MB'den faiz kararı, dolarda hızlı düşüş

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan-Esad arasında aracı mı? Perinçek o haberi yanıtladı

Erdoğan-Esad arasında aracı mı? Perinçek o haberi yanıtladı

Doğu Perinçek, ABD’nin önde gelen yayın organı olan Foreign Policy’de partisi ile ilgili yayımlanan habere yanıt verdi...

 
14 Temmuz 2016 Perşembe 02:13 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan-Esad arasında aracı mı? Perinçek o haberi yanıtladı

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, ABD’nin önde gelen yayın organı olan Foreign Policy’de partisi ile ilgili yayımlanan habere yanıt verdi.

Perinçek, Foreign Policy’nin “Turkey’s ‘Deep State’  Has A Secret Backchannel too Assad”yani “Türkiye’nin ‘Derin Devleti’ Esad ile Gizli Kanallara Sahip”  başlıklı haberi ile ilgili “haberin içeriği doğru, fakat başlık ABD tarafından konmuştur” ifadesini kullandı.

Başlığın yapılan haberi yalanladığını söyleyen Perinçek şöyle konuştu:

“Haberin içeriği doğrudur. Fakat başlık haberi yalanlıyor. Başlıkta “derin devlet” kavramı kullanılıyor. Halbuki haberin içerisinde Ergenekon Davası'nın sonunda derin devlet iddiasının doğru çıkmadığı saptanmıştır. Bu başlık Amerika’da konmuştur.”

 

İŞGE O YAZI

 

ABD'li Uluslararası İlişkiler Dergisi Foreign Policy, AKP Hükümetine yakın yazar Ceren Kenar imzasıyla Vatan Partisi yöneticileri Doğu Perinçek ve İsmail Hakkı Pekin gibi isimlerin Suriye ile barış görüşmelerinde rolünü sorgulayan bir yazı yayınladı. "Türkiye'nin Derin Devleti Esad'la Gizlice Görüşüyor"başlığını taşıyan o yazıyı Türkçeleştirerek yayınlıyoruz:

 

Geçtiğimiz ay içerisinde Türkiye iki eski rakibiyle dostluk geliştirmek için gayret gösterdi. 27 Haziran'da, Türk yetkililer ölüm olaylarının yaşandığı Mavi Marmara hadisesi ile bozulan İsrail'le ilişkilerini altı yılın ardından normalleştireceklerini duyurdular. O gün, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kasım 2015'te düşürülen uçak için Rusya'ya pişmanlığını dile getiriyordu, uçak olayı her iki ülkenin arasını açmıştı.

 

Türkiye'nin dış politikasının başlangıca döndürülmesi Suriye'nin kaderinin belirsizliğini sona erdirir. Peki Ankara en büyük düşmanı Suriye'nin lideri Esad'a zeytin dalı uzatıyor olabilir mi?

 

 

VATAN PARTİSİ MESAJ TAŞIMIŞ

 

Türkiye 2011 yılının Ekim ayında önerilen reformları gerçekleştirerek protestoları yatıştırmayı reddeden Suriye ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmişti. O günden itibaren, Türkiye Esad'ı devirmeye odaklanan Suriye'deki muhalefeti desteklemiş, 2.5 milyon Suriyeli mülteciyi kendi topraklarında ağırlamıştı. Küçük bir gruptan oluşan solcu ve ulusalcı politik bir parti şimdilerde mülteci krizinin yükselmekte olduğunda ısrarcılar, Rusya'nın Suriye'de ki ağır askeri müdahalesi, ve güçlü Kürt militanların Suriye'nin kuzeyinde elde ettikleri topraklar, Türkiye'nin Esad rejimi ile anlaşmaktan başka çaresinin kalmamasına neden oldu. Aslında, aynı parti Türkiye ve Suriye hükümetleri arasında mevcut bir mesaj trafiği olduğunu da iddia ediyor.

 

 

 

Vatan Partisi, Batı ve Amerikan karşıtı ulusalcı bir hareket platformu, Türkiye'de tanınmış sosyalist bir politikacı olan Doğu Perinçek ve yardımcısı olan TSK'nın askeri istihbaratının eski yöneticisi İsmail Hakkı Pekin tarafından yönetiliyor. Perinçek ve Pekin'in Foreign Policy'e verdikleri demeçte söylediklerine göre Rusya, Çin, İran ve Suriye hükümetlerinin yetkilileri ile geçtiğimiz sene bir dizi görüşme gerçekleştirmişler, bu seyahatler boyunca üst düzey askeri ve Dışişleri yetkililerine mesajlar taşımışlar.

 

 NADİREN GÖRÜLEN ORTAKLIK

 

  Perinçek ve Pekin, bir sosyalist lider ve bir general, nadiren görülebilecek türde bir ortaklık içerisindeler. Politik işbirlikleri hapishanede oldukları dönem başlamış, her ikisi de 2011'de Ergenekon davası kapsamında tutuklanmış, seçilmiş hükümete askeri bir darbe planladıkları iddiası ile suçlanan ''derin devlet'' ile ilişkilendirilmişlerdi. Her ikisi de Kemalist bir politik bakış açısına sadıklar, laisizm ve Türk ulusalcılığına sımsıkı bağlı oldukları gibi Amerika ve Batı'nın Türkiye'nin politikaları üzerindeki etkisine karşılar. 2016 senesinde, Yargıtay Ergenekon davası sürecini tersine çevirmiş, ''Ergenekon terör örgütü'' olgusunun gerçek dışı ve delillerin sahte ve illegal yollardan elde edildiklerini duyurmuştu.

 

 Perinçek ve Pekin'in Esad ile Şam'da düzenledikleri ilk görüşme 2015 yılının Şubat ayında gerçekleşti, Perinçek'in söylediğine göre, ''Türkiye ve Suriye'nin ortak ihtiyaçları ayrılıkçı ve fanatik terör gruplarına karşı birlikte savaşmaktır.''

 

 Pekin ve Vatan Partisi üyesi olan öteki emekli Türk yetkililer, Soner Polat ve Beyazıt Karataş, daha sonra Şam'ı üç defa daha ziyaret ettiler. Pekin'in söylediğine göre, Ocak, Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleşen bu ziyaretler boyunca delegeler Suriye'nin çok sayıda üst düzey güvenlik şefleri, diplomatları ve politik yetkilileri ile bir dizi görüşmeler gerçekleştirdiler. Buna ek olarak aynı zamanda Suriye'nin Genel Güvenlik Müdürlüğü'nün başındaki isim olan Muhammed Dib Zaitoun, Ulusal Güvenlik Bürosu'nun başındaki isim Ali Memluk, Dışişleri Bakanı Valid Muallim, Dışişleri Bakanı Vekili Faysal Mekdad ve Suriye Baas Partisi genel sekreteri Abdullah el-Ahmar ile de görüşmeler gerçekleştirmişler.

 

 Pekin tarafından açıklandığı kadarı ile bu görüşmelerin ana teması, Türkiye ve Suriye arasındaki diplomatik ilişkiler ve politik işbirliğinin nasıl düzeltileceği yönündeydi.

 

 YAN ODADA ESAD'LA KONUŞUYORDU

 

 Emekli generalin aktardığına göre Suriye'nin güçlü güvenlik şefi Memluk ile gerçekleştirdikleri görüşme doğrudan devletin üst kademeleri ile kurulan bir bağlantı olarak değerlendirilmeli. Pekin şu sözleri ifade ediyor; ''Memluk aynı zamanda yan odaya geçerek Esad ile doğrudan telefon bağlantısı kurarak konuşulanlar hakkında fikir alışverişi yapıyordu.''

 

Pekin, her görüşmeden sonra Dışişleri Bakanı ve askeri yetkililer ile bilgi alışverişinde bulunduklarını, Türk hükümetinin geçtiğimiz 18 ay boyunca aşamalı bir şekilde değişim içerisinde olduğunu sezinlediğini söylerken şu sözleri ifade ediyor, ''Ocak 2015'te Türkiye henüz politikasını değiştirmeye hazır değildi. Ancak, son ziyaretim esnasında Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin bu konu hakkında daha açık ve esnek bir tutum içerisinde oluşlarına tanık oldum.''

 

DIŞİŞLERİ NE DEDİ

 

Önde gelen bir Türk Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Pekin ile görüşmelerini doğruladıysa da, Esad rejimi ile Türkiye'nin görüştüğü konusunu ateşli bir biçimde yalanlarken şu sözleri ifade ediyordu;

 

''Evet Pekin'le görüştük, kamyon şoförlerinin de dahil oldukları bölgeye dair hassas bilgilere sahip olan milyonlarca kişiyle görüştüğümüz gibi. Ancak bu görüşmelerin içeriklerinde herhangi bir takas bulunmuyor.''

 

Fakat Pekin ve Perinçek'in inandıklarına göre Suriye Kürt Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) artan gücü ve Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye sınırında otonom bir yapı geliştirme gayretleri Türk yetkililerin daha sağlıklı tartışmalarını sağlayabilir. PYD ve PKK yakın bir ilişki içerisindeler, PKK ise uzun yıllardır Ankara ve ABD tarafında terör organizasyonu olarak tanınmaktadır.

 

ESAD PERİNÇEK'E NE SÖYLEDİ

 

Vatan Partisi'nin iki liderinin iddiası, Türkiye ve Esad rejiminin ortak bir düşmana karşı görüştükleri yönünde. Perinçek gerçekleştirdikleri görüşmenin içeriğine dair şu sözleri dile getiriyor, ''Esad bize PYD'nin vatan haini ve ayrılıkçı bir organizasyon olduğunu ve Suriye'de ayrılıkçı gruplara karşı tolerans göstermeyeceğini, PKK ve PYD'nin ABD piyonu olduklarından kuşku duymadığını ifade etti. Bu sözleri söylediğini ise kendi kulaklarımla işittim.''

 

Pekin ve Perinçek'in söylemlerine göre PYD ABD'den önemli ölçüde bir destek alıyor, ve bu yakınlaşma Esad rejiminin de içerisinde olduğu bölgesel devletlere karşı saldırı düzenlemeleri için sağlanan bir destek. Türkiye PKK ile kendi topraklarında savaşmaktadır, ancak bu da henüz yeterli ölçüde değildir. Türkiye PYD'ye sunulan uluslararası yardımı kesmeli, ve PKK'ya karşı savaşmalıdır. PKK'ya sunulan uluslararası desteğin kesilmesi için Türkiye Suriye, Irak, İran ve Rusya ile işbirliği içerisinde olmalıdır.''

 

En azından bazı Türk yetkililer tartışmanın bu çizgide ilerlemesine istinaden sempati duyabilirler.

 

 ''Esad her halükarda bir katildir. Kendi vatandaşlarına işkence yapmaktadır. Fakat Kürt otonomisini desteklememektedir. Öteki yönlerinden hoşlanmıyor olsak da, bu konuda ortak bir politik duruşa sahibiz.'' AKP'den ismini vermek istemeyen üst düzey bir yetkilinin Reuters'e 17 Haziran'da verdiği demeçte geçen sözler bunlar.

 

Ancak, tüm bunların yanında bazı Türk yetkililer Türkiye'nin Esad rejimine karşı olan duruşunun değişeceği söylemini reddediyorlar. Foreign Policy'e konuşan bir yetkili, Türkiye'nin PYD'ye karşı Esad rejimi ile işbirliğine gireceği iddialarını ''gülünç'' bulduğunu ifade etmiş ve şu soruyu sormuştu: ''Esad kendi bölgesini korumaktan aciz, Türkiye'ye ve Suriye muhalefetine karşı güçlendirdiği PYD ile savaşmamıza nasıl yardımcı olacak?''

 

"ÖNEMLİ BİR ROL ÜSTLENDİK"

 

Fakat Suriye meselesi Perinçek ve Pekin'in diplomatik görüşmeler gerçekleştirmeleri için ilk defa dahil oldukları bir konu değil, ikili ayrıca Türkiye ve Rusya arasındaki görüşmelerde de rol oynadıklarını belirtiyorlar.

 

 ''Erdoğan'a yakın bir grup işadamı bizimle bağlantıya geçerek Rusya ile olan ilişkilerin düzeltilmesi için talepte bulundular,'' Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından Aralık ayında Rusya'yı ziyaret eden Pekin böyle söylüyordu. Pekin'in grubunun görüştüğü Kremlin'e yakın bir isim olan ultra-ulusalcı Rus filozof Alexandre Dugin, Rusya'nın özür mahiyetinde bir jest beklentisi içerisinde olduğunu ifade etmişti. Perinçek ise uçağın düşürülmesinin ardından Rus savaş pilotunun öldürülmesinden sorumlu olan Türk vatandaşı Alparslan Çelik'in bu görüşmenin ardından hemen tutuklandığını söyleyerek şu sözlerle devam ediyor, ''Rusya ve Türkiye arasındaki barış sürecinde önemli bir rol üstlendik ve her iki ülke de bu sürecin bir parçası olmamızı istediler.''

 

Cumhurbaşkanlığı kaynakları ise görüşmeler hakkında bilgi sahibi olmadıklarını söylediler.

 

KABİNE DEĞİŞİKLİĞİNİN SIRRI

 

Vatan Partisi yetkilileri Türkiye ve Rusya arasında müzakere görevi gerçekleştirip gerçekleştirmediklerine istinaden yöneltilen sorulara istinaden herhangi bir kimseden direktif almadıklarını söylemiş, ''arabulucu'' terimini kullanmaktan bilhassa kaçınırken sadece ''altyapı hazırlamak'' konusunda çalıştıklarını ifade etmişlerdi.

 

Perinçek: ''Bilhassa Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Akp içinden pek çok sayıda insan, Rusya ve Suriye ile düşmancıl ilişkilerin sürdürülemez olduğunu kabul ediyorlar. Hatta, bu görüş neden yeni bir kabine kurulduğu sorusunun da yanıtı.''

 

Aslında Türkiye'nin Rusya ve İsrail konusundaki politik duruşunun değişimi Ankara'da gerçekleşen bir dğeişim ile kendisini göstermişti. Uzun süredir Erdoğan ile fikir ayrılıkları içerisinde olsan Ahmet Davutoğlu 4 Mayıs günü istifa etmek durumunda kalmıştı. Yerine Binali Yıldırım geçmiş, Yıldırım ise bu konularda politik duruşun değişime gebe olduğu sinyallerini vermişti.

 

 Yıldırım 11 Temmuz günü yaptığı konuşmasında ''Komşularımızla ilişkilerimizi geliştireceğiz,'' sözlerini dile getirmiş, ''Irak, Suriye ya da Mısır ile savaş halinde olmamızın geçerli bir sebebi yok, ancak bu ülkeler ile olan ilişkilerimizi daha ileri bir noktaya taşımalıyız.'' sözleri ile gündeme gelmişti.

 

 HÜKÜMET İLE ORDU İYİLEŞİYOR

 

Türkiye'de ki farklı güvenlik aktörleri arasında güç dengesi de değişiyor. The Wall Street Journal'ın bir haberine göre Türk ordusunun politika üzerindeki baskın gücü yeniden güç kazanmaya başlamış, Kürt meselesi ve bölgesel güvenlik tehditleri bu konuda etkili bir rol oynamıştı. Geçmişte dört ayrı darbe ile politik imtiyazlarını güvence altına alan Türk ordusu son on yıl boyunca seçimle işbaşına gelen ükümet tarafından kontrol altına alınmıştı. AKP hükümetinin iktidara gelmesi ile birlikte Türk ordusu politik etkinliğini yitirmiş, fakat AKP ve Gülen Cemaati arasındaki evliliğin 2013 sonlarında gürültülü şekilde sona ermesi ile birlikte, kurum eski gücüne yeniden kavuşmaya başlamıştı. Gülenciler kurumlar üzerinde etkili olmak üzere kullanılırlarken kendisi de şu sözleri ifade ediyordu, ''bu insanlar, cumhuriyete ve ulusa bağlı, din kardeşliğine ise karşı olanlşarın yerlerine geçiyorlar.''

 

Önde gelen bir AKP'li yetkilinin söylediğine göre yaşananlar geçmişte olan istenmeyen bir takım olaylardan ibaret fakat hükümet ve ordu arasındaki ilişkiler hızla iyileştiriliyor. Aynı yetkili geçtiğimiz bir kaç sene boyunca hükümet ile ordu arasındaki ilişkilerin iyileştirilerek güçlendirildiğini söylüyor.

 

Türk ordusu hükümetin Esad karşıtı politikasından sakınmasıyla biliniyor. Önde gelen bir başka hükümet yetkilisi, ki kendisi Türkiye'nin Suriye politikasının mimarlarından biridir, hükümetin Suriye'de güvenli bir tampon bölge kurmak istediğini söylemişti, fakat 2011 yılının başlarında Türk ordusu bu talebe karşı direnmişti.

 

Doğu Perinçek, Türk ordusunun Suriye, Irak, İran ve Rusya ile dostane ve barışçıl ilişkiler kurmaktan yana olduğunu ifade ediyor.

 

SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ NEDEN ÖNEMLİ

 

Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı kaynakları ise Türkiye'nin Suriye politikasının değişmekte olduğu dedikodularını güçlü bir biçimde reddetmeye devam ederken, Esad'ın iktidardan çekilmesinin Türkiye için vazgeçilmez bir öncelik olduğunu söylüyorlar. Öteki bazı gözlemciler ise Ankara'nın Suriye karşısındaki tutumunun değişmekte olduğunu belirtiyorlar: Abdülkadir Selvi, Hürriyet gazetesinde çalışan eski bir gazeteci, Türkiye'nin ''idealist'' çizgisinin Davutoğlu tarafından biçimlendirildiğini, ancak hükümetin ve destekçilerinin bu süreci ''gerçekçi'' bir çizgiye doğru kayarak değiştirmeye yöneldiklerini ifade ediyor. Selvi tarafından önesürülen bu yeni devirde Türkiye hükümeti Suriye rejimine karşı eleştirel tutumunu sürdürecek, fakat başta Esad rejimini devirmekten vazgeçmek üzere Suriye'nin kuzeyinde güç kazanmakta olan Kürtlere karşı olan öteki güçlerle olan işbirliğini de arttıracak.

 

 Selvi'nin öne sürdüğü gibi, ''Türk devleti için Suriye'nin toprak bütünlüğü Esad rejiminin kaderinden daha önemli bir hale geldi.''

 

 Ceren Kenar – Foreign Policy

 

 Çeviri: Şıvan Okçuoğlu

 

 Odatv.com

 

 
14 Temmuz 2016 Perşembe 02:13 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Türker Ertürk
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1844 - ABD'li mucit Samuel Morse, ABD Senatosu üyelerinin hazır bulunduğu bir deneyle ABD Kongre binasından Baltimore'da bir tren istasyonuna kendi icadı olan mors alfabesiyle ilk mesajı gönderdi.
1883 - Yapımı 14 yıl süren New York City'deki Brooklyn Köprüsü trafiğe açıldı.
1921 - Mustafa Kemal Paşa'ya suikast için Ankara'ya geldiği kanıtlanan İngiliz casusu Mustafa Sagir idam edildi.
1921 - ABD'de Sacco ve Vanzetti'nin yargılanmalarına başlandı.
1924 - Yabancı şirketlerce işletilen Anadolu Demiryolları Şirketi'nin millileştirilmesi için Anadolu-Bağdat Demiryolları Müdiriye-i Umumiyesi kuruldu.
1940 - Igor Sikorsky ilk başarılı tek rotorlu helikopter uçuşunu gerçekleştirdi.
1941 - Danimarka Kanalı Savaşı'nda, İngiliz zırhlısı Hood, Bismark tarafından batırıldı.
1943 - Polonya'daki Auschwitz toplama kampında ölüm meleği adıyla anılan doktor Josef Mengele göreve başladı. Mengele tutuklular üzerinde yaptığı korkunç deneylerle biliniyordu.
1945 - Krasnodar Kray'da Karadeniz kıyısındaki Şapsığ Ulusal Rayonu lağvedildi.
1956 - İlk Eurovision Şarkı Yarışması, İsviçre'nin Lugano kentinde düzenlendi. 7 ülkenin katıldığı yarışmayı evsahibi İsviçre'nin şarkısı kazandı.
1961 - İmralı Adası'ndaki 2 bin mahkumun barındığı cezaevinde çıkan isyan bastırıldı.
1963 - Afrika Birliği Teşkilatı kuruldu.
1964 - Peru'da bir futbol maçında kargaşa çıktı: 135 kişi öldü.
1976 - Londra'dan Washington, D.C.'ye ilk Concorde seferi başladı.
1978 - Kesire Yıldırım ile Abdullah Öcalan evlendi.
1979 - Yüzde 85'i yerli malzeme ile üretilen ilk Türk uçağı 'Mavi Işık 79-XA', Kayseri İkmal Merkezi'nde başarılı bir deneme uçuşu gerçekleştirdi.
1983 - Bulvar gazetesinin düzenlediği yarışmada Türkiye güzeli seçilen Hülya Avşar'ın evli olduğu ortaya çıkınca ikinci güzel Dilara Haraççı kraliçe ilan edildi.
1989 - Bulgaristan'dan Türkiye'ye zorunlu göç başladı.
1991 - İsrail, Süleyman Operasyonu adını verdiği bir askeri operasyonla Etiyopyalı Yahudileri İsrail'e getirmeye başladı.
1993 - Eritre, Etiyopya'dan bağımsızlığını kazandı.
1993 - Bingöl-Elazığ karayolunda pusu kuran PKK militanları 33 silahsız askeri kurşuna dizdi.
2000 - İsrail, Güney Lübnan'da 22 yıldır sürdürdüğü işgale son verdi.
2003 - Letonya'nın başkenti Riga'da gerçekleştirilen 48. Eurovision Şarkı Yarışması'nı Türkiye adına yarışan Sertab Erener kazandı.
2004 - Kuzey Kore'de cep telefonları yasaklandı.
2008 - Dima Bilan Eurovision'da Rusya'ya ilk 1. getirdi
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
17.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu071227304953
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:38
  • Güneş04:49
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:28
  • Akşam19:49
  • Yatsı21:42
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık