Üs bölgesine saldırı, 3 asker şehit

Ana Sayfa » Güncel » Erdoğan Bayraktar ve TOKİ dosyası için yargıya başvuru

Erdoğan Bayraktar ve TOKİ dosyası için yargıya başvuru

CHP, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar’ın da aralarında bulunduğu 60 şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilerek üstü örtüldüğü iddia edilen TOKİ dosyasının yeniden açılması için yargıya başvurdu. Başvurusunda, “Soruşturmanın adeta oldubittiye getirilerek kapatıldığı ortadadır” diyen CHP İstanbul MilletvekiliAykut Erdoğdu, dosyanın üstünü örten savcılığın yasal dinleme kayıtlarıyla elde edilen delilleri “hukuka aykırı” kabul etmesinin yasalar gereği mümkün olmadığını vurguladı.

 
27 Mayıs 2014 Salı 08:46 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan Bayraktar ve TOKİ dosyası için yargıya başvuru

Erdoğdu, avukat Haluk Pekşen aracılığıyla Bakırköy Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda, oğul Bayraktar hakkındaki delillerin İstanbul 33. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla yapılan 3 aylık yasal dinlemeler sonucunda toplandığı anımsatılırken şu itirazlar sıralandı:

* Öncelikle belirtmek gerekir ki, sayın savcılığın iletişimin tespiti yolu ile toplanan delilleri “hukuka aykırı delil” addetmesi kanunlar gereği mümkün değildir. Kişilerin iletişimlerinin tespiti ve denetlenmesine ilişkin somut düzenleme Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 135. maddesinde yer almaktadır. Madde, anayasamızda ifadesini bulan düzenleme doğrultusunda anılan tedbire başvurulabilmesi için hâkim tarafından verilecek bir kararın varlığı şartını ortaya koymaktadır. Ancak hâkim kararı olmaksızın, yetkisiz kişilerce yapılacak iletişimin tespiti ve denetlenmesi ile toplanan delillerin ceza adaleti sisteminde“hukuka aykırı deliller” sayılacağı şüphesizdir. Bununla birlikte, hâkim kararının varlığı halinde, salt tedbire ilişkin şartların oluşmadığından bahisle bunların “hukuka aykırı delil” olarak kabul edilmesi kanunun ruhuna aykırıdır.

* Her ne kadar savcılık, itiraza konu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda; “...Dolayısıyla soruşturmanın başlangıcında verilen iletişimin tespiti kararı hukuka uygun değildir. Bu kararın hâkim tarafından verilmiş olması, kanun koyucunun aradığı hukuki ve fiili şartların gerçekleştiğine dair kesin karine sayılamaz” ifadelerine yer vermişse de iletişimin tespiti kararının kanuna uygun olmadığını iddia etmek bu surette toplanan delillerin “hukuka aykırı delil” olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Nitekim, iletişimin denetlenmesi kararlarının CMK 135. maddede öngörülen koşullarla şekli ve esas yönünden uyuşup uyuşmadığının denetlenmesi ancak “itiraz” yoluyla mümkündür.

* Kanunen ancak hâkim kararı olmaksızın iletişimin dinlenmesi suretiyle toplanan deliller hukuka aykırı delil sayılmaktadır. Hukuk mantığı çerçevesinde yapılacak yorumların hukuk alanında işlem tesis etme gücü yoktur.

‘Amaç soruşturmanın üstünü örtmek’

* Savcılığın, toplanan delillerin hukuka uygun kabul edilmesi halinde dahi mevcut delillerle şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının mümkün olmadığı tespitini yapması ise tam anlamıyla suça kılıf uydurarak soruşturmanın üstünün örtülmesi amacını taşımaktadır.

* Takipsizlik kararının çeşitli yerlerinde müteaddit defalar “iddiaların tümünün iletişimin tespiti sırasında kaydedilen konuşmalardan çıkartılan yorumlara dayandırıldığı...” şeklinde tespitler yapılmaktadır. Oysa bilinmesi gereken, cumhuriyet savcısının görevinin, iletişimin tespiti sırasında yapılan konuşmaların suç içermesi halinde bunların fiillerle bağlantısının kurulması ve şüpheliler hakkında kamu davasının açılması olduğudur. İletişimin tespiti ile elde edilen ses kayıtlarındaki ifadeleri yorumlamak, iddia ve savunma makamını dinleyecek ve çelişiklik ilkesini hayata geçirecek olan yargılama makamlarının görevidir. Hiçbir cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya ilişkin ilke ve kuralların uygulanmadığı soruşturma evresinde yargılama makamlarının yerine tespitler yaparak delillere ilişkin olarak bu denli keyfi davranma olanağı yoktur.

‘Bayraktar’ı aklama çabası’

* Savcı, şüphelinin lehine olan hususları da değerlendirmek zorunda olsa da suç isnatlarını örtecek şekilde şüpheliyi savunma çabasında olması mümkün değildir. Takipsizlik kararının dili dahi bu kararın şüpheliyi aklama ve onları savunma çabasıyla hazırlandığını ortaya koymaktadır.

* Soruşturma devam ederken görevli olan savcının değişmesinin ardından görevlendirilen savcının, önceki savcının iş ve işlemlerini tamamlamayarak hatta kendisinin iddia makamı olduğunu unutarak önceki savcının iş ve işlemlerine cevap verecek şekilde karar tanzim etmesinin hukukta yeri olmamalıdır.

* Yasal ses kayıtları ile desteklenen iddiaların tarafsız ve objektif bir şekilde değerlendirilmediği, soruşturmanın adeta oldubittiye getirilerek kapatıldığı, dahası, pek çok somut delille desteklenen suça ilişkin fiiller hakkında irdeleme dahi yapılmadığı ortadadır. Tüm bu sebeplerle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak şüpheli hakkında kamu davası açılması gerekmektedir.

 

Fırat Kozok/Cumhuriyet

 
27 Mayıs 2014 Salı 08:46 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık