CHP Lideri Düzce'deki ayıba ve kışkırtmaya ne dedi

Ana Sayfa » Medya Kritik » ''Ensar Vakfı'ndaki tecavüz yazdığın gibi değil Ahmet Hakan''

''Ensar Vakfı'ndaki tecavüz yazdığın gibi değil Ahmet Hakan''

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan bugünkü köşesinde Ensar Vakfı evlerinde tecavüze uğrayan çocuklar üzerine yazdı. Odatv de o yazıyı değerlendirdi. Hakan, eleştirilerin hedefinde olan Vakfa sahip çıkarak "Bu olay üzerine Ensar Vakfı’na yüklenmek, Ensar Vakfı’na vurmak, Ensar Vakfı’nın kapatılmasını istemek, Ensar Vakfı’nı hedefe koymak doğru mu" diye sordu.Yanıtı verelim: Evet.

 
16 Mart 2016 Çarşamba 16:54 
Yorum YapYazdır
 
 
''Ensar Vakfı'ndaki tecavüz yazdığın gibi değil Ahmet Hakan''

Ve öncelikle şunu söyleyelim...

Tecavüz iddiaları 45 çocuğa ulaşmış durumda. 10 çocuğa yapılan tecavüz adli tıp raporuyla kesinleşmiş halde.

Vakfın açıklamasına inanırsak, bunca tecavüz yaşanırken vakıf yöneticilerinin konudan hiç haberi olmamış.

“Öyle mi?” diyelim!

Bir soruyla devam edelim:

Mesele neden Ensar ve bununla ilintili bir vakfın tartışılmasına geliyor?

BİR: Zira, bu ilk değil. Söz konusu vakıflar, sürekli olarak çocuğa tecavüz vakalarıyla gündemde. Çorum’da 15 yaşındaki E.Y.’nin eski Ensar Vakfı Şube Başkanı Zekai İşler tarafından cinsel istismara uğradığını şikayet etmesiyle başlayan ve bir seri cinsel saldırıyı ortaya çıkaran süreç hala akıllarda. İlginç olanı, sürecin sonunda, normal koşullar altında“nitelikli cinsel istismar” suçuyla yargılanması gereken ve 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması gereken Zekai İşler, Adli Tıp’ın verdiği rapora rağmen “iyi hal”den 4 yıl 8 ay ceza aldı. Kısacası adalet nedense tecavüz bu vakıflardan gelince pek bir "iyi hal"li oluyor.

İKİ: Karaman’daki söz konusu tecavüz olayı sonrası, dosyayı haber yapmak skandal bir kararla savcılık tarafından yasaklandı. Sosyal medya hesabından hedefteki vakıfla benzer bir pencereden dünyaya baktığı anlaşılan savcı, sadece haber yapmayı değil, söz konusu tecavüz olayını eleştirmeyi dahi yasakladı. Altını çiziyoruz, kararda “eleştiri yapmanın yasaklanması” ifadesi aynen yer aldı. Kısacası savcı, çocuk tecavüzcüsünü eleştirmeyi de yasakladı. Neden acaba? Korunan kim ve ne aslında?

ÜÇ: Tecavüz bilinmiyormuş, şahsiymiş vs. Bakınız, olay ilk kez 4 Mart'ta yerel bir sitede haber oluyor. Hemen ardından ne yaşanıyor, sitenin imtiyaz sahibi Hüseyin Ülger'in ağzından aktaralım:

“Biz haberi zamanında sitemize yükledik. Ancak bir saat geçmeden adliyeden telefon geldi. Özellikle hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalmamak için haberi kaldırdık.”

Kısacası, niyeyse devletin hukuk adamları daha ortada gizlilik kararı bile yokken alelacele işi kapatmaya çalıştı.

DÖRT: Aileler çocuklarını sokaktaki adamlara, akrabalarına ya da mahallenin esnafına emanet etmiyor.

Bakın, tecavüz zanlısının son sosyal medya paylaşımına… Çocukları toplayıp bir etkinliğe taşıyor.

Bunu da vakıf adına yapıyor.

Kısacası, aileler çocukları güvendikleri vakıflara gönderiyor; adamın birine değil.

BEŞ: Söz konusu vakıf ve benzerleri açıkça siyasi iktidar tarafından destekleniyor, fonlanıyor. O vakıflara yurtlar ve okullar teslim ediliyor. Haliyle, mesele klasik anlamda bir kurumdan, bir misyon meselesine dönüşüyor. Bu da, dosya hakkında “gizlilik ve eleştirmeme” kararındaki refleksi anlamlı kılıyor.

ALTI: Söz konusu vakıflar vatandaşların ahlakı konusunda sürekli açıklamalar yapıyor. Örneğin Ensar Vakfı, “Hz. Muhammed’i Nasıl Öğretelim” kitabında İslamiyet öncesinde kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesinin gerekçesini “fuhuş” olarak açıklıyor. Kitapta, “diri diri gömme” için “Mekke’nin kenar mahallelerinde fuhuş yapılmaktaydı. Anne babalar, kız çocuklarını büyüdüğünde bu bataklığa düşmesine vicdanları razı olamayacağı düşüncesiyle onları diri diri gömmeyi daha uygun görüyorlardı” ifadeleri yer alıyor. Ona buna “fuhuş” diyen, milletin etek boyuyla, oturması/kalkması/içmesiyle uğraşan, topluma “ahlak dersi” veren Ensar Vakfı sürekli çocuk tecavüzleriyle gündeme gelince, haliyle bizzat vakfın kendisinin ahlakı tartışılıyor.

Uzatmayalım...

Son olarak…

Size “En İyi Film” Oscar’ını alan Spotlight'tan bahsedelim. Film, Katolik Kilisesi'nin cinsel istismarlarını aydınlatmaya çalışan bir grup gazetecinin gerçek hikayesini anlatıyor. Araştırma sürdükçe cinsel istismarların üstünü örten o büyük şal ortaya çıkıyor. Gazeteciler bu cesarete sahip olmasaydı, Ahmet Hakan gibi Ensar Vakfı'nı, pardon kiliseyi yıpratmayalım deseydi; ne cinsel istismar örgütü ortaya çıkarılır ne de Oscar'a konu olan o hikaye yazılırdı.

Bakınız, Odatv ekibi yakın zamanda Fethullah Gülen'in akrabalarının da adının karıştığı bir çocuk tecavüzü davasını aydınlattı.

84 kişilik bu dava dosyası, sadece içindeki VIP sanıklar nedeniyle AKP-Cemaat eliyle gizlenerek kapatılmıştı.

Bu da mı şahsi, bu da mı kişisel suçtu?

Kısacası evet, tecavüz de tıpkı diğer suçlar gibi kişiseldir.

Ancak tecavüz edilen iktidar ve yargı tarafından kollanıyorsa, tecavüzün sistematik hale geldiği o vakıflar da aynı bağlar içinde yer buluyorsa, hele de bu vakıflar “ahlak-din-iman” dersi veriyorsa mesele toplumsallaşır, suç kolektif hale gelir.

Son söz niyetine…

Ahmet Hakan, “Spotlight” filmine konu olan gazetecilerden biri olamazdı.

Odatv.com

 
16 Mart 2016 Çarşamba 16:54 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1763 - Macaristan'da deprem.
1838 - I. Victoria 18 yaşında Birleşik Krallık tacını giydi. Kraliçe 20 Haziran'da tahta çıkmıştı ve ülkesinin tarihinde en uzun süre saltanat sürmüş hükümdar olacaktır.
1841 - Giselle balesinin prömiyeri ilk kez Paris'teki Théâtre de l'Académie Royale de Musique tiyatrosunda yapıldı.
1862 - Tasviri Efkar gazetesi, Şinasi tarafından çıkarılmaya başlandı.
1894 - İşçi Bayramı, Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi tatil olarak kabul edildi.
1895 - El Salvador, Honduras ve Nicaragua birleşerek Orta Amerika Birliğini kurdular.
1914 - Avusturya arşidükü Franz Ferdinand ve karısı Sophia'nın, Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi üzerine I. Dünya Savaşı başladı.
1919 - I. Dünya Savaşı sonunda, İtilaf Devletleri ile Almanya arasında Versay Barış Antlaşması imzalandı.
1921 - İzmit'in kurtuluşu
1923 - Darülfünun Mustafa Kemal'e "Fahri Müderrislik Şahadetnamesi" gönderdi.
1926 - Yeni Ticaret Kanunu kabul edildi.
1928 - Almanya'da sosyalist Herman Müller şansölye olarak göreve başladı.
1931 - İspanya'da genel seçimleri sosyalistler kazandı.
1933 - Anıtlar Yüksek Kurulu oluşturuldu.
1936 - Japonya, Kuzey Çin'de Mengjiang adında bir kukla devlet kurdu.
1938 - Türk Basın Birliği Kanunu kabul edildi.
1938 - Chicora-Pensilvanya'da boş bir araziye 450 tonluk meteor düştü.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.
1943 - Şair Yahya Kemal,Cumhuriyet Halk Partisi'nin sanat danışmanı oldu.
1943 - Diyarbakır-Batman demiryolu ulaşıma açıldı.
1948 - Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti, Komünist Bloğu oluşturan Kominform'dan ihraç edildi.
1950 - Seul, Kuzey Kore birliklerince ele geçirildi.
1963 - Kürt devleti kurmak için örgütlendikleri iddiasıyla 12 kişi gözaltına alındı.
1965 - Toplum polisine tam otomatik tabanca ve zırhlı araçlar verilmesi kararlaştırıldı.
1967 - İsrail, doğu Kudüs'ü ele geçirdi.
1968 - Yunus Nadi Armağanı'nı Yorgun Savaşçı romanıyla Kemal Tahir kazandı.
1969 - Stonewall ayaklanmaları başladı.
1971 - Türkiye'de afyon ekimi yasaklandı.
1978 - Kıbrıs'ın Sesi Radyosu 14 yıllık yayın hayatına son verdi.
1981 - Tahran'da İslam Cumhuriyeti Partisi merkezinde bomba patladı; 72 politikacı ve görevli öldü.
1982 - Televizyon, radyo ve gazetelerde banker reklamlarının yapılması yasaklandı.
1983 - "Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla yargılanan Aziz Nesin beraat etti.
1984 - 13 ilde sıkıyönetim kaldırıldı. Bu illerden 7'sinde olağanüstü hal ilan edildi; 4 ilde uygulanmakta olan olağanüstü hal uygulamasına ise son verildi.
1984 - "Sansür ve sürgün kararnamesi" nin ilk uygulamasında 2000'e Doğru ve Halk Gerçeği dergileri süresiz kapatıldı.
1989 - Natanz Olayı
1994 - Doğan Şirketler Grubu sahibi Aydın Doğan Hürriyet Holding'in yüzde elli hissesini satın aldı.
1997 - Aydın Doğan Vakfı Uluslararası Karikatür Yarışması'nı Atilla Peken kazandı.
1997 - Mike Tyson, boks maçının üçüncü raundunda rakibi Evander Holyfield'in kulağını ısırdı ve diskalifiye oldu.
2000 - Amerika Birleşik Devletleri, Küba'ya karşı 41 yıldır uyguladığı ambargoyu yumuşatma kararı aldı.
2004 - 17. Nato zirvesi İstanbul'da başladı.
2005 - Kanada, aynı cinsler arasında evliliği yasal kılan üçüncü ülke oldu.
2006 - Montenegro, Birleşmiş Milletler'e 192. üye ülke olarak kabul edildi.
2009 - Brezilya, 2009 FIFA Konfederasyon Kupasını kazandı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:23
  • Güneş04:44
  • Öğlen12:36
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:06
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
26.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu01070814171819283031344145464851525559606575
 
Sayısal Loto
24.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu071022233045
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık