Trabzon Barosu: Halk oylamasında ‘neye evet, neye hayır’

Ana Sayfa » Siyaset » ERDOĞAN BAZI EYLEMCİ GRUPLARLA GÖRÜŞECEK

ERDOĞAN BAZI EYLEMCİ GRUPLARLA GÖRÜŞECEK

Başbakan Erdoğan'ın, ''çapulcu'', ''ayyaş'' diyerek hedef gösterdiği ve aşağıladığı Gezi eylemcilerinin bazılarına yarın için randevu verdiği açıklandı. Taksim’deki gruplar ise randevudan haberlerinin bulunmadığını, kimin görüşmeye gideceğini merak ettiklerini ancak diyaloğa açık olduklarını belirttiler.

 
11 Haziran 2013 Salı 07:35 
Yorum YapYazdır
 
 
ERDOĞAN BAZI EYLEMCİ GRUPLARLA GÖRÜŞECEK

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili bazı toplulukların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan görüşme talebinde bulunduğunu belirterek, "Sayın Başbakanımız bu olayların başında bulunan, ilk günden beri bulunan bazı toplulukların talebi üzerine kendilerine randevu vermiştir. Zannediyorum bir kısmıyla çarşamba günü görüşmeler yapacaktır. Bir kısmıyla da farklı zamanlarda bir araya gelecektir. Onlara işin gerçeği anlatılacak. Onların da düşünceleri Sayın Başbakanımız tarafından dinlenecektir" dedi.
Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, toplantıda Avrupa Birliği ile ilgili sürecin ve Gezi Parkı olaylarının değerlendirildiğini söyledi.


Gezi Parkı eylemleri ve sonrasında gelişen olaylarla ilgili olarak hükümet içerisinde bir müzakere açtıklarını bildiren Arınç, şunları belirtti:


"İçişleri Bakanlığımız bir brifing verdi, Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve ilgili daire başkanları olmak üzere, konu üzerinde bütün bakan arkadaşlarımız düşüncelerini ifade ettiler. Bundan sonra alınacak tedbirler, yapılması gereken hususlar Sayın Başbakanımız tarafından talimat olarak arkadaşlarımıza iletildi. Esasen Sayın Başbakanımızın Türkiye'ye dönüşünden itibaren bu konudaki düşüncelerini ifade ettiğini biliyoruz. Önce İstanbul'da yapılan merkez karar yürütme kurulu toplantısında, daha sonra da Adana ve Mersin'de muhtelif açılışları takiben yaptığı konuşmalarda ve daha sonrası Ankara'ya dönüşlerinde büyük kalabalıkların kendisini karşılaması ve onlara hitaben yaptığı konuşmaların içeriğini hepimiz biliyoruz. Bildiğiniz gibi hafta sonunda önce Ankara'da sonra İstanbul'da legal mitingler yapılacaktır. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na uygun olarak, belirlenen mahallerde ve belirlenen usul ve süre içerisinde. Bu mitinglerde de Sayın Başbakanımızın Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu olumlu şartları tekrar ifade edeceğini, bu olaylar başladıktan sonra bugün geldiği nokta itibarıyla geçirdiği safahatı ve bugün artık Türkiye'nin huzur ve sükununa karşı kanunsuzluklar, yasa dışı eylemlere karşı yapılması gereken tüm işlemlerin de bitirildiği bir hafta sonunu görmüş olacağız."
"Büyük bir tahribat gözlenmektedir"Arınç, şöyle devam etti:"Elbette Sayın Başbakanımızın önceki açıklamaları, benim Başbakanvekili olarak yaptığım değerlendirmelerle ilgili bakanlarımızın açıklamalarıyla durum şu; merkezden görebildiğimiz kadarıyla Taksim'de ve Kızılay'da gruplar zaman zaman toplanmakta, sloganlarla ellerindeki pankartlarla düşüncelerini ifade etmekteler. Birtakım aşırı gruplar ve illegal örgütler de bu toplantıları bahane ederek çevreye zarar vermektedir. Bu çevre sadece kaldırımdan veya bankomatlardan veya oturulan banklardan ibaret değildir. Bunların içerisindekilerin sizlere tek bilgileri verilmişti. Ambulanslardan tutunuz polisimizin kullandığı araçlara kadar özel ticari araçlardan özel araçlara kadar ve maalesef pek çok iş yerinin tahrip edilmesine kadar büyük bir tahribat gözlenmektedir. Giderek azalmıştır. Ama bu olaylar içerisinde yurttaşlarımızından vefat edenler olmuştur, yaralananlar olmuştur. Gözaltına alınanlar ve haklarında tutuklama kararı verilen zannediyorum 2 kişi olmuştur. Bütün bunlar etraflıca değerlendirildi."
"Türkiye bunu yaşamamalıydı""Türkiye bunu yaşamamalıydı" diyen Arınç, "olayların büyümesine yol açan gerçek amacın ne olduğunu az çok bildiklerini, bu konuda yapılması gereken işleri de hükümetin tek tek tespit ettiğini" bildirdi.
Vatandaşların huzur ve sükun içerisinde, güven içerisinde olmalarını dileyen Arınç, hükümetimiz işin başında olduğunu dile getirerek "Güvenlik güçlerimizin görevlerinin bilinciyle hareket ediyorlar. Türkiye'de artık yasa dışı eylemlere kesinlikle izin verilmeyecek ve bunlara karşı kanunun üzerimize koyduğu görevler mutlaka yapılacaktır.İyi niyetle başladığı söylenen eylemler konusunda, eğer konu çevre duyarlılığı ise eğer konu insan hakları ise eğer konu demokrasi ise bunları konuşmak ve bunları muhattaplarımızla tartışmayı gerçekten isteriz" şeklinde konuştu.
Arınç, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili olarak Başbakan Erdoğan ile görüşmek isteyen gruplar bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Başbakanımız bu olayların başında bulunan, ilk günden beri bulunan bazı toplulukların talebi üzerine kendilerine randevu vermiştir. Zannediyorum bir kısmıyla çarşamba günü görüşmeler yapacaktır. Bir kısmıyla farklı zamanlarda bir araya gelecektir. Onlara işin gerçeği anlatılacak. Onların da düşünceleri Sayın Başbakanımız tarafından dinlenecektir. Yine bizlere bakanlarımıza bu konuda gelebilecek tüm taleplere de demokratik bir olgunlukta karşılayacağımızı ifade edebilirim. İşin güvenlik boyutu önemlidir, işin mali boyutu, dış itibar boyutu önemlidir. Bunlara zarar verecek tüm eylemlere karşı da güvenlik güçlerimizle ishitbaratımızla yetkili amir ve mevkide bulunanlarla mücadelemezi sürdüreceğimizi halkımızın huzur ve güvenlik içerisinde bulunmasını ve bundan memnuniyet duyacağını söylemek istiyorum."
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Taksim Gezi Parkı'ndaki olayların dış bağlantılarla ilişkisine yönelik, "Somut deliller var, sadece bir tek delil değil" dedi. Arınç, Başbakanlık Yeni Bina'daki Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Bir gazetecinin "Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylarla ilgili olarak Başbakan'ın bu işin başındakilere Çarşamba gününe randevu verdiğini söylediniz. Siz de Taksim Platformu ile görüşmüştünüz. Başbakan onlarla mı görüşecek, kimler bu isimler" sorusu üzerine Arınç, söz konusu isimlerin kimler olduğunu bilmediğini belirtti. "Ama bir grubun talepte bulunduğunu ve Sayın Başbakanımızın onlara olumlu cevap verdiğini biliyorum" diyen Arınç, kendisini "Taksim Gezi Parkı Platformu" adıyla bir grubun ziyaret ettiğini hatırlattı. Grubun açıklamalar yaptığını ancak kendisinin konuyla ilgil bir beyanda bulunmadığını bildiren Arınç, "Taksim Gezi Parkı Platformu, gayri resmi ama kendilerine böyle bir isim vermiş grup, benden randevu istedi. Ben memnuniyetle verdim. İçlerinde mimar odasından, şehir plancıları odasından, mühendis mimarlar odasından zannediyorum 4 temsilci vardı, KEKS'in ve DİSK'in de temsilcileri ayrıca bulunuyordu" diye konuştu. Platformdakilerle görüştüğünü onlara, Taksim, Gezi Parkı ve Topçu Kışlası ile ilgili düşüncelerini sorduğunu anlatan Arınç, "Bana bazı bilgiler verdiler, sonunda da önümüze kamuoyuna açıkladıkları talepleri koydular" diye konuştu. 
Platform üyelerine kendilerinin neyi yapabileceğini ve neyi yapamayacağına yönelik açıklamalarda bulunduğunu belirten Arınç, şunları söyledi: 
"Şunu yaparız, Taksim konusunda mahkemeler de bir yürütme durdurma kararı verdiğine göre ve yine açılmış ve devam eden ama yürütme durdurma kararı olmayan 4  dava da bulunduğuna göre, en azından şimdilik idare olarak yürütmeyi durdurma kararına uyacağımızı ifade ettiğimize göre, bu konuda Büyükşehir Belediyemiz, Belediye Meclisimiz, ilgili tüm paydaşlar bir araya gelerek, ne olacağı veya ne olmayacağı konusunda görüşebilirler. 'Biz bu görüşmelere açığız, sizin görüşme imkanınızı da ben temin ederim' diye söyledim. Onlar 'Mutlaka şu olmasın, bu olsun' noktasındaydılar. Böyle bir dayatmayı kabul edemeyiz. 'Şu olmasın bu olsun' konusunu bize teklif edemezsiniz. Buna karar verecek merciler önce Büyükşehirdir. Daha önceki hususlarda bazen oybirliği ile bazen oy çokluğu ile karar almışlar. 'Ama mahkeme kararı bunun yanlış olduğunu ifade ediyorsa işe yeni baştan başlamak mümkün olabilir' dedim. 'Bu konuda bizden bir karar beklemeyin' dedim. Sayın Başbakanımızın konuştukları var, Büyükşehir Belediye Başkanımızın söyledikleri var, gazetelerin yazdıkları var. İşi net olarak görmek adına siz kendinizi Taksim ile sorumlu görüyorsanız veya insani ve çevreye duyarlı bir anlayışınız varsa biz sizi muhatap kabul ederiz memnuniyetle, bu konuyu yeni baştan görüşebiliriz." 
"Böyle Patrona Halil İsyanı'nda 'kelle isteriz' gibi..."Diğer taleplerin ise politik olduğunu belirten Arınç, şöyle devam etti: 
"Türkiye bir hukuk devletidir, öyle Patrona Halil İsyanı'nda 'kelle isteriz' gibi, 'onu görevden alın, bunu şöyle yapın, gözaltındakileri bırakın, şunlara ilişmeyin, her taraf bizim olsun, istediğimizi yapalım' böyle bir anlayış 2013 Türkiyesi'nde, AK Parti iktidarında kesinlikle söz konusu olamaz. Yani siz, 'bütün gözaltılar kaldırılsın ve bu insanlar serbest bırakılsın' derken polise karşı cinayet işleyenler de bunun içerisinde değil mi? Şu kadar ambulans ve polis aracı yakanlara da hiçbir işlem yapılmasın mı? Hiçbir kaldırım taşı kalmamış, bütün tretuvarlar perişan edilmiş, çiçekler ortadan kalkmış, insanlara karşı eylem yapanlara biz bir yargı süreci başlatmak durumunda değil miyiz? Hepsini konuştuk ve kendilerine 'dışarı çıktığınızda eğer uygun görüyorsanız bu konuştuklarımızı aynen nakledin' dedim. 'Bu elinizdeki bildiriye benim karşılık vermem veyahut da onları değiştirmenizi istemem nezakete uymaz. Siz bunu eğer iş bırakma eyleminin arkasından iki sendika olarak okuyacaksınız, kendinize kalmış bir şey, ister okur ister okumazsınız' demiştim. Onlar bu bildiriyi okudular, şimdi duyuyorum ki 'bunlar ne oldu' diye de merak ediyorlarmış. Merak ediyorlarsa bize sorsunlar biz onlara tekrar içeride konuştuğumuz konuları birkez daha hatırlatırız." 
"Taksim konusuna duyarlı olmak beni ziyarete gelenlerle sınırlı değil"''Türkiye Cumhuriyeti bir kabile, bir aşiret devleti değil, bir hukuk devletidir" diyen Arınç, hukuk devletinde herkesin yaptığının karşılığını gördüğünü söyledi. Hukuk devletinde kanun hakimiyetinin sağlandığını ve hukunun üstünlüğünün bulunduğu bir sistemin söz konusu olduğunu vurgulayan Arınç, şunları kaydetti: "(Şunları yaparsanız iyi olur, yapmazsanız ortalığı yakar, yıkar, işe devam ederiz) anlayışı, kendilerini tenzih ederek söyleyeyim ama doğru bir davranış değil, demokratik bir davranış değil, hukuki bir davranış değil. Biz ne yapacağımızı az çok biliyoruz. Bunların aynı zamanda Taksim'deki bu duyguyu veya duyarlılığı ne kadar temsil ettiği de tartışmalı. Çünkü daha sonradan bizleri arayanlar 'bu işin asıl muhatabı biziz, onların söylediklerine itibar etmeyin' dediler. Asıl muhatapları niçin bize gelmedi ve niçin bizimle bu konuları görüşmedi o ayrı bir konu. Ama Taksim konusuna duyarlı olmak beni ziyarete gelenlerle sınırlı değil, kusura bakmasınlar. Taksim konusunda da İstanbul konusunda da 15 milyon İstanbullunun duyarlı olduğuna ve hükümetimizin bu duyarlılığı da gereği gibi karşılayacağına herkesin inanması lazım." 
"Kendilerine müjdeyi en kısa zamanda vereceğiz"Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken ile görüşmesi hatırlatılarak, olayların ardından esnafın mağduriyetinin giderilmesi için bulunduğu talebe ilişkin çalışmanın yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Arınç, Palandöken ile telefonla görüştüğünü söyledi. Palandöken'in saygın bir kurumun başında olduğunu vurgulayan Arınç, "Şüphesiz bu taleplerini hükümetimiz görüşecek ve karara bağlayacaktır. Bu konuda zarar gören esnaf için neler yapılacağı hususu bugün de görüşüldü, zannediyorum kendilerine müjdeyi en kısa zamanda vereceğiz" ifadesini kulandı. 
"Olayın hem iç hem de dış boyutu üzerinde ciddiyetle duruyoruz"Başka bir gazetecinin "Hükümet olarak bu olayların dış bağlantısının olduğunu da belirtiyorsunuz. Elinizde somut bir delil var mı" sorusu üzerine Arınç, şöyle konuştu: "Somut deliller var, sadece bir tek delil değil. Ama bir yargı süreci içinde ve bir siyasi değerlendirme noktasındayız. Bugünden bunları tek tek ifade etmek doğru olmaz. Ama olayın hem iç hem de dış boyutu üzerinde gerçekten ciddiyetle duruyoruz. Çünkü bu olaylar adeta bir merkezden planlanıyor gibi yayılıp organize bir hareket haline gelmiş. Ama sadece bu değil, Türkiye'de de muhtelif çevrelerin bu konuyu olduğundan daha fazla büyüterek daha çok tahribat sağlanmasına yönelik hazırlıkları var. Bunları bütün kurumlarımızın dikkatle incelediğini ve bu konunun süratle bir sonuca ulaşacağını söyleyebilirim. 'Sonuca ulaştık' dediğimiz anda da olayın dış boyutları veya güvenlik, istihbarat boyutu sizlerle paylaşılmayabilir ama biz ne yapılması gerekilyorsa o konuda kamuoyunu aydınlatacak bir çağrıda bulunabiliriz." 
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Taksim Gezi Parkı'ndaki olayların ardından mali piyasalardaki duruma ilişkin, "Hamdolsun ki hiçbir olumsuzluk görünmüyor" dedi. Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından düzenlediği basın toplantısında, soruları yanıtladı. "Piyasalardaki olumsuz gelişmelerin daha da yayılmasını önlemek için uzun vadede bazı tedbirler almayı düşünüyor musunuz" sorusu üzerine Arınç, Taksim Gezi Parkı'ndaki olayların mali boyutuyla ilgili Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, Bakanlar Kurulu'na bilgi verdiklerini aktardı. 
"Hamdolsun ki hiçbir olumsuzluk görünmüyor" diyen Arınç, şöyle konuştu: "Yani rakam rakam hem yabancıların Türkiye'ye getirdikleri para konusunda hem borsadaki alım satımlar konusunda hem borsa endeksi konusunda, belki dış dalgalanmalara bakarak, yüzde 3'lük, yüzde 5'lik, ilk günlerde belki yüzde 10'luk bir borsa endeksinin düşüşünden bahsedilebilir." 
Bülent Arınç, şunları kaydetti: "Ama değerli arkadaşlar, biz bu borsayı, 2003'te 11 binden aldık, 91 bine çıkardık. 91 bin endeksini gördüğü zaman hiçbir muhabir arkadaşım, hiçbir siyasetçi 'ne kadar başarılısınız, 91 bine çıkardınız' diye sormamıştı. Ama şimdi 91 binden 90'a düşdüğü zaman 'eyvah borsada düşüş var' diyenlerin dikkatini çekmek için söylüyorum. Her zaman borsada inişler, çıkışlar olabilir. Her zaman bunların farklı sebepleri olabilir. Bu olaylara bağlı olarak da kısmen 'bir düşme hayır yoktur' dersek bu da yanlış olur. Ama ne kadarlık bir düşmeden bahsediyoruz. Toplam endeks içerisinde yüzde 3'ü bile geçmiyor. Bu da dikkate alınacak bir konu değil. Halen Türkiye'de bulunan para miktarı, halen yatırımcıların getirmek istedikleri konularda dışarıda bazı çevreler Türkiye'nin mali bakımdan zora düşmesini isteseler de muvaffak olamadılar. Finansmanımız da finansman boyutu da mali makro ekonomik göstergelerde de hamdolsun hiçbir gerileme söz konusu değil. Bu da Türkiye'nin sağlam ayaklar üzerinde durduğunu gösteriyor." "Ethem Sarısülük ile ilgili İçişleri Bakanlığı'nın, Bakanlar Kurulu'nda bir sunum yapıp yapmadığı ve bir soruşturma açılmasının planlanıp planlanmadığı" yönündeki soruyu ise Arınç, Sarusülük'ün tedavisinin devam ettiğini, sağlık durumunun ciddi olduğunu ve bu konuyla ilgili  soruşturmanın da devam ettiğini söyledi. 
"Beşiktaş Çarşı Grubu bu gösterilerden tamamen çekilmektedir"Çarşı Taraftar Grubu Sözcüsü Bülent Ergenç'in Gezi Parkı'nda bıçaklandığı hatırlatılarak, taburcu olurken söylediği "Taksim Gezi Parkı'nda alkol satışı yasaklansın" sözlerine ilişkin değerlendirmesi sorulan Arınç, Ergenç'in Çarşı Grubu'nun kurucularından, Beşiktaş Kulübü tarafından varlığı bilinen ve takdir edilen bir kişi olduğunu belirti. Ergenç'in orada, "Burada bu saatten sonra içki içilmesin" dedikten sonra maalesef bıçaklandığını bildiren Arınç, söz konusu kişinin taburcu olduğunu ifade etti. "Arkadaşımızın taburcu olurken söyledikleri Türkiye'ye bir ibret olmalıdır" değerlendirmesinde bulunan Arınç, şöyle konuştu: "Bu Gezi Parkı'nda, bu Taksim'de yaşananların asıl kimler tarafından provoke edildiğini, asıl kimlerin hangi kötü amaçlara uymak için bir şekilde iyi insanları kullandığını göstermektedir. Bu arkadaşımızın duyarlılığına teşekkür ediyorum ama aslında ben de bir Beşiktaşlı olarak bana ulaşan haberlerden, imkan bulursam kendileriyle de görüşeceğim, Beşiktaş Çarşı Grubu bu gösterilerden tamamen çekilmektedir. Şüphesiz Galatasaray, Fenerbahçe taraftarlarının da işin geldiği bu boyutu gördükten sonra onların da 'biz de bu işte yokuz' diyeceklerini veya dediklerini, ben duymamış olabilirim, tahmin ediyorum. Ben taraftar gruplarının Türkiye'yi çok sevdiklerini, kendi kulüpleri kadar, Türkiye'de bir olumsuzluk istemediklerini tahmin ediyorum ve buna inanıyorum. Dolayısıyla arkadaşımıza 'geçmiş olsun' diyorum ama insanların gerçek yüzlerini görmek bakımından da bu olayın fevkalade önemli olduğunu ve bunu yapanları kınadığımı ifade etmek istiyorum." 
"Bu nasıl bir siyasetçidir, bunlar nasıl milletvekili olmuşlar?"Bir gazetecinin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun bir sosyal paylaşım sitesinden Gezi Parkı'ndaki eylemcilere yönelik, "Aranızda olmak isterdim" yönünde bir ileti paylaştığını ileri sürerek, "Acaba Bakanlar Kurulu'nda bu mesaj gündeme geldi mi ve sizin bu konudaki değerlendirmeniz nedir" sorusu üzerine Arınç, bunun Bakanlar Kurulu'nda görüşülecek bir konu olmadığını vurguladı. Arınç, şunları söyledi: "Sayın Vali mülki amirdir, İstanbul'un yönetiminden, güvenliğinden, huzur ve asayişinden sorumludur. Bugüne kadar da görevini yapmıştır ancak bu görevlerin ifası sırasında Emniyet Müdürümüzün, emniyet güçlerimizin belki de Valinin eğer bir ihmali söz konusu ise bu mülkiye müfettişlerimiz tarafından da incelenmektedir. Sayın Valinin bugüne kadar yaptığı görev itibarıyla her şeyiyle başarılı olduğuna inanıyorum. Ama her olayı ayrı değerlendirmek gerekir. Önce bu tweetleri iyi niyetli atan mülki amirleri sorgulamak yerine mesela bir CHP Milletvekili Hüseyin Aygün'ün komiserimiz Mustafa, Adana'da şehit edildiğinde 'Reyhanlı'nın intikamı alındı' şeklindeki tweetini sorgulamak lazım. Bu milletvekili CHP'nin milletvekilidir ve bundan önceki tweetlerinde, sözlerinde, konuşmalarında da halkı tahrik eden, olaylara yön veren, daha çok kan akıtılmasını isteyen ve bundan memnun olan bir karakter içerisindedir. Mesela tweetlere baktığımız kadar yine bir CHP Milletvekili Levent Gök'ün milletimizin evlatları olan polislere karşı ne kadar ağır sözlerle hakaret ettiğini, annelerine küfredecek kadar alçaldığını görmemiz lazım. Yine, bir İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel'in Sayın Başbakanımıza hakaret eden 3-5 adamın ileride kendilerine göre slogan atmalarını görüp, Başbakana ağız dolusu hakaretler edenlere para ikramında bulunduğunu ön plana çıkarmamız lazım. Bu nasıl bir siyasetçidir, bunlar nasıl milletvekili olmuşlar, bunlar ne kadar büyük bir kötülüğü milletimize yapmaktadırlar. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu yapılanlardan haberi yok mudur? 'Yapmayın' diyecek kadar gücü kendisinde bulumamakta mıdır? Söylenecek çok şey var. Bütün bunlar belki video belki fotoğraflarıyla zaman içinde halkımızın bilgisine sunulacak ve yargı sürecinde de bu kanunsuzlukları yapanların aleyhinde bir delil olarak elbette kullanılacaktır."

 
11 Haziran 2013 Salı 07:35 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
22
15
5
2
50
2
Başakşehir
22
13
7
2
46
3
Galatasaray
22
12
4
6
40
4
Fenerbahçe
22
10
8
4
38
5
Antalyaspor
22
10
5
7
35
6
Trabzonspor
22
9
5
8
32
7
Osmanlıspor FK
22
7
9
6
30
8
K.D.Ç. Karabük
22
9
3
10
30
9
Konyaspor
22
7
8
7
29
10
Bursaspor
22
8
4
10
28
11
Kasımpaşa
22
8
4
10
28
12
Akhisar Bld.
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
21
6
8
7
26
14
Kayserispor
22
7
4
11
25
15
Alanyaspor
22
7
4
11
25
16
Ç. Rizespor
22
5
5
12
20
17
Adanaspor
22
4
5
13
17
18
Gaziantepspor
21
4
4
13
16
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:08
  • Güneş06:48
  • Öğlen12:45
  • İkindi15:53
  • Akşam18:19
  • Yatsı19:49
 
Tarihte Bugün
1430 - Osmanlı Padişahı II. Murad, Selanik'i fethetti.
1565 - Rio de Janeiro şehrinin kuruluşu.
1803 - Ohio, ABD'ye 17. eyalet olarak katıldı.
1811 - Kavalalı Mehmet Ali, Memlûkleri Kahire Kalesine davet edip imha etti.
1815 - Napolyon, Elba'daki sürgünden Fransa'ya geri döndü.
1867 - Nebraska, ABD'ye 37. eyalet olarak katıldı.
1881 - Rus Çarı II. Aleksandr Narodniklerce öldürüldü.
1896 - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.
1919 - Güney Kore'nin tek taraflı bağımsızlık ilanı
1921 - Mehmet Akif Ersoy'un sözlerini yazdığı "İstiklâl Marşı", Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Hamdullah Suphi Bey tarafından Mecliste ilk kez okundu.
1921 - Türk-Afgan dostluk antlaşması imzalandı.
1923 - Mustafa Kemal Paşa, TBMM'nin yeni çalışma dönemini açtı. Mustafa Kemal'in açış konuşmasını mecliste dinleyiciler balkonundan izleyen Latife Hanım, meclise gelen ilk kadın oldu.
1923 - Ali Fuat Cebesoy tekrar TBMM ikinci başkanlığına, Erzurum mebusu Hüseyin *Avni Bey (Ulaş) birinci başkan vekilliğine, Konya mebusu Musa Kâzım Efendi ikinci başkan vekilliğine seçildiler.
1925 - Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi kurularak, AA şirket statüsüne kavuştu. Ahmet Ağaoğlu, AA'nın ilk Yönetim Kurulu Başkanı, Alaeddin Bey ilk Genel Müdürü oldu.
1926 - İtalyan yasaları esas alınarak hazırlanan yeni Türk Ceza Kanunu, TBMM'de kabul edildi.
1929 - İstanbul Boğazı kuzeyden gelen buz kütlelerinin hücumuna uğradı. Buzların yoğunluğu nedeniyle vapurlar çalışamadı.
1931 - Troçki'nin Büyükada'da kaldığı Arap İzzet Paşa Yalısı yandı.
1935 - TBMM 5. dönem çalışmalarına başladı. Atatürk, 4. kez Cumhurbaşkanı seçildi. TBMM'de ilk kez 18 kadın milletvekili yer aldı.
1936 - ABD'de Hoover Barajı'nın inşaatı tamamlandı. O tarihte dünyanın en büyük beton yapısı ve en büyük hidroelektrik santraliydi.
1940 - Fransız yazar Pierre Louys'in, Afrodit adlı romanının Türkçe çevirisi hakkında "müstehcen yayın" gerekçesiyle dava açıldı.
1940 - Bulgaristan Mihver devletleri'ne katıldı.
1947 - Uluslararası para fonu (International Monetary Fund, IMF) finans işlemlerine başladı.
1947 - İffet Halim Oruz'un çıkardığı Kadın gazetesi yayına başladı. Gazete, 1979 yılına kadar, 32 yılda 1125 sayı olarak çıktı.
1951 - Afyon'un Sandıklı ilçesinde Grip salgınından 22 kişi öldü.
1951 - Hastalık ve Analık Sigortası Yasası, İstanbul, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinde yürürlüğe girdi.
1953 - Stalin kalp krizi geçirdi. Dört gün sonra da öldü.
1954 - Porto Riko'lu milliyetçiler ABD temsilciler meclisine saldırdı, beş senatör yaralandı.
1958 - İzmit Körfezi'nde çalışan Üsküdar vapuru, saatteki hızı 130 kilometreyi bulan kasırga yüzünden Soğucak mevkiinde battı. Resmi rakamlara göre 300'e yakın yolcudan, çoğu İzmit Lisesi ve İzmit Endüstri Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere 272 kişi öldü.
1959 - Kıbrıs'a dönen Makarios Kıbrıslı Rumlar tarafından büyük bir tezahüratla karşılandı.
1960 - 1000 siyah öğrenci, ABD'nin Alabama eyaletinde ayrımcılığı protesto etti.
1963 - İstanbul Boğazı'nda Dolmabahçe açıklarında çarpışan iki Sovyet tankerinden denize sızan ince mazotun alev almasıyla Yüzer Karaköy İskelesi ve Kadıköy vapuru yandı.
1964 - Milli Birlik Komitesi'nden çıkarıldıkta sonra Ottawa Büyükelçiliği danışmanlığına atanmış olan 14'lerden Orhan Kabibay, yurda dönüşünde tutuklandı.
1966 - SSCB uzay sondası Venera 3, Venüs yüzeyine çarparak düştü.
1966 - Baas Partisi, Suriye'de yönetimi ele geçirdi.
1968 - Milli Bakiye usulünü kaldıran yeni Seçim Kanunu TBMM'de kabul edildi.
1971 - Ankara, Ege ve Diyarbakır Tıp fakülteleri asistanları oturma eylemine başladı.
1971 - Türkiye'nin ilk çoban boykotu, Konya'nın Sazgeçit köyünde başladı.
1971 - Batman'da 3 bin işsiz, rafineriyi işgal etti.
1974 - Tiyatro sanatçısı Hüseyin Kemal Gürmen 73 yaşında öldü.
1975 - Avustralya'da renkli televizyon yayınları başladı.
1977 - Hükümet 1977'de üç kez devalüasyon yaptı. Sanayici ve işadamları tarafından gecikmiş bir uygulama olarak değerlendirildi. Alman Markı 50 kuruş, Amerikan Doları ise 1 lira değer kazandı.
1978 - Charlie Chaplin'in cenazesi İsviçre'deki mezarlıktan çalındı.
1978 - Adnan Menderes'in oğlu, Adalet Partisi Aydın Milletvekili Mutlu Menderes trafik kazası sonucu öldü.
1979 - Başbakan Ecevit ülkenin içinde bulunduğu bunalıma dikkat çekerek, "Ekonomiyi düzeltmek için zam şarttır" dedi.
1980 - Voyager 1 uzay sondası, Satürn'ün Janus adlı Ay'ının varlığını tescil etti.
1980 - Hacı Ali Demirel ve oğlu Yahya Demirel hakkında döviz kaçakçılığı suçundan yeni bir dava açıldı. Sanıklar hakkında1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
1982 - Erol Toy'un, "Aydınımız, İnsanımız, Devletimiz" adlı kitabının basımı ve dağıtımı yasaklandı.
1984 - TBMM'de sıkıyönetimin 13 ilde kaldırılmasını, 54 ilde ise 4 ay süreyle uzatılması kararlaştırıldı. Başbakan Turgut Özal yaptığı açıklamada, "Olaylarda yüzde 99 azalma var. Ancak aşırı sol ve bölücü örgütler faaliyetlerine yeraltında devam ediyorlar"
1987 - Türkiye, Yunanistan'ın Bern Deklarasyonu'nu çiğneyerek Ege'nin ihtilaflı kıta sahanlığında petrol aramalarına başlaması durumunda, misillemede bulunacağı konusunda Atina'yı uyardı.
1990 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal'ın da ortakları arasında olduğu ilk özel TV kanalı Magic Box, Eutelsat F 5 uydusundan test sinyali yaylnlamaya başladı.
1992 - Türkiye'nin ikinci özel TV kanalı ve yarışma programlarıyla ünlü Show TV yayın hayatına başladı.
1992 - İstanbul Kuledibi'ndeki Neve Şalom Sinagogu'na bombalı saldırıda bulunuldu.
1992 - Bosna-Hersek, referandum sonrasında, Yugoslavya'dan ayrılarak bağımsızlık kararı aldı. Ancak 3 Mart'ta, Sırp kuvvetleri, Bosna'nın kuzeyindeki Bosanki Brod'u bombaladı ve silahlı çatışmalar başladı.
1994 - Nirvana son konserlerini Münih'te verdi.
1996 - Harçları protesto eden öğrenciler İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 30 saat işgal ettiler. Eylem sonrası çıkan olaylarda 100 öğrenci gözaltına alındı.
1996 - Uluslararası Narkotik Kontrol Stratejisi Raporu'nda, Türkiye kara para aklayan ülkeler arasında sayıldı.
1997 - İstenmeyen adam ilan edilen İran'ın Erzurum Başkonsolosu Said Zare ülkesine geri döndü. İran'da misilleme olarak Türkiye'nin Tahran Büyükelçisi Osman Korutürk ile Urumiye Başkonsolosu Ufuk Özsancak'ı istenmeyen adam ilan etti.
2000 - TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleri, İstanbul Küçükköy Karakolu'na yaptıkları baskında bir adet Filistin askısı buldu. El konulan işkence aleti Ankara'ya götürüldü.
2002 - ABD kuvvetleri Afganistan topraklarına girdi.
2003 - Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine, yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının 6 ay süreyle Türkiye'de bulunmasına izin verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi, TBMM'nin kapalı oturumunda reddedildi.
2005 - Türkler: Bir İmparatorluğun Mimarları ve Mimar Sinan'ın Dehası adlı fotoğraf sergisi Londra'da açıldı.
2006 - İngilizce Wikipedia, Jordanhill railway station maddesiyle bir milyonuncu maddeye erişti.
2009-Ciner - Yayın Holding bünyesinde ve Fatih Altaylı'nın editörlüğünde yayınlanan Gazete Habertürk yayına başladı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051920293640
 
On Numara
27.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu09111316171823303235374041434754577072737680
 
Sayısal Loto
25.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu132025283048
 
Şans Topu
22.02.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu162027283105
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık