Trabzon'da çirkin senaryo... HAYIR pankartları kesilip

Ana Sayfa » Medya Kritik » Emin Çölaşan- Sözcü: Cinayetin anımsattığı kahraman

Emin Çölaşan- Sözcü: Cinayetin anımsattığı kahraman

Üç PKK‘lı kadın Paris’te öldürüldü. Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor, herkes kendince ahkam kesiyor.

 
13 Ocak 2013 Pazar 10:34 
Yorum YapYazdır
 
 
Emin Çölaşan- Sözcü: Cinayetin anımsattığı kahraman

Sevgili okuyucularım, üç PKK‘lı kadın Paris’te öldürüldü. Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor, herkes kendince ahkam kesiyor.
Bu kadınları kimler, niçin öldürdü? Rivayet muhtelif!
Derin devlet, devletin içindeki kontrol dışı gizli güçler… Ermeni terör örgütü ASALA’yı yok edenlerin günümüzdeki uzantıları… PKK içindeki hesaplaşma…
Yabancı bir ülkenin ajanları… Örgütteki güç kavgası…
Örgütteki para ve yolsuzluk işleri…
Katiller bulunur mu, zamanla göreceğiz.
Bu olay beni geçmiş yıllara götürdü. Çok ilginç biriyle tanışmıştım.
Bir devlet büyüğü beni aramıştı:
“Emin Bey, sizinle tanışmak isteyen biri var. Yazılarınızı okuyor, sizi çok seviyor.
Telefonda ismini vermek uygun düşmez. Sizi ziyaret etmek istiyor. Ona biraz zaman ayırır
mısınız?..”
Büyüğümüzden bir süre sonra haber geldi. Falanca gün falanca saatte onun evinde buluşacaktık… Ve buluştuk, tanıştık.
İlginç bir adamdı. Yüzü çiçek bozuğu… Orta boylu, kalın yapılı, esmer, orta yaşlarda biri. Şivesi biraz değişik. Sanki Arap şivesi gibi. Sokakta görseniz sıradan, mahçup bir adam.
Sohbet koyulaştıkça birbirimize ısındık. Kerküklü olduğunu söyledi. Orada doğmuş, Türk vatandaşı.
Adı Sabah.
Soyadını vermiyorum çünkü bütün ailesi ve yakınları Türkiye’de yaşıyor.

* * *

Sabah, istihbaratla ilgili bir devlet kuruluşunun mensubu. Ekibiyle birlikte yurtdışında pek çok göreve gönderilmiş, çoğunu başarmış, bazılarında başarısız olmuş.
Anlattıkça anlatıyordu…
Ekibinden “Aslan gibi çocuklar” diye söz ediyor, bir yurtdışı göreve çakaralmaz tabancalarla
gönderildiğinden yakınıyordu.
Verilen görev doğrultusunda herhangi bir ülkeye ayrı ayrı, sahte pasaportlarla gidiyor, orada ekip üyeleriyle buluşunca gereğini yapıp dönüyorlarmış.
PKK terörü doruk noktasındaydı. Her şeyi açık açık anlatıyor, isim veriyor, bazen de hayıflanıyordu:
“O Avrupa ülkesinde herifin adresini bulduk, apartmanda asansör girişinde sıkıştırdık. Susturuculu tabancalarımızdan en az 10 kurşun yedi.
Ölmüştür diye bırakıp gittik. Fakat adam yedi canlıymış! Altı ay yoğun bakımda kaldı,
düzelip çıktı. Onu bitiremedik. Fakat bundan sonra işe yaramaz…”

* * *

Kampları Yunanistan’da olan PKK, Bodrum ve Marmaris gibi turistik bölgelerimizde büyük orman yangınları çıkarıp turistleri kovalıyordu. Bunları bir ülkenin yaptırdığı belli olmuştu. Sabah anlatıyordu:
“Malzemeleri çeşitli yollarla o ülkeye sokup biz de transfer olduk! Onların turistik
bölgelerinde birkaç bomba patlattık, turistler kaçtı. Sonra o ülkenin başkentinde metroda bir patlama oldu ve halk paniğe kapıldı.
Sonra dikkat ettiyseniz o ülkede çok büyük orman yangınları çıktı. Güzelim ormanlarına yazık oldu. Ama bizi sabote eden yakınımızdaki ülke pabucun pahalı olduğunu ve ne ekerse onu biçeceğini görmüş oldu. Bir daha Türkiye’de böyle işlere kalkışmadılar.”

* * *

Devlet büyüğü “Şu vergi işini anlatsana Sabah” dedi… İkisi birden gülmeye başladılar ve anlattı:
“Biz çalışmalarımızı çok gizli tutmak zorundayız. İstanbul Taksim’de göstermelik bir
turizm bürosu açtık. Bizim teşkilattan amirlerimiz ve ekip arkadaşlarımızdan başka geleni gideni yok. Bir gün büroya maliyeciler gelip defterleri istediler. Tabii bizde böyle bir şey yok! Adamlara buranın ne olduğunu söylememiz de mümkün değil. Birkaç gün savdık, sonra gelip vergi kaçakçılığından tutanak tutmaya başladılar.
Hakkımızda işlem yapılacak, neredeyse deşifre olacağız!..”
Sonrasını devlet büyüğü anlattı:
“Sabah durumu bana anlattı. Başımız derde girmek üzere dedi. Ben de Maliye Bakanı’nı aradım, vergiciler çekildi.”

* * *

Sabah bana telefon numarasını vermişti. Bir gün gazeteden arayıp Ankara’da olduğunu, uygunsam gelip bir çayımı içeceğini söyledi.
Geldiğinde onu çökmüş, zayıflamış ve yorgun gördüm.
Anlatmaya başladı:
“Kaç aydır bizim oralarda görevliydim. (Kuzey Irak’ta, Kerkük taraflarında.) PKK’nın Erbil’de bir binası var. Orası hem karargah, hem de Kürtçe Welat gazetesini bastıkları yer. Çok sıkı
korunan birkaç katlı bir bina. Altında boş dükkanlar var ama kepenkleri kilitli. Bizim görevimiz o binayı uçurmaktı.
Abi bu sefer canımız çıktı. Önce ayrıntılı keşifler yaptık. Çevreyi öğrenmek için iki arkadaş simitçi kılığına girdik. Çok iyi Arapça bildiğimiz için dikkat çekmedik. Tam üç ay sabah dörtte kalktım, fırından simit alıp binanın çevresinde sattım.
İş geldi bombaları yerleştirmeye… Bir gece sabaha karşı, karanlıkta dükkanların kilitlerini usulca söküp içeri girdik ve patlayıcıları yerleştirdik.
Biraz sonra bina havaya uçtu, kent sarsıldı. Binadaki 28 kişi ne yazık ki can verdi! Ama bu sefer gerçekten çok yoruldum. Zor işti. Ankara’ya yolum düşünce size bir uğramak istedim…”

* * *

Görevle ilgili bazı sıkıntıları vardı. Bana güvendiğini söyleyip başka yaşadıklarını anlatıyor, bir yurtdışı göreve çakaralmaz tabancalarla gönderilmiş olmaktan yakınıyordu.
Bana telefon numarasını bırakmıştı. Aradan epeyce bir süre geçti, hayatımda tanıdığım ilk ve son istihbarat görevlisi olan Sabah’ı bir gün aradım. O telefon numarası artık kullanılmıyormuş… Birkaç kez daha aradım. Sonuç aynı.
Bir gün beni Sabah’la tanıştıran ve artık görevde olmayan devlet büyüğü ile karşılaştık. Aldığım yanıt can yakıcıydı:
“PKK’lılar Sabah’ı Kerkük’te tarayıp şehit ettiler. Zaten oralıydı, Kerkük’te toprağa verildi.”
Demek ki Türkiye, bir isimsiz kahramanını daha yitirmişti.
Kendimi tutmasam orada ağlayabilirdim.
Bir süre sonra entel-liboş-Kürtçü basında haberler çıktı:
“Sabah meğer MİT görevlisiymiş… O bir katildi…”
Onların gözünde sadece Sabah değil, PKK ile vuruşan bütün asker ve polislerimiz de birer
katildi!

* * *

Türkiye PKK ile boğuşurken binlerce sivil ve altı bin üniformalı şehitle birlikte nice Sabah’ları toprağa verdi…
Ve bir gün geldi, AKP diye bir parti iktidar oldu!..
Ve bir gün geldi, bu partinin hükümeti Apo’nun karşısında teslim bayrağını çekti, “Ben pes ettim”
diyerek pazarlık masalarına oturmaktan utanmadı.
Sabah’ı hiç unutmayacağım…
O mütevazı, çiçek bozuğu yüzlü esmer adam benim için bir kahramanlık anıtı idi.
Hiç kuşkum yok, hem Sabah, hem de bu mücadele uğruna can veren kahramanların kemikleri şimdi mezarlarında sızlıyor.
Onlardan herhangi birinin aklına gelir miydi, günün birinde bir hükümetin Apo ile pazarlık masasına oturup “Aman Sayın Öcalan, senin kucağına düştük” diye yalvarıp yakaracağı!..
Paris’teki cinayet haberini izlerken bunlar aklıma geldi, biraz geçmişe dönüp o kahraman
Sabah’ı anımsadım.

* * *

Emin Çölaşan’ın notu:
Sevgili okuyucularım, başka bir ağızdan duysam inanmazdım ama Tayyip itiraf etti: “Öcalan’ın odasına televizyon kurulması için talimat verdim.” Demek ki Türkiye böyle, bu şahsın kafadan verdiği talimatlarla yönetiliyor.
Televizyon o katilin madem ki hakkıymış, 14 yıl boyunca niçin vermediniz? Eğer değilse,
hapishaneleri de artık Tayyip mi yönetiyor? Kuralları o mu koyuyor?
Ya da Türkiye Cumhuriyeti bir televizyon pazarlığına kurban edilecek kadar mı düştü?
Bu soruların yanıtı çok basit: Apo’nun kucağına düştüler, ne isterse vermeye hazırlar. Televizyon hiçbir şey değil, daha neler neler verecekler.

 

 
13 Ocak 2013 Pazar 10:34 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
25
16
7
2
55
2
Başakşehir
25
15
8
2
53
3
Galatasaray
25
14
4
7
46
4
Fenerbahçe
25
12
8
5
44
5
Trabzonspor
25
12
5
8
41
6
Antalyaspor
25
11
6
8
39
7
Kasımpaşa
25
10
5
10
35
8
Konyaspor
25
9
8
8
35
9
K.D.Ç. Karabük
25
10
4
11
34
10
Bursaspor
25
9
5
11
32
11
Gençlerbirliği
24
8
8
8
32
12
Osmanlıspor FK
25
7
10
8
31
13
Alanyaspor
25
8
4
13
28
14
Akhisar Bld.
25
7
6
12
27
15
Kayserispor
25
7
6
12
27
16
Ç. Rizespor
25
5
5
15
20
17
Adanaspor
25
5
5
15
20
18
Gaziantepspor
24
5
4
15
19
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
HALKOYLAMASINDA NASIL OY KULLANACAKSINIZ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ
KULLANMAYACAĞIM
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:23
  • Güneş06:05
  • Öğlen12:38
  • İkindi16:09
  • Akşam18:48
  • Yatsı20:20
 
Tarihte Bugün
1854 - Kırım Savaşı: Fransa Rusya'ya savaş açtı.
1933 - Hitler, Yahudileri ve Yahudilere ait mağazaları boykot için emir verdi.
1939 - Madrid, General Francisco Franco'nun güçlerinin eline düştü. İspanya İç Savaşı sona erdi.
1944 - Adapazarı ve civarında 2.831 kişinin öldüğü bir deprem oldu. Mısır Kralı Faruk deprem felaketzedelerine 1000 Mısır lirası yardımda bulundu.
1946 - Juan Peron, Arjantin Cumhurbaşkanı oldu.
1947 - Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu kuruldu.
1961 - Türkiye'de Anayasa'nın halkoyuna sunulması hakkındaki kanun kabul edildi.
1962 - Türkiye'de Ekim 1960'da askeri yönetimce görevlerinden uzaklaştırılan 147 öğretim üyesinin görevlerine dönmelerine olanak sağlayan kanun, TBMM'de kabul edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedenleriyle tahliye edilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın serbest bırakılması tepkilere yol açınca cezasının ertelenmesine ilişkin karar kaldırıldı
1965 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Alabama'da Martin Luther King'in önderliğinde 25 bin kişi sivil haklar için yürüdü.
1966 - Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığı süresi bitti, yerine Cevdet Sunay cumhurbaşkanı seçildi.
1970 - Ege Bölgesi'nde şiddetli bir deprem oldu. Kütahya'nın Gediz ilçesinde evlerin yüzde 80'i yıkıldı, 1086 kişi öldü.
1973 - Cevdet Sunay'ın cumhurbaşkanlığı süresi bitti.
1980 - Kayseri'nin Develi ilçesine bağlı Ayvazhacı köyünde, sel nedeniyle meydana gelen toprak kayması sonucunda 60 kişi öldü.
1988 - Türkiye'de kendisine ilk kez yapay kalp takılan kişi Halit Şahin öldü.
2000 - Susurluk davası sanıklarından Özel Tim eski Müdürü İbrahim Şahin geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı.
2004 - Türkiye'de yerel seçimler yapıldı.
 
Arşiv
 
Süper Loto
23.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101318384152
 
On Numara
27.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu03040824252629303134353640414348526165717273
 
Sayısal Loto
25.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010812192023
 
Şans Topu
22.03.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu042426293111
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık