AKP'lilerden Kılıçdaroğlu'na tekbirli ölüm tehdidi

Ana Sayfa » Medya Kritik » Emin Çölaşan- Sözcü

Emin Çölaşan- Sözcü

5 şehit nedir ki?

 
20 Kasım 2012 Salı 09:34 
Yorum YapYazdır
 
 
Emin Çölaşan- Sözcü


SEVGİLİ okuyucularım, önceki gün Hakkâri’de yine beş şehit verdik. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir!
 

Bu acı haberin, dünkü gazetelerin tümünde manşet olması gerekirdi. Öyle ya, her gün resmi makamlardan açıklama geliyor:
 
“17 terörist öldürüldü… Sekiz terörist teslim oldu… 11 terörist etkisiz duruma getirildi… Altı terörist yakalandı!..”
 
Bu açıklamalara göre teröristler sürekli öldürülüyor, yakalanıyor, teslim alınıyor ama terör olayları bir türlü durmak bilmiyor. Peki, bu nasıl oluyor?

 
Ya birileri bizi kandırıyor, oyalıyor, göz boyamaca yapıyor, ya da bu teröristler yerden fışkırıyor!
 
Açık söylemek gerekirse, ben sıradan bir vatandaş olarak bu palavra açıklamalara artık inanmıyorum.
 
Ama işin daha gerçekçi boyutu var. Başımızdaki iktidar kendisine yapay bir düşman yarattı: Suriye ve Beşar Esad! Oysa gerçek, hem de sinsi düşmanımız tam orada, yanıbaşımızda duruyor:
 
Kuzey Irak Kürt Yönetimi ve Barzani!
 
Teröristlerin ana üsleri, kampları, silahları orada. Liderleri orada. Kuzey Irak’tan yönetiliyorlar. Yolgeçen hanı gibi açık olan sınırdan sürekli çıkış yapıp eylem koyuyorlar, sonra yeniden Kuzey Irak’a, Barzani ’nin korumasına sığınıyorlar.
 
Bu rezalet yıllardır aynen sürüp gidiyor.
 
Onları, adına Barzani denilen o alçak herif koruyup besliyor… Sonra da Hasan Cemal gibi dönek gazeteciler o alçak herifin ayağına gidip söyleşi yapıyorlar, bir tek adam gibi soru sormadan katili masum (!) gösterip aklamaya kalkışıyorlar.
 
Esad’a her gün posta koyan, ancak hiçbir şey yapamayan AKP hükümeti, adına Barzani denilen bu katil için ağzını bile açamıyor!..
 
Çünkü petrol zengini Barzani’ye mal satıp para kazanıyorlar.
 


Her gün kaldırdığımız şehit cenazelerine bakınız, tabutlarının üzerinde o malların satışından elde edilen dolarların gölgesini göreceksiniz.
 
Dünkü yandaş gazetelerin manşetlerini, birinci sayfalarını herhalde görmediniz. Görmeye bile değmez, ben size anlatayım.
 
Bir gün önce yine beş askerimizi şehit vermişiz.
 
Bu, dünyanın neresinde olursa olsun, manşetlik haberdir.
 
Habertürk, Hürriyet, Sabah, Star, Yeni Şafak, Akit, Bugün, Taraf

 gibi yandaşların birinci sayfalarında beş şehit haberi ya hiç yoktu, ya da küçücük, kibrit kutusu kadar verilmişti.
 
Peki bunu yaparken amaçları ne?
 
Aman Tayyip yıpranmasın, aman hükümet yıpranmasın!
 
İşlerine gelmeyen haberleri milletten de saklamaya kalkışıyorlar.
 
Bu nasıl gazeteciliktir? Bırakın gazeteciliği de bir yana, nasıl insanlıktır?

 
Peki dün ne vardı bu yandaş-yalaka gazetelerin manşetlerinde? Çoğunun birinci sayfasını Tayyip ’in aynı sözü dolduruyordu:
 
“(İsrail Başbakanı) Netenyahu, hesabını iyi yap!”
 
Aksi takdirde İsrail’i herhalde mahvedecek!
 
Birkaç gazetenin aynı anda aynı manşeti cımbızla bulup kullanması asla mümkün değildir. Yandaşlara bir yerden emir gelir ve onu sayfalarına aynen geçirirler. Örneğin:
 
“Yarınki manşetiniz Sayın Başbakanımızın bu cümlesi olacak. Netenyahu, hesabını iyi yap cümlesini manşete çıkaracaksınız!”
 
Bu bir değil, beş değil, on değil. Hep aynı şeyi yapıyorlar.
 
Gazeteciliğin onurunu ayaklar altına aldılar, patronlarının parasal çıkarları uğruna mesleğimizi iki paralık etmekten utanmıyorlar.
 
Ve Apo!..
 
SEVGİLİ okuyucularım, burada sık sık yazıyorum… Bunlar kitabına uydurup Apo ’yu eninde sonunda tahliye edecekler, ya da Kürtçülerin ve örgütün istemleri doğrultusunda ev hapsine alacaklar.
 
Şimdi belki haklı olarak “Olmaz öyle şey” diyeceksiniz ama olacak.
 
Bu gibi şeyler dünden bugüne hemen gerçekleşmez. Biraz zaman alır.
 
Apo şimdi İmralı’da en güçlü dönemini yaşıyor.
 
Apo bu yüzden İmralı’da krallar gibi yaşatılıyor. Bir eli yağda, bir eli balda. Özel yemekler çıkıyor, tutuklu arkadaşlarıyla birlikte yaşıyor, hobi odalarında gününü gün ediyor. Gazeteleri okuyor, televizyon seyrediyor.

 
Sağlığını sürekli izleyen ve İmralı dışından getirilen özel uzman hekimleri var. Bunlar Apo’yu muayene ediyor, sağlığına dikkat ediyor, gerekirse ilaç yazıyor.
 
Hükümetin bu konuda verdiği kesin direktifler var:
 
“Sayın Öcalan’ın kılına bile zarar gelmeyecek. O, şu anda bizim en değerli varlığımız. Onu hoş tutun, ne isterse yerine getirin.”
 
Bunu yaparken hakları da var yani!..
 
Apo İmralı’da devletle pazarlık ediyor. Daha doğrusu, devlet onunla pazarlık masasına oturmayı içine sindiriyor.
 
Son olarak kendisine rica edildi: “Sayın Öcalan, lütfen örgüte bir emir verin, şu açlık grevleri sona erdirilsin!”
 
Nitekim Apo ’ya kardeşini de gönderdiler. İki kardeş baş başa özel ve güzel yemekler yediler, çay kahve içip muhabbet ettiler… Ve emrini kardeşi aracılığı ile gönderdi: “Açlık grevleri bitirilsin!” Bu emir karşı tarafa tebliğ edildiği anda açlık grevleri bitti!
 
Suikast mağduru Bülent gibi bazıları Apo ’nun bu kıyağı için kendisine teşekkür ettiler.
 
Bir hükümet, bir iktidar düşünün ki, hem terör ve hem de açlık grevleri karşısında çaresiz kalmıştır!..

 
Ve hiçbir konuda sözü geçmemektedir. İşte o zaman, kurtarıcı olarak Apo ’ya başvuruyorlar…
 
Tayyip’in umudu İmralı’daki katil Apo!
 
Peki Türkiye’de bunlar olurken, terör almış başını giderken, Tayyip ne yapmaktaydı? O Mısır’da, İsrail’e posta koymaktaydı! İsrail gibi küçücük bir ülkeyi yok edemeyen Arapların kucağında, Kahire’den falan demeçler verip aklınca İsrail’i yıpratacağını zannediyordu!
 
Her olaya balıklama atlayıp zıplıyor, Obama ve Putin ’e telefon edip direktifler verdiğini bizim Başbakanlık açıklıyor.
 
Yerseniz! Türkiye’de her gün şehit cenazeleri var. Tayyip çaresiz. Toplumu başka atraksiyonlarla uyutmaya kalkışıyor.
 
Bu amaçla kendi kendine Suriye gibi yeni düşmanlar yaratıyor, Şam’a girip Emevi Camii’nde namaz kılacağını söylüyor, İsrail’e posta koyuyor, yandaş medyaya bu yolla gaz verip propaganda yaptırıyor!
 
Eh yani, “Dünya Lideri” (!) olmak kolay değil. Beş şehit dediğiniz nedir ki, unut gitsin! Yakında Suriye’yi de, İsrail’i de halledecek.
 
Yeter ki Apo su koyvermesin, terörü de inşallah bitirecekler!
 
Her gün dua ediyorlar: “Tanrım, Apo’ya sağlık ver. Onun sağlığını bozma. İmralı’da başına bir iş gelirse mahvoluruz, biteriz, kıyamet kopar ve altında eziliriz.”
 

 
20 Kasım 2012 Salı 09:34 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1441 - İngiltere Kralı VI. Henry Eton Koleji'ni kurdu.
1645 - İstanbul'dan 348 harp ve nakliye gemisiyle hareket eden Osmanlı ordusu, Girit adasına çıktı.
1854 - Çarlık Rusyası ordularının, savaş meydanını terk ederek, geri çekilmesiyle Silistre zaferi kazanıldı.
1859 - İsviçre işadamı Jean Henry Dunant, İtalya'da Solferino savaşı sonrası uluslararası Kızılhaç'ı kurmaya karar verdi.
1894 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi, Olimpiyat oyunlarının dört yılda bir yapılması kararını aldı.
1901 - Pablo Picasso'nun eserleri ilk defa sergilendi.
1910 - Japonya Kore'yi istila etti.
1916 - 1. Dünya Savaşı: Somme Muharebesi, Fransa'daki Alman hatlarına yapılan ve bir hafta sürecek topçu ateşi ile başladı.
1917 - Halep'te, Enver Paşa'nın başkanlığında Türk ve Alman komutanlarının katılmasıyla (Mustafa Kemal Paşa dahil) yapılan toplantıda, General Falkenhein'ın komutanlığında "Yıldırım Orduları Grubu" kurulması kararlaştırıltı.
1936 - Türkiye Millî Basketbol Takımı ilk maçını Yunanistan ile yaptı, 49-12 galip geldi.
1938 - Toprak Mahsulleri Ofisi kuruluş kanunu kabul edildi.
1947 - Bir Amerikalı, gökyüzünde uçan nesneler gördüğünü bildirdi, nesnelerin fincan tabağına benzediğini iddia etti. Basın ilk kez uçan daire terimini kullanmaya başladı.
1961 - Almanya'ya gidecek ilk işçi kafilesi yola çıktı. İşgücü göndermeye ilişkin protokol, Türkiye ile Batı Almanya arasında 13 Haziran'da imzalanmış; özel kuruluşların kontratsız işçi göndermelerinin önüne geçilmeye çalışılmıştı.
1967 - İstanbul'da üniversite öğrencileri, Amerika Birleşik Devletleri 6. Filosunun ziyaretini protesto etti.
1982 - 44 sanıklı Barış Derneği davası başladı.
1983 - Yaser Arafat'ın Şam'a girişi yasaklandı.
1983 - Amerika Birleşik Devletleri uzay mekiği Challenger, uzaydaki görevini tamamlayarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin uzaya gönderdiği ilk kadın astronot olan Sally Ride ile dünyaya döndü.
1989 - Bulgaristan'ın Türk azınlığa uyguladığı baskılar ve zorunlu göç uygulaması, Taksim Meydanı'nda düzenlenen Bulgaristan'ı Telin Mitinginde protesto edildi.
1992 - Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) kuruldu.
2001 - Polonya'daki Özel Olimpiyatlar Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, Zihinsel Engelliler Milli Takımı şampiyon oldu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:21
  • Güneş04:43
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:36
  • Akşam20:05
  • Yatsı22:07
 
Süper Loto
22.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030520374448
 
On Numara
19.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu04050709101315243233344244484952606271737679
 
Sayısal Loto
17.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050825284549
 
Şans Topu
21.06.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030417193310
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık