Van’da bitmeyen yasak yine uzadı

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'a sorulan o soru gizlendi

Erdoğan'a sorulan o soru gizlendi

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Japonya ziyaretini köşesine taşıyan Faruk Bildirici, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sorulan bir sorunun yanıtsız bırakıldığını ve gizlendiğini yazdı

 
7 Temmuz 2019 Pazar 19:30 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'a sorulan o soru gizlendi

Libya’nın doğusunu kontrol eden Halife Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu 6 Türk vatandaşını alıkoymuş, daha sonra ise serbest bırakmıştı. İç savaştaki Libya'da Hafter güçleri Türkiye'yi düşman ilan etmişti.

Gazeteci Faruk Bildirici ise konuyla ilgili kendi sitesinden, "Türkiye, Libya'daki iç savaşta aktif taraf mı" başlıklı bir yazı kaleme alarak, Türk medyasının durumunu sorguladı.

Bildirici, Hafter güçlerinin "savaş ilanı"nın Türkiye'deki yankıları için, "Medyanın 'Libya’daki iç savaşta bizim ne alakamız var?' diye sorgulaması beklenirdi değil mi? Öyle olmadı. İnternette 'Küstah tehdit' başlıklarıyla, basılı gazetelerin de iç sayfalarında küçük haberlerle geçiştirildi" dedi.

Japonya'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir gazetecinin konuyla ilgili olarak, "Türkiye ve iki Körfez ülkesi arasında Libya'da yaşanan yeni bir vekalet savaşı mı?” şeklinde sorduğu soruyu da aktaran Bildirici, Erdoğan'ın sorudaki “Türkiye’nin vekalet savaşı mı” bölümünü yanıtsız bıraktığı gibi, Türk medyasının da sorunun o kısmını geçiştirerek yalnızca Erdoğan'ın yanıtına odaklandığını belirtti.

Esir alınan altı Türk'ün serbest bırakılınca, Türk medyasının da o dosyayı kapattığını ifade eden Bildirici, "Ülkenin bu kadar yakıcı bir sorunun içine yuvarlanmasını görmemek, sormamak, üzerine gitmemek eşine az rastlanır bir gazetecilik dramı olsa gerek…" dedi.

Faruk Bildirici'nin yazısı şu şekilde:

"Libya’daki iç savaştaki taraflardan biri olan General Hafter güçlerinin sözcüsü Mismari’nin, Türkiye’nin bir insansız hava aracını vurduklarını öne sürmesi ve tüm Türk hedeflerini düşman olarak gördüklerini duyurması dikkat çekici bir gelişmeydi.

Böyle bir “savaş” ilanının Türkiye’de yankılanması, medyanın “Libya’daki iç savaşta bizim ne alakamız var?” diye sorgulaması beklenirdi değil mi? Öyle olmadı. İnternette “Küstah tehdit” başlıklarıyla, basılı gazetelerin de iç sayfalarında küçük haberlerle geçiştirildi.

General Hafter güçlerinin bu tehdidi gündeme geldiğinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Japonya’daydı. Basın toplantısında yabancı bir gazeteci, Libya’daki bu gelişmeyi hatırlatıp sordu:

“Sayın başkan, bugün Libya'daki General Hafter, savaşçılarına bütün Türk gemi veya uçaklarına ateş etme talimatı verdiğini açıkladı. Sizin bu tehdide yanıtınız nedir? Özellikle Hafter’i BAE’nin silahlandırdığı ve Suudi Arabistan’ın desteklendiği düşünülünce. Bu Türkiye ve iki Körfez ülkesi arasında Libya'da yaşanan yeni bir vekalet savaşı mı?”

TÜRKİYE TÜM İMKANLARIYLA SAHADA

Yerinde bir soruydu bu. Libya’da iki büyük güç çatışma halinde. Trablus’taki Birleşmiş Milletler’in tanıdığı “İhvan” çizgisindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni Katar, Türkiye, Sudan’ın yanısıra İngiltere destekliyor. Doğuda Tobruk’u merkez alan General Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu ise Suudi Arabistan, BAE ile Mısır’ın yanı sıra Fransa ve kısmen de Rusya’dan destek görüyor.

Türkiye’nin Trablus yönetimine desteği gizli değil. General Hafter güçleri, Nisan ayında Trablus’a saldırı başlattığında Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trablus yönetimine desteğini şu cümlelerle ilan etmişti:

“Bundan sonra da Libyalı kardeşlerimizin yanında duracağız. Yeni bir Suriye'ye dönüştürmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak için tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz.”

Erdoğan, 27 Nisan günü partisinin Kızılcaham’daki kampındaki bu sözleriyle Libya’daki içsavaşta taraf olduğunu ilan ediyordu. Ama Suriye’den sonra bir içsavaşta daha Türkiye’nin taraf haline gelmesi, kamuoyunda bilinen, TBMM’de tartışılmış ve benimsenmiş bir karara dayanmıyordu. Ne yazık ki, bir savaşa aktif katılımı en yüksek ağızdan duyuran bu sözler satırlar arasında kaybolup gitti.

ERDOĞAN'A VEKALET SAVAŞI SORUSU GİZLENDİ

O nedenle olsa gerek Japonya’da yabancı bir gazeteciden bu kadar net bir soru gelince Erdoğan, durakladı. Önce “Hafter’in böyle bir talimatı olduğunu bilmediğini” söyledi, sonra ekledi:

“Hafter tarafından böyle bir talimat varsa, emir varsa bunu inceletiriz. Elbette bu konuyla ilgili gerekli tedbirlerimiz alınmıştır. Bundan sonra çok daha farklı şekilde bu tedbirleri de alırız.”

Enteresan şekilde Erdoğan, sorunun “Türkiye’nin vekalet savaşı mı” bölümünü yanıtsız bıraktı. O yanıtlamadığı gibi, bu soru Türkiye’de yayımlanan haberlerde de yer almadı. Hemen tüm medya kuruluşları, yabancı gazetecinin sorusunu, “Hafter güçlerinin tehdidinin anımsatılması üzerine” gibi genel ifadelerle geçiştirerek sadece Erdoğan’ın sözlerini yayımladılar.

Onunla da kalmayıp Japonya’ya Erdoğan ile birlikte giden Türk gazeteciler, “Libya’daki vekalet savaşı” sorununun yakınından bile geçmediler. Erdoğan’ın G-20 zirvesi sonrasında düzenlediği basın toplantısında soracaklar mı diye bekledim orada da sormadılar.

30 Haziran’da Hafter güçlerinin altı Türk gemiciyi kaçırdığı haberi gelince Türkiye medyası hafiften hareketlendi. Milli Savunma Bakanı Akar’ın “en şiddetli şekilde mukabele edilecektir” ve Dışişleri Bakanlığı’nın “Hafter unsurları meşru hedef haline gelecektir” açıklamaları haber sitelerinde manşetlere, gazetelerde birinci sayfalara çıktı.

Bu açıklamalar da savaş dili içeriyordu. Türkiye medyası yine gelişmelerin bu yanını görmezden geldiği gibi, altı Türk serbest bırakılınca dosyayı kapattı. Hatta Mehmet Barlas “Bir eksiğimiz Libya’da Hafter’le çatışmaktı zaten. Bereket altı Türk denizci sağ salim gemilerine dönmüşler” diye yazdı.

YAKALANAN SİLAH YÜKLÜ GEMİLER

Oysa Türkiye “bütün imkanları” ile Libya’da ve adı konulmamış bir çatışmanın ortasında. Erdoğan, Japonya’dan dönerken uçakta seçilmiş gazetecilerin “Libya’daki gelişmeler...” diye sorduğu ürkek soruya, “Bizim zaten askeri anlaşmamız var. Bunu daha da güçlendirdik” yanıtını vererek, Türkiye’nin oradaki pozisyonunu bir kez daha açıkça dile getirmiş oldu. Ama tabii askeri anlaşmanın daha da güçlendirilmesinin anlamını oradaki gazeteciler soramadılar yine…

Erdoğan, döndükten sonra Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz Mustafa es-Serrac ile Dolmabahçe'de görüştü; desteğini yineledi. Bu da “sıradan” bir görüşme olarak geçti haberlerde.

Nedense bu dönemde bir tek Yeni Şafak, hemen her gün Libya’daki savaş ile ilgili haberler yayımlamayı sürdürdü. 6 Temmuz’daki “MİT TIR’ları skandalından daha vahim” manşeti ile de “FET֒cüler Libya’da gizli görevde olduklarını iddia ettikleri devlet görevlilerinin isim ve fotoğraflarını internette yayımlayıp hedef gösterdi. Can güvenlikleri tehlikeye atılan görevliler arasında generaller de var” denildi. Aslında gazete bu ifadeyle oradaki Türk askeri varlığını dolaylı olarak kabul etmiş oluyordu.

Evrensel gazetesinde Yusuf Karataş ve Duvar sitesinde Fehim Taştekin'in ise Türkiye’nin orada “vekalet savaşı” yürüttüğünü açıkça yazdı. Bölgeyi yakından izleyen Taştekin, “Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle torbadan çıkmadı” başlığı altında “Türkiye bu süreçte neler yaptı” sorusuna özetle şu yanıtı verdi:

“* Türkiye başından itibaren Trablus Devrimciler Tugayı gibi gruplara askeri eğitim ve savaşçılara sağlık hizmeti verdi. Tedavi görenler arasında Ensar el Şeria’nın liderleri Muhammed el Zehavi dahil tanınmış El Kaideciler de var.

* Usame bin Ladin’in dava arkadaşı Libya İslami Savaş Grubu’nun kurucusu Abdulhakim Belhac gibi isimleri Türkiye himaye etti. Belhac, 2011’de sahneye gerilla lideri olarak döndü.

* En mühim mesele BM ambargosuna rağmen yapılan silah sevkiyatı. 2013’ten bu yana Yunanistan’da iki, Mısır’da iki, Libya’da iki olmak üzere Türkiye’den giden altı gemide silah yakalandı. BM’nin silah ambargosunu denetleme komitesi, 5 Eylül 2018’de Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda Türkiye’den silah sevkiyatını tescilledi.

* Türkiye aleni şekilde savaşın tarafı ve parçası haline geldi. Siyaseten de Türkiye’nin oturduğu zemin sanıldığı kadar güçlü değil.”

Ülkenin bu kadar yakıcı bir sorunun içine yuvarlanmasını görmemek, sormamak, üzerine gitmemek eşine az rastlanır bir gazetecilik dramı olsa gerek…"

 
7 Temmuz 2019 Pazar 19:30 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Osmanlı ordusu, Macaristan'ın Kanije Kalesi'ni fethetti.
1746 - New Jersey Koleji kuruldu. Bu okulun adı 1896 yılında Princeton Üniversitesi olarak değişecektir.
1784 - Rusya, Alaska'nın Kodiak Adası'nda bir koloni kurdu.
1836 - Sam Houston törenlerle Texas Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1919 - Amasya'da, Mustafa Kemal Paşa ile İstanbul Hükümeti'nin Bahriye Nazırı Salih Hulusi Kezrak arasında Amasya Protokolü imzalandı
1931 - Amerikalı mafya lideri Al Capone vergi kaçakçılığı gerekçesiyle 11 yıl hapis cezası aldı.
1937 - Tunceli bölgesinde 21 Mart gecesi başlayan ayaklanma bastırıldı. Dört yıl için çıkarılan Tunceli'nin İdaresi Hakkında Kanun, çeşitli eklerle 1947'ye kadar sürdü.
1938 - Chester Carlson fotokopiyi icat etti.
1947 - ABD yardımının ilk partisi İskenderun Limanı'na geldi. İlk malzemelerle İstanbul-Ankara karayolunun yapımına başlanacağı açıklandı.
1953 - Laos Fransa'dan bağımsızlığını ilan etti.
1957 - ABD Vietnam'da ilk zaiyatlarını verdi.
1962 - ABD Başkanı John F. Kennedy, Küba'da Sovyet füzeleri olduğunu açıkladı. Amerikan donanması Küba'yı ablukaya aldı. Füze krizi dünyayı nükleer savaş tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.
1964 - Jean-Paul Sartre Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı ama ödülü geri çevirdi.
1967 - Apollo 7 uzay aracı Dünya yörüngesinde 163 kez döndükten sonra güvenli bir şekilde Atlantik Okyanusu'na indi.
1972 - THY'nin Truva uçağı Sofya'ya kaçırıldı. Bir gün sonra yolcuları serbest bırakan 4 hava korsanı Bulgaristan'a iltica etti.
1976 - Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) kuruldu.
1980 - Yönetmen Ömer Kavur'un filmi Yusuf ile Kenan Milano'da altın madalya aldı.
1983 - Batı Almanya ve Fransa'da 1 milyon 500 bin kişi nükler karşıtı protesto gösterisi yaptı.
1988 - Barış Manço'nun televizyon programı 7'den 77'ye TRT'de başladı.
1988 - Eski Diyarbakır Askeri Cezaevi İç güvenlik Komutanı Binbaşı Esat Oktay Yıldıran İstanbul'da öldürüldü.
1993 - Diyarbakır'ın Lice ilçesinde çıkan çatışmada Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın şehit oldu. İlçede sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1997 - Kültür Bakanlığı, Oscara gidecek film olarak Eşkıyayı seçti.
2005 - Eurovision Şarkı Yarışması'nın 50. yılı şerefine Danimarka'da en iyi 14 şarkının yarıştığı bir yarışma yapıldı. İsveçli ABBA grubunun 1974 yılında yarışan Waterloo şarkısı birinci seçildi.
2009 - Windows 7 resmi olarak piyasaya çıktı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
17.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu050811202324
 
On Numara
21.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu01050719232426313233353637414245555861687172
 
Sayısal Loto
19.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu040610182235
 
Şans Topu
16.10.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu031117233105
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:51
  • Güneş06:32
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:15
  • Akşam17:40
  • Yatsı19:09
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık