Erdoğan Putin zirvesinden kamuoyuna neler yansıdı?

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan yine nefret söylemini sürdürdü

Erdoğan yine nefret söylemini sürdürdü

"100. Yılında Çanakkale Ruhu ve Gençlik" programında konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Burada gördüğünüz gençler Gezi'de gördüğünüz vandallar değildir. Bu ülkenin gençliği etek giyerek sokakları ateşe veren provokatörler değildir. Bu ülkenin gençliği masum kızlarımızı katleden o ırz düşmanları hiç değildir. Bu ülkenin gençliği işte buradadır" dedi.

 
13 Mart 2015 Cuma 18:25 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan yine nefret söylemini sürdürdü

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

Sizlerin bir farklılığı var. Sizleri bu ülkede molotofla, demir bilyelerle yakmakla yıkmakla değil, bilgiyle kültürle sevgiyle mücadele eden bir gençlik olarak görüyorum.

Buradaki her bir genç kardeşimin kim var diye seslenildiğinde sağına soluna bakmadan ben varım diyeceğine dava taşını gediğine koyacağına yürekten inanıyorum. Buradan milletime sesleniyorum burada gördüğünüz gençler Gezi'de gördüğünüz vandallar değildir. Bu ülkenin gençliği etek giyerek sokakları ateşe veren provokatörler değildir. Bu ülkenin gençliği masum kızlarımızı katleden o ırz düşmanları hiç değildir. Bu ülkenin gençliği işte buradadır.

İşte burada karşımda duran gençler, sizler bu ülkedeki gençliğin ta kendisisiniz. Birileri ısrarla diğerlerini gündeme getirebilir. Diğerlerini ön plana çıkartabilir. Ama biz biliyoruz ki bu ülkenin gençlerini asıl temsil edenler, ahlakınızla çalışkanlığınızla bilginizle enerjinizle sizlersiniz. Rabbim sizlerden razı olsun.

Bu yıl 18 Mart’ta Çanakkale zaferimizin yüzüncü yıl dönümünü kutluyoruz. Aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, hepsine Allah’tan rahmet diliyoruz. Çanakkale savaşlarının yüzüncü yıl dönümünü çok farklı etkinliklerle mart ayı başından itibaren kutlamaya başladık. Yarın çanakkale’deyiz, tıp bayramını orada kutlayacağız. Bu unutulacak bir şey değil. yahya kemal’in ifadesiyle, çok enteresandır, o sıkıntılı günlerde ne diyordu “"Şu kopan fırtına Türk ordusudur Yarabbi. Senin uğrunda ölen ordu budur Yarabbi. Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın, Galib et, çünkü bu son ordusudur islamın" diyordu.

Tüm üniversiteliler, lise öğrencileri çanakkale’deydi. Bu farklı bir mücadeleydi. Onun için bizler işte oradan alıyoruz asıl gücümüzü. Çanakkale’de ve ülkemizin pek çok farklı yerinde çeşitli kurumlarımız, STK’larımız tarafından düzenlenen etkinliklerle bu önemli yıl dönümünü en güzel şekilde idrak etmeye çalışıyoruz.

Her zaferin unutmayın, elbette bir bedeli vardır

Esasen Çanakkale savaşı diğer bir çok özelliğinin yanı sıra bir genç savaşıdır. Ülkemizdeki pek çok lise, üniversite Çanakkale savaşlarının olduğu yıllarda mezun vermemiştir. Niçin biliyor musunuz? Çünkü o okulun tüm öğrencileri Çanakkale cephesine gitmiş, kimi şehit olarak, kimi gazi olarak bir daha okullarına dönme imkanı bulamamıştır. Biz işte böyle bir ruhun, azmin neticesi olarak bugünlerimize kavuşmuş bir milletiz. Her zaferin unutmayın, elbette bir bedeli vardır. Evet biz kazandığımız muhteşem zaferle bu milletin makus talihini tersine çevirdik.

Elbette en doğrusunu Allah bilir. Savaşın sonuçlarını ve bedelini iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Ben burada bu savaşların sadece bir yönü üzerinde durmak istiyorum. Bugünlerde hepimizin yüreğini yakan öyle hadiseler yaşanıyor ki, çanakkale’den ders çıkarılmasını ummadan edemiyorum. Bu savaşta bulunmuş bir Fransız generali hatıralarında şöyle bir olayı naklediyor. Diyor ki “yerde bir Fransız askeri yatıyor. Bir türk askeri de kendi gömleğini yırtmış onun yaralarını sarıyor. Kendisine tercüman aracılığıyla niçin yardım ettiğini sorduğumuzda, Fransız askerini elinde tutuğu kadın resmini işaret ederek, bu herhalde annesi, benim kimsem yok, o kurtulsun annesinin yanına dönsün istedim” diyor. Üstelik bu türk askerinin göğsünde, Fransız askerinin yarasından daha derin bir yara vardı diyor. Biraz sonra her ikisi de öldü.

Bir başka örnek 1956’da avustralya’da müsabakaya giden, Vehbi Emre anlatıyor bunu. Kafile başkanı. Avustralya’ya vardıklarında orada bir aile kendilerini ısrarla evlerine yemeğe davet ediyor. Yemeğin sonunda orada bulunan ve Çanakkale savaşında bulunmuş olan Avustralyalı şunları anlatıyor “İngilizler 17 yaşımdayken beni askere alıp çanakkale’ye gönderdiler. Bir akşam şiddetli bir çatışmada türk askeriyle karşı karşıya geldim. Çok enteresan burası. Süngüsünü göğsümde hissettim. Tam her şey bitti, öldüm herhalde diye düşünürken, türk askerinin bana bağırarak, geriyi göstererek bizim siperleri işaret ettiğini gördüm. Hemen toparlanıp siperime geri döndüm. Oradaki tercümana türk askerinin ne dediğini söyledim. Türk askerinin “Be çocuk burası er meydanı senin ne işin var burada. Haydi git” diye bağırdığını söyledi.

Bugün ise masumların acımasızca katledilmesini görüyoruz. İşte suriye, ırak. İşte mısır’da esma’larımız şehit oldu. bitmedi myanmar’da ruanda’da bütün bunlar oldu. somali’de bunlar oldu. dünya ne yapıyor? Dünya seyrediyor. Biz suriye’den ve Irak’tan iki milyon insana ev sahipliği yaparken, tüm avrupa’da 250 bin kişi var. bizi gördüklerinde takdire şayan diyorlar. Ey batı kendine gel kendine, bu bizim medeniyetimizin inancımızın gereğidir de onun için bunu yapıyoruz. Savaşın da bir haysiyeti ahlakı vardır. Bugün suriye’de ırak’ta olanları görüyorsunuz. Kadın çocuk yaşlı denmeden üzerlerine bombalar atıyor.israil gazze’de bu bombaları yağdırdı. Plajda babasının kucağında atılan bombalara yapacak hiçbir şeyi olmayan yavrunun nasıl sarıldığını biliyoruz değil mi, şehit oldu. dünya sessiz. Uluslararası sularda Marmara gemimize nasıl saldırdıklarını gördük değil mi? Kafalarına kurşun sıkılarak, palalarla doğranarak insanlar katlediliyor. İşte ülkemizde, soruyorum diyarbakır’da apartmandan atılarak üzerinden geçilen genç hakkında acaba onlar adına sokaklarda bulunanlar o gençler bunu nasıl izah edecekler?

Kalkıp da dün yine istanbul’da, türkiye’de her tarafı kan gölüne çevirmek isteyenler, acaba yasin’le ilgili olan o tavırlarını neyle izah edecekler? Adil olmadıktan sonra hakkın ve hakikatin yanında yer almadıktan sonra hiçbir toplumun iflah etmesi mümkün değildir.

DEAŞ denen örgüt kafa keserek, topluca insanları kurşuna dizerek, camileri türbeleri okulları yıkarak bir medeniyet katliamı gerçekleştirerek, onlar sadece örgüte katılan üç beş vatandaşlarının derdindeler. Esed, 350 bin kişiyi katlederken onlar hala BM dengelerini gözetmenin çabası içindeler. Onun için diyorum ki dünya beşten büyüktür. Artık BM’ye bir güncelleme gerekiyor. Tüm dünyanın temsil edildiği bir BM Güvenlik konseyi. Her dinin temsil edildiği bir BM Güvenlik konseyi. Yok daimi yok geçici üyeymiş, böyle bir mantık olmaz. Orada 20 ülke mi olur belirlenir hepsi de daimi olur, dönerli olur. Bir iki yıl görev yaparlar. Adalet budur.

Mısır’da hemde canlı yayında, tüm dünyanın gözü önünde demokrasi talebinden başka talebi olmayan halk kurşunlanarak, onlar darbecilerin katillerin yanında yer aldılar. Filistin’de myanmar’da insanlar inançlarından dolayı zulme uğrayıp öldürürken, modern vicdan kutup ayılarının azalan sayısına odaklanmış durumda.

 
13 Mart 2015 Cuma 18:25 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Türker Ertürk
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Kazım DEMİR
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1870 - Güney Carolina'lı Joseph H. Rainey, ABD kongresine seçilen ilk siyahi oldu.
1900 - Norveç'li Johann Waaler "Kağıt tutacağı"nın ataş patentini aldı.
1901 - İtalyan mucit Guglielmo Marconi, telsiz-telgraf sistemini geliştirdi ve İngiltere'den Atlantik aşırı ilk mesajını gönderdi.
1911 - Hindistan'ın başkenti Kalküta yerine Delhi oldu.
1913 - 1911 yılında Louvre Müzesi'nden çalınıp kaybolan Mona Lisa tablosu Floransa'da bulundu.
1923 - TBMM, 15 Mayıs 1919 ile 1 Kasım 1923 arasında üstün hizmet gösterenlere İstiklal Madalyası verilmesini kararlaştırdı.
1929 - Başbakan İsmet Paşa, "Başlıca hedefimiz milli paramızı kıymetlendirerek altına bağlamaktır" dedi.
1936 - İngiltere Kralı VIII. Edward aşkı tercih etti, tahtını terketti.
1940 - Salvador gemisi Silivri önlerinde battı. Bulgaristan'dan Filistin'e gittiği açıklanan gemideki 352 musevi yolcunun 230'u boğularak öldü.
1941 - II. Dünya Savaşı: İngiltere Bulgaristan'a; Macaristan ve Romanya ABD'ye; Hindistan da Japonya'ya savaş ilan etti.
1948 - Süleyman Demirel, Nazmiye hanım ile evlendi.
1949 - TBMM, Türkiye'nin Avrupa Konseyine katılmasını onayladı.
1956 - Japonya, Birleşmiş Milletler'e üye oldu
1957 - Türkiye, BM'yi uyardı: "Yunanistan tezi kabul edilirse Kıbrıs'ta iç savaş çıkabilir."
1962 - Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar beraat etti. Aybar milli menfaatlere aykırı hareket ettiği iddiasıyla yargılanıyordu.
1963 - Kenya, İngiltere'den bağımsızlığını ilan etti.
1966 - Yönetmen Metin Erksan'ın Fakir Baykurt'un romanından sinemaya uyarladığı Yılanların Öcü adlı film, Tunus'ta düzenlenen Kartaca Film Festivali'nde altın madalya kazandı.
1968 - Silahlı Kuvvetler içinde oluşturulduğu ileri sürülen Milli Devrim Ordusu adlı gizli bir örgütle ilişkileri olduğu iddiasıyla 5 tabii senatörün (Sezai Okan, Şükran Özkaya, Mucip Ataklı, Ekrem Acuner ve Suphi Karaman) dokunulmazlığı kaldırıldı.
1979 - Güney Kore'de askeri darbe meydana geldi.
1979 - Rodezya'nın adı Zimbabwe olarak değişti.
1990 - Erdal İnönü ile Süleyman Demirel buluştu, ortak bildiri imzalayarak erken seçim istediler.
1990 - Arnavutluk'da yeni partilerin kurulmasına izin verildi.
1991 - Endonezya'daki depremde 1500 kişi öldü.
1994 - Fikri Sağlar Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) genel sekreterliğinden istifa etti. Sağlar, terörle mücadele yasa tasarısının yasalaşmaması nedeniyle istifa ettiğini açıkladı.
1996 - Saddam Hüseyin'in oğlu Uday Hüseyin bir suikast girişiminde ciddi şekilde yaralandı.
2000 - ABD Anayasa Mahkemesi, Florida'da oyların yeniden sayımı işlemini durdurdu ve seçimleri Cumhuriyetçi aday George W. Bush'un kazandığını açıkladı.
2000 - Etiyopya ile Eritre arasında 2 yıl süren savaşa son veren barış anlaşması Cezayir'de imzalandı.
2003 - Azerbaycan devlet başkanı Haydar Aliyev kalp yetmezliği hastalığından dolayı uzun süredir tedavi gördüğü Ankara GATA'da 83 yaşında öldü.
2004 - Fatih Akın'ın filmi Duvara Karşı, Avrupa Sinema Akademisi'nce verilen 2004 Avrupa En İyi Film Ödülünü kazandı.
627 - Ninova Muharebesi: Bizans İmparatoru Herakleios'un ordusu, Pers İmparatoru II. Hüsrev'in güçlerini yendi.
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
15
10
2
3
32
2
Başakşehir
15
9
3
3
30
3
Fenerbahçe
15
8
5
2
29
4
Beşiktaş
15
7
6
2
27
5
Kayserispor
15
7
6
2
27
6
Göztepe
15
8
3
4
27
7
Trabzonspor
15
7
4
4
25
8
Bursaspor
15
7
3
5
24
9
Sivasspor
15
7
1
7
22
10
Akhisarspor
15
5
4
6
19
11
Kasımpaşa
15
5
3
7
18
12
Aytemiz Alanyaspor
15
5
2
8
17
13
Malatyaspor
15
4
4
7
16
14
Osmanlıspor
15
4
2
9
14
15
Konyaspor
15
4
2
9
14
16
Antalyaspor
15
3
5
7
14
17
Gençlerbirliği
15
3
3
9
12
18
Karabükspor
15
2
2
11
8
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
07.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010609114549
 
On Numara
11.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070811132122373843454647495157586163717879
 
Sayısal Loto
09.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020711283246
 
Şans Topu
06.12.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020510323401
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:41
  • Güneş07:29
  • Öğlen12:26
  • İkindi14:47
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:38
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık