Erdoğan'a çok sert tepki: Egemenliğimize müdahale!

Ana Sayfa » Güncel » Erdoğan ve AKP'ye ağır insan hakları eleştirisi

Erdoğan ve AKP'ye ağır insan hakları eleştirisi

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), yayımladığı bir raporda AKP yönetimi ve Erdoğan'a yönelik keskin eleştiriler yer aldı.

 
29 Eylül 2014 Pazartesi 21:06 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan ve AKP'ye ağır insan hakları eleştirisi

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), yayımladığı bir raporda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP yönetimindeki Türkiye’nin hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflatmak, medyayla interneti kontrol etmek, hükümeti eleştirenleri ve protestocuları sindirmek için çok aşırı adımlar attığını belirtti.

HRW Press’ten yapılan yazılı açıklamaya göre İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Sinclair-Webb, “Türkiye Suriye’deki ve Irak’taki savaşın sıcaklığını ensesinde hissettikçe, Ankara’nın Avrupa ile daha yakın bağlar kurmak konusundaki isteği tazelendi. Ama Türkiye’nin liderleri insan hakları alanındaki gerilemeyi geri döndürmez ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmezlerse, Türkiye’nin Avrupa’ya yaklaşması mümkün olmaz” dedi.

“PKK İLE YÜRÜTÜLEN BARIŞ SÜRECİNDE İNSAN HAKLARI BAĞLAMI GÜÇLENDİRİLMELİ”

“Açıklamada ‘Türkiye’nin İnsan Hakları Alanındaki Gerilemesi ve Reform Önerileri’ başlığını taşıyan 38 sayfalık raporun Türkiye’de 2013′te yaşanan kitlesel hükümet karşıtı protesto eylemlerini ve iktidardaki AKP’yi tam kalbinden vuran yolsuzluk iddiaları ile bağlantılı olarak insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında yaşanan gerilemeyi özetlediği ifade edildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün son gelişmeler karşısında hükümetin verdiği tepkilerin izini sürdü ve dört alanda somut önerilerde bulunduğu raporda “Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile yürütülen barış sürecinde insan hakları bağlamının güçlendirilmesi; ceza yargılamaları sisteminde reform yapılması; devlet görevlileri tarafından halen yapılmakta olan ve geçmişte yapılmış insan hakları ihlallerinde ve kadınlara karşı işlenen aile içi şiddet suçlarında faillerin cezalandırılmaması uygulamasına son verilmesi; ve ifade, medya, İnternet özgürlüklerine ve toplanma ve örgütlenme haklarına getirilen kısıtlamalara son verilmesi” önerileri sunuldu.

“TÜRKİYE’NİN İNSAN HAKLARINA SALDIRMAK YERİNE KORUMASI GEREKLİ”

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Emma Sinclair-Webb, raporda “Geçtiğimiz yıl içinde Erdoğan’ın AKP politik muhalefete kuralları hiçe sayarak, eleştirel sesleri susturarak ve sopa sallayarak karşılık verdi. Türkiye’nin ve Türkiye vatandaşlarının geleceği adına, hükümetin girdiği yoldan geri dönmesi ve insan haklarına saldırmak yerine, onları koruması gerekli” dedi. Hükümetin baskıcı refleksleri dünya kamuoyunun dikkatini 2013 yılının Mayıs – Haziran aylarında İstanbul’da ve diğer şehirlerde yaşanan Gezi eylemlerinde, polisin biber gazını yanlış kullanmak da dahil olmak üzere, aşırı şiddet kullanması ile çekmişti, denilen raporda binlerce insanın hakkında gösterilere katıldıkları için ceza soruşturması açıldığı belirtildi. Bunların arasında Beşiktaş futbol kulubünün taraftar grubu Çarşı ile bağlantılı ve haklarında ömür boyu hapis cezası gerektiren darbe girişiminde bulunmak suçuyla dava açılan 35 kişinin de olduğu vurgulanırken “Buna karşın göstericilerin öldürülmesi ve yaralanmasının hesabı çok az sayıda polis memurundan soruldu” ifadeleri kullanıldı.

“TÜRKİYE, İNSAN HAKLARI ALANINDAKİ GERİLEMEYE EĞİLMEZSE BARIŞ SÜRECİNİN ÇÖZÜLME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİR”

HRW Press tarafından yapılan yazılı açıklamada şu açıklamalar yer aldı: “2013 yılının Aralık ayında emniyet güçlerinin üst düzey hükümet yetkilileri ve aile üyelerinin adlarının karıştığı bir ceza soruşturmasının varlığını ve bu soruşturma kapsamında tutuklamalar yapıldığını açıklamasıyla, büyük bir yolsuzluk skandalı gün ışığına çıktı. Skandal yerleşik politik düzen içinde AK Parti ile onun eski müttefiki, Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan din adamı Fethullah Gülen liderliğindeki Gülen hareketi arasında yaşanan bir ihtilaftan kaynaklanıyordu. Hükümet buna yargı bağımsızlığını baltalayarak ve hukukun üstünlüğü ilkesini zayıflatarak karşılık verdi. Hükümet ayrıca hakimlerin, savcıların ve polis memurlarının görev yerlerini değiştirdi. Son dönemde ise soruşturmalarda yer alan polisleri tutukladı, soruşturma dosyalarını kapattı ve konu hakkındaki haberleri veren sosyal ve geleneksel medyayı susturma çabalarını yoğunlaştırdı.Türkiye’nin zaten çok kısıtlayıcı olan İnternet yasasında yapılan üç grup değişiklik ki en sonuncusu Eylül ayında yapıldı, Internet sansürünü artırdı. Milli İstihbarat Teşkilatı yasasında Nisan ayında yapılan değişiklikler ise hükümetin izleme, gözetleme ve kişisel verilere sınırsız erişim yetkilerini artırıyor, istihbarat personelini ceza soruşturmalarına karşı koruyor ve insan hakları ihlallerini ve hukuksuzlukları kamuoyuna sızdıranlar ile, sızdırılmış istihbaratı yayınlayan gazetecilere verilecek cezaları artırıyor.Bilançonun artı tarafında ise, hükümet Kürdistan İşçi Partisi ile yürüttüğü insan hakları bağlamında büyük ilerleme potansiyeli taşıyan müzakerelerde ilerleme kaydetti. Bu ihtilafın temelinde Kürtlerin insan haklarında karşılaştıkları noksanlıklar yatıyor ve bu noksanlıkları gidermek için atılacak cesur adımlar Türkiye’de ki bütün etnik ve dini azınlık gruplarının insan haklarını ilerletebilir. Öte yandan, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Türkiye’de insan hakları alanında yaşanan daha büyük gerilemeye ciddiyetle eğilinmezse, Kürtlerle yürütülen henüz başlangıç aşamasındaki barış sürecinin çözülme riski ile karşı karşıya kalabileceğini de vurguluyor”

“TÜRKİYE HÜKÜMETİ’NİN 1982 ANAYASASINI DEĞİŞTİRMESİ GEREKİYOR”

Raporun yazarı Sinclair-Webb, “İnsan hakları alanındaki daralma ve yargıya yapılan müdahaleler, hükümetin Kürtlerle yürüttüğü barış sürecine bağlı kalmaktaki olumlu kararlılığı ile bir tezat teşkil ediyor ve hatta bu süreci tehdit ediyor. Kürtlerle yürütülen barış sürecinin başarısını garantilemenin en iyi yolu, İnsan haklarını korumak ve herkesin insan haklarını güçlendirmektir” açıklamasında bulundu.

Raporda ayrıca İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre insan haklarını korumak için Türkiye Hükümeti’nin 1982 anayasasını değiştirmesi gerektiği savunuldu. “Devlet görevlisi failler tarafından yapılan yaşam hakkı ihlallerindeki zaman aşımı kaldırılmalı ve istihbarat personeli ve diğer devlet görevlileri ve memurlarına dokunulmazlık veren yasalar iptal edilmeli” denildi.

“TÜRKİYE’NİN AVRUPA’YA YAKLAŞMASI MÜMKÜN OLMAZ”

Avrupa Birliği hükümetlerinin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik koşullarının İnsan Hakları ile ilgili boyutuna ilişkin müzakereleri açmak için yerine getirmesi gereken koşulları, kamuoyu önünde açıklamalarını öneren raporda şu ifadeler kullanıldı: “Hükümet terörizm suçları ve devlete karşı işlenen suçların istismar edilmesini ve şiddet içermeyen politik eylemlere ve protestolara katılan insanların bu suçlarla itham edilerek yargılanmalarını da sonlandırmalı. Hükümet ayrıca aile içi şiddete maruz kalan kadınlara yeterli koruma temin etmeli ve saldırganların yargılanmasını sağlamalı. Ayrıca hak ihlallerine yol açan İnternet Yasalarını iptal etmeli ve gazetecileri sızdırılan bilgileri yayınladıkları için insanları da şiddet içermeyen sözleri nedeniyle yargılamaya son vermeli.Hükümet, 18 Eylül Günü Avrupa Birliğine katılmak için yeni bir strateji açıkladı ve bu bağlamda komşu ülkelerdeki ve daha geniş bölgedeki karışıklıkların arttığı bir dönemde Avrupa ile güçlü bağlar kurmanın önemini vurguladı. On yıl önce, AK Parti’nin ilk döneminin başlarında, AB üyeliği hedefi reformlar için önemli bir motivasyon kaynağıydı. Rapor Avrupa Birliği hükümetlerinin Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik koşullarının İnsan Hakları ile ilgili boyutuna ilişkin müzakereleri açmak için yerine getirmesi gereken koşulları, kamuoyu önünde açıklamalarını da öneriyor”

 

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye kıdemli araştırmacısı ve raporun yazarı Sinclair-Webb, “Türkiye Suriye’deki ve Irak’taki savaşın sıcaklığını ensesinde hissettikçe, Ankara’nın Avrupa ile daha yakın bağlar kurmak konusundaki isteği tazelendi. Ama Türkiye’nin liderleri insan hakları alanındaki gerilemeyi geri döndürmez ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmezlerse, Türkiye’nin Avrupa’ya yaklaşması mümkün olmaz” dedi.

 
29 Eylül 2014 Pazartesi 21:06 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1630 - Evliya Çelebi elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.
1692 - Salem, Massachusetts'de bir kadın ve dört erkek cadılık suçlamasıyla idam edildi.
1821 - Navarin Katliamı. Mora İsyanı sırasında Navarin şehrini ele geçiren yunanlar, 3.000 Türk'ü öldürdüler.
1878 - Saraybosna'nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nca işgali.
1895 - James Ryan yüksek atlamada 1,94 m. yaparak dünya rekoru kırdı.
1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1934 - Adolf Hitler Reichsführer ünvanını aldı.
1945 - Vietnam Savaşı: Ho Chi Minh iktidarda.
1953 - İran'da Muhammed Musaddık rejimi devrildi, Muhammed Rıza Pehlevi devri başladı.
1954 - ABD'de komünist partiye yasak getirildi.
1955 - Kuzeydoğu ABD'de Diane kasırgası 200 can aldı.
1960 - Sovyetler Birliği iki köpek, 40 fare, iki sıçan, ve çeşitli bitkiler taşıyan Sputnik-5'i Ay yörüngesine oturtmayı başardı.
1960 - U-2 Krizi: Sovyetler Birliği üzerinde düşürülen casus uçak U-2'nin ABD'li pilotu Francis Gary Powers 10 yıl hapse mahkûm edildi.
1966 - Muş, Varto'da meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremde 2394 kişi hayatını kaybetti, 1489 kişi yaralandı.
1978 - Kariye Müzesi soyuldu.
1980 - Suudi Arabistan havayollarına ait bir yolcu uçağı Riyad havaalanına acil iniş yaptıktan sonra yandı: 301 kişi öldü.
1981 - ABD savaş uçakları, Sidra Körfezi üzerinde iki Libya savaş uçağını düşürdü.
1987 - Birleşik Krallık'ta Michael Ryan adlı bir kişi, tüfekle 16 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti.
1991 - SSCB'nin dağılma süreci: Devlet başkanı Mikhail Gorbachev evinde göz hapsinde.
1991 - Komünizm yanlısı KGB ve ordu generalleri, Rusya'da darbe girişiminde bulundu.
2002 - Askeri birlik taşıyan bir Rus Mi-26 helikopteri, Çeçen birliklerince Grozni yakınlarında düşürüldü; 118 asker öldü.
2003 - Hamas'a bağlı bir intihar bombacısı Kudüs'te bir otobüse saldırdı; yedisi çocuk 23 İsrailli öldü.
2008 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Erbakan'ın Ev hapsi cezasını affetti.
2008 - Cezayir'in başkenti Cezayir'in 35 mil doğusunda bir polis akademisine bomba yüklü araçla yapılan intihar eyleminde en az 43 kişi öldü, 38 kişi yaralandı.
2008 - Pakistan'ın kuzeybatısındaki bir hastanenin acil girişinde bomba patladı: 23 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:35
  • Güneş05:27
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:24
  • Akşam19:23
  • Yatsı21:01
 
Süper Loto
17.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu202338424850
 
On Numara
14.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu05070910192335374043444651525455606162707475
 
Sayısal Loto
12.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030810184548
 
Şans Topu
16.08.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020405113105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık