Avrupa Birliği Türkiye'ye mali yardımı kısıyor

Ana Sayfa » Siyaset » Erdoğan az kalsın 'çıldıracak'tı

Erdoğan az kalsın 'çıldıracak'tı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası'nın faiz oranlarını düşürmesi gerektiğini belirterek, "İnsanı böyle adeta çıldırtacaklar, enflasyon düşerse faizi düşüreceklermiş" dedi. Erdoğan yine tarafsız olması gerektiğini unutarak, muhalefete, cemaate ve iş dünyasına çok sert mesajlar verdi.

 
1 Şubat 2015 Pazar 09:03 
Yorum YapYazdır
 
 
Erdoğan az kalsın 'çıldıracak'tı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Girişimci İş Adamları Vakfı "Girişimcilik Ödülleri" töreninde enflasyon ve faiz hakkında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne diyorlar? İnsanı böyle adeta çıldırtacaklar, enflasyon düşerse faizi düşüreceklermiş. Bu anlayış anlayış değil, bu yanlış bir mantık, doğru bir mantık değil çünkü enflasyon sebep, faiz netice değildir. Faiz sebep, enflasyon neticedir. Merkez Bankamızın özellikle Avrupa'da, dünyada faiz oranları düşerken hala bu faiz oranında direnmesini doğru bulmuyorum" dedi.
TÖRENE KATILDI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Girişimci İşadamları Vakfı tarafından Bahariye Mevlevihanesi'nde düzenlenen "Girişimcilik Ödülleri" törenine katıldı. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın, iş ve siyaset dünyasından tanınmış simalar ile çok sayıda davetli katıldı.
"İNSANI ÇILDIRTACAKLAR"
Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, girişimci işadamlarından övgüyle bahsederek iftihar duyduklarını ifade etti. Gelişmekte olan bir ülke statüsündeki durumu itibariyle Türkiye'nin kararını vermesi ve bu konuda gecikme olmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Bir puan faize 2,5 milyar dolar ödemenin ve bunu ödetmenin vebalini, bu kararı alanlar asla ödeyemezler. Yıllık bunun bedeli budur. 63'ten buraya kadar zor kavga geldi. Adeta şimdi bir durağanlık içerisinde ve yanlış yaklaşım yine. Ne diyorlar? İnsanı böyle adeta çıldırtacaklar. Enflasyon düşerse, faizi düşüreceklermiş. Bu anlayış anlayış değil, bu yanlış bir mantık. Şu anda bağımsız bir kurul olarak Merkez Bankamızın özellikle Avrupa'da, dünyada faiz oranları düşerken hala bu faiz oranında direnmesini doğru bulmuyorum. Düşürmesi lazım. Biz biliyoruz ki faiz sebeptir,

"BİLİM ADAMI FALAN OLMAYA GEREK YOK"
Erdoğan, faizi yüzde 63'ten aşağı çekmeye başladıktan sonra enflasyonun da onunla beraber indiğini kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Faizi, o 4,6'dan Gezi olayları sonrası tırmandırdılar, enflasyon da bir anda hemen yüzde 10'a geldi, dayandı. Her şey ortada. Bunun için bilim adamı filan olmaya gerek yok. Sadece Nasrettin Hoca gibi damdan düştüğünde doktor aramaya gittiklerinde, 'Bana doktor getirmeyin, damdan düşen birini getirin' dedi. Bu iş için piyasa adamı olmak yeter. Sıkıntı burada. Piyasanın içerisinde olan, işte girişimci bedel ödüyor.

"EKONOMİYİ DURDURMA ÇAĞRISI YAPTILAR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, büyüyen, güçlenen, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan, uluslararası platformlarda tüm mazlumların, mağdurların sesi haline gelen Türkiye'nin bu çizgisinin pek çok kesimi rahatsız ettiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Dikkat ederseniz, 2003'ten bu yana ülkemizde ekonomik, sosyal ve siyasal düzlemde kriz çıkarmaya yönelik pek çok hamle yapıldı, pek çok adım atıldı. Özellikle her seçim dönemi öncesinde Türkiye'nin istikrarına yönelik birtakım hamleler yapıldı. Bunun için kimi zaman terör saldırıları, kimi zaman bildiriler, kimi zaman hukuk darbeleri, kimi zaman başka yöntemler kullanıldı. Son olarak Gezi olaylarını, 17-25 Aralık darbe girişimini hep birlikte yaşadık. Gezi olaylarında ağaç, çevre bahanesiyle sokakları terörize edenlerin halini biliyorsunuz. O terörize edenlerin kendi sorumluluğunda olan belediyelerde nasıl o canım canım, 30 yaşında, 40 yaşında ağaçları kestiklerini de gördünüz. Ne oldu? Çıktı mı o tencere tavacılar sokağa? Çıkmadı. Çünkü sorun Taksim'de o 12 tane ağaç değildi. Sorun başkaydı. Kaldı ki o ağaçlar sökülüp atılan değil, farklı bir yere taşınarak oraya dikilen ağaçlardı. Onlar milletin huzuruna kast ettiler, ekonomiyi durdurma çağrısı yaptılar."

 

SERT MESAJLAR

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜMSİAD'ın İstanbul'daki 6. Genel Kurulu'nda konuştu .Erdoğan TÜSİAD eski Başkanı Haluk Dinçer'i eleştirerek, "Ben bir paralel devlet görmüyorum dedi. Aslında bal gibi görüyor da bunu söylemek işine gelmiyor. Kim bilir belki onunla ilgili de montajı vardır" dedi.
Erdoğan'ın konuşmasınnı satır başları şöyle: "Gezi olaylarında, 17-25 Aralık darbe girişimlerinde, 10 Ağustos seçimlerinde çok çetin imtihanlardan geçtik. En başta kardeşliğimiz, muhabbetimiz test edildi bu hadiselerde. Birbirimiz arasında bu sarsılmaz muhabbet olmasaydı inanın bu dava bugün burada olmazdı, ben şahsen belki bu kürsüde olmazdım.

ASLA VE ASLA MUTLAK ZAFER KAZANAMAZLAR

Kaleleri zapt ederler, ülkeleri işgal ederler ama o gönüldeki aşk var ya, o gönüldeki uhuvvet var ya onu yıkamadıkları sürece asla ve asla mutlak zafer kazanamazlar.Bir Fatihler vardır, bir de işgalciler. Fatihler kalpleri fethederler. İşgalciler de toprakları alsalar bile gönüllere giremez. İşte onun için işgal ettikleri topraklarda dahi tutunamazlar. Kimi zaman yasaklarla, montajlarla üzerimize geldiler. Ama muhabbetimizi sarsamadılar.

 

ÖNCE YOL ARKADAŞI, SONRA YOLA ÇIK

Kardeşliğimiz Türkiye’nin istikbalidir. Ümmetin, tüm mazlumların tutunacağı yegane umut dalıdırÖnce yol arkadaşı, sonra yola çık. Çok bilinen bir söz vardır. Dostunu yolda tanırsın. Öyle lafla filan tanımak mümkün değil

 

GİDENLERE, YOLUNU SAPTIRANLARA UĞURLAR OLSUN

Kimin de kardeşlik adı altında gizli niyetleri olduğunu bu süreçte gördük ve yollarımız ayrıldı. Gidenlere, yolunu saptıranlara uğurlar olsun. Bizim kardeşliğimiz bugüne kadar Türkiye’ye çok değerli hizmetler kazandırdı. Biz birbirini sırtından hançerleyen o hainlerin seviyelerine inmeyecek, onların düştükleri çukurlara düşmeyeceğiz. Bizim kardeşliğimiz birbirimize karşı aynı zamanda mesuliyetimizdir.

 

ÇEVRELERİN MAŞASI OLMAYI TERCİH ETTİLER

Bırakın hainler hain olmanın gereğini yapsınlar. Hıyaneti, fitneyi, birtakım çevrelerin maşası olmayı tercih ettiler, yollarını öyle çizdiler.Bırakın dostlarıyla yürüsünler. Ama biz birbirine kenetlenmiş tuğlalar gibi sapsağlam büyük Türkiye mücadelesini vermeye devam edeceğizBiz milletimiz seviyoruz ya. Bizi milletimizden ayırmak mümkün değil. Bizim mücadelemiz, davamızı büyük Türkiye oldu, yeni Türkiye oldu.Biz birileri gibi çıkarları peşinde koşan, kendi şahsi iktidarları peşinde koşanlardan olmadık. Ö yüzden milli irade, sağlam irade dedik. Önce insan dedik, yola çıktık. Önce devlet demedik, devleti arkaya aldık. Bu paralel yapının ne olduğunu, nasıl doğduğunu hep birlikte düşünmemiz gerekiyor.

 

BİR O KADAR DA İBRETLİK BİR SÜREÇTİR

Yaşadığımız süreç tarihi bir süreçtir. Bir o kadar da ibretlik bir süreçtir.Bunlara haşhaşiler dedik. Haşhaşiler 11. Yüzyılda ortaya çıkmışlardı. Aynen bugünkü gibi paralel yapı kurarak büyük Selçuklu devletine ağır zararlar vermişlerdi. Ondan sonraki devletlerimiz bu olaylardan ibret alıp bu noktada hassas davranmıştır. Maalesef 70’den sonra TC bu konuda gerekli hassasiyeti gösteremedi. 10 asır sonra bir başka haşhaşi yapı çıktı. Bu yapı benim şahsıma, aileme, arkadaşlarıma taarruz eden bir yapı değildir. Bu yapı öncelikle Türkiye2nin ulusal bütünlüğüne taarruz etmiştir. Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, bakanların, AYM’nin bütün komutanların telefonlarını dinlemek ne demek ya… Böyle bir STK ya da onun içinde barınanlar bunu nasıl yapabilir. Bu ajanlık değil de nedir? Dışişleri’ndeki gizli toplantıyı dinleyip de uluslararası şebekelere servis etmek ne demek?Ahlaksızca MİT TIR’ları terör örgütlerine silah götürüyordu diyorlar. Böyle de ahlaksızca yalanları söyleyebiliyorlar.

 

DİNİ HASSASİYETLERE AĞIR ZULMETTİLER

Kendilerinden başkasını dindar görmeyecek kadar enaniyet içinde oldular, sapkın yol çizdiler. Bunlar elimizde artık var. Her yol bunlar için meşru. İfade şu: Amaç için her yol meşrudur. Dini hassasiyetlere ağır zulmettiler. Başka cemaatlere, derneklere hayat hakkı tanımadılar. Şimdi özgür absın diye feryat ediyorlar dimi. İşte Tahşiye operasyonu diyerek kitaplara el koyan bizzat bunların kendisiydi. Bu yapı aynı zamanda bu aziz milletin ahlak değerlerine de suikast düzenledi. İftirayı, şantajı, montajı, her türlü haksızlığı meşru gördüler. Bunlar milli değildir, yerli değiller. Buna rağmen bugün hala bunlarla iş tutanlar, yol arkadaşlığı yapanlar inanın çok yakında büyük bir mahcubiyet yaşayacaklar. Biz yandık, onlar yanmasın. Siyasi partilere, STK’lara, derneklere içimizde yanı başımızda gizlendiğine sananlara sesleniyorum. Bütün bu pisliklere rağmen samimi insanların o çatı altında olmasının hiçbir mazereti olamaz

 

MOSSAD’LA İŞBİRLİĞİ TUTTUĞUNU GÖREMİYORLARSA YAZIKLAR OLSUN

Paralel yapının tabanındaki samimi insanları bu yapının kimlerle işbirliği yaptığını lütfen gösünler ve bu gidişi sorgulasınlar. Hala bu yapının MOSSAD’la işbirliği tuttuğunu göremiyorlarsa yazıklar olsun.

 

UTANMADAN SIKILMADAN İTİRAF EDİYOR Bakın bir gazete, Peygamberimize hakaret eden karikatürleri pervasızca yayınlayan bir gazete bundan 5 yıl önce bir savcı ile ilgili çok ağır hakaretler ediyordu. Şimdi bakıyorsunuz aynı gazete o savcıya sahip çıkıyor. O savcı da çıkmış 17 Aralık darbe girişimini nasıl yaptıklarını utanmadan sıkılmadan itiraf ediyorHukukta bence diye bir yaklaşım, böyle bir bakış açısı olabilir mi? Bu darbenin apaçık itirafıdır.  Yargı en başta içindeki haşhaşileri temizlemeli.

 

SEN ANARŞİST MİSİN? Twitter’dan, gazete sayfalarından, adliye önlerinden hakimler savcılar keyfice açıklama yapıyor. Dünyanın neresinde bu var. Sen anarşist misin? Sen bir savcı olarak nasıl adliye önünde broşür dağıtırsın. Burada da zihinsel bir rahatsızlığın içine girdiği belli. Adam mı kalmadı, ver de birileri yapsın o işi, sen niye yapıyorsunRafa kaldırılmış bazı dosyalar raftan indiriliyor. Ortaya sadece cinayetler, kumpaslar çıkmıyor. Ortaya aynı zamanda hukuk cinayetleri çıkıyorBirileri hala çıkıp bu paralel yağıyla kol kola iş tutuyorsa onlara da yazıklar olsun

KILAVUZU KARGA OLANIN DEDİM. BU KAÇINCI OLDU Bu paralel yapı montaj konusunda ustadır. Somali’de çocuklara dağıttığımız kitabın kapağına montaj yapmışlar, sosyal medyada piyasaya sürmüşler, yetmemiş bunu ana muhalefet partisinin eline tutuşturmuşlar. Seçimler yaklaşıyor, salla tutar demişler.  Kırşehir’de de söyledim. Kılavuzu karga olanın dedim. Bu kaçıncı oldu?

 

BU ARADA BEN DE ÇOK DAVA KAZANDIM Bu arada ben de çok dava kazandım. Biraz daha biriksin de biz de büyük bir meydanda dağıtım mı yaparız, yoksa garip gurebanın olduğu yerde bir çalışma mı yaparız. Paralel yapı ile iş tutan başka çevreler de var. Türkiye’nin  en büyük işveren derneği durumunda olan, kısa zaman önce görevi bırakan başkanı ‘Ben bir paralel devlet görmüyorum’ dedi. Aslında bal gibi görüyor da bunu söylemek işine gelmiyor. Kim bilir belki onunla ilgili de montajı vardır. Sen bu ülkenin cumhurbaşkanına saygısızlık yaparsan bunun cevabını öyle veya böyle alırsın. Bunlar bir iki kere değil defalarca oldu. Her defasında acaba düzelirler mi gayreti içinde olduk. Olmadı. Bunlar 24 saat içinde hükümet devirir, hükümet kurarlardı. Bu devirler eski Türkiye’de var. Bunlar işine geleni görürler, gelmeyeni görmezler.

YÜKSEK FAİZİ GÖRMEDİLER. NEDEN?Yüksek faizi görmediler. Neden? Çünkü oradan besleniyorlar. Kendi cebinden koyduğu parayla değil. Önce pompaya su dolduruyor sonra basıp oradan istediği suyu çekiyor. Mevduat dediğin vatandaş oraya parasını akıtıyor nasıl olsa. Ülkede yatırım istiyorsak faizlerin düşmesi gereken en düşük noktaya düşmesi lazımŞu anda yüksek bant 11,7, 11,8 en yüksek. Komisyonları katarsan 15,16,17 gidiyor. Bunun altından kalkılır mı? Bu piyasaya nasıl yansır. Maliyetler yükselince patron bunu sattığı ürüne vuracak. Ama bakıyorsun birileri çıkıp ‘sanayiye önem vermemiz lazım, inşaata o kadar önem vermemiz lazım değil’ diyor. Biz en zor zamanda inşaat noktasında ara vermedik. İnşaat ve sanayinin at başı gitmesi lazım. Ülke büyüyor.  Hamdolsun nüfusumuz da artıyor. İstediğimiz gibi değil az artıyor. Daha fazla artması lazım. Hedefimiz 2023’te 85. Gönlüm tabi daha fazlasını arzu eder. Artış oranımızın yüzde 2’nin üzerinde olması lazım. Onun için açıkça söylüyorum en az 3. Olmazsa olmazımız. Yazanlar çizenler 1’de 2’de kalsın. Bizim üç ya da dördü düşünmemiz lazım

 

BU FAKİRİ MİLLETİ MUHATAP GÖRMÜŞ Yerli olanı, milli olanı görürler, gayri milli olanı görmezden gelirler. Kendi çarkları dönüyorsa Türkiye batmış umurunda olmaz. Paralel yapı konusunda şaşırtmadılar. Muhatapları cumhurbaşkanı değilmiş. Sen kimsin ya, sen kimsin. Bu fakiri milleti muhatap görmüş. Sen beni muhatap görsen ne yazaaar, görmesen ne yazaaar. Bunun için TÜMSİAD gibi, MÜSİAD gibi, ASKON gibi dernek ve vakıflar önemlidir. Bazı uluslararası gazete dernekleri güya bizi hesabına çekiyor. Cezaevinde gazeteciler diyorlar. Soruyorum kaç tane var. Sayı veremiyor. "İsimleri varsa söyle" diyorum. "Bize öyle" dediler diyorlar. 14 yaşında Yakup kardeşimizi içeri aldılar. Adam mı öldürmüştü. 11 sene içerde tuttunuz. Çocuk yaşta içeri aldınız şimdi de çocuklarından ayrı olarak yeniden içeri aldınız. Boşuna çırpınıyorlar, biz 2023 hedeflerine ulaşacağız. 2023’e yaklaşırken yeni bir anayasanın ne büyük bir ihtiyaç olduğunu görmek durumundayız. Seçimlerde 400’ü alan iktidar yeni anayasayı da kuracaktır, yeni Türkiye’nin de temel taşlarını döşeyecektir.

 

BAŞKANLIK SİSTEMİHızlı gitmemiz lazım. Bir yerlere takılmamız lazım. Siz birini görevden alıyorsunuz onlar iade ediyor. Böyle devlet olur mu? İlahi nihaye çalıştırmaya mecbur musunuz? Çalışanlar sistemini getirmek suretiyle bu işi ilerletmek lazım. Yeni bir anayasa, yeni bir idare sistemi siyasetin, ekonominin de üzerindeki tüm yükleri kaldıracaktır. Bunu daha fazla ertelememek lazım. Muhalefet başkanlık sistemini istiyor mu? İstemiyor. İstemiyorsa çok doğru bir iştir bu. Bu kadar basit."

 
1 Şubat 2015 Pazar 09:03 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Arslan Bulut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:50
  • Güneş06:30
  • Öğlen12:17
  • İkindi15:17
  • Akşam17:42
  • Yatsı19:11
 
Süper Loto
19.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu031217284748
 
On Numara
16.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01061213141619273537384049515255646568697580
 
Sayısal Loto
14.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu040612333445
 
Şans Topu
18.10.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010215162512
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık