorununun çözülmesinin ardından, buradan mezun olanlar için sadece Fransa’daki camilerde değil Avrupa’nın değişik yerlerinde görev alma şansı doğabileceğine de değindik."

"MACRON İLE SURİYE KONUSUNDA DÜŞÜNCELERİMİZ ÖRTÜŞÜYOR"

"Paris ziyaretim esnasında, Fransa İslam Konseyi Yönetim Kurulu’nu da kabul ettim. Özellikle Kudüs konusundaki girişimlerimizden duydukları memnuniyeti ifade ettiler. Aynı durum Sayın Macron ile aramızda geçti ve Macron ile yaptığımız görüşmede İsrail-Filistin, bunun üzerinde ısrarla durduk.

 Suriye’deki gelişmeleri kendisiyle ele aldık. Bu konuda düşüncelerimiz örtüşüyor. Bunlarla birlikte Soçi ve Astana süreçlerine bakışında farklılıklar vardı. Sonrasında yaptığımız ikili görüşmelerde o düşüncelerin yumuşadığını gördük, bu konuyla alakalı olarak bir kere Astana’ya ABD gözlemci gönderiyor. Keza Ürdün orada, Lübnan orada. Sadece Rusya, sadece İran ve Türkiye yok. Bunlar da var. Ondan sonra ikinci etapta bu düşüncesinin değiştiğini gördüm."

 "PKK VE FET֒YLE İLGİLİ BELGELER VERİLDİ"

"Tabii Fransa’da PKK, FETÖ yapılanması ile ilgili mücadeleyi kendisiyle konuştum. Dernek isimlerini de içeren doküman ve belgeleri, Fransızca tercümesiyle kendisine verdim. ‘Bunların takipçisi olmanızı istiyoruz, bizde bunları takip edeceğiz’ dedim. Kendileri de ‘Terörle mücadelede sizler neredeyseniz ben de aynı yerdeyim; mücadeleyi aynı kararlılıkla ben de vereceğim’ dedi. Temennim odur ki inşallah bu mücadeleyi birlikte verme imkânı yakalarız.

 Tabii ki bölgesel konular bahsinde az önce konuştuğum Filistin barış süreci iki devletli çözüm konusunda aynı şeyi düşünüyoruz. DEAŞ ile mücadele konusunda aynıyız. İran’da yaşanan hadiseleri ele aldık, oradaki bakış açımız da hemen hemen aynı. Türkiye ve Avrupa ilişkilerinin mevcut durumunu ve ilişkilerini ele aldık. AB ve Fransa’dan beklentilerimizi dile getirdik ve göç anlaşmasını kendilerine hatırlattım. Şu an 3.5 milyon insan bizde, bunların tüm bakımı bizde, yaptığımız tüm harcama ortada ama sizinkiler bu harcamaları kabul etmiyor. Verilen sözler yerine gelmiyor bunların hepsini tekrar hatırlattım."

 "VURDUK MU OTURTURUZ"

İsrail’e tehdit oluşturacak ülkeler zayıflatılıyor yorumları var. Şimdi İran’da olaylar var şöyle yorumlar geliyor; “Suriye, Irak ve İran’dan sonra hedef Türkiye olabilir mi?” Siz de PKK’nın Suriye’ye yerleştiğini söylemiştiniz. Böyle bir risk görüyor musunuz?

"Yorumlara, varsayımlara değil, biz kendi hedefimizin ne olduğuna odaklanmalıyız. Kendinizi zayıf görüyorsanız zaten bittiniz demektir. Ben Türkiye’yi asla zayıf olarak görmüyorum. Biz vurduk mu oturturuz. Ne PKK bir şey yapabilir, ne YPG. Hadi güçleri yetiyorsa, terör koridoru meselesinde yürüsünler. Bizim bu noktalarda evel Allah’a biz inanıyoruz, inandığımız için de üstünüz. Nasıl biz şu anda 2 bin kilometrekare arazi üzerinde nasıl huzur sükun getirdiysek, o terör koridoru olarak düşündükleri yeri de onlara mezar ederiz. Bu konuda kararlıyız, bunu herkes bilecek. Bizim medyamızın da bunun bilincinde olması lazım. Konuya ABD değil Türk’ün bakışı ile bakın. ABD lafa gelince ‘Biz terör örgütünün karşısındayız’ diyor. Ondan sonra da DEAŞ’a karşı yine bir terör örgütü olan YPG’yi yanına alarak mücadele ediyor. Medyadan bazıları da tutmuş, ‘Ne yapsın ABD, tabii ki onlarla yürütecek bu işi’ diyebiliyor. Milli ve yerli olmak, yanlışa düşmemek açısından da önemli."

"AB TEMENNİM 2018 YUMUŞAMA YILI OLSUN"

Avrupa cephesinde 2018 yılında yumuşama sinyalleri geliyor. 2018 yılı bir şekilde Türkiye-Avrupa ilişkilerinin yumuşama yılı olabilir mi?

"Temennim odur ki olsun. Zaten siyasetin içinde buna benzer şeyleri çok yaşadık. Yaşadık ama aldığınız tekme tokat yanınıza kâr kalıyor. Gönül bunlar olmasın istiyordu ama ne yazık ki bunlar oldu. Avusturya ile benim geçmişte, çok farklı görüşmelerim, müşterek attığımız adımlarımız olmuştu. Başbakanlığım dönemimde biz Viyana’da mesela Avrupa Birliği ile futbol maçı yapmıştık. O denli muhabbet içerisindeydik. Ama daha sonra hükümetler değişti, hava değişti, maalesef gerilimler de yaşandı. Özellikle Almanya ile farklı bir süreç yaşandı. Ama mesela Fransa, bu tuzağa düşmedi. Buna karşılık İskandinav ülkelerinden bazıları bu tuzağa düştü. Temenni ederiz ki bu süreci geride bırakalım. Biz ilişkilerin süratle toparlanmasından yanayız. Çünkü siyasette düşmanlığı kalıcı kılmak ülke halklarına hiçbir zaman kazandırmaz, herhangi bir fayda da getirmez."

"BEN ONUN TAM NE DEMEK İSTEDİĞİNİ ANLAMAK İSTEMEDİM"

Macron, Türkiye’nin AB sürecinin yeniden yorumlanmasından bahsetti. Biz buradan Türkiye olarak ne anladık? Onun demek istediği şey neydi sizce? Bununla ilgili bir değerlendirmeniz var mı?

"Ben onun tam ne demek istediğini anlamak istemedim. Onların bizi anlamasına odaklanmayı tercih ettim. Ben ne demek istiyorum, o beni anlasın diye düşündüm. Ne demek istediğimizi en iyi biçimde anlatmayı hedefledim. Hem içeride hem de basın açıklamasında buna odaklandım. Temenni ederim ki bizi anlamışlardır."

"TUTUKLU SÖZDE GAZETECİLERLE İLGİLİ BİLGİ VERDİM"

Macron’a Türkiye’de tutuklu bulunan sözde gazetecilerle ilgili olarak bilgi verdim. Bunların bir bölümünün adi suçlardan, büyük bölümünün de terörden ve terörle iltisaktan dolayı içeride olduklarını anlattım. Bana bazı isimler de verdi. Ben de o isimlerle ilgili olarak, ‘Savcıların ne tür iddiaları olduğunu aktaran bilgileri size göndereceğim. Sizin yargınız nasıl saygınsa bizim ki de saygındır’ dedim. ‘Türkiye insan hakları konusunda, Batılı pek çok ülkeden çok daha ileridedir’ dedim.

 "FRANSA’DA KAVALA’NIN AVUKATLARI VARMIŞ"

"Batı’da yaşananlar ortada. Örneğin Can Dündar denilen sözde gazeteci, Türkiye’de 5 yıl 10 ay mahkûm olmasına rağmen Almanya’da rahatça dolaşıyor. Halbuki kendisi, Türkiye’de adli kontrolle serbest bırakılmaktan istifade ederek kaçmış biridir. Bu adamın FETÖ ile müşterek ne tür şeyler yaptığı biliniyor. Paris’teki basın toplantısında biliyorsunuz bir gazeteci de kalktı bana, malum Gezi olaylarının kahramanı Osman Kavala’yı sordu. Demek ki Fransa’da Kavala’nın avukatları varmış! Gezi olaylarının arkasındaki bütün o işlerin kahramanıdır; Türkiye’nin Soros’udur bu adam. O işlerin perde arkasındaki isimdir o. Bu tür insanların hangi çevrelerde nasıl sahiplenildiğini görmek de manidar."

"PENSİLVANYA'NIN ARKASINDA ABD VAR"

Hakan Atilla davası 9 ay gibi kısa sürede tamamlandı. Fetullah Gülen hakkında neredeyse 4 yıl olmasına rağmen Pensilvanya hakkında tek bir adım atılmamış olmamasına ne diyorsunuz?

"Bu şunu gösteriyor. Pensilvanya’nın arkasında ABD var. Sene 1999 ve 2017 FET֒nün elebaşını ABD’de besleyip ona 400 dönümlük araziyi tahsis eden ABD. Villalar falan her şey orada korunaklı. Herhangi bir gelişme yok. İlk etapta 85 koli ondan sonra yeni yeni sonuçlanan davalar ABD yetkililerine bildiriliyor. Ne yazık ki adalet bakanlığı ABD’nin konu ile alakalı attıkları tek bir adım yok ama biz kovalayacağız. Hakan Atilla davasıyla ilgili olarak da, gerekirse biz ABD’ye karşı dava açarız; zira şu anda Halk Bankası’nın dava açma yetkisi var. Bu bankamızın uluslararası düzeyde ismi kirletiliyor. Bununla ilgili olarak bir karşı dava açmaları mümkün."

"SAVUNMA SİSTEMİNDE ÇEŞİTLENDİRME"

S-400 füzeleriyle ilgili anlaşma yapıldıktan sonra özellikle NATO’nun önemli üyelerinden birisi ABD ciddi tepki gösterdi. Şimdi EUROSAM ile bir anlaşmaya gidiliyor. Bu eleştirilerin azalmasını bekliyor musunuz?

"Konuyla ilgili olarak zaten NATO Genel Sekreteri Stoltenberg açıklama yaptı. Ne dedi o açıklamada: ‘Buralara müdahale etme gibi bir şey söz konusu olamaz?’ Niye bu açıklamayı yaptı? Çünkü Yunanistan S-300 almış. ABD’nin Yunanistan’a karşı sesini duydunuz mu? Sen Yunanistan’a karşı burada S-300’ler var hadi çıkarın bunları demeyeceksin. Türkiye’ye kalkıp bunu söyleyeceksin. Böyle bir şey olmaz. Bizim şu an Fransa ve İtalya ile birlikte EUROSAM’da attığımız adım aslında bir çeşitlendirmededir. Biz savunma sistemlerinde çeşitlendirmeye gidelim. Daha güçlü olalım. Hem o olsun hem o olsun."

"İKİLİ İLİŞKİLER CİDDİ MANADA YARALANDI"

Son zamanlarda Donald Trump’ın (ABD Başkanı) bölgesel ve küresel meselelerde daha agresif bir üslup takındığını görüyoruz. Filistinlileri yardımı kesmekle tehdit ediyor. AB ve BM’nin yeni inisiyatif alarak meseleyi Kudüs merkezli olarak sürdürme durumu olabilir mi?

Bu konuyla ilgili olarak ben İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) olarak bir teklifte bulunacağım. İsrail-Filistin meselesini gelin İİT ve AB olarak müşterek bir çalışma ile ele alalım. Bakalım bu teklif ne getirir?

"KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE BELLİ DEĞİL"

Özellikle YPG ve FETÖ konusunda bir hayal kırıklığı yaşıyor musunuz? Türkiye-ABD ilişkilerinin indiği seviyeden normal bir seviyeye çıkarılma umudunuz var mı?

"Bu olayın birçok başlığı var. Olay sadece YPG olayı değil. Mesela yargı sistemlerinde yaşananlar var. Bunların en önemlisi FETÖ meselesi. ABD terörle mücadelede kendine göre bir tanım yapmıştır. Onun terörist dediği ülke ve kişilerin terörle alakası da olmayabilir pekala. Şu anda İran’a, Pakistan’a yönelik yapılan açıklamaları bu çerçevede değerlendirmek lazım. Bazı ülkeleri bir şekilde sıkıştırmanın ya da içerde parçalanma sürecine girmelerini arzu etmenin ne anlamı var? Bu gelişmeler elbette düşündürücü. Bir başka başlık Rıza Sarraf (Reza Zarrab), arkasından Hakan Atilla meselesi, Halk Bankası meselesi. Bu konu ile ilgili yargı süreci kumpas üstüne kumpaslarla dolu. Bu süreç tamamen siyasidir, adli ve hukuki değildir. Kimin eli kimin cebinde belli değildir. Zanlı olan birisi kalkıp ‘Bana FBI 50 bin dolar verdi’ diyorsa bir defa sizin adalet sisteminiz çöktü demektir. Tüm bu konular, Türkiye ve ABD arasında hukuki sistemde ikili ilişkileri ciddi manada yaralamıştır. Ciddi manada burada aramızdaki süreçte darbe yemiştir."

"KILIÇDAROĞLU GAİPTEN HABER VERMEYE ALIŞKINDIR"

Beşiktaş Belediye Başkanı’nın görevden alınmasıyla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘AKP alamayacağını anladı da onun için böyle hareketler yapıyor’ beyanı var, değerlendirir misiniz?

"Yani Kılıçdaroğlu gaipten haberler vermeye alışkındır. Şu anda daha 14 ay var. AK Parti bunaldı da bunu yapıyor falan bunların hepsi... Aç tavuk kendini buğday ambarında görürmüş. O da kendisini buğday ambarında görüyor. Bizim bütün attığımız adımların hepsi nerede bir suiistimal varsa nerede bir yolsuzluk varsa mülkiye müfettişleri ile birlikte gideriz. Benim vatandaşım korkmasa, çekinmese ortaya daha çok şeyler çıkar. "Yüzleşmeye var mısın? Suç üstüne var mısın’ diyorum adama, ‘Benim işim kalır o zaman’ diyor. Yani bunu demese olay çok farklı yerlere gidebilir. Nereden olursa olsun ister benim partim ister diğer partiler bizim bu işi belli noktalara getirmemiz lazım."

 "AFFEDİLİR YANI YOK"

Kılıçdaroğlu’nun en büyük marifeti yolsuzlukları savunmaktır. Nitekim Ataşehir’i nasıl savunduğunu gördük şimdi de Beşiktaş’ı savunuyor. Yolsuzlukları savuna savuna buralara gelmiştir. Beşiktaş’taki olaya yaklaşım tarzının hiç affedilir bir yanı yok bunların çok daha açık bir biçimde ortaya çıktığını göreceğiz.

 
7 Ocak 2018 Pazar 09:52 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Kazım DEMİR
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mustafa Önsel
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1633 - Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı.
1788 - New Hampshire, ABD Anayasasını onaylayarak 9. Eyalet olarak birliğe katıldı.
1908 - Londra'da 200 bin kadın, seçme ve seçilme hakkı için yürüdü.
1927 - Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1934 - Türkiye'de Yahudilere karşı gerçekleştirilen Trakya Olayları başladı.
1934 - Soyadı Kanunu kabul edildi.
1940 - yılında devlet operası ilk temsilini verdi: mozart'tan "bastien ile bastienne".
1940 - II. Dünya Savaşı: Fransa, Almanya'ya teslim oldu.
1941 - Hitler geceleyin Sovyetler Birliğini işgale girişti.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Okinawa Muharebesi sona erdi.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Oregon'da Columbia Nehri yakınlarında yüzeye çıkan bir Japon denizaltısı Fort Stevens askeri üssüne doğru 17 top atışı yaptı. Bu Japonların tüm savaş boyunca Amerikan anakarasına gerçekleştirdiği doğrudan birkaç saldırıdan biriydi.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Tobruk, İtalyan ve Alman kuvvetlerinin eline geçti.
1946 - Türkiye Garanti Bankası Kuruluş Kanunu kabul edildi.
1946 - Rize Çay Fabrikası'nın temeli atıldı.
1948 - "Manchester Baby" (SSEM) kod adlı bir program, bir bilgisayarın kendi elektronik hafızasında depolanarak oradan çalıştırılan ilk bilgisayar programı olma ünvanını kazandı.
1948 - Columbia Records plak şirketi, ilk Long Play (LP) müzik albümünün tanıtımını New York'ta Waldorf-Astoria Oteli'nde geçekleştirdi.
1976 - Rauf Denktaş, yeniden Kıbrıs Türk Federe Devleti Devlet Başkanlığı'na seçildi.
1982 - ABD Başkanı Ronald Reagan'a suikast teşebbüsünde bulunan John Hinckley, mahkeme tarafından akli dengesi yerinde olmadığı için suçsuz bulundu.
1987 - Mardin'in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde teröristler, 14'ü çocuk olmak üzere 23 kişiyi katletti.
1990 - İran'da 7.3 şiddetindeki depremde 50 bin kişi öldü.
2006 - Plüton'un yeni keşfedilen uydularına Nix ve Hydra adları verildi.
2008 - MEB `in hazırlamış olduğu 6. sınıf SBS(Seviye Belirleme Sınavı)ilk kez yapıldı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
14.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080911222643
 
On Numara
18.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031214151924263032363945515658616667697174
 
Sayısal Loto
16.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu101522404145
 
Şans Topu
20.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu040913212609
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:20
  • Güneş04:42
  • Öğlen12:34
  • İkindi16:35
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık