AKP-MHP başkanlıkta anlaştı; Yıldırım ve Bahçeli açıklama yaptı

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'a darbe, komplo, tuzaktan sonra şimdi de suikast!

Erdoğan'a darbe, komplo, tuzaktan sonra şimdi de suikast!

Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan ’Millete Hizmet Yolunda’ konuşmasında, gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu. Gezi başta olmak üzere toplumsal muhalefetin tepkisini darbecilik, rüşvet ve yolsuzluk iddialarını komplo olarak değerlendiren Başbakan Erdoğan, şimdi de bütün bu olayları ''suikast girişimi'' olarak değerlendirdi. Erdoğan, her kesimi düşmanca görme, her eleştiriyi düşmanca karşılama alışkanlığını yılın son icraatın içinde konuşmasında da yineledi.

 
1 Ocak 2014 Çarşamba 09:50 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'a darbe, komplo, tuzaktan sonra şimdi de suikast!

7 Aralık’ta yapılan ’yolsuzluk operasyonlarına’ değinen Başbakan Erdoğan, “Yıl içinde 2 büyük saldırıya maruz kaldık. Mayıs ve haziran ayında yapılan sokak gösterileri ile 17 Aralık’ta kurulan komplo, Türkiye’nin bu en parlak, en başarılı yılını doğrudan hedef aldı. Türkiye’nin başarılarından, büyüyen ekonomisinden, aktif dış politikasından, küresel ölçekli projelerden rahatsız olan çevreler, Türkiye’ye karşı kurdukları yeni bir tuzağı uygulama planına geçirdiler. Gezi olayları nasıl ağaç, park, çevre kılıfına saklandıysa, 17 Aralık komplosu da, yolsuzluk kılıfına saklandı” dedi.

 

“17 Aralık komplosu, yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimidir. 17 Aralık komplosu, milletin hükümetini hedef almıştır. 17 Aralık komplosu, bunun da ötesinde, milli iradeyi, demokrasiyi, sandığı hedef almıştır. Yargı ve emniyet başta olmak üzere, devlet kurumları içine yerleşmiş bir örgüt, dışarıdan aldığı talimatlarla, Türkiye’nin istikrarına, güven ortamına, Türkiye’nin büyüyen ekonomisine ve kardeşliğine suikast girişiminde bulunmuştur. Yargı içinde, örgütlü olarak hareket eden bazıları, egemenliği milletten alıp yargıya devretmek için bu kirli tuzakta piyon olmuş, adeta bir yargı darbesi gerçekleştirmek için sorumsuzca ve militanca hareket etmişlerdir” dedi.

 

“HİÇ KİMSE, HİÇBİR EL KARDEŞLİĞİMİZİ VE DİRLİĞİMİZİ BOZAMAYACAKTIR”

Başbakan Erdoğan’ın Millete Hizmet Yolunda yaptığı konuşmada öne çıkan satır başlıkları şu şekilde:

“Bizim vatanımız, bizim Cumhuriyetimiz, fedakarlık üzerine, kahramanlık üzerine, şehitlerimizin kanı üzerine olduğu kadar, hayır dualar üzerine bina edilmiş, hayır dualarla ayakta duran ve dualarla geleceğe yürüyen bir ülkedir. Şundan emin olunuz ki bu topraklar üzerinde ezanlar okunduğu müddetçe, bu milletin fertlerinin iki dudağından, ihlasla, samimiyetle, inançla dualar döküldüğü müddetçe bizler de milletçe çalıştığımız, emek sarf ettiğimiz, gayret ettiğimiz sürece, hiç kimse, hiçbir el, hiçbir emel, bağımsızlığımızı, kardeşliğimizi ve dirliğimizi bozamayacaktır.”

 

“20 YILI HEDEFLERİNE ULAŞMAMIZA SADECE 9 YIL KALDI”

20 yılına ve bu yıl için belirlediğimiz hedeflere ulaşmamıza şurada artık sadece 9 yıl kaldı. Önümüzdeki 9 yıl boyunca, daha çok çalışarak, daha fazla üreterek, özellikle de istikrar ve güven ortamını en güçlü şekilde muhafaza ederek, inşallah, dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri konumuna yükseleceğiz. Kişi başına milli gelirin 25 bin dolara ulaştığı, yoksulluğun çok azaldığı, işsizliğin gelişmiş ülke ortalamalarına çekildiği, yüksek enflasyon, yüksek faiz gibi sorunların kalmadığı bir Türkiye’ye şurada sadece 9 yıl kaldı.

 

“17 ARALIK’TA KURULAN KOMPLO YOLSUZLUK KILIFINA SAKLANDI”

90 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en parlak, en umut verici yılını yaşarken, işte bu başarılara, yani milletimizin umuduna, yani ülkemizin istikbaline ve istiklaline yönelik maalesef yıl içinde 2 büyük saldırıya maruz kaldık. Mayıs ve haziran ayında yapılan sokak gösterileri ile 17 Aralık’ta kurulan komplo, Türkiye’nin bu en parlak, en başarılı yılını doğrudan hedef aldı. Türkiye’nin başarılarından, büyüyen ekonomisinden, aktif dış politikasından, küresel ölçekli projelerden rahatsız olan çevreler, Türkiye’ye karşı kurdukları yeni bir tuzağı uygulama planına geçirdiler. Gezi olayları nasıl ağaç, park, çevre kılıfına saklandıysa, 17 Aralık komplosu da, yolsuzluk kılıfına saklandı.

 

“17 ARALIK KOMPLOSU, YOLSUZLUK AMBALAJINA GİZLENMİŞ BİR SUİKAST GİRİŞİMİDİR”

17 Aralık komplosu, yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimidir. 17 Aralık komplosu, milletin hükümetini hedef almıştır. 17 Aralık komplosu, bunun da ötesinde, milli iradeyi, demokrasiyi, sandığı hedef almıştır. Yargı ve emniyet başta olmak üzere, devlet kurumları içine yerleşmiş bir örgüt, dışarıdan aldığı talimatlarla, Türkiye’nin istikrarına, güven ortamına, Türkiye’nin büyüyen ekonomisine ve kardeşliğine suikast girişiminde bulunmuştur. Yargı içinde, örgütlü olarak hareket eden bazıları, egemenliği milletten alıp yargıya devretmek için bu kirli tuzakta piyon olmuş, adeta bir yargı darbesi gerçekleştirmek için sorumsuzca ve militanca hareket etmişlerdir. 76 milyonun her bir ferdini, kendi iradesine sahip çıkmaya, demokrasiyi savunmaya, ülkesine yönelik bu çirkin saldırılara karşı tek yürek olmaya davet ediyorum. Milletin hazinesinden çalanlar, bunu milletten gizleyebilseler bile, Allah’tan gizleyemezler. Biz işte böyle bir şuurla hareket eden, milletin de, Allah’ın da huzurunda hesaba çekileceğini bilen ve buna göre hareket eden bir kadroyuz. Milletin ve Allah’ın huzuruna alnımız ak çıkmak bizim yegane gayemizdir ve inşallah son nefesimize kadar bu gaye uğruna yaşamaya devam edeceğiz.

 

“YOLUMUZU AYIRDIK ONLARI DERHAL HUKUKA TESLİM ETTİK”

Bizim, Hükümet olarak, daha en başından itibaren, daha partimizi kurduğumuz andan itibaren, yolsuzluk konusundaki tavrımız son derece nettir. 11 yıl boyunca yolsuzluklara asla göz yummadığımız gibi yolsuzluk yapanlar karşısında bir an olsun tereddüt etmedik, onlarla yolumuzu ayırdık, onları derhal hukuka teslim ettik.

 

 

“YIL İÇİNDE 2 BÜYÜK SALDIRIYA MARUZ KALDIK”

2013 yılı boyunca, iç politikada, demokratikleşmede, sosyal hayatta, dış politikada, özellikle de ekonomide tarihi nitelikte başarılar elde ettik, rekorlar kaydettik, küresel ölçekte projeler başlattık. Cumhuriyet’in kuruluşunun 90’ıncı yıldönümünü kutladığımız 2013’ün, adeta 20
’ün bir müjdecisi. Bütün dünyada küresel finans krizinin etkileri en ağır şekilde devam ederken, Türkiye, rekorlarına rekor, reformlarına reform ekledi. 90 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en parlak, en umut verici yılını yaşarken, işte bu başarılara, yani milletimizin umuduna, yani ülkemizin istikbaline ve istiklaline yönelik maalesef yıl içinde 2 büyük saldırıya maruz kaldık. Mayıs ve haziran ayında yapılan sokak gösterileri ile 17 Aralık’ta kurulan komplo, Türkiye’nin bu en parlak, en başarılı yılını doğrudan hedef aldı. Şunu bilmenizi isterim sevgili vatandaşlarım; mayıs ve haziran aylarında yapılan sokak eylemleri ile 17 Aralık’ta başlatılan komplo, asla ve asla tek başına Hükümetimizi, partimizi hedef alan değil doğrudan doğruya milletimizi, yani sizleri, ülkemizi, vatanımızı, istikbalimizi hedef alan saldırılardı. Gerek Gezi eylemlerinde, gerek 17 Aralık komplosunda, Türkiye içindeki aktörler, ajanlar, maşa ve taşeronlar kullanıldı ama bu tuzaklar yurt dışında kuruldu ve düğmeye de Türkiye dışından, Türkiye aleyhtarı çevreler tarafından basıldı. Türkiye’nin istikrarla büyümesinden, kararlı reformlar yapmasından, küresel bir güç haline dönüşmesinden, ekonomisini büyütmesinden, terörü sona erdirerek kardeşliğini yüceltmesinden rahatsız olan çevreler, içerdeki piyonlarını kullanmak suretiyle kutlu yürüyüşümüze kastettiler.

 

“IMF’E 14 MAYIS’TA BORÇLARI TAMAMIYLA ÖDEYEREK SIFIRLADIK”

2013 yılı nasıl ki Cumhuriyet tarihimizin en parlak yılıysa 2013 yılı Mayıs ayı da, inanın, Cumhuriyet tarihimizin en parlak aylarından biriydi. Bir tek ay içinde bakın üst üste neler yaşadık. Mayıs ayında, İstanbul’a 46 milyar dolarlık 3’üncü havalimanı ihalesini gerçekleştirdik ve dünyanın en büyük havalimanını yapmak için kolları sıvadık. Ankara’da Japonya Başbakanı’nı ağırladık. Japonya ile Türkiye’de 22 milyar dolarlık bir yatırımla Nükleer Santral kurulması için ilk adımları attık. Yine mayıs ayı içinde, İstanbul Boğazı’na, 2,5 milyar dolarlık bir yatırımla 3’üncü Köprü’nün temelini attık. Mayıs ayı içinde İstanbul Borsası 93 binin üzerine çıkarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı, rekor kırdı. Merkez Bankası rezervini biz 2002 yılında 27,5 milyar dolar olarak devralmıştık. Mayıs ayı içinde, Merkez Bankası rezervimiz 135 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı. Gösterge faizi biz 11 yıl önce yüzde 63 seviyesinden devralmıştık. Mayıs ayı içinde, gösterge faiz tarihinin en düşük seviyesine, yüzde 4,6’ya kadar geriledi. Tam 4 kredi derecelendirme kuruluşu, art arda, Türkiye’nin kredi notunu mayıs ayı içinde artırdı. Yine mayıs ayında, IMF ile ilişkilerimizde tarihi bir gelişme yaşandı. Bildiğiniz gibi bizden önceki iktidardan
,5 milyar dolar borçla devraldığımız IMF’e 14 Mayıs’ta borçları tamamıyla ödeyerek sıfırladık, o defteri kapattık, artık IMF’ye borcumuz yok.

 

“TÜRKİYE’YE ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDETİLDİ”

2013 Mayıs ayında, enflasyonda, sanayi üretiminde, dış ticarette yeni rekorlara da şahit oldu. İşte tam bu esnada, üst üste bu büyük başarıları yaşadığımız bir anda, ağaç, park, çevre kılıfına gizlenmiş bir saldırı başlatıldı. 12 tane ağacın sökümü olayıyla böyle bir saldırı, Türkiye’ye çok ağır bedeller ödetildi. Borsada, faizlerde, rezervlerde, döviz kurlarında ciddi dalgalanmalar yaşandı ve Türkiye’ye ağır bir fatura yüklendi. Biz, bu süreci sabırla ve suhuletle aştık. Yeniden yaparız, daha iyisini yaparız dedik ve Türkiye’nin aldığı yaraları yıl içinde tek tek tedavi ettik, kayıplarımızı telafi ettik. Ekim, kasım, aralık aylarında, Türkiye yeniden atağa geçti, yeniden şaha kalktı. İlk 9 aylık büyüme oranımız yüzde 4 olarak gerçekleşti. Kasım ayında tarihimizin en yüksek ihracat seviyesine ulaştık. Turizm gelirlerimiz ve turist sayısında aynı şekilde tarihimizin rekorlarını kaydettik. Borsa İstanbul yeniden canlandı, faizlerdeki artış durdu. Merkez Bankası döviz rezervimiz bir kez daha rekor kırarak, 136 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı.

 

“DİYARBAKIR’DA TARİHİ BİR BULUŞMAYA ŞAHİT OLDUK”

Enerji noktasında, Türkiye’ye çok büyük kazanımlar sağlayacak adımlar atıldı. ’Marmaray’ adını verdiğimiz, Türkiye’nin 153 yıllık hayali, küresel ölçekte bir proje tamamlandı ve İstanbul’a, Türkiye’ye hizmet vermeye başladı. Asya-Avrupa kıtaları böylece birbirine bağlandı. Ankara İstanbul Hızlı Tren Projesi tamamlanma ve açılma aşamasına geldi. Diyarbakır’da tarihi bir buluşma gerçekleşti. Terörün sona erdiği, artık şehirlerimize şehitlerin gelmediği, silahların sustuğu, siyasetin süreçlere egemen olmaya başladığı bir anda Diyarbakır’da, Sayın Barzani’nin, 38 yıldır ülkesinden uzak kalan Şivan Perver’in, değerli sanatçımız İbrahim Tatlıses’in ve on binlerce Diyarbakırlının bulunduğu tarihi bir buluşmaya şahit olduk. Diyarbakır’da da diğer ü vilayette de insanlar sevinç gözyaşları döktüler. 76 milyon, Diyarbakır’daki buluşmayı, Yeni Türkiye’nin, güçlü, büyük ve kardeşlik içindeki Türkiye’nin buluşması, kucaklaşmasıdır.

“YOLSUZLUKLARIN OLDUĞU BİR ÜLKEDE BUNLAR OLABİLİR MİYDİ?”

Bizim, Hükümet olarak, daha en başından itibaren, daha partimizi kurduğumuz andan itibaren, yolsuzluk konusundaki tavrımız son derece nettir. 11 yıl boyunca yolsuzluklara asla göz yummadığımız gibi yolsuzluk yapanlar karşısında bir an olsun tereddüt etmedik, onlarla yolumuzu ayırdık, onları derhal hukuka teslim ettik. Yolsuzluklara karşı dik bir duruş sergilediğimiz için Türkiye’yi 3 kattan fazla büyüttük. Yolsuzluklara müsamaha göstermediğimiz için çalışanların 13,5 katrilyon zorunlu tasarruf borcunu, 3,5 katrilyon konut edindirme yardımını ödedik, ülkemizin
,5 milyar dolar IMF borcunu sıfırladık, Merkez Bankası rezervlerimizi 136 milyar dolara biz çıkarttık. Yolsuzluklara göz yummadığımız için 17 bin kilometre bölünmüş yol inşa ettik. Düşünün ki Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol, Ç sene bu. Öbür tarafta 10 yılda 17 bin kilometre bölünmüş yol. 205 bin yeni derslik açtık, ö yeni üniversite kurduk, 2 bin 203 yeni sağlık tesisi, hastane, sağlık ocağı, 615 bin yeni konut yaptık. Yolsuzlukların olduğu bir ülkede bunlar olabilir miydi?

 

“MİLLETİN VE ALLAH’IN HUZURUNA ALNIMIZ AK ÇIKMAK BİZİM YEGANE GAYEMİZDİR”

Eski Türkiye de, eski Türkiye’nin alışkanlıkları da artık geri gelmemek üzere tarihte kalmıştır. Yeni Türkiye’de egemenlik milletindir. Yeni Türkiye’de söz milletindir, karar milletindir, yetki milletindir. Her saldırıyla birlikte kan kaybeden vesayet sistemi, bilesiniz ki Türkiye’ye de daha fazla reform yapma imkanı tanıyor. Vesayet girişimleri zayıfladıkça, Türkiye’nin reform iradesi güçleniyor. Yetimin hakkını koruduğumuz, milletin hazinesine sahip çıktığımız için Türkiye’yi savunma sanayinde büyüttük, dünyada savaş gemisini yapabilen 10 ülkeden biri haline getirdik. Türkiye’yi kendi tankını, helikopterini, savaş gemisini, uçağını, roketlerini, piyade tüfeklerini, kendi uydusunu üretebilen bir ülke konumuna yükselttik. Milletin hazinesinden çalanlar, bunu milletten gizleyebilseler bile Allah’tan gizleyemezler. Biz işte böyle bir şuurla hareket eden, milletin de, Allah’ın da huzurunda hesaba çekileceğini bilen ve buna göre hareket eden bir kadroyuz. Milletin ve Allah’ın huzuruna alnımız ak çıkmak bizim yegane gayemizdir ve inşallah son nefesimize kadar bu gaye uğruna yaşamaya devam edeceğiz.

 

“YARGI VE EMNİYET BAŞTA OLMAK ÜZERE, DEVLET KURUMLARI İÇİNE YERLEŞMİŞ BİR ÖRGÜT”

Türkiye’nin aktif, onurlu dış politikasını hedef almıştır. Düşünebiliyor musunuz? 10 yıl önce biz iktidara gelmeden Halk Bankasının ederi 1 milyar doların çok altındaydı. Ama şimdi Halk Bankasının ederi 25 milyar dolar. Acaba Halk Bankasına karşı yapılan bu komplo ne ile izah edilecek?

Bu komplo, hangi partiye oy verirseniz verin, hangi partinin gönüldaşı olursanız olun, ayrım yapmaksızın sizleri, sizin sofranızdaki ekmeği, sizin cebinizdeki parayı, sizin alın terinizi hedef almıştır. En önemlisi de bu komplo, Diyarbakır’da oluşan kardeşlik tablosunu, 1 yıldır susan silahları, çözüm sürecini, kardeşliğimizi, artık güç kazanan siyaseti hedef almıştır. Yargı ve emniyet başta olmak üzere, devlet kurumları içine yerleşmiş bir örgüt, dışarıdan aldığı talimatlarla, Türkiye’nin istikrarına, güven ortamına, Türkiye’nin büyüyen ekonomisine ve kardeşliğine suikast girişiminde bulunmuştur. Tabii ki dürüst davranan gerek yargı mensuplarını gerekse emniyet teşkilatımızdaki mensuplarımızı tenzih ederim.

 

“YARGI İÇİNDE, ÖRGÜTLÜ OLARAK HAREKET EDEN BAZILARI MİLİTANCA HAREKET ETMİŞLERDİR”

Ama bu oyunun içerisine bulaşan, bu oyunda aktif rol alanları tarih affetmeyecektir. Ne yazık ki, bu ihanete, büyüyen Türkiye’den çıkarları zedelenen malum bazı medya kuruluşları, bazı sermaye çevreleri, bazı siyasi partiler de fırsatçılık saikiyle destek vermişlerdir. Sorumsuzca ve militanca hareket etmişlerdir. Yargı içinde, örgütlü olarak hareket eden bazıları, egemenliği milletten alıp yargıya devretmek için bu kirli tuzakta piyon olmuş, adeta bir yargı darbesi gerçekleştirmek için sorumsuzca ve militanca hareket etmişlerdir.

 

“ALLAH’TAN BAŞKA HİÇBİR GÜCÜN BİZDEN BU EMANETİ ALMASINA MÜSAADE ETMEYİZ”

Millet egemenliğinin ve demokrasinin bir gereği olarak, siz bize ’git’ dediğinizde, biz, bir an bile tereddüt etmez ve emaneti size teslim ederiz. Ama siz bize ’kal’ dediğiniz müddetçe, yetkiyi bize verdiğiniz müddetçe, Allah’tan başka hiçbir gücün bizden bu emaneti almasına müsaade etmeyiz.

 

“YARGI, EGEMENLİK HAKKINI MİLLETTEN ALAMAZ”

Türkiye’de hükümetleri, sadece ve sadece millet iş başına getirir. Sadece ve sadece millet, yani sizler görevden alırsınız. Yargı, içinde oluşmuş örgütlerin, ya da dış güçlerin menfaatine değil, sizin adınıza ve ülkemizin menfaatine vazife yapmak zorundadır. Yargı, egemenlik hakkını milletten alamaz. Medya, geçmişte yaptığı gibi, millete istikamet çizemez. Sermaye, geçmişte yaptığı gibi hükümet kurup yıkamaz. Uluslararası şer odakları, geçmişte sıkça yaptıkları gibi, içerideki hain örgütleri kullanarak benim ülkemi karıştıramaz, kaos oluşturamaz, benim bu güzel ülkemde ameliyat yapmaya yeltenemez. Eski Türkiye de, eski Türkiye’nin alışkanlıkları da artık geri gelmemek üzere tarihte kalmıştır. Yeni Türkiye’de egemenlik milletindir. Yeni Türkiye’de söz milletindir, karar milletindir, yetki milletindir. 76 milyonun her bir ferdini, kendi iradesine sahip çıkmaya, demokrasiyi savunmaya, ülkesine yönelik bu çirkin saldırılara karşı tek yürek olmaya davet ediyorum. Eğer, bizim hükümetimize yönelik bu saldırılara göz yumulur, bu siyaset mühendisliği görmezden gelinirse, biliniz ki, ilerde bu tür saldırılar başka hükümetlere karşı da gerçekleşir.

“MESELE, BİR PARTİ YA DA BİR HÜKÜMET MESELESİ DEĞİL”

76 milyondan, bir partiyi, bir hükümet değil, siyaseti, demokrasiyi, milli iradeyi samimi ve güçlü şekilde savunmalarını bekliyoruz. Zira mesele, bir parti ya da bir hükümet meselesi değil, büyük Türkiye, Yeni Türkiye meselesidir. Bu saldırılardan, sadece belli bir kesim, belli bir partinin mensupları değil, 76 milyon zarar görmüş, 76 milyon bedel ödemiştir; vesayete karşı alınacak ortak bir tavır da inanın, 76 milyonun tamamına, tüm Türkiye’ye kazandıracaktır. Gençlerimizin, çocuklarımızın daha özgür, daha demokratik bir ülkede yaşamaları, bağımsız Yeni Türkiye’yi muhafaza edebilmeleri için, bugünden tercihinizi yapmanızı, bu saldırılara karşı tek vücut olmanızı, ülkemize, siyasete, demokrasiye ve kardeşliğimize daha güçlü şekilde sahip çıkmanızı sizlerden bekliyor ve arzu ediyorum.

 

“30 MART YEREL SEÇİMLERİNE SADECE 3,5 AY KALA ORTAYA ÇIKAN BU KOMPLO”

30 Mart yerel seçimlerine sadece 3,5 ay kala ortaya çıkan bu komplonun, iradenizi teslim almasına, iftiraların, algı operasyonlarının sizleri umutsuzluğa sevk etmesine asla izin vermeyeceğinizi biliyorum. Sizler zaten bu komployu, bu tuzağı bozdunuz. Buna benzer komplolara cüret edilmemesi için, dimdik duracağınıza, büyük ve yeni Türkiye hedefine, 20
hedeflerine sımsıkı sahip çıkacağınıza yürekten inanıyorum.

 

“BU 2 SALDIRI, TÜRKİYE’Yİ DAHA DA GÜÇLENDİRDİ”

Bu 2 saldırı, Türkiye’yi daha da güçlendirdi. Türkiye yapılan 2 büyük saldırıya rağmen, 2013 yılını başarılarla, rekorlarla, önemli reformlarla geride bıraktı.  Bu 2 saldırı, hiç şüpheniz olmasın, Türkiye’yi daha da güçlendirdi. 2014 yılı, inşallah, 2013 yılından çok daha iyi, çok daha başarılı bir yıl olacak. Ekonomide, bu saldırıların yol açtığı kayıpları telafi edecek, inşallah yeni ve daha yüksek rekorlarla ülkemizi tanıştıracağız. Her 2 saldırının da hedef aldığı, hızlı tren, 3’üncü köprü, havalimanı, Nükleer Santral, Boğaz’a ikinci tüp geçit gibi, onun yanında Kanal İstanbul gibi küresel projelerimizi hız kesmeden sürdürecek, inşallah yenilerine başlayacağız. Çözüm sürecini, bu saldırı ve sabotaj girişimlerine rağmen güçlü şekilde muhafaza edecek, süreci daha ileri seviyelere taşıyacak, kardeşliğimizi pekiştirecek ve Türkiye’nin ufkunu ve umudunu daha da genişleteceğiz. En önemlisi de, demokratikleşme reformlarımıza ivme kazandıracağız. Her saldırıyla birlikte kan kaybeden vesayet sistemi, bilesiniz ki Türkiye’ye de daha fazla reform yapma imkanı tanıyor. Vesayet girişimleri zayıfladıkça, Türkiye’nin reform iradesi güçleniyor.

 

“BU SÜREÇTE HAYIR DUALARINIZI ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZDEN ESİRGEMEYİN”

Korku, sindirme ve istismar siyasetinin devre dışı kaldığı bir ortamda, siyasetin reform kapasitesi daha da artacak, 76 milyonu kucaklayan, 76 milyonun her bir ferdinin sorunlarına daha fazla ihtimam gösteren bir süreç başlamış olacak. Sizlerden, 20
hedefleri için, 2053 ve 2071 hedefleri için, büyük Türkiye ideali için, umudunuzu, heyecanınızı her daim diri tutmanızı özellikle rica ediyorum. Hiç endişeniz olmasın: Türkiye emin ellerde, geleceğe doğru yürüyüşünü kararlı şekilde sürdürüyor. Dualarla kurulmuş devletimiz, milletimizin hayır dualarıyla, elbette emekle, gayretle, adaletle, çok daha aydınlık yarınlara doğru koşuyor. Bu süreçte hayır dualarınızı ülkemiz ve milletimizden esirgemeyin.

 

BAŞBAKAN ERDOĞAN İSTİKLAL MARŞI’NI OKUDU

Mehmet Akif’i vefatının 77’inci yıl dönümünde, hürmetle ve rahmetle yad ettiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, İstiklal Marşı’nda yer alan, şu dizeleri okudu: “Ruhumun senden ilahi, şudur ancak emeli, Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli, Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.” Bu duaya amin diyor, yeni yılın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için tekrar hayırlara vesile olmasını diliyor, ailenizle, sevdiklerinizle, 76 milyon hep birlikte, barış, huzur, refah dolu nice yıllara erişmenizi Rabbimden niyaz ediyorum.”

 
1 Ocak 2014 Çarşamba 09:50 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
12
9
3
0
30
2
Beşiktaş
12
8
4
0
28
3
Fenerbahçe
12
7
3
2
24
4
Galatasaray
12
7
2
3
23
5
Bursaspor
12
6
3
3
21
6
Konyaspor
12
4
5
3
17
7
K.D.Ç. Karabük
12
5
2
5
17
8
Osmanlıspor FK
12
3
7
2
16
9
Antalyaspor
12
4
3
5
15
10
Gençlerbirliği
12
3
6
3
15
11
Alanyaspor
12
4
2
6
14
12
Akhisar Bld.
12
3
4
5
13
13
Trabzonspor
12
3
3
6
12
14
Kasımpaşa
12
3
3
6
12
15
Gaziantepspor
12
3
2
7
11
16
Ç. Rizespor
12
2
4
6
10
17
Kayserispor
12
2
3
7
9
18
Adanaspor
12
1
3
8
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:34
  • Güneş07:22
  • Öğlen12:22
  • İkindi14:46
  • Akşam17:02
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1818 - Illinois ABD'nin 21.ci eyaleti oldu.
1854 - Florence Nightingale Üsküdar'da.
1918 - I. Dünya Savaşı'ndan sonra Londra'da yapılan Müttefik Kongresi sona erdi; Almanya'nın savaş tazminatı ödemesine karar verildi.
1923 - Teşkilatı Esasiye Encümeni yeni anayasayı görüşmeye başladı.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.
1934 - Dini kisvelerle ilgili yasaklar öngören "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" kabul edildi.
1942 - Zonguldak'ta bir maden ocağındaki kazada 63 işçi öldü.
1944 - Yunanistan'da komünistler ve kralcılar arasında Yunan İç Savaşı başladı.
1945 - İstanbul'da Tan Matbaası gericilerin saldırısıyla yıkıldı.
1956 - İngiltere ve Fransa, Süveyş'ten çekileceklerini açıkladılar.
1959 - Dr. Fazıl Küçük Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı oldu.
1967 - İlk kalp nakli ameliyatını, Güney Afrika'lı kalp cerrahı Dr. Christian Barnard, Cape Town'da yaptı; hasta 18 gün yaşayabildi.
1971 - Pakistan-Hindistan savaşı başladı.
1971 - Prof.Dr. Mümtaz Soysal 6 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1979 - Fedai Dergisi sahibi, yazar Kemal Fedai Coşkuner İzmir'de öldürüldü.
1981 - Bülent Ecevit, dört aylık hapis cezasını çekmek üzere Ankara Merkez Kapalı Cezaevine konuldu.
1984 - Bhopal kazası: Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18,000 kişinin ölümüne neden oldu.
1989 - Malta'da bir araya gelen ABD başkanı George Bush ve Sovyetler Birliği komünist partisi genel sekreteri Mikhail Gorbaçov, soğuk savaşın bittiğini resmen ilan ettiler.
1990 - TRT'nin Telegün adlı yayını başladı.
1999 - Bakanlar Kurulu, Bolu'ya bağlı Düzce ilçesinin il, Kaynaşlı ve Derince beldelerinin de Düzce'ye bağlı ilçe yapılmasına karar verdi.
2002 - BM silah denetçileri ilk kez, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in saraylarından birine önceden haber vermeksizin girdiler.
2002 - Dünya Gıda Programı Afrika'da 38 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu açıkladı.
2003 - Türk-İş'in 19. Genel Kurulunda Genel Başkanlığa Salih Kılıç seçildi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
01.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu101823343650
 
On Numara
28.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu03091114253336374045474851535459616465727880
 
Sayısal Loto
26.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu052122262944
 
Şans Topu
30.11.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu041011162601
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık