AKP'lilerden Kılıçdaroğlu'na tekbirli ölüm tehdidi

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'dan Bülent Abi'ye ağır sözler

Erdoğan'dan Bülent Abi'ye ağır sözler

Daha önce yardımcısı Büent Arınç'a ''Bülent Abi'' diye hitap eden Erdoğan, Arınç’ın “Dolmabahçe Mutabakatı’nı biliyordu” sözlerine, ''o zat'' diye hitap ederek, “Benim müsaademle yapıldığının iddia edilmesi dürüst bir hareket değildir” yanıtını verdi.

 
2 Şubat 2016 Salı 07:58 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'dan Bülent Abi'ye ağır sözler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Şili’de yeni anayasa çalışmalarını değerlendirdi: “Olayı sadece başkanlık sistemine indirgemeyelim. Ortada yamalı bohça gibi bir anayasa var. Bu anayasayı A’dan Z’ye pırıl pırıl hale getirmemiz lazım. Bu işe tüm kesimleri katalım. Biz ön çalışmaları yaptıktan sonra, referandum noktasında Parlamento’dan geçtikten sonra bir arama konferansı yapalım. 81 vilayette arama konferansı yapılır, halkın kanaatlerini de alırız. 330’u sağladıktan sonra da bunu referanduma sunarız. Referanduma götürülmesi halinde de milletten bu işin olurunun çıkacağına inanıyorum.”

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret için bulunduğu Şili’nin başkenti Santiago’da ilk akşam Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya’nın rezidansta onuruna verdiği yemeğe katıldı. Erdoğan, yemek sonrası yolculukta kendisine eşlik eden gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Güneydoğu’da terörle mücadele konusunda gelinen aşamayı, “Terör örgütüne ağır bedel ödetiyoruz” diye yorumladı. Erdoğan’a sorular ve yanıtları şöyle:

YÜREKLERİMİZ PARÇALANIYOR AMA BÖLGEYE HUZUR GELECEK

Terörle mücadelede şu an hangi noktadayız?

Şu anda Güneydoğu’daki gelişmelerde, gidişat iyi yönde. Vatandaş güvenliği sağlansın istiyor. Nitekim özellikle de Güneydoğu’daki vatandaşlarımız, “Aman bu işi bırakmayın. Bu işe kararlı bir şekilde devam edin” diyor. Bölgeye giden bakan arkadaşlarım da, “Hava eskiye kıyasla çok çok farklı” diyor. Elbette sıkıntı da yaşanıyor, şehit de veriliyor. Canımız dağlanıyor, yüreklerimiz parçalanıyor. Ama bu sıkıntıların arkasından bölgeye huzur gelecek. Terör örgütüne tüm bunların bedelini ağır ödetiyoruz. Ödemeye de devam edecekler.

La Moneda Devlet Başkanlığı Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan ve Bachelet, ikili anlaşmaların imza törenine de katıldı.

 

HDP’li milletvekillerinin bölgede yaptıkları görülüyor. Onlara karşı ne yapılacak?

Kesinlikle Anayasa neyi amirse, bunlar için bunu uygulamamız gerekiyor. Yasalar neyi amirse, bunlar için uygulamamız gerekiyor. Yani, “Milletvekili oldum, yasaları tanımaz istediğimi yaparım” anlayışı kabul edilemez. Ben parti kapatılmasına karşıyım. Ancak, partinin yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, kim olursa olsun, suç irtikap eden bunun bedelini ödemelidir. İşlenen suçlar ortada. Savcılar şimdi bunların dosyasını tutuyor. Yargı gereğini yapacaktır. Neticede de fezlekeler parlamentoya gelecek. Parlamentoya geldiği zaman partilerimizin gereğini yapması lazım. Suç irtikap edenin dokunulmazlığının kalkması, ardından da yargılanması gerekir. Kürsü dokunulmazlığı suiistimal edilmemelidir. Ama bakıyorsun çıkıyor, Meclis’te konuşuyor. Öbür tarafta milletvekiliyle telefon bağlantısı kuruyor. Böyle bir şey olur mu ya? Parlamento’nun tarihinde böyle bir şey yok. Yani, bunlar kürsüyü bile terörize ediyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Kendi terörist amaçları için kürsüyü kullanıyorlar. Bunlara karşı gereğinin yapılması lazım. Aynı şekilde belediye başkanları var. Düşünün o belediyelerin araç gereçlerini o çukurları açmak için kullandılar. Bunun gereğinin de yapılması lazım. Şu anda içeride olan belediye başkanları var, davası sürenler var, aynı şekilde belediye meclis üyeleri var. Onlar için de bunların yapılması lazım. Belediye Meclis üyeleri içerisinden seçim yapılmasına fırsat vermeyecek yöntemleri hükümetin geliştirmesi lazım. Hemen gerekli atamayı İçişleri Bakanlığı yapar, süreç de bu şekilde devam eder. Bunun yöntemleri var.

Terörle mücadelede başarıya ulaştıktan sonra ne olacak?

Bir defa kentsel değişim-dönüşüm süratle olmalı. Bunları hükümetimiz şu anda kim neyi yapacak, Ulaştırma Bakanlığı altyapı ve yolları, DSİ atık su kanallarını, içme suyu v.s. yapacak. TEDAŞ iletim hatlarını düzeltecek. Bölgede elektrikte ciddi sıkıntı yaşanıyor, kesintiler oluyor. Bunları minimize edecek, belki de ortadan kaldıracak bazı adımların atılması lazım. Tarihi eserlerin süratle aslına uygun olarak yapılması lazım. Bir de karakol ve kalekolların yapılması lazım. Bunlar sıradan ev gibi olmayacak. Ciddi güçlü karakol ve kalekollar olması lazım. Ki, vatandaş “Ben artık güvendeyim” diyebilmeli. Diğerlerine karşı da en önemli görev MİT, Emniyet İstihbarat, Askeri İstihbarat’a görev düşüyor. Ayrıca bölge halkının da hükümetiyle, devletiyle el ele vermesi lazım. Ben hep muhtarlarımıza bunu söylüyorum. Bu ülke böyle kalkıp da teröristlere, Allah’ın izniyle kalmayacak.

ÖYLE BİR SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ Kİ GELECEK ŞEKİLLENSİN

Yeni anayasanın esası ne olacak?

Kısa bir ifade ile söyleyecek olursam, bu bir sistem değişikliğidir. Öyle bir sistem değişikliği yapalım ki, Türkiye’nin geleceği şekillensin. Farklı yerlerde farklı başkanlık sistemleri var. Benim gönlüm şunu istiyor; biz öyle bir milletiz ki tarih boyunca bu işi yapmışız, biz kendi gelenek, göreneklerimizi, birikimlerimizi masaya yatırarak, dünyayı da inceleyerek, bunu yapabiliriz. Bununla ilgili her türlü kadromuz var. Başka ülkelerdeki tecrübelerden de yararlanarak, kendimize ait bir anayasa yapabilecek kapasitedeyiz.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, onuruna verilen yemeğe katıldı. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve Bachelet,yemek öncesi sohbet etti.

 

HALKIN YOĞUNLAŞTIĞI KONU YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

Yeni anayasa ve başkanlık sistemi halka nasıl daha iyi anlatılacak?

Anayasa değişikliğinin içinde bir başkanlık sistemi diyelim. Olayı sadece başkanlık sistemine indirgemeyelim. Ortada yamalı bohça gibi bir Anayasa var. Bu anayasayı A’dan Z’ye pırıl pırıl hale getirmemiz lazım. Sivil toplum örgütleri bu işin içerisinde, yeni anayasa değişikliği için çalışmalar yapıyor. Kim katkı verebilecekse, bu işe tüm kesimleri katalım, ortaya efradını cami ağyarını mani bir eser çıksın. Biz ön çalışmaları yaptıktan sonra, referandum noktasında Parlamento’dan geçtikten sonra bir arama konferansı yapalım. 81 vilayette arama konferansı yapılır, bu arama konferansıyla halkın kanaatlerini de alırız. 330’u sağladıktan sonra da, bunu referanduma sunarız. Referanduma götürülmesi halinde de milletten bu işin olurunun çıkacağına inanıyorum. Biz bunu iki kere yaptık, milletimiz ikisinde de arkamızda durdu. Halkın üzerinde en fazla yoğunlaştığı konu, yeni anayasa ve bunun içerisinde başkanlık sistemi. Sistemi sorguluyor şu anda vatandaş, şu an yüzde 55 yüzde 60 aralığında, henüz işin başında bu noktadaysa, halk bilinçlendikçe bu oran çok daha yukarı çıkacaktır.

ARINÇINSÖZLERİ

arınç'tan açıklamalar

 

‘O zatın hareketi dürüst değil’

Bülent Arınç’ın bir televizyon kanalındaki son açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

O televizyon programını izlemedim, ama duyunca da ciddi manada üzüldüm. Konuyla ilgisi olan Yalçın Akdoğan, Efkan Âlâ, Mahir Bey (Ünal) var... Ben Dolmabahçe konusunda her üçüne de, “Onlarla aynı fotoğraf karesinde olmanız doğru olmaz. Çünkü onları muhatap almak, ciddi manada size zarar verir. Sizler hükümetsiniz, onlar hükümetin muhatabı olamaz” demiştim. Nitekim benim Başbakanlığım döneminde de gerek Beşir Bey (Atalay), gerek Sadullah Bey (Ergin) zaman zaman bazı görüşmeler yaparlardı. Görüşme Parlamento’da olurdu ve özel yapılırdı. Ne resim verilirdi ne dışarıya açıklama yapılırdı. Ama Dolmabahçe’de öyle bir şeyin yapılmış olması, karşı tarafın hadiseyi bir mutabakat gibi lanse etmeye kalkması tabii çok ciddi bir yanlış olmuştur. Dolayısıyla, bundan benim haberimin olduğunun, bunun benim müsaademle yapıldığının iddia edilmesi kesinlikle dürüst bir hareket değildir. Doğru bir hareket değildir. Kaldı ki o zat, benimle çalıştığı zaman içerisinde bunları konuşmamıştır. Parlamentodan çıktıktan sonra kalkıp da Cumhurbaşkanı hakkında böyle bir doğru olmayan ifadeler kullanılmasını kabul etmek mümkün değildir.

Dokunulmazlık için bir parti destek verse...

HDP’li vekillerin yargılanması farklı suiistimal gündeme getirir mi?

-Burada Parlamento’daki partilerden hangisinin iktidarın yanında olacağı önemli. Şu anda iktidarın yanına bu partilerden bir tanesi gelirse, bu tüm halkımıza yönelik çok ciddi bir mesaj olur. Sadece hükümeti kendi başına bırakmak değil de, destek vermek suretiyle karar alınırsa, o zaman netice çok daha isabetli olacaktır.

Ülkemiz ciddi tehdit altında

Son zamanlarda İran ve Rusya’nın Afrin bölgesine yığınak yaptığı söyleniyor. Cerablus-Azez bölgesi için ilan ettiğimiz kırmızı çizgi, Afrin için de geçerli mi?

Orada PYD terör örgütünün koridor oluşturmasına müsaade etmeyiz. Bizim, Suriye’dekiler de dahil olmak üzere Kürt kardeşlerimizle hiçbir problemimiz yok. Biz sadece PYD terör örgütünün koridor oluşturma girişimine karşıyız. Tabii onun yanında PKK var, YPG var, bölgedeki diğer terör örgütleri var. Bunlarla bir şeyi olgunlaştırmaya, bir şeyi pişirmeye çalışıyorlar. Bizim buna müsaade etmememiz gerekiyor. Bunun için de uluslararası hukuka uygun olarak gereken adımları atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz. Şu anda 24 saat sürekli olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimizle, istihbarat örgütlerimizle, gerek NATO’daki diğer ülkelerle bunların görüşmesini yapmak suretiyle neler yapılabileceğini konuşuyoruz, görüşüyoruz.

Garantörlük hakkında mı?

Bunun garantörlükle alakası yok. Biz artık tehdit algısı hesaplarını yapan bir ülke konumundayız. Ülkemizde mülteci sayısı 2.5 milyona ulaştı. Bunun yanı sıra ülkemiz ciddi tehdit altında. Zaman zaman bombalar düşüyor. Mesela Hazar’dan Suriye’ye atılan ve patlamayan bir füze vardı ki, pekala patlayabilirdi de. Bedeli çok da ağır olurdu. Bu konularda şu anda Rusya maalesef hiçbir şeyin hesabını yapmıyor. Bu tavır Rusya’ya yakışmıyor. Rusya’nın, “Beni Suriye devleti davet ettiği için ben oradayım” yaklaşımını da doğru bulmuyoruz. Biz tüm bu konularda dikkatli davranıyoruz, dikkatli davranmaya da devam edeceğiz. Tuzağa, oyuna gelmeyeceğiz.

 

TÜRK SINIRINI İHLAL

Karşılık veriyoruz ama ‘olumsuzluk’ istemiyoruz

Türkiye’nin Suriye’de olayın içine daha da fazla çekilmeye çalışıldığı iddiaları var. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ulusal güvenliğimizi korumak durumundayız. Bu çerçevede şu anda sınır ihlali yapmadan müdahale ediyoruz. Yani ihlallere, top atışlarıyla, angajman kurallarıyla gereken karşılığı veriyoruz. Koalisyon güçleri beklenen adımları atacak olursa, bizim de şu anda angajman kurallarına dayalı olarak attığımız adımlar daha tesirli olacaktır. Biden’ın son ziyaretinde bunları konuştuk. Fransa ile İngiltere ile de bunları görüştük. Şimdi 23 saniyelik son ihlal esasen sadece Türk hava sahasının değil, NATO hava sahasının da ihlalidir. Bu nedenledir ki NATO’nun ve bizim aynı anda verdiğimiz karşı notalar var. Sayın Putin’le ilgili Dışişleri’ne talimat verdim. Ama henüz dönüş olmadı. Biz üzerimize düşeni yaptık. Bundan önce, “Beni aramadı, NATO’yu aradı” diyordu. Bu yaklaşım tarzı da yanlış. Biz böyle bir olayda NATO’yu da ararız, sizi de ararız. Nitekim o hadisede de Dışişleri Bakanlığımız NATO’yu aramıştır. Ben de aynı anda arkadaşlarımıza “Sayın Putin’i de arayın” demişimdir. Kendisini de aramışızdır. Ama kendileri dönmediler. NATO’yla görüşmelerimizi yaptık ve adımlarımızı attık. Sabırla bu işlerin üzerine gidiyoruz. Allah göstermesin bir olumsuzluk yaşanmasını istemiyoruz.

Güneydoğu’da ele geçirilen silahlar Rus yapımı

Türkiye, ABD ve AB’ye “PYD terör örgütüdür” dedirtemedi. Argümanları ne?

AB şu ana kadar samimi davranmadı. Ondan sonra bedel ödüyor. PYD denilen terör örgütüne silah veriyorlar. Son operasyonlarda, Güneydoğu’da ele geçen silahların tamamı Rus yapımı. Daha önce Batılılara DAEŞ’le ilgili olarak “PYD’ye silah vermeyin” uyarısında bulunduk. Ne oldu, silahların yarısı DAEŞ’e yarısı da PYD’ye gitti.

Cenevre’de oyalama taktiği yürütüyorlar

John Kerry’nin (ABD Dışişleri Bakanı) Suriye için gündeme getirdiği, “2018’e kadar geçiş hükümeti, değilse beraber çalışılması, sonra da Esad’ın sandığa gömülmesi” teklifine ne diyorsunuz? Nasıl olacak bu?

Bu konuda iyimser değilim. Şu anda Suriye’nin içinde ve dışında olanların hepsi de bir tehdidin altında. Bu tehdidin altında olan insanlar, kalkıp rahat oy kullanamazlar. Buralarda BM’nin samimi davranacağına hiç inanmıyorum. Şu an Birleşmiş Milletler Cenevre’de samimi davranıyor mu? İşte PYD’nin başındaki kişiyle (Salih Müslim) görüşme yapıp yapmadıkları konusu. Perde arkası görüşmeler yapıldığı söyleniyor. Mevcut ortamda, Esed gibi ihanet içerisinde olan birinin önünü açmaya çalışmanın doğru olmadığını düşünüyoruz. “2018 seçimlerine katılsın, tekrar kazanırsa kazanır, kazanmazsa kazananla yola devam edelim” söyleminin riskli olduğu kadar umut kırıcı olduğu kanaatindeyiz. Cenevre’den olumlu bir şeyler çıksın diye beklenti var. Ancak bazı tutumlar, adeta oyalama taktiğinin benimsendiğini düşündürüyor.

 
2 Şubat 2016 Salı 07:58 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1441 - İngiltere Kralı VI. Henry Eton Koleji'ni kurdu.
1645 - İstanbul'dan 348 harp ve nakliye gemisiyle hareket eden Osmanlı ordusu, Girit adasına çıktı.
1854 - Çarlık Rusyası ordularının, savaş meydanını terk ederek, geri çekilmesiyle Silistre zaferi kazanıldı.
1859 - İsviçre işadamı Jean Henry Dunant, İtalya'da Solferino savaşı sonrası uluslararası Kızılhaç'ı kurmaya karar verdi.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Olimpiyat oyunlarının dört yılda bir yapılması kararını aldı.
1901 - Pablo Picasso'nun eserleri ilk defa sergilendi.
1910 - Japonya Kore'yi istila etti.
1916 - 1. Dünya Savaşı: Somme Muharebesi, Fransa'daki Alman hatlarına yapılan ve bir hafta sürecek topçu ateşi ile başladı.
1917 - Halep'te, Enver Paşa'nın başkanlığında Türk ve Alman komutanlarının katılmasıyla (Mustafa Kemal Paşa dahil) yapılan toplantıda, General Falkenhein'ın komutanlığında "Yıldırım Orduları Grubu" kurulması kararlaştırıltı.
1936 - Türkiye Millî Basketbol Takımı ilk maçını Yunanistan ile yaptı, 49-12 galip geldi.
1938 - Toprak Mahsulleri Ofisi kuruluş kanunu kabul edildi.
1947 - Bir Amerikalı, gökyüzünde uçan nesneler gördüğünü bildirdi, nesnelerin fincan tabağına benzediğini iddia etti. Basın ilk kez uçan daire terimini kullanmaya başladı.
1961 - Almanya'ya gidecek ilk işçi kafilesi yola çıktı. İşgücü göndermeye ilişkin protokol, Türkiye ile Batı Almanya arasında 13 Haziran'da imzalanmış; özel kuruluşların kontratsız işçi göndermelerinin önüne geçilmeye çalışılmıştı.
1967 - İstanbul'da üniversite öğrencileri, Amerika Birleşik Devletleri 6. Filosunun ziyaretini protesto etti.
1982 - 44 sanıklı Barış Derneği davası başladı.
1983 - Yaser Arafat'ın Şam'a girişi yasaklandı.
1983 - Amerika Birleşik Devletleri uzay mekiği Challenger, uzaydaki görevini tamamlayarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin uzaya gönderdiği ilk kadın astronot olan Sally Ride ile dünyaya döndü.
1989 - Bulgaristan'ın Türk azınlığa uyguladığı baskılar ve zorunlu göç uygulaması, Taksim Meydanı'nda düzenlenen Bulgaristan'ı Telin Mitinginde protesto edildi.
1992 - Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) kuruldu.
2001 - Polonya'daki Özel Olimpiyatlar Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, Zihinsel Engelliler Milli Takımı şampiyon oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:21
  • Güneş04:43
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık