Türkiye’nin onurunu ‘mahvettiniz’!

Ana Sayfa » Bilim - Teknoloji » Emine Erdoğan'dan çevreye ilişkin çok konuşulacak sözler

Emine Erdoğan'dan çevreye ilişkin çok konuşulacak sözler

Çevreyi, doğayı katleden projelere imza atan AKP iktidarının Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Acilen üretim ve tüketim kültürümüzü gözden geçirmeliyiz" diyerek Marksist bir bakış tarzıyla herkesi şaşırttı. Erdoğan, “Şayet acilen bazı tedbirler almazsak yaşayacağımız çevre krizleri hayatı tüm yönleriyle yok edecek” diyerek büyük çevre suçlarına neden olan eşine mesaj göndermiş oldu.

 
2 Kasım 2018 Cuma 14:12 
Yorum YapYazdır
 
 
Emine Erdoğan'dan çevreye ilişkin çok konuşulacak sözler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, himayesinde yürütülen ‘Sıfır Atık Projesi’ kapsamında düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, “Sağlıklı bir çevrede yaşamak herkesin en temel insan hakkıdır. Fakat bu hak sadece insana yönelik değildir. Ekosistemin de gelecek nesillerin de bunda hakkı vardır. Bizden sonra gelecek olan nesillere kaynakları tükenmiş, yaşam şartları zorlaşmış bir dünya bırakamayız. Misafiri olduğumuz yeryüzünü bize emanet edildiği şekliyle bizden sonrakilere bırakmak hepimizin temel sorumluluğudur. Ne yazık ki modern insan kendini doğanın hâkimi zannediyor. Oysa bizler doğanın sadece bir parçasıyız. Doğa biz olmadan hayatiyetini sürdürebilir fakat biz tabiat olmadan yaşayamayız” ifadelerini kullandı.

EMİNE ERDOĞAN: ‘MODERN İNSAN KENDİNİ DOĞANIN HÂKİMİ ZANNEDİYOR’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı külliyesinde organize edilen ‘Sıfır Atık Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, sürdürülebilir yaşamın, toprağın, suyun, ormanın, iklimin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına bağlı olduğunu vurgulayarak, “Bu nedenle her birinin doğru yönetilmesi hayati önem taşır. Sağlıklı bir çevrede yaşamak herkesin en temel insan hakkıdır. Fakat bu hak sadece insana yönelik değildir. Ekosistemin de gelecek nesillerin de bunda hakkı vardır. Bizden sonra gelecek olan nesillere kaynakları tükenmiş, yaşam şartları zorlaşmış bir dünya bırakamayız. Misafiri olduğumuz yeryüzünü bize emanet edildiği şekliyle bizden sonrakilere bırakmak hepimizin temel sorumluluğudur. Ne yazık ki modern insan kendini doğanın hâkimi zannediyor. Oysa bizler doğanın sadece bir parçasıyız. Doğa biz olmadan hayatiyetini sürdürebilir fakat biz tabiat olmadan yaşayamayız” dedi.  

"DÜNYAMIZ SANAYİ ÖNCESİ DÖNEME GÖRE 1 DERECE ISINDI"

Himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’nin bir ayağı olan zirvede, küresel ısınmaya da değinen Emine Erdoğan, “yakın zamanda yayınlanan bilimsel bir çalışmaya göre dünyamız sanayi öncesi döneme göre 1 derece ısındı. Bu ısınma sonucu iklimde büyük değişiklikler oldu. Deniz seviyesi yükseldi, buzullar erimeye başladı. Sera gazı emisyonları bu şekilde devam ederse küresel ısınmanın 2050'lerde 1,5 derece sınırını aşması bekleniyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Akdeniz'de tatlı su kaynaklarının yüzde 10'a yakın azalması, yangınların yüzde 30 oranında artması demektir. Avrupa şehirlerinde sıcaklık kaynaklı ölümlerin yüzde 15 ila yüzde 22 oranında artması demek. Buzullardaki erime sonucu deniz seviyesinin yükselmesi, sahillerde yaşayan 400 milyon insanın büyük riskler altında kalması demek” ifadelerini kullandı.

"ACİLEN ÜRETİM VE TÜKETİM KÜLTÜRÜMÜZÜ GÖZDEN GEÇİRMELİYİZ"

“Sadece bu rapor dahi bize acilen üretim ve tüketim kültürümüzü gözden geçirmemiz gerektiğini vurguluyor” görüşünü dile getiren Erdoğan, “aksi halde sadece doğal yaşam ve türlerin kaybı değil, toplumların refahı ve ekonomisi de geri dönüşümü olmayacak şekilde etkilenecektir. Bu sebeple tüm dünya en hızlı şekilde yenilenebilir enerji kullanımına yönelmeli. Yaşam tarzları yeniden tasarlanmalı. İşte Sıfır Atık Projesi de bu tasarımlardan birisi” diye konuştu.

"UZUN SÜREDİR KÜLLİYEYE ÇÖP KAMYONU GİRMİYOR"

Atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşüme girmesiyle daha yaşanabilir bir çevre ve daha güçlü bir ekonomi hedeflediklerini kaydeden Emine Erdoğan, şunları söyledi: “Ekim 2017'de başlattığımız proje, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın gayretli çabalarıyla güzel bir aşamaya geldi. Cumhurbaşkanlığı külliyesi, TBMM ve bakanlık binalarında başlattığımız çalışma, dalga dalga tüm ülkeye yayılıyor. Sevinerek ifade etmeliyim ki uzun süredir Cumhurbaşkanlığı külliyesine çöp kamyonu girmiyor. Personelimizi eğittik, sistemimizi kurduk. Tüm atıklar kaynağında ayrıştırılarak azami geri dönüşüm sağlanıyor. Bahçe peyzajlarımızda organik atıklardan elde ettiğimiz kompost gübre kullanılıyor. İnanıyorum ki bu sistem yakın bir gelecekte tüm kamu binalarında uygulanır hale gelecektir.

"BELEDİYELER VAHŞİ DEPOLAMAYI TERK ETMELİ"

Proje çerçevesinde bir yıl boyunca toplumun tüm kesimlerinden çok güzel destekler aldık. Sanayicilerimiz, iş adamlarımız, üniversitelerimiz kendi kurumlarında örnek sistemler kurdular. Her birini çevre duyarlılıklarından dolayı tebrik ediyorum. Şimdi iş büyük ölçüde belediyelerimizde. Vatandaşlarımızın evlerinde ayrıştırdıkları atıkları belediyelerimizin aynı mantıkla toplayıp dönüştürmesi gerekiyor. Belediyelerin vahşi depolamayı terk edip, depolama veya yakma yerine geri kazanıma odaklanması lazım. Atıkları enerjiye veya komposta dönüştüren tesisler tüm şehirlerimizde olmalı.”

ATIKLARIN DÖNÜŞÜMÜNDE JAPON KASABASI ÖRNEK OLDU

Konuşmasında atıkların dönüşümüyle ilgili dünyadan örnekler de veren Erdoğan, Japonya'da Kamikatsu adındaki küçük bir kasabanın, çöpünün yüzde 80'ini geri dönüştürdüğü, sadece yüzde 20'sinin depolama alanına gittiğine değinerek, “Burası, dünyanın 'sıfır atık kasabası' olarak tanınan bir yer. 2020'de yüzde yüz geri dönüşüm hedefleniyor burada. Kamikatsu kasabasının başarısının sırrı, orada yaşayan herkesin bu seferberliğe katılmasıdır. Çöplerini 45 ayrı kategoride ayıracak iştiyaka sahipler. Öyle ki plastik şişeleri, plastik kategorisine koymadan önce üzerindeki etiketi sökecek kadar aktif çalışıyorlar. Burada ilginç olan, vatandaşların çöplerini 45 ayrı kategoriye ayırırken, birçok şeyin ne kadar gereksiz şekilde paketlendiğinin farkına varmaları. Bu nedenle üretim yaparken ürettikleri her şeyin çevreye maliyetini düşünüyorlar” dedi.  

"KULLAN AT KÜLTÜRÜNÜ BIRAKIP DEĞİŞİMİ BAŞLATMALIYIZ"

Bireysel katılım ile üretim ve tüketimdeki seçiciliğin bu işin dönüm noktasını oluşturduğunun altını çizen Erdoğan, “İşte bu nedenle bizim de 'kullan at' kültürünü bir tarafa bırakarak değişimi başlatmamız gerekiyor. Bunun da ilk aşaması bireysel tutumlarımız. Sistemler kurabilirsiniz, fakat davranışları değiştiremezseniz sistem de işlemez” diye konuştu.

KÜLLİYEDE SIFIR ATIK EKİBİ KURULDU

Cumhurbaşkanlığı külliyesinde kurdukları sistemden de örnekler aktaran Emine Erdoğan, “Şayet insan unsurunu katmasaydık başaramazdık. Sıfır atık gönüllüleri ekibi kurduk, atık kumbaralarını her gün kontrol ettik. Personelimizin sorularını sorabileceği platformlar oluşturduk. Yani davranışlara odaklandık” ifadelerini kullandı. 

Konuşmasını, “Biraz önce iklim sorunlarından bahsederken hepimiz bu sorunlarla bizim adımıza birilerinin bu sorunlarla mücadele etmesi gerektiğini düşünmüş olmalı. Oysa her şey bizim gündelik hayatımızda başlıyor” sözleriyle sürdüren Erdoğan, şunları dile getirdi:

"DÜNYAYI DEĞİŞTİREN ŞEY FİKİRLER DEĞİL ONLARI TAKİP EDENLERDİR"

“Endüstriler, bizim davranışlarımızla şekilleniyor. Bireysel talepler ve reddedişler belirliyor her şeyi. Mesela plastik poşetler yerine bez ürünler kullanmak, atacağımız küçük bir adımdır ama sonuçları korunmuş ağaçlar ve su kaynaklarıdır. Dünyayı değiştiren şey fikirler değil, onları takip eden insanlardır. Tek bir kişi olduğumuza bakmadan inandığımız yolda çevreci adımlar atmalıyız. Ürettiğimiz ve tükettiğimiz her şeyi tabiata ne kadar büyük bedeli olduğunu hesaba katmalıyız. Sıfır atık felsefesi sadece atıklar için değil, tüm kaynaklarımız için de geçerlidir. Su da bunların başında geliyor. 'Gri su' dediğimiz, evsel atık sular da pekâlâ peyzaj ve endüstride kullanılabilir. Bazı ülkeler yüzde 70 oranında bunu başarıyorlar. Fakat biz yolun çok daha başındayız.

"EKMEK İSRAFI YÜZÜNDEN YILDA 880 MİLYAR LİTRE SU BOŞA HARCANIYOR"

Değerli misafirler, Sıfır Atık Projesiyle ilgili çalışırken, bu proje bizi gıda israfı ile de yüzleştirdi. Nitekim zirvemizin bir oturumu da bu konuya ayrıldı. Bu öylesine önemli bir konu ki bir ekmeğin israfı, bir ekmekten öte bir şeydir. Basit bir hesapla, bir kilo ekmek için 1.6 litre su harcandığını düşünelim. Yılda 6 milyon ekmek israf edildiğinde bu, yaklaşık 880 milyar litre suyun da boşa harcandığı anlamına geliyor. Oysa ekmeği alırken, bölerken, yarım bırakıp sofradan kalkarken bu bedelleri düşünsek, ekmek gözümüzde çevresel bir değere de dönüşmez mi?

"ACİL TEDBİR ALINMAZSA ÇEVRE KRİZLERİ HAYATI YOK EDECEK"

Basit önlemlerle benzeri israfların önüne geçebiliriz. Unutmayalım, israf ettiğimiz gıdaların sadece üçte birini kurtarsak dünyada açlık diye bir sorun kalmayacak. Ben buradan özellikle kadınlarımıza seslenmek istiyorum. Çocuklarımızın bilincini özelikle sizler inşa ediyorsunuz. Çocuklarımıza bir ekmeğin, bir bardak suyun, bir ağacın değerini lütfen öğretelim. Yiyeceklerin tarladan sofraya uzanan öyküsünü onlara anlatalım. Öğretmenlerimiz, uğrunda şehitler verdiğimiz toprağın kıymetini tüm yönleriyle çocuklarımıza öğretsinler. Hayatın, emeğin değerini bilen nesiller olsun. Şayet acilen bazı tedbirler almazsak yaşayacağımız çevre krizleri hayatı tüm yönleriyle yok edecek. Öyle ki hayattan aldığımız ilhamın da sonu gelecek.”

"RESAMLARA, ŞAİRLERE İLHAM VEREN TABİATIN YOK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜN"

Van Gogh'un eserlerini, her gün çıktığı uzun doğa yürüyüşlerine borçluyuz. Ressamlara, şairlere ilham veren tabiatın yok olduğunu düşünün lütfen. Belki de gelecek nesillerimiz Orhan Veli'nin ‘Gemlik'e doğru denizi göreceksin, sakın şaşırma’ dizelerini okuyup, burada deniz mi varmış diye şaşıracaklar. Yine şairin, ‘hava bedava, bulut bedava’ dediği dizeler, yarın bize bir ütopyadan bahsediyor olacak. Umuyorum ki bunların hiç biri olmaz. Masmavi gökyüzü, zümrüt yeşili deniz ve bol oksijenli ormanlarıyla bugünkünden daha güzel bir ülke bırakırız gelecek nesillere. Bu umutlarla sıfır atık projesine gösterdiğiniz ilginin katlanarak artmasını diliyorum. Kurumlarında sıfır atık sistemini kuran tüm yöneticilere takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Medyamızın çevre konusunda toplumsal algılarımızı değiştirecek katkılar sunmasını diliyorum.”

EMİNE ERDOĞAN’A FAO ÖDÜLÜ VERİLDİ

Konuşmasının ardından Emine Erdoğan'a BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu tarafından bir ödül ve madalyon verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ise Emine Erdoğan'a Fatih Sultan Mehmet'in çevreyle ilgili bir fermanını hediye etti.

 
2 Kasım 2018 Cuma 14:12 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Mehmet Polat
 
Attila Aşut
 
Kazım DEMİR
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Arslan Bulut
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1535 - İspanyol fatih (Konkistador) Francisco Pizarro Peru'nun başkenti Lima'yı keşfetti.
1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawaii'ye ulaştı.
1886 - Kadınlar, Şükufezar dergisinde "saçı uzun aklı kısa" deyimine karşı mücadele başlattı.
1896 - X-ışınları cihazı ilk kez New York'ta halka tanıtıldı. "X" adı, ne tür bir ışın olduğunun bilinmeyişini simgeliyordu.
1903 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Theodore Roosevelt'in Birleşik Krallık Kralı VII. Edward'a gönderdiği radyo mesajı, Birleşik Devletlerden radyo ile yapılan ilk okyanus aşırı iletişim olmuştur.
1910 - Çırağan Sarayı yandı. Saray 1865'te Sultan Abdülaziz tarafından inşa ettirilmişti.
1911 - İlk defa bir uçak, bir geminin güvertesine iniş yaptı. Pilot Eugene B. Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania gemisine indi.
1912 - Kaptan Robert Scott Güney Kutbuna ulaştı. Bunu başaran ilk insan olmayı hayal ediyordu ancak Roald Amundsen ondan yaklaşık bir ay önce bunu başarmıştı.
1919 - I. Dünya Savaşı'nda yenik düşen devletlerle anlaşmalar yapmak üzere, İtilaf Devletleri temsilcilerinin oluşturduğu Paris Barış Konferansı açıldı. Avrupa'nın haritası yeniden çizildi.
1924 - İstanbul'da Milli Türk Ticaret Birliği Kongresi toplandı.
1927 - Lozan Antlaşması, Amerikan Senatosu tarafından reddedildi.
1928 - Çerkez Hacı Sami çetesinden 3 kişi Eminönü Meydanı'nda idam edildi. Bu kişiler Atatürk'e suikast iddiasıyla idama mahkum edilmişlerdi.
1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasını, Naşide Saffet Hanım kazandı.
1940 - Milli Koruma Kanunu kabul edildi.
1943 - Sovyetler, Leningrad'da hüküm süren Nazi kuşatmasını kırdıklarını açıkladı.
1944 - Trak adlı yolcu vapuru, Çanakkale'den Bandırma'ya giderken kayalara bindirerek battı: 24 kişi öldü.
1946 - Madam Butterfly operası, Ankara'da sahnelendi.
1947 - İstanbul'da Muallimler Birliği kuruldu.
1950 - Demokrat Parti (DP) işçiye grev hakkı istedi.
1951 - Vietnam Kurtuluş Cephesi gerillaları Hanoi'den geri çekildi; şehir Fransız'ların eline geçti.
1954 - Yabancı Sermaye Yasası Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1966 - Vefa Poyraz İstanbul valiliğine atandı.
1966 - Ankara Cezaevi'nde af isteyen mahkumlar isyan etti. İstanbul Üsküdar Toptaşı Cezaevi'nde 260 mahkum açlık grevine başladı.
1969 - ABD'li bilim insanlarınca, düzenli elektromanyetik dalgalar yayan ilk pulsarlar bulundu.
1977 - Zatürreye yol açan gizemli Lejyoner hastalığı'nın amili olan bakteri bulundu ve Legionella pneumophila olarak adlandırıldı.
1983 - Kültür Bakanlığı'nca Sinema Yasa Tasarısı hazırlandı. Bakanlık tasarıyla filmlere denetim getiriyordu.
1984 - -Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davası duruşmasında sanıklara tek tip elbise giydirildi.
1989 - Kıbrıslı işadamı Asil Nadir, Günaydın gazetesinden sonra Gelişim Yayınları'nı da satın aldı.
1991 - Irak, İsrail'in Tel Aviv ve Hayfa şehirlerine Scud füzesi attı.
1991 - Hükümet, TBMM'den gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışında görevlendirilmesi ve yabancı askerlerin Türkiye'de bulundurulması konusunda yetki aldı.
1993 - Bayburt'un Üzengili köyü üzerine çığ düştü; 56 kişi öldü, 22 kişi yaralandı.
1996 - Michael Jackson ile Lisa Marie Presley'nin iki yıl süren evlilikleri boşanma ile sona erdi.
2005 - 800 yolcu kapasiteli yolcu uçağı Airbus A380, Toulouse'da (Fransa) basına tanıtıldı.
532 - Konstantinopolis (günümüzde İstanbul)'te başlayan Nika ayaklanması tamamen bastırıldı. 30.000 kişinin öldüğü tarihin bu en kanlı ayaklanması 13 Ocak'ta başlamıştı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
10
5
2
35
2
Trabzonspor
17
8
5
4
29
3
Malatyaspor
17
8
5
4
29
4
Kasımpaşa
17
9
2
6
29
5
Galatasaray
17
8
5
4
29
6
Antalyaspor
17
8
3
6
27
7
Beşiktaş
17
7
5
5
26
8
Konyaspor
17
6
7
4
25
9
Sivasspor
17
6
6
5
24
10
Göztepe
17
7
1
9
22
11
Bursaspor
17
4
9
4
21
12
Ankaragücü
17
6
2
9
20
13
Kayserispor
17
5
4
8
19
14
Alanyaspor
17
5
3
9
18
15
Akhisar Bld.Spor
17
4
5
8
17
16
Erzurum BB
17
3
7
7
16
17
Fenerbahçe
17
3
7
7
16
18
Çaykur Rizespor
17
1
9
7
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
17.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010238404252
 
On Numara
14.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu04050711161719232526303440414346657072767879
 
Sayısal Loto
16.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu041016234849
 
Şans Topu
16.01.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu091218202301
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:49
  • Güneş07:35
  • Öğlen12:43
  • İkindi15:12
  • Akşam17:29
  • Yatsı19:03
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık