Cemaatçiler 'Devletin Valisi'ni tekbir ve sloganla karşıladı!

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan şimdi de en önemli ortağı Rusya'ya çattı

Erdoğan şimdi de en önemli ortağı Rusya'ya çattı

Ciddi bütün devletlerle bozuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’nın Suriye’ye olan desteğini isim vermeden eleştirdi. Erdoğan, “Bakın hala bazı ülkeler uçaklar gönderiyor Suriye’ye. Ama Tayyip Erdoğan bunu söylediği zaman Türkiye’nin büyükelçisi çağrılıyor. Bunu söyleyen sizin yetkilileriniz” dedi. İşte Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları..

 
16 Eylül 2015 Çarşamba 16:04 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan şimdi de en önemli ortağı Rusya'ya çattı

Türkiye Kamu Denetçiliği Kurumu’ndan beklentimiz, vatandaşlarımız için hacet kapısı işlevi görmesidir. Bunları anlatabilmek için, aklına ilk gelen yer bu kurum olmalıdır. Bugüne kadar çeşitli defalar ifade ettim. Tekrarlamak istiyorum, Türkiye Kamu Denetçiliği Kurumu bizim yeni keşfettiğimiz veya dışardan uyarlama yoluyla ihdas ettiğimiz bir yapı değildir. Bu uygulamanın özü esası bizim tarihimizde zaten vardır. Osmanlı’da ve Selçuklu ‘da devletin vatandaşların şikayetlerine kulak vermesi için pek çok mekanizma oluşturulmuştur. Çok büyük bir coğrafyada hüküm süren bu devletlerin asırlar boyunca ayakta kalması vatandaşlarıyla kurduğu güçlü ilişkiye dayanmaktadır. Kul hakkına, adalete, merhamete olan güçlü vurgu, devlet ile millet arasındaki ilişkinin temelini oluşturmaktadır. Bu süreçte emeği olan herkese teşekkür ediyorum.

Türkiye 2003 yılı başından bu yana her alanda olduğu gibi, demokrasi, temel hak ve özgürlükler anlamında tarihi ilerlemeler kaydetti. Anayasa değişikliği yapıldı, temel yasalar yenilendi. Bize göre devlet ile vatandaş arasındaki ilişki, kanalların çokluğu sağlıklı bir işleyişin işaretidir. Bugün Cumhurbaşkanlığı, Meclis, bakanlıklar, belediyeler başta olmak üzere tüm kurumlarda vatandaşlarımızın taleplerini doğrudan iletebildiği uygulamalar var. Bilgi edinme kanunu ile bu çalışmalar yasal bir zemine kavuşmuş bulunuyor.

Bu süreç içerisinde şimdi her köy, mahalledeki muhtarlarımızla ta Cumhurbaşkanlığı makamına kadar yine iletişimi, halkın taleplerini takip eden artık kurumlarda oluşturulmuş bulunuyor. AYM’ye bireysel başvuru hakkı da, yargı sürecindeki hak arama süreci için yeni bir imkan olarak sistemdeki yerini aldı. Temel kanunlardaki değişiklikler hep bu amaca yöneliktir.

2011′DEN BU YANA 2 MİLYONU AŞKIN KİŞİYİ MİSAFİR ETMİŞ BULUNUYORUZ

Mülteci sorunu karşısındaki tavrımız bunun son örneğidir. Bakınız bugün AB, 28 üye ülkesiyle sadece 400 bin civarında bir mülteci müracaatını kabul ederken veya onların kapılarına geldiğinde kapılarını açmak suretiyle evet derken, paniğe kapılmış bir durumdayken biz Türkiye olarak 2011’den bu yana 2 milyonu aşkın kişiyi şu anda misafir etmiş bulunuyoruz. Üstelik Türkiye mülteci sorununa ilave olarak bir de terörle mücadele ediyor. Biz açık kapı politikası uyguluyoruz. Sınırlarımızı kapamak suretiyle veya onların Akdeniz’de, Ege’de boğulmasını seyrederek değil, sınırlarımıza dayanan insanların buraya keyfi şekilde değil, canlarını ve geleceklerini kurtarmak için geldiklerini biliyoruz. Ama Batı’da bakıyoruz ki, bir kısmı Hristiyan köklerini zedeleyecek bu akıma müsaade etmeyin, ancak Hristiyanları alın yaklaşımında. Gerçekten kabul edilebilir bir şey değildir.

İSRAİL’İN MESCİD-İ AKSA’DAKİ UYGULAMASI KABUL EDİLEBİLİR BİR ŞEY DEĞİL

Biz insana insan olarak bakıyoruz. İnancıyla bakmıyoruz. Mağdur mudur, mazlum mudur biz kapımızı açarız. İşte şu anda Kudüs’te yapılanları görüyorsunuz. İsrail’in askerleri, polisi, üç dinin, üç semavi dinin kutsal kabul ettiği Mescid-i Aksa’daki uygulaması asla kabul edilebilir bir şey değildir. Kapıları kırmak suretiyle, içerde mukaddes kitabımızı yerlere atmak, onları yakmak suretiyle, bu yaptıkları kabul edilebilir bir şey değildir.

MÜLTECİ SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ, SINIRLARA TEL ÖRGÜLER ÇEKMEKTEN GEÇMİYOR

Türkiye burada tam aksine farklı inançların buradaki mabetlerini ihya ederken, hatta hatta inşa ederken bu tür şeylerle karşılaşmak bizleri ciddi manada rahatsız etmektedir. Bunun küresel bazı olumsuz gelişmeleri de tetikleyeceğinden endişe ediyorum. Avrupa’daki dostlarımızın şundan emin olmaları lazım. Bu insanlar aslında kendi vatanlarına kavuşmak istiyorlar. Ama kendi ülkeleri onlar için yaşanması mümkün olmayan hale gelmiş durumda. Mülteci sorununun çözümü sınırlara tel örgüler, duvarlar çekmekten geçmiyor. Asıl sorun, kendi ülkelerindeki çatışmaların bir an önce durmasını, halkın sesine kulak verecek yönetimlerin iş başına gelmesini sağlamaktır. Asıl sebebi görmeden ve buna uygun çözümler üretmeden atılacak her adım insanlığın vicdanını yaralayan yeni görüntüleri ortaya çıkarmasının ötesine geçemez.

UÇAKLAR, SİLAHLAR GÖNDERİLİYOR

Akdeniz’de, Ege’de yapılan yolculuklarda hayatını kaybeden çocukların, kadınların, erkeklerin cesetlerinin kıyılara vurmasını seyretmeye daha fazla devam edemeyiz. Suriye’deki sorunun rejim sorunu olduğu açıkça ortadayken meseleye hala uluslararası güç dengeleriyle bakmak vicdanları kurutur. Bakın hala bazı ülkeler Suriye’ye uçaklar gönderiyor. Yardımlar devam ediyor. Ama Tayyip Erdoğan bunu dillendirdiği zaman bu defa Türkiye’nin büyükelçiliği çağırmak suretiyle ‘Niçin söylendi?’ deniyor. Bunu sizin yetkilileriniz söylüyor, ben söylemiyorum. Uçaklar, silahlar gönderiliyor. Bunların hepsi bizim tespitimizdir. Açıkça kendileri de bunları ifade ediyor. Uluslararası toplantılarda da ifade ediyor. Aslında buna da bir ombudsmanlık gerekiyor. Ama nasıl olacak bu iş, sıkıntı burada. Türkiye’nin Suriye ile ilgili söylediği her şey doğru çıkmasına rağmen, ciddi adımlar hala atılamadı.

BİZ İNSANİ DESTEĞİ VERİRKEN, BİRİLERİ DE ORALARA SİLAH GÖNDERİYOR

Buradaki iki milyon insan İran’a gitmiyor, Rusya’ya gitmiyor. Benim ülkeme geliyor. Bunun bedelini biz ödüyoruz. Şu ana kadar 6,5 milyar dolar biz burada bu çalışmalar için destek verdik. Biz insani desteği verrken, birileri de oralara silahlar gönderiyor. Bu şekilde Suriye, Irak buradaki bu karışıklıkların yüzbinlerce insanın ölümünün seyrini yapıyorlar. Buna karşı bir ses var mı? Maalesef.

TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN ARINDIRILMIŞ GÜVENLİ BÖLGEYE İHTİYAÇ VAR

Uluslararası topluma sesleniyorum. Suriye’deki sorunun çözümü ülkedeki zalim rejimin bir an önce alaşağı edilip, bir an önce bir yönetimin iş başına gelmesinin sağlanmasından geçiyor. Terör örgütlerinden arındırılmış güvenli bölgeye ihtiyaç var.

SIRTINI DÖNMESİ, AB’NİN DEĞERLERİNE İHANET ETMESİ ANLAMINA GELİR

Sorun her an katlanarak büyüme potansiyeline sahiptir. Aynı durum bölgedeki diğer ülkeler için de geçerlidir. Bu ülkelerde kendi toplumlarının gerçeklerine uygun yönetimlerin oluşmasına imkan sağlanmadığı müddetçe yaralar kanamaya devam edecektir. Batı ülkelerinin kendi vatandaşlarının huzur ve refahının, bölgedeki diğer gelişmelerden bağımsız olmadığını görmesi lazımdır. Sadece ve sadece hayatta kalma mücadelesi içindeki milyonlara sırtını dönemez, dönmemelidir. AB’nin değerlerine ihanet etmesi anlamına gelir. Biz imkanlarımızı zorlama pahasına kucağımızı açmayı sürdüreceğiz. Bunu çıkar kaygısıyla değil insani, ahlaki, tarihi ve vicdani bir görev anlayışıyla yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.

 
16 Eylül 2015 Çarşamba 16:04 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:52
  • Güneş05:01
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:45
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
17.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02060708141622232526273550515661656869737478
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık