Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan'a ''başka parti kazansaydı ne yaparsınız'' diye soruldu

Erdoğan'a ''başka parti kazansaydı ne yaparsınız'' diye soruldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka bir partinin hükümet olması durumunda mevcut senkronizasyonu sağlayıp sağlayamayacağına sorusuna, "Her türlü desteği verirdim" yanıtını verdi.

 
12 Aralık 2015 Cumartesi 08:59 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan'a ''başka parti kazansaydı ne yaparsınız'' diye soruldu

Erdoğan, Al Jazeera Arapça kanalına verdiği röportajda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Esed Suriye'de 400 bin insanı öldürdü, 12 milyon Suriyeli muhacir durumuna düştü. Bunların 5 milyonu Suriye dışına çıkmış vaziyette, 7 milyonu Suriye'nin içinde. Bunlara karşı artık bir adım atmamız lazım" ifadesini kullanan Erdoğan, konuyla ilgili ABD Başkanı Barack Obama ile de konuştuğunu, Putin ve Avrupalı liderlere de bunu anlattığını ve hiçbirisinin "hayır" demediğini kaydetti.

Erdoğan, "Topraklarına dönmek isteyen insanlara bunun yolunu açmamız lazım, bir proje ortaya koymamız lazım, işte proje bu. Orada 500'er metrekare içinde herkese birer konut yapsak, bu insanlar hem kendi topraklarına dönerler hem de Suriye dışına göç hareketini durdururuz" diye konuştu. Erdoğan, güvenli bölge oluşturulması konusunda Türk askeri birimleriyle ABD'nin askeri yetkililerinin görüşeceklerini de dile getirdi.

KÜLFET PAYLAŞIMI KONUSU

Şu ana kadar Türkiye'ye gelen sığınmacıları geri çevirmediklerini aktaran Erdoğan, "Bugüne kadar açık kapı politikasıyla bunlara baktık ama 2,5-3 milyon insanı nereye kadar besleyeceğiz. Batı kendisine gelecek 100 bin, 200 bin insanın endişesini taşırken, en gerçekçi teklifi Kanada yaptı" dedi.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau'nun 25 bin Suriyeliyi alabileceklerini söylediğini hatırlatan Erdoğan, bunun güzel bir külfet paylaşımı örneği olduğunu belirtti.

Erdoğan, "Türkiye'nin bütçesine para yardımı değil, oradaki Suriyeli kardeşlerimize destek istiyoruz. Terörden arındırılmış bölgede konutlar yapalım, bu konutlara bu kardeşlerimizi yerleştirelim, Batı'yı da mülteci akınından kurtaralım. Hepsi bana sözde katılıyor ancak beklenen adımı atmıyorlar. Bizim bu attığımız adımlar karşılık bulmazsa bu mülteci sorunu devam edecektir endişesini taşıyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"ESEDSİZ DAEŞ, DAEŞSİZ ESED DÜŞÜNÜLEMEZ"

Paris'te yaşanan terör saldırılarından sonra Batı ülkelerinde, "Esed'in iktidarda kalabileceği, şu anki önceliğin DAEŞ'le mücadele olduğu" yönünde açıklamalar yapılmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Erdoğan, bunun mümkün olmadığını söyledi.

Erdoğan, şunları ifade etti: "Suriye sorununu Esed'le çözmek mümkün değil. Bu olursa da ancak Viyana sürecinde olduğu gibi 3 ya da 6 aylık bir süre Esed'le devam edilebilir, sonrasında da onsuz çözüme geçilmelidir. Esed'in kalması çok yanlış olur çünkü DAEŞ'in en önemli destekçisi Esed'dir. Esed'siz DAEŞ, DAEŞ'siz Esed düşünülemez. Petrolü rejime satan o, rejimden parasal kaynağı temin eden o. Bunların belgeleri ABD Hazine Bakanlığı tarafından da açıklandı."

Erdoğan, Suriye rejimine destek veren aktörlerin başında İran'ın yer aldığına işaret etti. İran'ın yaklaşım tarzını mezhepçi bulduğunu dile getiren Erdoğan, bu nedenle Türkiye ile İran'ın karşı karşıya geldiğini kaydetti.

ARAP DÜNYASIYLA İLİŞKİLER

Son dönemde Arap ülkeleriyle özellikle de Katar'la geliştirilen ilişkilere de değinen Erdoğan, "Şu anda bizim Arap ülkeleriyle münasebetlerimiz geneli itibarıyla gayet iyi bir konumda. Gerek Katar, gerek Suudi Arabistan ve Kuveyt'le ilişkilerimiz iyi ve bunun artarak devam etmesini temenni ediyorum. Başbakan olduğum günden itibaren özellikle Arap ülkeleriyle olan ilişkilerimi hep geliştirmenin gayreti içerisinde oldum" ifadesini kullandı.

Erdoğan, Katar'da Şeyh Temim ve ailesiyle iyi ilişkilerin olduğunun altını çizerek, Türkiye'ye gelen Arap turistlerin sayısının sürekli arttığını ve bu yıl 2 milyonu bulduğunu açıkladı.

Bölgede yaşanan sıkıntılar konusunda Suudi Arabistan ile Türkiye'nin dayanışma içinde olduğunu ve son G-20 Zirvesi'nde Kral Selman ile bunları baş başa değerlendirdiklerini aktaran Erdoğan, "Burada da güzel gelişmeler var, bunları daha da yaygınlaştıralım istiyoruz. Temennimiz odur ki, İslam dünyasının içinde birliğimiz, beraberliğimiz, dayanışmamız asla gölgelenmesin. Karşımızda oluşan paktları görüyorsunuz, hepsi Müslümanları bölmeye, parçalamaya yönelik. Buna fırsat vermeyelim" yorumunu yaptı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ilişkilerin Mısır'da yaşanan gelişmeler nedeniyle etkilendiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: "Yani şu anda BAE ile tabi alt düzeyde bazı görüşmeler devam ediyor. Halkla arada zaten en ufak bir sıkıntı söz konusu değil, olamaz da. Kaldı ki Körfez İşbirliği Konseyi içinde yine Türkiye olarak bizler aynı hassasiyetimizi koruyoruz. Fakat az önce de ifade ettiğim gibi, bizim birbirimize kullandığımız cümleler çok hassas olmalı, biz birbirimize karşı çok çok dikkatli olmalıyız. Yani daha düne kadar BAE'nin tüm yönetimiyle gayet samimi ilişkiler içinde olurken, bir anda bunun kopmasının sebeplerini tabii ki araştırmak lazım. Fakat ben şahsen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak bunun süratle, ortadan kaldırması gerektiğini düşünüyorum. Yani bunun tek sebebi var, o da, Mısır olayıdır. Mısır olayındaki gelişmeleri biliyorsunuz ki bu da ancak yine diplomatik usullerle masaya oturmak suretiyle çözülür. Yoksa sağda solda birbirimizin aleyhinde konuşmakla olmaz. Onun için biz birliğimizi beraberliğimizi koruyalım diyoruz. Birbirimizin aleyhinde konuşmamızın veya kampanya sürdürmemizin hiçbir anlamı yok. Temenni ederim ki bunlar süratle aşılmış olur"

TÜRKİYE'DEKİ MUHALEFETİN ELEŞTİRİLERİ

Erdoğan, Türkiye'de muhalefetin kendisine yönelik, "hükümetin işlerine müdahil olduğu" şeklindeki eleştirilere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı olarak anayasada belirlenen yetkileri kullandığını ancak bazı kesimlerin bundan rahatsız olduğunu ifade eden Erdoğan, makamında oturduğu sürece yetkilerini tam manasıyla kullanacağına vurgu yaptı.

Erdoğan, "Ben makamına oturup orada sadece gelen evrakı imzalayan veya imzalayacak olan bir Cumhurbaşkanı değilim, yetkilerimi tam manasıyla kullanırım ve bugüne kadar yaptığım da budur. Kaldı ki ben tabi parlamento içinde seçilmiş bir Cumhurbaşkanı da değilim. Ben tam aksine ilk defa halkın oylarıyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanıyım. Halkın oylarıyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı, cumhura karşı bu yetkilerini kullanmak durumundadır. Şu anda benim yaptığım budur" dedi.

"KÜLLİYE'DE HER GÜN ETKİNLİK OLUYOR"

Halkın bu durumdan son derece memnun olduğunu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin sürekli etkinliklere ev sahipliği yaptığını, bir günün dahi boş geçmediğini anlatan Erdoğan, şunları dile getirdi: "Şu anda bu Külliye'nin içinde gün yok ki burası boş geçsin, her gün burada bir etkinlik oluyor. Çocuklardan tutunuz yaşlılara kadar, kadınlar, ilim adamları, tüm sanat çevreleri, hepsi buraya gelir giderler. ve anayasaya olan bağlılık, halka karşı olan sorumluluğunuzun gereğini yerine getirmektir. ve benim her hafta mesela Türkiye genelindeki muhtarları grup grup burada toplarım. 500'er kişi toplarım, onlara hitap ederim, daha sonra beraber otururuz yemek yeriz. Yemeği yedikten sonra tekrar onları illerine uğurlarım. Bunlar bugüne kadar alışılmış şeyler değildi."

Erdoğan, böyle şeylerin şu ana kadar olmadığını ama şimdi bunlar oluyor diye birilerinin rahatsızlık duyduğunu belirterek, "Biz kararlı bir şekilde anayasamızın bize verdiği yetki neyse, yasaların bize verdiği yetki neyse bu yetkiyi kullanırız, asla bir yetki aşımına gitmem" diye konuştu.

"BEN SORUMLULUKTAN GELEN BİRİSİYİM"

Hükümetin işlerine müdahalesinin asla söz konusu olmadığını, aksine uyum içinde olmanın gayreti içinde bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı ile Başbakan eğer senkronize olamazsa siz orada netice alamazsınız. Bu ülkede hükümetin başına, yani Başbakana anayasa fırlatan Cumhurbaşkanları da geldi ama biz öyle olmadık. Biz tam aksine hep kolaylaştırıcı olduk. Çünkü ben sorumluluktan gelen birisiyim. 11 yıl bu ülkede Başbakanlık yaptım, nerede tıkanma var, nerede yok bunları bilen birisiyim. Onun için de çok daha hızlı çalışmaya mecburuz. Çünkü Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmanın gayreti içindeyiz."

"İŞLERİNİ ZORLAŞTIRMAZDIM"

Erdoğan, AK Parti hükümeti değil de başka bir partinin hükümet olması durumunda mevcut senkronizasyonu sağlayıp sağlayamayacağına ilişkin soruya da "Tabi böyle bir şey yaşamadım. Ama olsa bile ben asla onların işini zorlaştırmaz kolaylaştırır, benden istedikleri her türlü desteği de kendilerine verirdim. Çünkü bu ülke benim, bu millet benim milletim" yanıtını verdi.

 
12 Aralık 2015 Cumartesi 08:59 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1823 - Şili'de kölelik yasaklandı.
1866 - Tennessee, Amerikan İç Savaşı sonrasında birliğe tekrar kabul edilen ilk eyalet oldu.
1901 - Yazar O. Henry, zimmet suçundan Austin, Texas'ta üç yıl kaldığı hapishaneden iyi hal nedeniyle salıverildi.
1911 - III. Hiram Bingham, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.
1915 - Şikago'da yolcu gemisi battı: 845 kişi öldü.
1923 - Günümüz Türkiye'sinin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması imzalandı.
1931 - Pittsburgh'da (Pensilvanya) yaşlılar evinde çıkan yangında 48 kişi öldü.
1936 - İspanya hükümeti iç savaş nedeniyle dünyadan yardım istedi.
1943 - II. Dünya Savaşı: İngiliz ve Kanada uçakları geceleri, ABD uçakları gündüzleri Hamburg'u bombaladı. Kasım'da operasyon bittiğinde 9.000 ton patlayıcı kullanılmış, 30.000 den fazla insan ölmüş ve 280.000 bina yıkılmış olacaktı.
1950 - Gazeteciler Cemiyeti sansürün kaldırılışını Basın Bayramı ilan etti.
1952 - Merzifon ve Akşehir'de sel: 77 ev yıkıldı, 500 büyükbaş hayvan öldü, tarım alanları sular altında kaldı.
1955 - Ekrem Koçak 800 metrede Akdeniz Oyunları rekoru kırarak birinci oldu.
1958 - Türkiye'nin Kıbrıs'a asker gönderme önerisini İngiltere reddetti.
1959 - Irak'ta 1000 kadar Kerkük Türkmeni'nin katledildiği açıklandı.
1960 - Basın Ahlak Yasası imzalandı.
1963 - Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu çıktı.
1967 - 11 Mayıs'ta greve giden ve haklarını almak için Ankara'ya yürüyüşe geçen Manisalı 90 temizlik işçisi 930 kilometre kat ederek Ankara'ya vardı.
1967 - Dokunulmazlığı kaldırılan Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Çetin Altan iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
1968 - Polisin İstanbul Teknik Üniversitesi Yurdu'nu bastığı sırada dövdüğü gençlerden Hukuk Fakültesi öğrencisi Vedat Demircioğlu sekiz gün komada kaldıktan sonra öldü.
1974 - Yunanistan'da yedi yıldır süren cunta yönetimi sona erdi; sürgündeki Konstantin Karamanlis hükümeti kurmak üzere geri döndü.
1977 - Dört gün süren Libya-Mısır savaşı sona erdi.
1985 - Yeşilköy Havaalanı'na, Atatürk Havalimanı adı verildi.
1986 - Kartal, İstanbul'da tren kazası: 9 ölü, 18 yaralı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:54
  • Güneş05:02
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:54
  • Yatsı21:44
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık