CHP Lideri Düzce'deki ayıba ve kışkırtmaya ne dedi

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan sivil vuran ABD polisini kınadı, Türk polisini savundu

Erdoğan sivil vuran ABD polisini kınadı, Türk polisini savundu

Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini hedef alan sözlerine "Ancak ve ancak kaset ve şantaj böyle birini partinin başında tutabilir" yanıtını verdi.

 
6 Aralık 2014 Cumartesi 13:07 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan sivil vuran ABD polisini kınadı, Türk polisini savundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Saray'ında düzenlenen Anadolu Aslanları İş Adamları Derneğinin (ASKON) 9. Olağan Genel Kurulu toplantısında konuştu.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Engelliler Günü'nde kendisini hedef alan sözlerine yanıt veren Erdoğan "Böyle bir genel başkanlık ancak kasetle ve şantajla mümkün olur. O kaset olmasaydı bundan genel başkan falan olmazdı. Onları şantaj ve tehditle esir aldılar. Ama o dönem milletin partisini esir alamadılar" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın oda sayısıyla ilgili eleştirilerine de yanıt veren Erdoğan "Dünyayı da gezmemiş. SSK'yı nasıl batırdığı ortada. Şimdi çıkmış başka başka şeyler söylüyor. Kalkıyor 1000 odalı diyor. Bunu da bilmiyorsun 1150 küsür oda. Biz orada Cumhurbaşkanlığı ihtiyacının karşılığını yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Berkin Elvan'ın sözlerinden ötürü eleştirilen Yavuz Bingöl'e de sahip çıkan Erdoğan "Şu anda Türkiye'nin bu büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtasıyla kullanıyorlar. Nasıl olur da Erdoğan'la aynı fotoğraf karesine nasıl girersin diye. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Bütün sanatçılar sizin gibi düşünmeye mecbur mu?" ifadelerine yer verdi.
ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI;
Sadece son 1.5 yıl içinde darbeci zihniyetin farklı maskeler içinde millet eve ülkeye nasıl saldırdıklarını birlikte gördük. Birileri çıkıyor. Son 1,5 yıldır olan hadiseleri küçük, önemsiz göstermeye çalışıyor.
"TÜRKİYE BUGÜN NEREDE OLURDU?"
Gezi olayları kontrol edilmemiş olsaydı sokaklar şiddete teslim olmuş olsaydı acaba Türkiye bugün nerede olurdu? Bu sorunun Mısır'da, Ukrayna'da cevabı verildi. Mısır'da sokak olayları bahane edildi, çok kanlı bir darbe yapıldı. 18 yaşındaki
Esma kurşunlanarak orada şehit edildi. Rabia denilen olay kökeni itibariyle bu ve önemli. Bu hareket bir kenara konulamaz. Dünyada da demokrasiyi savunduğunu iddia edenlerin bunlara sahip çıkmak suretiyle ne kadar anti demokratik oldukları ortaya çıkıyor. İşte Ferguson olayları, Arizona olayları... Elinde silahı yok.
"POLİSİMİZ VATANDAŞI MI ÖLDÜRDÜ"
Adamı yatırıyorlar yere ve kafasını yere vurup, nefessiz bırakıp öldürüyorlar. Silah yok, Molotof kokteyli yok. Burada polisimiz vatandaşı mı öldürdü, silah mı çekti. Polisi öldürecekleri anda polis kendini savunmayacak mı? Savunacakları anda paralel yargı bakıyorsunuz 8 seneye mahkum ediyor.
"NEREDESİNİZ TENCERE TAVACILAR"
Kadıköy'de başlayıp Taksim'e gelen zat 12 ağacın yeri değiştirildi, kesilmedi. Ama Yalova'dakiler kesildi. 250'yi aşkın ağaç eksildi. Neredesin sen? Nerede o çevreciler? Nerede Taksim'de yürüyenler. Neredesiniz tencere tavacılar.
17-25 Aralık operasyonları gayesine ulaşmış olsaydı Türkiye bugün nerede olurdu? O bir darbe girişimi değil miydi? Bu soruların cevabı 25 Aralık'ı silmeye çalıştıkları fezlekede ortaya çıktı. 'Dönemin Başbakanı' ifadesini kullanıyorlar fezleke için.
Türkiye'de muhalefet partilerinin üzerinde çok ciddi bir şantaj baskısı var, medyanın üzerinde de. Kasetlerin, telefon kayıtlarının tehdidi var.
KILIÇDAROĞLU'NUN 'AKILSIZ' ÇIKIŞINA YANIT
Ana muhalefet partisinin genel başkanı hafta içinde şahsıma yönelik edebe uygun düşmeyecek ifadeler kullandı. Bir engelli kardeşimiz şahsımla alakalı 'zihinsel özürlü değil mi' diye soru soruyor. Onun da cevabı şahsımla alakalı 'o akılsızdır' diyor. Bunu ana muhalefetin başı söylüyor. O engelli yine ben evlatlarımız, kardeşlerimiz diyeceğim hem ona hem bize bu hakareti yapıyor.
"O KASET OLMASAYDI GENEL BAŞKAN OLAMAZDI"
Ancak ve ancak kaset ve şantaj böyle birini öyle bir partinin başında tutabilir.Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün derler. Böyle bir genel başkanlık ancak kasetle ve şantajla mümkün olur. O kaset olmasaydı bundan genel başkan falan olmazdı. Onları şantaj ve tehditle esir aldılar. Ama o dönem milletin partisini esir alamadılar.
MGK KARARI
Türkiye'deki bütün cemaatlerin, vakıfların, derneklerin hedef yapıldığı yalanı yayılmak isteniyor. MGK'da bu türden kararların alındığı yazılıyor. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden her yapı MGK'da ele alınır ve onun gözünün yaşına bakılmaz, tavsiye kararı çıkar. Paralel yapı böyle bir yapıdır.
SEÇİM BARAJI TARTIŞMALARI
Biz 26 maddelik bir paket hazırladık. Bu paketin içinde partilerin kapatılmasını ortadan kaldıran yasa vardı. O dönem CHP, HDP ve MHP salonu terk etti. O gün bu hareketi yapanlar bugün iktidar partisini suçluyorlar. O gün bunu hazırlayan biziz bu işten kaçanlar onlar. Şimdi çıkmış barajlar kalksın. Biz bunu da teklif ettik. Ona da yanaşmadılar. Bu anamuhalefetin başkanı akşam başka sabah başka. Türkiye'de kim en iyi yalan söyler derse bu kişidir.
Beştepe Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılıyor. Yalanlar.. Sanki burası benim kişisel sarayım. Dünyayı da gezmemiş, bilmiyor. Devlet yönetimi nedir anlamaz. Çünkü SSK'yı nasıl batırdığını bilirsiniz. 1000 odalı değil. Yanlış biliyorsunuz. 1150 küsür odası var.
"İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ"
Kendi mimarimizle orada projeyi uyguladık. Bunlarda büyük düşünmek diye bir şey yok. Adımlarımızı büyük düşünerek atıyoruz. İstanbul dendiğinde akla Dolmabahçe gelir, Topkapı Sarayı gelir. Turistlere buraları gösterirler. Cumhuriyete yönelik yaptıklarımızdan acaba ne gösteriyoruz. Bu bir ufuk meselesi... İtibardan tasarruf olmaz. Gelenler gidenler oraya bakıyor.
"CUMHURUN TEMSİLCİLERİ MUHTARLAR GELSİN SARAYI GÖRSÜN"
Bu adımlarla beraber ben vatandaşımızı buraya almaya başladım. Ankara Saray'da engelliler köyü var. Bunu biz yaptık 2005'ten sonra. Orayı ziyaret ettik. Demek ki bunu hazmedememişler. Onlar 'cumhurbaşkanım saray nasıl bir saraydır' dediler. O zaman ben de 'Yarın sizi oraya alalım' dedim. Ertesi gün geldiler, gezdiler, gördüler. Bu hazmedilemiyor. Aynı gün Kültür Sanat ödüllerini verdik. Tüm davetlilere yine orada yaklaşık 500 kişiye orada ikramda bulunduk. Yeni yıllar beraber Türkiye'deki tüm muhtarlarımızı oraya davet edeceğiz binli, ikili gruplar halinde. Cumhurun temsilcileri gelsin kendi sarayını görsün. Burası benim sarayım değil, milletin sarayı. Milletin sarayını hazmedemiyorlar.
"İSTESELER DE İSTEMESELER DE…"
Koltukların hesabı var falan diyorlar. Buckingam sarayı restorasyona giriyor. 5 milyar paund. Yaklaşık 7-8 milyar dolar. Bu sarayların sayısı belli mi orada. Buna benzer ne saraylar var. Geçenlerde Türkmenistan'daydık. Astana yüzlercesi ile dolu bunların. Bunlar Türkiye'nin büyümesinin düşmanı. İsteseler de istemeseler de biz Türkiye'yi büyütmeye devam edeceğiz.
YAVUZ BİNGÖL'E SAHİP ÇIKTI
On yıllar boyunca fikir özgürlüğü dediler, mahalle baskısından şikayet ettiler. Şu anda kimin nerede durduğu ortaya çıkıyor. Biz sabrettik. 30 Ağustos'ta Yavuz Bingöl'le Yemen Türküsü'nü söyledik. Ona söylemediklerini bırakmadılar. Şu anda Türkiye'nin bu büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtasıyla kullanıyorlar. Nasıl olur da Erdoğan'la aynı fotoğraf karesine nasıl girersin diye. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Bütün sanatçılar sizin gibi düşünmeye mecbur mu?
"ALEV ALATLI'YA DA BUNU YAPTILAR"
Değerli yazarımız Alev Alatlı'ya da bunu yaptılar. Akil İnsanlar Heyeti'ndeki bir çok sanatçıya da bunu yaptılar Ahmet Kaya'nın bu ülkeden mahsun ayrılışıyla yüreğimiz yandı. Çatallarla, porselen tabaklarla neler yaptıklarını, ödül töreninden nasıl kovduklarını hatırlayın.. Ertesi gün her türlü hakaret yazısını yazanlar, şimdi de yazmadım diyenler ruh kök sakat tipler. Hala aynı şeyleri yazıyorlar.
"BİZ EZBERLERİ BOZUYORUZ"
Bütün sanatçılarımıza sesleniyorum: cesur olun. Hiçbir sanatçımızın tahkir edilmesine izin vermeyeceğiz.Biz hiçbir zaman kutuplaştırmanın yanında olmadık. Bizim her yerde söylediğimiz şey: Adalet. Biz adaletin hükmedilen bir yer istiyoruz. Bu yüzden dünya 5'ten büyüktür. Biz gayret edeceğiz tevfik Allah'tan. Biz ezberleri bozuyoruz. Ekonomide yapamaz dedikleri ne varsa yaptık. Faiz belasından bu ülkeyi kurtarmaya mecburuz.
"BENİ BAŞBAKANIMLA KARŞI KARŞIYA GETİRECEKLER"
Şimdi beni yazılarıyla Başbakanımla karşı karşıya getirecekler. Biraz terbiyeli ol ya, edep adab bil ya. 'Başbakan dürüst yolsuzluk yapmaz ama cumhurbaşkanı yolsuzlukların içinde.' Hangi belgen var, bilgin var. Biz o yolsuzluklarla buraya gelseydik senin ve patronunun yolsuzluklarını ortaya çıkaramazdık. Bunları hükümetleri istedikleri gibi yönettiler, bizi yönetemediklerim için saldırıyorlar
"SANATÇILARA SESLENİYORUM: CESUR OLUN"
Sanatçılara sesleniyorum. Cesur olun. Mahalle baskısına karşı cesur olun. Hiçbir sanatçımızın dışlanmasına izin vermeyeceğiz
"BU MANTIKLA ENFLASYON DÜŞMEZ"
Faiz belasından bu ülkeyi kurtarmaya mecburuz. Büyümeyi sağlamak için yatırım yapmamız lazım, üretim sağlamamız lazım. Biz yüzde 63 faizlerde kalsaydık bugün buralara gelemezdik. Bu mantıkla enflasyon düşmez. Faiz enflasyon sebep netice ilişkisidir. Enflasyon sebep değil neticedir. Ama enflasyonu sebep olarak gösterip faizi netice olarak gösteriyorlar. Kimi aldatıyorsunuz ya. Yatırımcı ülke bu faiz oranlarını düşürmeye mecburdur4,6'ya geldik faizde. İniyoruz 2'ye doğru falan. O arada Gezi olayları başladı. Bu manidar değil mi. Çünkü Türkiye'nin sıçrayacağını gördüler. Türkiye'de en çok kazanan sektör finans sektörüdür. Bu oyunu biz bozacağız. Eski Türkiye'nin tekelleri tek tek ortadan kalkıyor.On yıllar boyunca yüzümüzü Ortadoğu'ya dönmemizi engellediler. Ortadoğu'nun tüm zenginliklerini sömürdüler. Biz yüzümüzü oraya döndüğünde eksen kayması, yeşil sermaye dediler, bataklık diyerek üzerimize gelmeye kalktılar.
"KUSURA BAKMAYIN DA..."
Putin'in ziyaretinden de rahatsız oldular. Kusura bakmayın da bizim irademiz birilerinin ipoteği altında değil. Bu irade milli iradedir. Bize yasak koymak isteyenler dolaylı yollardan Rusya Federasyonu ile iş bağlıyorlar. Biz kazan-kazan esasına dayalı olarak bu adımları atacağız. Atacağız. Rahatsız olan olsun. Doğru bildiğimiz yolda kararla yürüyeceğizSöylentilere, algı operasyonlarına itibar etmeyin. Türkiye ekonomisi sağlam bir yolda ilerliyor.

 
6 Aralık 2014 Cumartesi 13:07 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık