Memur zammı için ilk teklif!

Ana Sayfa » Ekonomi » EPDK Başkanı'nan itiraf: Kayıp kaçakta şirketleri koruduk

EPDK Başkanı'nan itiraf: Kayıp kaçakta şirketleri koruduk

Enerji Piyasası Denetim Kurulu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, kayıp kaçak bedelleri ile ilgili "Şirketlerin mağduriyetini önlemek için bir yasa tasarısı var. Kayıp-kaçak bedeli eskiden beri var olan bir şey."dedi.

 
10 Mayıs 2016 Salı 10:41 
Yorum YapYazdır
 
 
EPDK Başkanı'nan itiraf: Kayıp kaçakta şirketleri koruduk

TBMM Genel Kurulu'na gelen elektrik piyasası yasa değişikliği teklifinde elektrik faturaları ve kayıp-kaçak bedelleri konusundaki düzenlemeler tartışılıyor. Son olarak Elektrik Mühendisleri Odası'nın (EMO) mahkeme kararıyla bugüne kadar geri alınan kayıp-kaçak bedellerinin yasa değişikliği ile tekrar tüketiciye yansıtılacağına dair bir açıklama yaptığının sorulması üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, "O kısmını komisyondan çıkarttık. Geçmişteki tarifeye eklenmeyecek, ama gelecekte şirketlerin mağduriyetini önlemek için bir yasa tasarısı var. Bu da normal bir şey, kayıp-kaçak bedeli eskiden beri var olan bir şey" cevabını verdi. Aksi takdirde şirketlerin çalışma imkanının kalmayacağını aktaran Yılmaz şunları söyledi:

100 YILDIR BÖYLE

"Hesap edin, senede 1-2 milyar lira para kazanıyorsun, 5 milyar kayıp-kaçak bedeli var. Nasıl olacak? 100 yıldır sistem böyle işliyor, bütün dünyada da böyle. İlginç bir yargı kararı çıktı, o çok boşuna çıkmış bir karar da değil, bence piyasayı karıştırmak için çıkmış bir karardı. Yargıdaki malum yapılanmaların da etkisiyle bu çıktı. Daha önceden dünya kadar dava açılıyordu, hep bütün olarak hukuk sisteminin gereği deniliyordu. Kaldı ki bizim kararlarımıza Danıştay bakıyor. Bu şirketler zaten böyle birşey olsa bırakır giderler, 'verdiğiniz para da sizin olsun, biz dağıtmıyoruz' derler."

ŞİRKETLERİ KORUDUK

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği'nin (ELDER) Trabzon'daki sektör toplantısında hem Enerji Bakanlığı, hem EPDK'nın tüketici odaklı mesajları dikkat çekti. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, bu konuda, "Elektrik dağıtım şirketinin kazanacağı parada tüketici belirleyici olacak. Eskiden biraz yatırımlarla ilgili sıkıntıları vardı. Şimdi 5 yıl için 18 milyar liraya yakın yatırım verdik. Eskiden bu 3 milyar lira civarındaydı. Artık bahaneleri kalmayacak. Biraz şebekenin yaşlandığını düşünerek yatırımı yüksek tuttuk ki tüketici memnuniyetinin kesinlikle yükselmesi lazım. Tarifeyi de iyi yaptığımız kanaatindeyim. Tüketici memnuniyetini birinci plana alırken gerçekten şirketleri de koruduk. Hem makul getiri oranında, hem şirketlerin bazı sıkıntılı olduğu dönemlerde, kayıp-kaçak meselelerinde şirketleri mağdur etmemek için kendimizi ortaya koyduk. Mesela benimle ilgili dünya kadar şikâyet yapıldı. Savcılığa, kayıp-kaçağı şirketlerden almıyorlar diye şikayet ediyorlar.Tüketici dernekleri, herkes bizimle ilgili şikâyetlerde bulunuyorlar" dedi.

 

"VERDİĞİN PARA SENİN OLSUN"

EPDK Başkanı Yılmaz, kayıp-kaçağın her zaman sistemde olduğunu ancak makul olması gerektiğini vurgulayarak, "Bunun düşürülmesiyle ilgili gerçekten mesafe aldık. Birkaç tane Ar-Ge projemiz var, biz Ar-Ge bütçeleri de ayırdık. Özellikle Van'da uyguluyoruz, ciddi mesafe aldık. Hedefler o bölgeler için revize edildi ama başka türlü de ayakta kalamazlar. Şirket, 'Verdiği para devletin olsun, ben çıkmak istiyorum' diyor. Haklı, siz de olsanız, biraz empati yapmak lazım. Biz bildiğimiz için hem tüketicileri koruyoruz, hem o hizmetin devam etmesi açısından şirketleri de ayakta tutmaya çalışıyoruz. Zaten biraz şebeke sistemlerini pahalı aldılar yani ne olursa olsun. Zannettiler ki biz ciddi manada büyük kar elde edeceğiz, ben onlara dedim 'Burası müteahhitlik sektörü değil, burası hizmet sektörü'. Ama yine de orada (kayıp-kaçağın yüksek olduğu Güneydoğu bölgesi) ciddi bir sıkıntı var. İnşallah orası çözüldüğü taktirde zaten diğer bölgelerde Avrupa ortalamasındayız" şeklinde konuştu. Güneydoğu bölgesinde bir sosyal tarife getirilmesi gibi bir çözüm olup olamayacağı şeklindeki sorumuzu ise Yılmaz, "Onu çalışıyorlar ciddi bir şekilde kayıp-kaçağın olduğu noktada. Geçen hafta özellikle üç tane bakanımız oraya gitti. Kayıt altına alınması için 'kullandığın enerjinin bedelinin yüzde 65'ini almayacağız, yeter ki alışkanlık oluşsun' denildi. Biz kayıda alalım, gel sana 2 yıl bedava... Alıştıra alıştıra, çünkü 40 yıldır böyle gelmiş. 40 yıldır kayıp-kaçakla ilgili hiçbir şey olmuyordu. Şimdi de bunların hepsinden bizi sorumlu tutmaya kalkıyorlar" diyerek yanıtladı.

BİR KURBANDAN İKİ POST ÇIKAR MI?

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) yönetmeliğindelki değişiklikten sektörün çok memnun olmadığını, YEKDEM teşvik mekanizmasının artık fiilen ortadan kalktığı gibi görüşler olduğunu söylediğimizde, Yılmaz, şöyle konuştu: "Anadolu'da şöyle bir kültür var. Biri birine haksızlık yapınca, 'Allah'tan kork' denir. Bir YEKDEM mekanizması var, sistem operatörü diyor ki: Ürettiğin elektriği şu fiyattan alırım. Şimdi bu bir şirketin getiri ayağı, şirketin bir de sorumlulukları var. YEKDEM mekanizması hiçbir zaman sorumluluğu kaldırmıyor. Zaten bu fiyatların allak bullak olmasında onların öyle algılamasının etkili olduğu düşüncesindeyim. Geçen yıl, YEKDEM'e giren fazla yoktu. Bu yıl 15 bin megavat (MW) gücünde bir santral girdi. Sistem güvenliği açısından bunların üretim tahminlerini bildirmeleri lazım, ona göre sistem operatörü diyecek ki bugün şu kadar üretilecek, ona göre sistemimi ayakta tutmam için ne kadar enerjiye ihtiyacım var. 'Ben yüzde 20 fazla üreteceğim' diyor, hesap kitap etmiyor, nasıl olsa benim ürttiğimin hepsini devlet alacak diyor. Yüzde 20-30 fazla üretim tahmininde bulunanlar var. Ama bir bakıyorsun ki o kadar üretemiyor. Üretemeyince bu sefer açık veriyor. Bir gün öncesinden benim şu kadar enerjim var deniliyor, TEİAŞ diyor ki benim şu kadar enerjiye ihtiyacım var, üretim fazlası oluyor bu sefer fiyatlar düşük kalıyor. O güne gelindiği zaman ise bu sefer sistem dengesizliği artıyor. O YEKDEM'e girmese ne olacak? Bu sefer üretim tahmini de bildirmek zorunda. Açtım kanuna baktım. Baktım kanun bunların ürettiği enerjinin belli bir fiyattan alınmasını öngörüyor, öbür tarafta sorumululuğunu kaldırmıyor. Bir kurbandan iki pos çıkar mı? Onların şikayetleri tahmin yapamadıkları yönünde. Bu yatırımcıların hepsi iki sene önce piyasadaydı ve bu tahminleri de giriyorlardı. Yüzde 2.5 tahmin aralığı düşük değil. Dün tahminini yaptın mı, şu kadar üreteceğim, bir saat sonra vereceksin, baktın hava durumunda değişiklik var, bir saat önce değiştirebiliyorsun. O kadar esneklik sağladık. Gerçekten çok denge yapılırsa, para kazanma şansları da var, teşviğin üzerinden."

ENERJİDE MASTER PLAN LAZIM

Elektrik konusunda tüketicilerden gelen şikayetlerin daha çok kesinti süreleriyle ilgili olduğunu söyleyen Yılmaz, "Daha çok insanlar neye bakıyor, elektriğin kesilmesine, voltaj düşüklüklerine, birtakım teçhizatlar, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi gibi onlara gelen zararlar var, bunlara ilişkin şikayetler" dedi. Serbest piyasada elektrik fiyatlarının düşüklüğü konusunda ise Yılmaz, "Türkiye son 13 yılda ciddi manada büyüdü. Büyürken, aynı oranda enerji talebiyle ilgili ciddi artış da oldu. Bunu karşılamak için kömür santrali yapmaya çalışsan, 8-10 sene. Biz ne yaptık? Doğalgaz. O gün için doğru muydu doğalgaz santralleri kurmak? Doğruydu. O günün doğrusu oydu. Ama şimdi düşündüğümüz taktirde, büyümeler yavaşlayınca ve diyelim ki yüzde 7'den 3'lere düştü. Oradaki yüzde 3-4 arz fazlası, fiyatı 3-5 indirmiyor. Daha fazla indiriyor. Bir pazarı düşünün orada yüzde 5 bir fazla varsa, herkes ürünü bitirmek için indirim yapıyor. Bu öyle birşey. Dolayısıyla ben sistemin kısa sürede düzeleceğini düşünüyorum. Ama buradan şu dersi almamız lazım: Enerjide geleceğe yönelik ciddi master planlar yapmamız lazım. O günlük veya 2 yıllık düşünmememiz lazım. Önümüzde 10 yıllık, 20 yıllık hatta 50 yıllık planların yapılması lazım. Sürdürülebilir enerji kaynaklarını, yerli kaynakları sisteme nasıl dahil edebiliriz, bunlar çok önemli."

 
10 Mayıs 2016 Salı 10:41 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık