Türkiye'yi koruyacak ve önünü açacak 10 madde

Ana Sayfa » Ekonomi » Ekonomi için 3 faklı seçenek

Ekonomi için 3 faklı seçenek

Ahmet Müfit: Ekonomi le ilgili siyaseten ülkenin geleceğini derinden etkileyecek üç farklı seçenek bulunuyor.

 
3 Ağustos 2018 Cuma 09:42 
Yorum YapYazdır
 
 
Ekonomi için 3 faklı seçenek

Piyasa cephesinden bakıldığında, ekonomimizin en büyük sorunu enflasyondaki hızlı yükseliş. Haksız da sayılmazlar. Yılbaşında 10,35 olan tüketici enflasyonu, geçen 6 ayın sonunda yani Haziran 2018’de 15,39’a tırmanmış, 6 ayda yaklaşık yüzde 49 yükselmiş durumda. Onlara göre bu artışın en önemli nedeni faizlerin yeterince yüksek olmaması.

Yurtdışından gelen paraya daha yüksek getiri vermiyor olmanızın yani faizleri “düşük tutmanızın” en önemli sonucu, yurtdışından para girişinin azalması, ulusal paranın (TL) yabancı paralar karşısında değer kaybediyor olması. TCMB verilerine göre, TL yılbaşından bu yana sepet bazında yüzde 27 değer yitirirken, 2017 Mayıs ayında 36,261 milyar ABD Doları olan cari açık, Mayıs 2018’de, yaklaşık yüzde 59 artarak 57,637 milyar ABD Doları’na ulaşmış durumda.

BORÇLARIN DÖNDÜRÜLMESİ DAHA DA ZOR HALE GELİYOR

Ulusal paranın değer kaybetmesi ve cari açığın artması, ekonomi üzerinde iki farklı yönde baskı oluşturuyor. Ekonominin gerek üretmek gerekse tüketmek için ithalata bağımlı olması, ithalatın, dolayısıyla da üretim ve tüketimin pahalanmasına yani enflasyonun artmasına neden olurken, diğer yandan döviz cinsinden yüklü miktarda borçlanıp iç piyasaya yönelik üretim yapan yani malını TL bazında satan şirketlerin borçları TL cinsinden her geçen gün artıyor. Borçların döndürülmesi her geçen gün daha da zor hale geliyor. Mevcut borçların döndürülmesinde sorun yaşanması ve borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin taleplerinin hızla artması, yabancı para cinsinden borçları yabancı para cinsinden alacaklarından yüksek olan Bankacılık sektörünü olumsuz etkiliyor. Daha da önemlisi alınan borçları ödeme kapasitemizi olumsuz etkileyerek, borçlanmaya ve bu yolla uluslararası mali sermayeye kaynak aktarmaya dayalı ekonomik bağımlılığı artıran neoliberal küreselleşmeci düzeni tehdit eder hale geliyor.

CİDDİ BİR HAYAL KIRIKLIĞI YARATMIŞ DURUMDA

Kazancını para alıp para satarak sağlayan dolayısıyla da sıradan insanın yaşamına ve topluma karşı herhangi bir sorumluluğu olmayan piyasa aktörlerine göre bu olumsuz gidişi durdurabilmenin tek yolu, yazının başında da ifade ettiğim gibi, faizleri artırmak. Diğer bir deyişle, ülkemize para satan yabancı finans kuruluşlarına, ülkemize getirecekleri ödünç para karşılığında daha çok getiri vaat etmek ve bu yolla yurt dışından para girişinin/borçlanmanın devamını sağlamak. Bu yüzden de, Merkez Bankası’nın 24 Temmuz’da yaptığı toplantıda faizleri sabit tutmuş olması, seçim sonrasında, iktidarın faiz artışı karşıtı tutumunun değişeceğini uman, sözde “bağımsız” denetleme şirketlerinin not indirimleriyle faiz artışını zorlayan piyasa cephesinde ciddi bir hayal kırıklığı yaratmış durumda.

 

Şimdi Türkiye'de
Verimli, kullanımı kolay bir klima mı arıyorsunuz? Sonunda buldunuz!
Şimdi Türkiye'de
Wi-Fi, Evi Serinletiyor!
Wi-Fi olan evlerin, yazın daha serin olduğu kanıtlandı! İnsanın içine ferahlık geliyor…
Wi-Fi, Evi Serinletiyor!
Şimdi Türkiye'de
488 TL’ye Türkiye’yi kasıp kavuracak bir drone. Nasıl ama? Muhteşem!
Şimdi Türkiye'de
Hesaplı Bitcoin ticareti
Yalnızca 100$ Teminat ile Bitcoin'den para kazanın!
Hesaplı Bitcoin ticareti
Konuyla ilgili olarak, iktidar cenahından yapılan açıklamalarla tam tersi bir algı oluşturulmaya çalışılsa da piyasacılar, Merkez Bankası kararını, Merkez Bankasının “bağımsız karar alma yetkisinin” fiilen ortadan kalktığı şeklinde değerlendirdi ve kararın açıklanması sonrasında, TL ve borsa yüzde 3’leri aşan oranda değer kaybetti. Medley Global Advisers isimli şirketin bir çalışanı, "Piyasalar enflasyon, para politikası ve kur anlamında hayal kırıklığına uğradı. Enflasyon, %5 olan hedefin neredeyse 3 katına çıktı, belki %18'e çıkacak, bu noktada MB'nin faizleri artırması gerekir" diye açıklama yaparak piyasa cephesinin “hissiyatını" net olarak açıklamış oldu.

Toplum desteğini şu ya da bu yolla arkasında tutması gereken iktidar ise yapılacak bir faiz artışının, zaten yavaşlamış olan ve ancak kamusal teşviklerle canlı tutulabilen ekonomik faaliyetleri durma noktasına getireceğinin bilincinde. Ekonomik faaliyetteki yavaşlamanın en önemli sonucunun artan işsizlik, reel ücretlerde düşüş, şirket iflasları, borçların ödenmesinde sıkıntılar yaşanması ve vergi gelirlerinde azalma olacağının, bu durumun, iktidarın ardındaki siyasi desteğin devamı açısından risk oluşturacağının farkındalar. Bu yüzden de, ne dışarıdan gelecek paradan vazgeçebiliyor, ne de dışarıdan para girişini sağlayacak faiz artışına evet diyebiliyorlar.

KULLANILAN OLMAMAYI SAĞLAMANIZ GEREKİYOR

Bu noktada siyaset kurumunun elinde, faizin ne olacağıyla yani ekonomiyle ilgiliymiş gibi görünse de aslında siyaseten ülkenin geleceğini derinden etkileyecek üç farklı seçenek bulunuyor.

Birinci seçenek, çok uzun yıllardır yapıldığı şekilde davranmaya devam etmek, günümüz şartlarına uyarlarsak bir yandan faiz artışına karşı çıkarken, diğer yandan faizleri artırmayı becerebilmek. Uzun vadede sorunun çok daha fazla artmasına, sorunun gelecek kuşakların sırtına yüklenmesine neden olacak şekilde “vakit kazanarak”, günü kurtarmak. ABD ve AB ile ilişkilerde gelinen noktada bu seçenek geçmişe göre daha çok “fedakarlık yapabilmeyi” gerektiriyor.

İkinci seçenek, batı finans çevrelerinden gelen faiz artışı baskısından kurtulmak amaçlı olarak yüzünü “yükselen” doğuya dönmek. İhtiyaç duyulan finansmanı yani borcu oralardan bulmaya çalışmak. Bu şekilde bir yandan acil kaynak ihtiyacını karşılarken diğer yandan batıya alternatifsiz olunmadığının mesajını vermek. Bu noktada, yüzünüzü döndüğünüz doğunun, bu ilişki konusundaki düşüncelerini iyi değerlendirmeniz, siz onları kullanmaya çalışırken kullanılan olmamayı sağlamanız gerekiyor.

Üçüncü seçenek ise yüz yıl önce bu ülkeyi kuranların yaptığı gibi dışarıdan gelecek paradan vazgeçmek. Üretim ve tüketiminizin azalmasını yani küçülmeyi göze alarak, ekonomik ve siyasi bağımsızlığınızı korumak, gelecek kuşakları rahatlatmak adına bunun getireceği ekonomik ve siyasi sıkıntılarla bugün yüzleşme cesaretini göstermek. Kendi gücüne güvenerek, kendi kaynaklarınla kalkınmaya çalışmak.

Anlayacağınız finans kanallarında faiz enflasyon vb. diye tartışılan şey yalnızca faiz ve enflasyon değil. Tartışılan; Türkiye’nin, yani sizin geleceğiniz.

Kaynaklar:

1. http://www.tuik.gov.tr/HbGetirHTML.do?id=27763

2. http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/609ef884-3b3c-4bc3-84fe-9254244c3490/odemelerdengesi.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-609ef884-3b3c-4bc3-84fe-9254244c3490-mi88YoA

3. http://www.bloomberght.com/haberler/haber/2141677-tusiadbilecik-enflasyon-kritik-noktaya-geldi4. http://www.bloomberght.com/haberler/haber/2142571-enflasyon-18-lere-cikabilir-mb-nin-faiz-artirmasi-gerekir5. http://yenisite.bddk.org.tr/BultenGunluk6. https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-44981281

7. https://odatv.com/yine-tehdit-etti-29071838.html,

8. https://www.birgun.net/haber-detay/musiad-baskani-ulkenin-degersizligini-ovdu-225329.html

 

Ahmet Müfit/Odatv

 
3 Ağustos 2018 Cuma 09:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Kazım DEMİR
 
Nihat Genç
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Mehmet Polat
 
Arslan Bulut
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mustafa Önsel
 
Muhammet İKİNCİ
 
Ahmet Özer
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1080 - Kars'ın alınışı
1261 - Bizans İmparatoru Michael VIII Palaeologus, Constantinople'da taç giydi.
1461 - Fatih Sultan Mehmet Trabzon'u aldı. Böylece Trabzon Rum İmparatorluğu'na son verildi.
1914 - Panama Kanalı'ndan ilk gemi geçti.
1935 - Adolf Hitler, Alman-Yahudi evliliklerini yasakladı.
1945 - II. Dünya Savaşı: Japonya teslim oldu. Kore'nin Kurtuluş günü.
1947 - Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah, Genel Vali olarak Karaçi'de yemin etti ve görevine başladı.
1947 - Hindistan bağımsızlığını kazandı. Jawaharlal Nehru Hindistan'ın ilk başbakanı oldu.
1948 - Ankara'da Milli Kütüphane açıldı.
1952 - İngiltere'nin Devon bölgesinde sel: 34 kişi öldü.
1956 - Van, Özalp'te 1943 yılında 33 yurttaşın kurşuna dizilmesi olayıyla ilgili olarak İsmet İnönü hakkında meclis soruşturması açılması istendi.
1960 - Zürih ve Londra Anlaşmaları uyarınca Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edildi.
1960 - Kongo, Fransa'dan bağımsızlığını ilan etti.
1962 - Stan Lee ve Steve Ditko' nun yarattığı Örümcek Adam yayınlandı.
1969 - Woodstock Müzik ve Sanat Festivali, New York yakınlarında bir mandırada 400 bin kişinin katılımıyla başladı. Festival üç gün sürdü.
1973 - Vietnam Savaşı: ABD, Kamboçya'yı bombalamayı durdurdu.
1974 - Türk birlikleri Kıbrıs'ta Magosa'ya girdi.
1975 - Bengaldeş'te askeri darbe: Şeyh Mucibur Rahman tüm aile fertleriyle birlikte öldürüldü. Devlet başkanlığına Muştak Ahmet getirildi.
1984 - PKK, Hakkari ve Şırnak illerinin Eruh ve Şemdinli ilçelerine saldırarak silahlı eylemlerine başladı.
1989 - Aziz Nesin, Mina Urgan, Rasih Nuri İleri, Mehmet Ali Aybar ve Emil Galip Sandalcı cezaevlerindeki açlık grevlerine destek amacıyla 48 saatlik açlık grevine başladı.
2000 - Türkiye, Birleşmiş Milletler Bireysel ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'ni imzaladı.
2007 - Peru'da Richter ölçeğine göre 8.0 büyüklüğünde deprem: 514 kişi öldü, 1,090 kişi yaralandı.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
1
1
0
0
3
2
Malatyaspor
1
1
0
0
3
3
Kayserispor
1
1
0
0
3
4
Başakşehir
1
1
0
0
3
5
Kasımpaşa
1
1
0
0
3
6
Konyaspor
1
1
0
0
3
7
Beşiktaş
1
1
0
0
3
8
Fenerbahçe
1
1
0
0
3
9
Sivasspor
1
1
0
0
3
10
Erzurum BB
1
0
0
1
0
11
Çaykur Rizespor
1
0
0
1
0
12
Akhisar Bld.Spor
1
0
0
1
0
13
Bursaspor
1
0
0
1
0
14
Alanyaspor
1
0
0
1
0
15
Ankaragücü
1
0
0
1
0
16
Göztepe
1
0
0
1
0
17
Antalyaspor
1
0
0
1
0
18
Trabzonspor
1
0
0
1
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
09.08.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu132128474954
 
On Numara
13.08.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03051415182326273137384850515556586567697576
 
Sayısal Loto
11.08.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091516213233
 
Şans Topu
08.08.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu012229323312
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:28
  • Güneş05:23
  • Öğlen12:37
  • İkindi16:27
  • Akşam19:29
  • Yatsı21:08
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık