Trabzon'da buluntular çıkıyor, tarih katliamı sürüyor

Ana Sayfa » Ekonomi » Ekonomide bu noktaya nasıl geldik?

Ekonomide bu noktaya nasıl geldik?

Ahmet Müfit: Ders alınsaydı eğer, Avrupa’nın hasta adamının küllerinden, ekonomik bağımsızlığı siyasi bağımsızlığın teminatı görenlerce yeniden var edilen bir ülkeyi henüz üzerinden 100 yıl geçmeden yeniden aynı duruma düşürmek mümkün olabilir miydi? İşte Ahmet Müfit'in Odatv'deki yazısı:

 
6 Eylül 2018 Perşembe 09:31 
Yorum YapYazdır
 
 
Ekonomide bu noktaya nasıl geldik?

Yaklaşık 40 yıldır sürdürmekte olduğumuz, ulusal kaynaklarla yani vergi, vb. öz gelirlerimizle değil, dışarıdan gelecek borç parayla büyüme politikalarının yani ürettiğimizden çok tüketmenin, kazandığımızdan çok harcamanın doğal sonucu olarak geldiğimiz noktada dışarıdan borç almaksızın yaşayamaz -ne üretebilir ne de tüketebilir- hale gelmiş durumdayız.

Böyle bir durumla karşılaşıldığında, eğer bu süreçte, değerli bir doğal kaynak bulmadıysanız ya da teknolojik bir buluş ya da atılım yaparak, birim yatırım karşılığında daha fazla katma değer üretir hale gelmediyseniz ki bizim için böyle bir durum söz konusu değil, izleyebileceğiniz iki yol bulunuyor.

Ahmet Müfit

Ahmet Müfit

Birinci yol, borçlanmaya, borçlanarak büyümeye dayalı bu politikalardan vazgeçmek, ayağını yorganına göre uzatmak, bu gün sıkıntı çekme karşılığında geleceği kurtarmak.  Bunun için acı gerçekle yüzleşmeyi, ülkenin geleceği için siyaseten kaybetmeyi göze alabilmeniz, özür dilemeyi becerebilmeniz, ülkenin ve gelecek kuşakların çıkarlarını kendi siyasi çıkarlarınızın önüne koyabilmeniz gerekiyor. Durum böyle olunca da, bu yolun siyaseten çok da fazla taliplisi çıkmıyor. Diğer yol ise gerçeği yani bu günlere gelmekteki sorumluluğunuzu kabul etmeksizin, 1980’den bu yana, sağcı solcu fark etmez bir şekilde istisnasız tüm hükümetlerin yaptığını yapmak, sorunun daha da ağırlaşacağını bile bile, günü kurtarma adına ülkenin geleceğini ipotek etmeye -tabii ki hala ipotek edecek bir şeyler kaldıysa- devam etmek.

Eğer kendi yağınızla kavrulmayı unutmuş, 40 yıla yakın bir süredir borç parayla ödünç refah yaşamanın sorumsuzluğuna kendinizi kaptırmış, bizim gibi bir ülkeden bahsediyorsak, ikinci yolu seçtiğinizde de borca ulaşmanın kolay olmayacağını, şu an yaşamakta olduğumuz gibi, şartların geçmişten çok daha ağır olacağını bilmelisiniz. Hele ki,, ekonomiye müdahale konusunda ki en etkin ulusal araçlarınızı, son 38 yılda bizim yaptığımız gibi, “reform” ve “özelleştirme” adı altında kendi elinizle yok etmişseniz, bu durumun doğal sonucu, “ihtiyaç duyulan” borç paraya ulaşabilmenin sadece ekonomik olarak değil siyaseten de zorlaşıp, pahalanması oluyor. Yüz yıl önce yaşadığımızın benzeri şekilde yeni Sevr’lerle karşı karşıya kalıyorsunuz.

Böyle bir durumda, ulusal paranız, ihtiyaç duyduğunuz yabancı paralar karşısında -halen yaşanmakta olduğu gibi- hızla değer yitirecektir. Bunun sonucu, borcunuzun milli gelire oranı ve enflasyon başta olmak üzere ekonomik göstergelerinizin hızla bozulduğu, söz konusu göstergeler bozulduğu için ulusal paranızın daha çok değer kaybettiği bir sarmala girmeniz olacaktır.

“TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR” DERLER

 

Sorunu çözümsüz hale getiren ise sarmalın kendisinden çok, bu sarmala girmenin/girdaba kapılmanın nedeni konusundaki gerçek dışı açıklamalar. Her şeyi söylüyor, sürekli başkalarını suçluyor, başkalarının eline bu kozu verenin,  40 yıla yakın süredir bilerek ve isteyerek uyguladığımız neoliberal küreselleşmeci yani borç parayla ekonomik büyüme politikalarının sonucu olduğu gerçeğini kabul etmiyoruz. Kendimizi aldatmamız dışında kimseyi ikna etmeyen açıklamalarla sorunu geçiştirmeye çalışıyor, bir şekilde bir şeylerin değişmesini umuyor, gelinen noktadaki kendi sorumluluğumuzu -siyasetçiler ve o siyasetçileri seçen seçmenler olarak- görmek istemiyor, bu da geçer diyor, ancak bedelinin ne olacağından bahsetmiyoruz.

Teşhis doğru yapılmayınca, tedavi de doğru olmuyor doğal olarak. Alınan, alındığı söylenen tüm önlemlere karşı TL’nin değer kaybı durmuyor, durdurulamıyor, birbirimizi ve kendimizi kandırmak adına boşuna zaman kaybediliyor, zaman kaybedildikçe ödenecek bedel ağırlaşıyor. Sonuç olarak, her koyun kendi canının derdine düşüyor, ulusal çıkarlar ekseninde bir politikanın uygulanması her geçen gün daha da zor hale geliyor.

“Tarih tekerrürden ibarettir” derler. “Eğer ders alınsaydı, tekerrür eder miydi?” diye soruyor, Mehmet Akif Ersoy. Ders alınsaydı eğer, Avrupa’nın hasta adamının küllerinden, ekonomik bağımsızlığı siyasi bağımsızlığın teminatı görenlerce yeniden var edilen bir ülkeyi henüz üzerinden 100 yıl geçmeden yeniden aynı duruma düşürmek mümkün olabilir miydi?

 
6 Eylül 2018 Perşembe 09:31 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Kazım DEMİR
 
Nihat Genç
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1396 - Niğbolu Zaferi
1566 - On birinci Osmanlı Padişahı II. Selim tahta çıktı.
1852 - Fransız Henri Giffard ilk kez zeplinle uçtu.
1882 - İstanbul Beyazıt Kütüphanesi kuruldu.
1940 - II. Dünya Savaşı içinde 129 İngiliz bombardıman uçağı Berlin'deki endüstriyel hedefleri bombaladı, ama sis sebebiyle bombaların 6sı dışında hepsi boşa gitti.
1947 - Hindistan'da Müslüman mültecileri taşıyan tren, Pencap sınırında durduruldu. Sihler, 1200 mülteciyi kurşuna dizdi.Şablon:Kaynak-lazım
1956 - Türk Dil Kurumu En İyi Yapıt Ödülünü, Ali adlı romanıyla Orhan Hançerlioğlu kazandı.
1960 - Yüksek Adalet Divanı kuruldu.
1980 - İran Irak Savaşı başladı.
1981 - Ermeni militanlar Türkiye'nin Paris Başkonsolosluğu'nu bastılar; güvenlik görevlisi Cemal Özen öldü, Başkonsolos Kaya İnal yaralandı.
1987 - Süleyman Demirel, DYP Olağanüstü Kongresinde oy birliğiyle genel başkan seçildi. Demirel, 12 Eylül askeri darbesi sonrası, siyasete resmen döndü.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
6
4
1
1
13
2
Galatasaray
6
4
0
2
12
3
Kasımpaşa
6
4
0
2
12
4
Konyaspor
6
3
2
1
11
5
Beşiktaş
5
3
1
1
10
6
Malatyaspor
6
3
1
2
10
7
Ankaragücü
6
3
1
2
10
8
Antalyaspor
6
3
1
2
10
9
Göztepe
6
3
0
3
9
10
Alanyaspor
6
3
0
3
9
11
Kayserispor
6
2
2
2
8
12
Trabzonspor
6
2
1
3
7
13
Fenerbahçe
5
2
0
3
6
14
Akhisar Bld.Spor
6
1
2
3
5
15
Bursaspor
6
0
5
1
5
16
Sivasspor
6
1
2
3
5
17
Çaykur Rizespor
6
0
3
3
3
18
Erzurum BB
6
0
2
4
2
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
20.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu131735364146
 
On Numara
17.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031113181926293438434451535459606465697279
 
Sayısal Loto
22.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu010412274649
 
Şans Topu
19.09.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu020306203001
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:21
  • Güneş06:02
  • Öğlen12:25
  • İkindi15:48
  • Akşam18:24
  • Yatsı19:53
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık