Halk oylamasında neye EVET, neye HAYIR?

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'dan Almanya'ya Öz ültimatomu!

Erdoğan'dan Almanya'ya Öz ültimatomu!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rize'de STK temsilcileriyle biraraya geldi. Toplantıda konuşma yapan Erdoğan, Zekeriya Öz'le ilgili Almanya'ya çağrıda bulundu. Erdoğan, "Süratle bunlarla ilgili büyük ihtimalle kırmızı bülten çıkacaktır. Kırmızı bültenle Almanya’yı da göreceğiz ne yapacak? Eğer yapmazsa, Almanya bizden herhangi bir suçluyu, Tayyip Erdoğan imzasıyla alamaz. Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir" dedi.

 
14 Ağustos 2015 Cuma 17:30 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'dan Almanya'ya Öz ültimatomu!

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

"HAKİMLER SAVCILAR KAÇAR MI' DİYORLARDI"
7 Haziran seçimlerinin ortaya çıkardığı Meclis tablosu, Suriye’de yaşanan kaos ortamının derinleşmesiyle birlikte, Türkiye yeni bir tehditle karşı karşıya kaldı.

Paralel örgütüyle, mezhepçi örgütüyle düşmanlığı bayrak edinmiş sözde aydınlarıyla, medyasıyla büyük bir ihanet şebekesinin koalisyonuna şahit oluyoruz. Buyrun şimdi görüyorsunuz, ne diyordu paralel örgütün önde gelenleri, hakimler savcılar yurt dışına kaçar mı ya? Onlar için adli kontrolle serbest bırakılma yakışır mı ya? Buyrun kaçtılar mı? Kaçtılar.

Ama bir şey çok anlamlıydı. Bir, onlar kaçmak suretiyle karakterlerinin cibilliyetlerinin ne olduğu ortaya çıktı. Şahsımla ilgili kaçacağımı söylüyorlardı, o 17-25 Aralık sürecinde, Cezayir seyahatine gittiğim zaman kaçıyor demişlerdi. Ne oldu? Ben buradayım.

"ALMANYA ZEKERİYA ÖZ'Ü BİZE VERMEZSE..."
Önce Gürcistan, sonra Ermenistan… Şimdi de Almanya. Şimdi de Almanya, şimdi göreceğiz. Almanya’yı da göreceğiz. Şimdi öyle zannediyorum ki; süratle bunlarla ilgili büyük ihtimalle kırmızı bülten çıkacaktır. Kırmızı bültenle Almanya’yı da göreceğiz ne yapacak? Eğer yapmazsa, Almanya bizden herhangi bir suçluyu, Tayyip Erdoğan imzasıyla alamaz. Türkiye bir muz cumhuriyeti değildir.

"BİTARAF OLAN BERTARAF OLUR"
Gün tarafsız olma günü değildir. Şunu açık söylüyorum, bitaraf olan bertaraf olur. Bugün sessiz kalarak veya açıkça destek vererek dikeni sulayan herkes ortaya çıkan zulme ortaktır. Hiçbir siyasi hesap, kişisel hesap, hiçbir kırgınlık kızgınlık bunun bahanesi olamaz. Kimse kendini aldatmasın. Türkiye tıpkı kurtuluş savaşında olduğu gibi, 1950’deki demokrasi mücadelesinde olduğu gibi yeni bir dirilişin, yeni bir uyanışın eşiğindedir. Buna katkı veren herkes şerefli yerini alacaktır. Aksi tutum içinde olanlar da aynı şekilde tarih ve millet önünde hak ettikleri sıfatlarla anılacaklardır.

Muhtarlarımıza şunu söyledim. İstihbarat gelsin de benim mahallemdeki bölücü Terör örgütü mensubunu bulsun demeyeceksiniz. Bana göre dedim, bir mahallede köyde hangi evde kim var, kim oturuyor bunu en iyi bilen sizsiniz. Muhtar olarak hangi evde kim olduğunu, kimin neshebinin ne olduğunu siz gayet iyi biliyorsunuz dedim. Bunlar teröristse, bunlar adi suçlar işlemişse, şu veya bu… Bunları gelip oradaki tüm emniyet mensuplarımıza adli görevlilere herkese bildirecek olan sizsiniz. Çünkü siz atanmış değilsiniz, siz seçilmişsiniz dedim. Seçilmiş atanmıştan her zaman üstündür dedim.

Burada memur kardeşlerim gücenmesinler, kusura bakmasınlar. Eğer demokrasi diyorsak, demokrasilerde evet, atanmışlar değil seçilmişler üstündür. Bunu kabul edeceğiz.

Ne diyorlar, cumhurbaşkanı da her şeye karışıyor. Cumhurbaşkanı koalisyon istemiyor, eee başbakan istiyor. Yani müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Dert o değil, alışmışlar. Geçmişte bunlar cumhurbaşkanlarına, seçilmiş cumhurbaşkanlarına pislik atarak, onları yıpratarak indirmeye alışmışlar.

Ya atanarak gelen cumhurbaşkanlarıyla çalıştılar veya parlamento içerisinden seçilmiş cumhurbaşkanıyla çalıştırlar. Suriye, terör, koalisyon meselesi de bunun dışında değil. hepsinin faturası da cumhurbaşkanına kesiliyor. 7 haziran seçimleri olduğunda, dünya ne söylüyor? Erdoğan kaybetti. Ya seçime giren ben değilim, niye benimle ilgili hale getiriyorsunuz? Dert başka.

Kusura bakmasınlar. Ben onların arzu ettiği cumhurbaşkanı olmadım, olmayacağım. Çünkü bu makama seçilirken milletime verdiğim bir söz var. ben milletin tarafında olacak bir cumhurbaşkanı olacağımın sözünü vermiştim, hatırlayın.

Bana tarafsızlık diyorlar, hayır tarafsız olmayacağım dedim. Ben milletimin tarafında olacağım dedim. Biliyorsunuz biz mevcut anayasayı değiştirmek için hükümete geldiğimiz günden beri mücadele ediyoruz. Şimdi yeni anayasa diyorlar dimi. Ya dürüst ol, dürüst olun ya. Biz yeni anayasa kuralım diye, o kadar ilginç bir teklif getirdik ki… Arkadaşlarıma şunu söyledim, vekil sayıları ne olursa olsun, bizim o zamanlar 326 milletvekili sayımız var, diğerlerinin toplamı 219 veya 220. Onlar 9 üyeyle, biz 3 üyeyle yer alıyoruz komisyonda. Böyle bir

Olmaz canım bu haksızlıktır demediler ya. Biz bu çalışmaya bu şekilde girdik. Ve ne oldu? madde sayısı 47 filandı. Bunlar çekildiler. E niye çekiliyorsunuz? Arkadan bir açıklama yaptı, malum zat. Dedi ki oturalım bunu yapalım. Arkadaşlarıma dedim ki gidin görüşün, ne dediler biliyor musunuz? Ana muhalefetin başındaki zat. Dedi ki, ikimiz olmaz, dördümüzün bunu paraf etmiş olması lazım. Ya zaten dördünün onayıyla 47 madde çıktı. İkimiz bu işi yapalım, 47 maddeyi hiç olmazsa halledelim. Yine dürüst davranmadılar, çekildiler. 60 madde oldu, aynı şeyi yaptılar. Bunlar bize dürüstlük dersi veremez. Bunlar hiçbir zaman dürüst olmadılar. Bu ülkede dürüstlüğün sembolü her zaman daha önce mensubu olduğum parti olmuştur. Bu süreç aynı kararlılıkla yine böyle devam edecektir.


Bugün bizi anayasadaki yetkilerimizi aşmakla suçlayanlar var. mevcut anayasanın cumhurbaşkanına verdiği yetkileri bilmeyenler var. Bunlar damdan düşmediler. Bunlar sadece önlerine konanı okudular. Biz siyasetin içinde tırnaklarımızla bu toprağı eşeleye eşeleye 40 yıl bunun mücadelesini verdik. Ne nedir, bunu gayet iyi biliriz. Ve seçildiğim andan beri anayasanın bize verdiği yetki neyse, yasaların verdiği yetki neyse biz bunları kullandık. asla bunun dışına taşmış değiliz.

Neymiş, toplu açılışa katılıyorum, eee bu onları rahatsız ediyor. Toplu açılışa katılmaktan daha doğal, cumhurbaşkanının görevi olabilir? Bundan sonra da katılacağım. Milletimle benim bağımı koparamazsınız.

Rize’den şunu söylemek istiyorum. Beyler, Türkiye 10 ağustos 2014 tarihinde, milletin doğrudan cumhurbaşkanını seçmesiyle yeni bir döneme girmiştir. Artık ülkede sembolik değil, fiili gücü olan bir cumhurbaşkanı var. cumhurbaşkanı elbette yetkiler çerçevesinde, ama doğrudan millete karşı sorumlu olarak görevini yürütmek durumundadır. İster kabul edilsin ister edilmesin. Türkiye’nin yönetim sistemi bu anlamda değişilmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiili durumun hukuki çerçevenin anayasal olarak kesinleştirilmesidir.

Kaynak: Hürriyet

 
14 Ağustos 2015 Cuma 17:30 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
18
11
6
1
39
2
Beşiktaş
17
11
5
1
38
3
Galatasaray
18
11
3
4
36
4
Fenerbahçe
18
10
5
3
35
5
Antalyaspor
18
8
4
6
28
6
Konyaspor
18
7
6
5
27
7
Bursaspor
18
8
3
7
27
8
Osmanlıspor FK
18
6
8
4
26
9
Trabzonspor
18
7
3
8
24
10
K.D.Ç. Karabük
18
7
3
8
24
11
Gençlerbirliği
17
5
7
5
22
12
Akhisar Bld.
18
5
6
7
21
13
Kasımpaşa
18
6
3
9
21
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Ç. Rizespor
18
4
4
10
16
16
Adanaspor
18
3
5
10
14
17
Kayserispor
18
3
4
11
13
18
Gaziantepspor
17
3
2
12
11
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:47
  • Güneş07:33
  • Öğlen12:44
  • İkindi15:17
  • Akşam17:33
  • Yatsı19:08
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
19.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010727325051
 
On Numara
16.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04060711131823272934414550515259676973747579
 
Sayısal Loto
21.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222331354348
 
Şans Topu
18.01.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030419232908
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık