Erdoğan'dan yeni bir aldatılma itirafı

Ana Sayfa » Siyaset » ERDOĞAN KIZILCAHAMAMDAN SESLENDİ: ''HALK İDAMI GERİ İSTİYOR''

ERDOĞAN KIZILCAHAMAMDAN SESLENDİ: ''HALK İDAMI GERİ İSTİYOR''

ERDOĞAN KIZILCAHAMAMDAN SESLENDİ: ''HALK İDAMI GERİ İSTİYOR''

 
4 Kasım 2012 Pazar 17:01 
Yorum YapYazdır
 
 
ERDOĞAN KIZILCAHAMAMDAN SESLENDİ: ''HALK İDAMI GERİ İSTİYOR''


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cezaevlerinde sürdürülen açlık grevlerine değinirken, "Bunu bize şantaja dönüştürmeyin. Çünkü biz, sizin söylemenizle bu tür eylemi yapmanızla terörist başını oradan çıkartıp evine göndermeyiz" dedi.

AKP'nin 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, cezaevlerindeki açlık grevlerine değindi. Erdoğan, açlık grevi yapanların bunu şantaja dönüştürmemesini isterken, "Bu ülkede on binlerce insanın ölümüne vesile olan bir terörist başına idam verilmiştir. ama bu ülke, birilerinin, bazı malum yerlerin baskılarıyla idamı dahi kaldırmıştır. İdamı kaldırmak suretiyle şu anda İmralı'da yatmaktadır. Şu anda birçok insanımız kamuoyu araştırmalarında 'İdam yeniden gelsin' diyor. Çünkü öldürülenin yakınlarının canı yanıyor. Diğeri işte gidiyor kebap partilerinde gününü gün ediyor'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Abdullah Öcalan'ın, istediği sürece ailesi ve kardeşleri ile görüşmeye devam edebilieceğini ifade ederken, "Herhangi bir engel yoktur ama avukatlar oktasında onu bir kenara koyun'' dedi. Şu anda ölüm orucu tutan olmadığını iddia eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama bugün halen bazı köşe yazarları, '2 tane ölüm orucu tutan var' diyor. Yok. Niye yalan söylüyorsun? Köşenden de bu yalanı yazıyorsun. Zaten sıkıntı işte medyadaki bu çift yüzlü davrananlarda. Bunlar dağla müşterek hareket ediyorlar. Sorulduğu zaman da 'Şöyle köşe yazarı, böyle köşe yazarı...' 'Başbakan da çok gerilimden yana, çok sert...' Evet biz yumuşak başlıyız ama ne koyun ne kuzu değiliz.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1920'de Büyük Millet Meclisi'ni yegane meşruiyet kaynağı olarak kabul ederek kurtuluş mücadelesini başlatan Gazi Mustafa Kemal'in, 1950'de 'yeter söz milletindir' diyerek demokrasi bayrağını açan Menderes'in, 1983'te milletin desteğiyle kalkınma hamlesi başlatan Özal'ın, 1996 yılında vesayet yönetimine karşı milletin tercihiyle iktidara gelmeyi başaran Erbakan'ın takip ettikleri yolu izleyerek bugünlere geldiklerini söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"3 Kasım, bu aziz milletin siyasete, yönetime el koymasıdır. Kötü gidişe 'dur' demesiydi. 3 Kasım'da sadece bazı partiler iktidardan düşüp, yeni bir parti iktidara gelmedi. Esasında büyük bir zihniyet devrimi gerçekleşti. Milli iradeyi değil kendi grup çıkarlarını esas alarak, Türkiye'yi krizler ülkesi haline getiren bir anlayış devrildi, milletin iradesini yücelterek, güven ve istikrarı tesis eden bir anlayış yönetime geldi. Onlarca yıldır Türk siyasetinin üzerine karabasan gibi çöken darbeci, vesayetçi elitist zihniyet gitti, ileri demokrasiye, hak ve özgürlüklere inanan bir anlayış geldi. Millete efendilik taslayanlar gitti, millete hizmetkar olanlar geldi. Cumhuru hor gören, Cumhuriyet istismarcıları gitti, cumhuru kucaklayan, onu bağrına basan gerçek Cumhuriyetçiler geldi."

CUMHİRİYET HALK PARTİSİNE YÜKLENDİ

Erdoğan konuşmasının büyük bir bölümünde CHP'yi eleştirdi. Başbakan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Partilerinin adında 'Cumhuriyet' ifadesi var diye hepimize ait olan Cumhuriyeti kendi tekeline almaya çalışanlar geçmişte yıllar boyunca bu ülkeyi yönetmedi mi? Yönetti. Biz göreve gelmeden önce Ziraat Bankası görev zararı göstermek suretiyle adeta batıyordu, bitiyordu ama milleti aldatıyorlardı. Ama şimdi Ziraat Bankası Avrupa'nın en saygın bankaları arasında. Peki, bunlar niçin bu hizmetleri yapmadılar. Çünkü bunların asla cumhuriyet diye bir derdi olmadı. Bunlar asla cumhur diye millet diye bir derdi taşımadılar. Eğer gerçekten Cumhuriyeti benimsemiş olsalardı Türkiye'de demokrasi adına atılan her adımın karşısında olmazlardı. 1940'ların milli şef Cumhuriyetini kutsayan Türkiye'nin işte bu demokratik birikimini hep engellemeye çalıştılar. CHP'lilere bakarsanız 1946'da Türkiye'yi çok partili hayata kendilerinin getirdiğini söylerler. Oysa Türkiye çok partili hayat CHP'lilerin iradesi ve arzusuyla değil, bu talep bu itirazın artık görmezden gelinemeyeceği, ötelenemeyecek bir zorunluluk haline geldiği için Menderes ve arkadaşlarının ortak harekatıyla başlamıştır. Mili şef zannediyordu ki çok partili hayata geçilse de vesayet rejimini sürdürecekti. CHP'ye kalsa Türkiye hala Mili şef despotizmi ile idare ediliyor olurdu. Türkiye çok partili hayat geçtikten sonra CHP eski alışkanlıklarından, özlemlerinden vazgeçmedi. CHP yöneticileri 1950'ler boyunca da cumhuriyet bayramı kutlamalarına katılmamıştır."

Başbakan Erdoğan, CHP'nin 'İlk meclis' diye bir meclis derdi olamacağını, kendilerine ait olmayan, bütün milletin sahiplendiği bir cumhuriyet bayramı kutlamasına tahammül edemediklerini söyledi. Erdoğan, "Hatta Bu tahammülsüzlük 1957'de Gaziantep'te belediye binası önündeki Türk bayrağını indirip yerine CHP bayrağı çekmeye kadar varmıştır. CHP demokrasi düşmanlığına cumhuriyeti ve laikliği hep kalkan yapmıştır. Halbuki Türkiye'de milletin cumhuriyetle bir derdi, bir alıp everemediği yok. Cumhur cumhuriyetten memnun. Ama bunların cumhurla, halkla, milli iradeyle bir derdi var. Hazımsızlık millette değil. milleti hor gören bu anlayışta. CHP bu ülkede sanki cumhuriyet muhalifleri, rejim karşıtları varmış gibi korku pompalayarak demokrasi düşmanlığını gizlemenin çabası içinde olmuştur. Cumhuriyet adı altında kendini elit sayan bir avuç seçkinin kontrolünde vesayetçi bir sistemle milletin desteğine ihtiyaç duymadan ülkeyi yönetmek mümkün olabilir. Ama demokratik bir cumhuriyette ülkeyi yönetmek için gücünüzü mutlaka milletten almak zorundasınız. Demokrasiyle taçlandırılmış bir cumhuriyette millete tepeden bakamazsınız. Halkı hor göremezsiniz. Milletin değerlerine düşmanlık yapamazsınız. Hukukunu çiğneyemezsiniz. Demokrasiyle güçlendirilmiş bir cumhuriyette imtiyazı, vesayeti öne çıkartıp kendi grubunuz için saadet zinciri kuramazsınız. CHP hiçbir zaman millet eksenli bir siyasete yönelmedi. Hep vesayet esaslı bir siyaseti tercih etti" dedi.

Başbakan Erdoğan, CHP zihniyetinin vesayet sistemini canlı tutmak için kullandığı yöntemin sanal rejim krizleri ürettiğini, ülkedeki vesayet rejiminden nemalanan güç odaklarını da desteğine ihtiyaç duyuldukça bu oyunun defalarca sahnelendiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"1946 seçimlerine karıştırılan şaibe, 1950'li yıllarda yaşanan olaylar, 1960 darbesi, 1970'li yıllardaki hadiseler, 1980 darbesi ve 1997 post-modern darbesi, 2000'li yıllardaki nice teşebbüsler bu oyunun versiyonlarıdır. İşte bu CHP bu oyunun ya içinde ya arkasında olmuştur ya da alkış tutan olmuştur. Darbelere alkış tutmak, ordudan medet ummak, karanlık oyunlardan fayda beklemek bu CHP'nin değişmeyen tutumudur. İşbirlikçilik CHP'nin vazgeçemediği alışkanlıktır. Türkiye ne zaman bir demokratikleşme hamlesine, kalkınma, büyüme sürecine girse hemen önüne cumhuriyetin kazanımlarının tehlikeye düştüğü gerekçesiyle destek olmuştur, takozlar konmuştur. Taksim Meydanı'nda askeri göstererek 'Sizin yapmadıklarınızı biz yapıyoruz' deyip ertesi gün manevra yapmak Sayın Kılıçdaroğlu'nun aynen genlerine işleyen şekildir. O ne yapıyorsa altındaki de onu yapıyor. O da aynı manevraları yapıyor. Bu ülkede hizmet etmek için de yatırım yapmak için de karanlık odaklar, bu vesayetçi anlayış en büyük engeldir. Bu ülkede ekonomiyi düzeltmek için güven ve istikrarı sağlamak için de bu darbeci çeteci anlayış aşılması gereken en büyük engeldir. Çünkü bu karanlık odaklar menfaat düzenleri bozulmasın diye ülke istikrara kavuşmasın, millet iradesine sahip çıkmasın ister."

Başbakan Erdoğan, partilerin kapatılmaması için hazırlanan 26 maddelik paketi karşısında CHP ve BDP'nin TBMM'yi terk edip gittiklerini, içlerinde 'Sadakat içinde olmayan' birkaç milletvekili çıkınca 330 oya ulaşamadıklarını ifade ederek, "60'ların CHP'sinden farklı değilsin. Onlar da Menderes'in idamına alkış tuttu. Şimdi de Sayın Kılıçdaroğlu ve avanesi diyor ki biz karşı çıkıyoruz" dedi.

Siyaseti milletin şekillendireceğini, devlet ve cumhuriyetin bekçiye; milletin mürebbiyeye dadıya ihtiyacı olmadığını anlatan Başbakan Erdoğan, "'Büyük bedeller karşılığında vatan yaptığımız bu ülke, bu topraklar üzerinde kurduğumuz son devlet Türkiye Cumhuriyeti, bizim namusumuzdur, onurumuzdur, haysiyetimizdir. Kimse bizim bu değerlerimize el uzatamaz, göz koyamaz. Bin yıllık mücadelenin simgesi olan ayyıldızlı bayrağımızın rengi, mürekkep kırmızısı değil, kan kırmızısıdır'' diye devam etti.

Son olarak dün 41 ilde 40 bin yatak kapasiteli 53 yurdun açılışını Beşevler Spor Salonu'nda öğrencilerin huzurunda yaptıklarını hatırlatan Başbakan Erdoğan, açılan yurtlardan uydu aracılığıyla görüntüler izlediklerini dile getirdi. Erdoğan, internet kullanımının tüm yurtlarda ücretsiz olma sürecini de dün akşam imzalanan anlaşmayla başlattıklarını açıkladı.

Halkın özel hastanelerden daha fazla yararlanması için çalışmaların sürdüğünü belirten Erdoğan, "Kanunu Meclis'e gönderiyoruz ve bunu çıkartacağız. Çünkü ne SSK ne Emekli Sandığı şu anda verimli değil. Özel hastanelerden de isteyenler, SGK'dan anlaşma yaparlarsa oralardan da benim köydeki çiftçi kardeşim, köylü kardeşim gelip istifade edebilecek" diye konuştu.

TAKSİM MEYDANI ÇALIŞMASI

Taksim Medyanı'nda başlatılan yayalaştırma çalışmasına ''istemezük'' diye yaklaşanların olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanımızın eşine, eşime ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın eşine çağrı yapıyorlarmış. 'Kadınlar bu konularda çok daha hassastır, lütfen bu işe müdahale edin' diye. Biz de tam aksine bu ülkede çocuğuyla kadınıyla herkesin çok daha huzurlu Taksim Meydanı'na çıkabilmesinin adımını atıyoruz. Be hey gafiller, biraz kendinize gelin. Ben doğma büyüme Kasımpaşalıyım, o Taksim'in çilesini bilirim, o Taksim'de nelerin olduğunu bilirim. Biz bunu düzeltmenin gayreti içindeyiz. Dünyada gelişmiş ülkeler büyük meydanlarıyla övünürler. İstanbul gibi bir şehrin bana söyleyebilir misiniz bir büyük meydanı var mı? Yok.''

THY VE LUFTHANSA

Başbakan Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in 'Lufthansa ile Türk Hava Yolları'nı ortak işletmeciliğe sokalım' teklifine olumlu yanıt verildiğini söyledi. Erdoğan, bu konuda şöyle dedi:

''Almanya seyahatimizde Merkel bana şunu teklif etti, 'Lufthansa ile Türk Hava Yolları'nı ortak işletmeciliğe sokalım'. 'Tamam' dedim. Zaten bizim de şu anda projelerimizin içinde var ve Türk Hava Yollarımız ile Lufthansa böyle bir müşterek adım inşallah atabiliriz, atacağız.''

Mevcut havalimanlarının ihtiyacı karşılayamadığına dikkati çeken Erdoğan, denizde inşa edilen ilk havalimanı Ordu-Giresun Havalimanı'nı 2014 yılında açacaklarını, Mersin-Adana arasındaki Çukurova Havalimanı'nı da süratle bitirip hizmete sunacaklarını açıkladı.

KBRN KONTROLÜ YAPILDI

Bu arada AK Parti Kızılcahamam kampında bir ilk yaşanarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı oda, konuşma yapacağı salonda Kimyasal Biyolojik Radyolojik ve Nükleer Tıbbi Savunma (KBRN) kontrolü 2 uzman tarafından yapıldı. KBRN aracı olası radyolojik ve nükleer saldırıya karşı otel yanında bekletildi.

Başbakan Erdoğan, bakanlar, milletvekili ve partililerinin kaldığı otelin yakınında bir de acil sağlık durumlarına karşı hava ambulansı hazır bulunduruldu.

AKP Kızılcahamam kampı yarın Başbakan Erdoğan'ın yapacağı kapanış konuşmasıyla sona erecek.

(GAZETEPORT)

 
4 Kasım 2012 Pazar 17:01 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mustafa Önsel
 
Türker Ertürk
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Mehmet Polat
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1600 - Peru'daki Huaynaputina yanardağı Güney Amerika tarihindeki en şiddetli patlamayla püskürdü.
1807 - ABD eski başkan yardımcısı Aaron Burr vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.
1861 - Rusya'da toprağa bağlı kölelik yasaklandı.
1878 - Thomas Edison fonografın patentini aldı.
1881 - Kansas'ta tüm alkollü içecekler yasaklandı.
1915 - I. Dünya Savaşı: Gelibolu muharebeleri başladı.
1915 - İtilaf devletleri'nin Çanakkale'ye denizden yaptıkları saldırı püskürtüldü.
1925 - Telsiz tesisi hakkındaki kanun çıktı. Türkiye'de radyonun kurulması TBMM'de kabul edildi.
1928 - Amacı yoksul kadınlara yardım etmek olan "Himaye-i Etfal Kadın Yardım Cemiyeti" kuruldu. Cemiyetin adı 1938'de Yardım Sevenler Derneği olarak değiştirildi. Mevhibe İnönü derneğin fahri başkanıydı.
1932 - Halkevleri kuruldu. 1951'de Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatıldı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Iwo Jima muharebesi. Yaklaşık 30.000 ABD askeri Batı Pasifik'teki Iwo Jima adasına çıktı. Japon ordusunun şiddetli direnişi ile karşılaşan ABD birlikleri adada kontrolü ancak bir ay sonra sağlayabildiler.
1947 - İstanbul'da et giderek pahalılaşıyor; İstanbul Belediyesi halkı et boykotuna çağırdı.
1956 - Türkiye-Macaristan milli futbol maçı Mithatpaşa Stadı'nda oynandı. Türkiye Macaristan'ı 3-1 yendi.
1957 - Türk Ordusu'nun ilk kadın doktor subayı Sema Aran göreve başladı.
1959 - Londra Konferansı sona erdi. İngiltere Kıbrıs'ın bağımsızlığını tanıdı. İngiltere, Türkiye ve Yunanistan, Kıbrıs'ta garantör devlet oldu. Bağımsızlığın resmi olarak ilan edilmesi 16 Ağustos 1960'da oldu.
1968 - Larnaka uluslararası havaalanındaki bir uçak kaçırma olayına, Kıbrıslı yetkililerden izin almaksızın müdahale etmeye kalkan Mısır komando birliğinin 15 üyesi, Kıbrıs milli muhafızları tarafından öldürüldü.
1972 - Güvenlik güçleri, sabaha karşı Fındıkzade ve Arnavutköy'de operasyonlar düzenledi. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C ) üyesi Ulaş Bardakçı öldürüldü.
1975 - Devlet Sinema Televizyon Enstitüsü kuruldu.
1985 - İspanya havayollarına ait Boeing 747 tipi bir yolcu uçağı Oiz dağlarına (İspanya) çarparak düştü: 148 kişi öldü.
1985 - William J. Schroeder, yapay kalp takıldıktan sonra hastaneden taburcu edilip evine gönderilebilen ilk hasta oldu.
1985 - Türk aktör Haluk Bilginer'in de rol aldığı BBC pembe dizisi ünlü EastEnders'ın ilk bölümü İngiltere'de yayımlandı. Dizi halen devam etmektedir.
1985 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren bozuk ilaç yapanlar için " Bu adamların kafasını koparmak lazım" dedi.
1986 - SSCB Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.
1994 - Libya'da şeriat uygulamasına geçildi; İslami takvim uygulanmaya başlandı.
1994 - Haftalık Newroz gazetesi yayımlanmaya başladı.
1994 - Adalar Belediye Başkanı ANAP'lı Recep Koç Büyükada vapur iskelesinde uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. İki kişi de yaralandı. Recep Koç'u, kaçak yapısını yıktırdığı Osman Özgen adlı bir vatandaşın öldürdüğü bildirildi.
1997 - İran'ın Ankara Büyükelçisi Bagheri, Sincan'da düzenlenen Kudüs gecesindeki konuşmaların ardından, artan tepkiler nedeniyle ülkesine gitti.
1997 - Başbakan Tansu Çiller Meclis'te mal varlığı soruşturmasından aklandı.
1998 - Rusya'dan Türkiye'ye boru hattı ile doğalgaz getirecek Mavi Akım Projesi için müteahhit firmalar arasında anlaşma imzalandı.
2001 - Milli Güvenlik Kurulu'nun Çankaya Köşkü'nde yapılan şubat ayı toplantısında, Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile yaşadığı tartışma nedeniyle toplantıyı terk etti.
2008 - Küba lideri Fidel Castro görevinden ayrıldığını açıkladı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
21
9
6
6
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Antalyaspor
22
6
6
10
24
14
Gençlerbirliği
21
5
7
9
22
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
12.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02040912131524252636383940424356575868707479
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:22
  • Güneş07:03
  • Öğlen12:46
  • İkindi15:45
  • Akşam18:09
  • Yatsı19:38
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık