İkinci el otomobil satışında flaş karar

Ana Sayfa » Medya Kritik » Emin Çölaşan- Sözcü

Emin Çölaşan- Sözcü

Ülkemizden çok parlak (!) sayfalar

 
18 Kasım 2012 Pazar 09:58 
Yorum YapYazdır
 
 
Emin Çölaşan- Sözcü

SEVGİLİ okuyucularım, bu çapsızların elinde Türkiye’nin her alanda ve her konuda nerelere sürüklendiğini hep birlikte görüyoruz.
 
Ülkemizin bütün kurumlarını ele geçirdiler, bildikleri gibi at oynatıyorlar…
 
Ve zannediyorlar ki, bu hep böyle gidecek.
 
Zannediyorlar ki, kendilerinden hiçbir zaman hesap sorulmayacak.
 
Deniz Feneri davasında gerçek sanıklar ve hırsızlar değil, olayın üzerine giden üç Cumhuriyet Savcısı yargılanıyordu. Evet, onları sanık yaptılar ve Ankara Adliyesi’ndeki görevlerinden alıp pasif yerlere verdiler.
 
Savcılar Nadi Türkaslan, Abdülvahap Yaren ve Mehmet Tamöz, Yargıtay’da görülmekte olan davalarında beraat ettiler. Bu karar kesin.
 
Abdülvahap Bey’in duruşmada söylediği şu sözler hiç unutulmayacak:
 
“Deniz Feneri sanıkları, topladıkları zekât paralarını metreslerine yedirdiler.” Bu söz doğru mu? Bilmiyoruz ki!.. Çünkü bu İslamcı ve yandaş derneğin paraları hortumlayan yöneticileri Almanya’da yargılanıp hapis cezası aldılar da, Türkiye’de henüz dava bile açılmadı!.. Çünkü iktidar, o sanıkların arkasında duruyor.
 
Yargı da iktidarın elinde olduğuna göre, dava bir türlü açılamıyor!
 
Savcılar beraat ettiğine göre şimdi ne olacak? Görevden alınan bu savcılar eski yerlerine verilecek mi? AKP ’nin HSYK ’sı bu durumda ne yapacak?
 
Gerçek sanıklar mahkemeye ne zaman çıkarılacak?
 
Müslümanlardan toplanan, cukkalanan ve cebe atılan trilyonların hesabını kimler ne zaman verecek? Bakalım, ne olacağını göreceğiz!
 
★ ★ ★
 
Gelelim bir başka parlak sayfaya!.. Oda tv davasında yargılanan Hanefi Avcı, Yalçın Küçük ve Soner Yalçın yine tahliye edilmedi.
 
Özel yetkili mahkeme, onların tahliye talebini ısrarla reddediyor. Peki bu kararı verirken neye dayanıyor?
 
TÜBİTAK ’ın ne şiş yansın ne kebap anlayışıyla yazdığı bilirkişi raporlarına! Peki, TÜBİTAK isimli kuruluş kimin elinde? Tamamı AKP’nin yandaşlarıyla doldurulan, AKP’nin elinde, yönetiminde ve emrinde bir “Bilimsel (!)” kuruluş.
 
Bağımsız bilirkişiler sanıklar lehine rapor verirken, TÜBİTAK düzmece belgeleri görmek istemiyor ve o doğrultuda bir rapor vermiyor.
 
Yargı kararlarını artık mahkemeler değil, “Resmi bilirkişi” kimliği ile AKP ’nin TÜBİTAK ’ı veriyor.
 
Siyasetin yargıya, yargının siyasete bulaşmasının “Parlak” bir örneğine daha tanık oluyoruz.
 
★ ★ ★
 
İsrail, Araplarla yeniden kapıştı. Bizim yandaş basın bunu manşetlere taşıyor, İsrail’in korktuğunu, herkesin sığınaklara kaçtığını falan iddia ediyor.
 
Yandaş basına Başbakanlık’tan yine gaz verilip manşet attırılıyor:
 
“Obama ile Sayın Başbakanımız konuştu. Sayın Başbakanımız İsrail’i kastederek Obama’ya ‘Söyle onlara, saldırıları durdursun’ dedi. Obama da Sayın Başbakanımızdan yardım istedi!”
 
İşler iyice komediye dönüşünce, işte böyle oluyor… Ve yandaş basın cıvıklaştıkça, yalanlar ve palavralar böyle atılıyor.
 
Tayyip çok güçlü adam!.. Dünya lideri Tayyip İsrail düşmanı, şeriatçı Arapların yandaşı!..
 
Ama sorunlarını siyasetle çözmek yerine,
 
Türkiye’deki şeriatçıları sokağa döküp slogan attırıyor. Bunlar ufak gruplar olarak bir sürü yerde İsrail karşıtı gösteriler düzenliyor.
 
Ortalıkta polis yok! Onların gösteri yapması serbest!
 
Bu gösterilerden biri birkaç gecedir
 
Ankara’da, Protokol Yolu’ndaki İsrail Büyükelçisi’nin konutu önünde sergileniyor.
 
Birkaç yüz kişi orada toplanıp gecenin geç saatlerine kadar tekbir getiriyor, slogan atıyor.
 
O saatlerde Protokol Yolu’ndan geçen araçlara zorla korna çaldırılıyor.
 
Her gece karanlıkta yapılan bu eylemi polis görmüyor, duymuyor! Cumhuriyet mitinglerine yasak getirmeye kalkışan Ankara Valisi Alaaddin Yüksel herhalde o saatte uyuyor ki, bu yasadışı gösteriler için önlem alamıyor!
 
Demek ki Tayyip siyasetten falan umudunu kesmiş, İsrail üzerinde siyaset yoluyla baskı kuramayınca işi Allah’a havale etmiş! Caddelerde gece yarısı topluca tekbir getiren bindirilmiş kıtalardan medet umuyor!
 
Türkiye’nin parlak sayfaları çok! Bugün ancak üçüne değinebildim.
 
Çok güzel kitaplar
 
BUGÜN yeni çıkan ve mutlaka okunması gereken üç güzel kitaptan söz edeceğim. İlkinin yazan Yargıtay Onursal Başsavcısı Vural Savaş, “Çağdaşlaşmanın Tek Yolu Devrimci Hukuk.” (Bilgi Yayınevi)
 
Vural Bey kitabını getirdiğinde biraz sohbet ettik, şöyle dedi:
 
“Eğer bu kitabı yazmadan ölseydim gözüm açık giderdim.”
 
Kitabı okumak için hukukçu olmanız gerekmiyor çünkü Savaş, devrimci hukukun en önemli meyvesinin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu anlatıyor. Atatürk devrimlerinden örnekler veriyor, olayı günümüze getirip hukukun nasıl yok edildiğini, iktidarın hizmetine nasıl sunulduğunu belgeliyor, kendi yaşadığı olaylardan somut örnekler veriyor. Okunması gereken bir kitap.
 
★ ★ ★
 
İkinci kitabın yazan, emekli Büyükelçi Bilal Şimşir. Onu yazdığı dört dörtlük kitaplardan, Türkiye ve dünya arşivlerinden elde ettiği inanılmaz belgelerden tanıyoruz.
 
“Lozan Günlüğü.” (Bilgi Yayınevi)
 
1923 yılının temmuz ayında Lozan Anlaşması imzalandı. Kapitülasyon belası kaldırıldı, bağımsızlığımız bütün dünya tarafından tanındı ve hemen ardından Cumhuriyet ilan edildi.
 
Türk delegasyonunun başındaki İsmet Paşa konferans boyunca çok acılar çekti. Karşısında dünya devleri olan ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya gibi ülkeler vardı. Her biriyle tek tek boğuştu.
 
Bazıları Lozan’ı küçümser!
 
Lozan sürecinin bütün belgelerini, yazışmalarını, gerçeklerini, pazarlıktan ve ilginç olaylarını bu kitapta bulacaksınız. Mutlaka okumanızı öneriyorum.
 
★ ★ ★
 
Son kitabımız, Silivri’de dört yıldan beri Ergenekon tutuklusu olarak yargılanan gazeteci arkadaşım Mustafa Balbay‘ın. Kendisine bu süre içerisinde yaklaşık 30 bin mektup gelmiş ve Mustafa bunlardan sadece bir bölümünü toparlayıp kitap yapmış.
 
“O Mektubu Yazan Bendim.” (Cumhuriyet Kitaplan)
 
Sıradan, yurtsever ve yürekli insanlar tarafından cezaevinde tutsak olan bir gazeteciye yazılmış onurlu mektuplar…
 
Mustafa, kitabını gönderirken bana da kısa bir mektup yazmış. 13 Kasım tarihli mektubunu sizlere aynen iletiyorum:
 
“Sevgili Emin ağabey, okur mektuplarının yazara verdiği gücü siz de çok iyi bilirsiniz.
 
Dört yıllık tutuklulukta aldığım 30 bin kadar mektup, beni özgürlüğe bağlayan can daman oldu.
 
Sizin yazılarınızın da bizlere, hak ve adalet arayan herkese yazılmış mektup gibi geldiğini vurgulamak isterim.
 
Silivri’de artık yargılama yok. Suç üretme ve hüküm yazma var.
 
29 Ekim-10 Kasım süreci bizim için de ümit oldu. Toplumun hâlâ diri olduğunu bilmek, özgürlük gibi bir şey.
 
Ankara buluşmalarımızın tez gelmesi dileği ile selamlar, saygılar.”
 
Bu şirin ve değişik kitabı da mutlaka okumanızı öneriyorum.
 
18 Kasım 2012 Pazar 09:58 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Gazete Manşetleri
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1187 - Selahaddin Eyyubi, Kudüs'ü kuşattı.
1519 - Portekizli kaşif Ferdinand Magellan, 270 kişi ve 5 gemiyle İspanya'dan yola çıktı.
1633 - Galileo Galilei, İspanyol engizisyon mahkemesinde, dünyanın güneşin etrafında döndüğünü söylediği için yargılandı.
1922 - Fransız ve İtalyan kuvvetleri Çanakkale'den çekildi.
1928 - İtalya'da "Yüksek Faşist Konsey" en yüksek yasama organı oldu.
1933 - Başbakan İsmet İnönü ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın, Sofya'yı ziyaretinde, 1929 Tarafsızlık Antlaşması'nın süresi uzatıldı.
1937 - İkinci Türk Tarih Kurultayı, Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.
1937 - Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi'nde, Atatürk'ün de isteğiyle, Türkiye'nin ilk resim ve heykel müzesi açıldı.
1942 - Ukrayna'nın Letiçiv kentinde, Alman SS birlikleri, iki gün çinde yaklaşık 3 bin yahudiyi öldürdüler.
1946 - Fransa'da Cannes Film Festivali başladı.
1946 - Basın Yasası TBMM'de kabul edildi.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılması kabul edildi.
1969 - John Lennon, The Beatles'dan ayrıldı.
1974 - Honduras'da kasırga: 10 bin kişi öldü.
1977 - Kuzey Vietnam, Birleşmiş Milletler'e kabul edildi.
1980 - Başbakanlığa emekli Amiral Bülent Ulusu atandı.
1981 - İran 149 solcu militanı idam ettiğini açıkladı.
1984 - Beyrut'ta ABD elçiliğine patlayıcı yüklü kamyonla intihar saldırısı yapıldı; 22 kişi öldü.
1988 - Naim Süleymanoğlu, Seul Olimpiyat Oyunlarında halter dalında 6 dünya rekoru kırdı.
1990 - Güney Osetya, Gürcistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Bakü'de petrol anlaşması imzalandı. İngiliz BP, Amerikan Amaco, Penzol, Rus Lukoil ve TPAO, bir konsorsiyum oluşturdu.
1995 - Deniz Baykal, Necdet Menzir'in görevden alınma isteğini reddeden Başbakan Tansu Çiller'le yürüttüğü DYP-CHP koalisyon hükümetini bozdu. Tansu Çiller hükümetin istifasını Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e verdi.
2002 - İsrail askerleri, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın karargahındaki üç binayı havaya uçurdu.
622 - Muhammed ile Ebu Bekir, Medine'ye ulaştı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:17
  • Güneş05:59
  • Öğlen12:26
  • İkindi15:53
  • Akşam18:31
  • Yatsı20:00
 
Süper Loto
14.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu121520253053
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Şans Topu
13.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu030923273207
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık