Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Eğitim Sen'den yeni sınav sistemine tepki

Eğitim Sen'den yeni sınav sistemine tepki

Eğitim Sen Trabzon Şubesi, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından aıklanan yeni sınav sistemine tepki gösterdi. Açıklamada, "Sınav odaklı eğitim anlayışı acilen değişmeli, öğrenciler sınavlardan aldıkları puanlara göre değil, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim almalıdır!'' denildi.

 
7 Eylül 2013 Cumartesi 15:28 
Yorum YapYazdır
 
 
Eğitim Sen'den yeni sınav sistemine tepki

Şube Başkanı Muhammert İkinci tarafından yapılan açıklamanın tam metni şöyle:

 

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı,  yaptığı basın toplantısında "yeni" Ortaöğretime Geçiş Sistemi ile ilgili olarak açıklamalar yapmıştır. Bakan Avcı, yeni sistemi "işlevsel, sürdürülebilir, esnek,  sınav kaygısını azaltan, öğretmenlerin mesleki performansını artıran, objektif öğrenci değerlendirmesinin olacağı, okula devamsızlığı en aza indirgeneceği bir sistem" olarak tanımlamıştır. 

Hükümet olarak iktidara geldikleri 2002`den bugüne kadar eğitim alt yapısını iyileştirdiklerini, okula alternatif eğitim kurumlarını okullara dönüştürdüklerini ve sınav odaklı sistemini sınıf odaklı sisteme dönüştürdüklerini iddia eden Bakan Avcı, yaptığı açıklamalarla kendisini yalanlamıştır.

Merkezi sınav sayısı 12`ye çıkıyor

Yeni Ortaöğretime Geçiş Sisteminde 8. sınıfta 6 birinci dönem, 6 ikinci dönem olmak üzere toplam 12 merkezi sınav yapılacaktır. Öğrencilerin başarılarının tek bir sınav yerine, 6 farklı dersten, farklı tarihlerde yapılacak merkezi sınavlarla ölçülmesi, Bakan Avcı`nın "sınav sayısı artmıyor" ifadesini boşa çıkarmaktadır. 8`inci sınıflara uygulanacak merkezi yazılılar 6 dersten yapılırken, iki yazılısı olan derslerden ilki, 3 yazılısı olanlardan da ikincisi merkezi olarak düzenlenecektir.

Bir sistemi değiştirirken şartları düşünerek, hiçbir öğrenci ve veliyi mağdur etmeyecek bir sistem oluşturmak gerektiği açıktır. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ne eğitimde yaşanan ve giderek derinleşen eşitsizlikleri gözetmekte, ne de öğrenci ve velilerin yaşadığı kaygıları giderici adımlar atmaktadır. Türkiye`de eğitim sistemini sınav odaklı olmaktan kurtarmak yerine, sınav sayısını arttırarak çocuklarımıza uygulanan işkenceyi derinleştiren bir uygulama kesinlikle kabul edilemez.

Sınav sonuçları belirleyici olmayı sürdürecek

Açıklanan yeni sisteme göre 6. 7. ve 8. sınıf ortalamalarının yüzde 30`u, 8. sınıfta her iki dönem yapılacak olan merkezi sınavların yüzde 70`i ile birlikte hesaplanacaktır. Önceki sistemde ağırlıklı ortaöğretim başarı puanının yüzde 20 olduğu dikkate alındığında, not ortalamasının sonuç üzerindeki ağırlığının sadece 10 puan arttırılmasını olumlu bir şey gibi görmek mümkün değildir. Bu durumun somut anlamı "sınav odaklı" eğitim anlayışının aynen devam edecek olmasıdır.

Bakan Avcı`nın "merkezi sınav sözcünü kullanmıyoruz, yanlış anlaşılıyor" ifadesi, gerçeklerin üzerini örtmeye yetmemekte, 8. sınıf öğrencileri yıl içinde 12 merkezi sınava girmek zorunda bırakılmaktadır.

Merkezi sınav yapılacak dersler nasıl ve hangi bilimsel kriterlere göre belirlenmiştir

Milli Eğitim Bakanlığı, konunun tarafları ile çeşitli toplantılar yaptıklarını, bu toplantılarda çıkan sonuçlar üzerinden yeni sistemi oluşturduklarını iddia etmektedir. MEB`in "taraflar" olarak ifade ettikleri kesimlerin hükümete ya da Bakanlığa yakın, onların siyasal-ideolojik çizgisine paralel faaliyet yürüten sendika, sivil toplum örgütü, akademisyen vb gibi kişilerden oluştuğu noktasında en küçük bir şüphemiz bulunmamaktadır.

Bakanlık tarafından yapılan toplantılar sonrasında belirlendiği iddia edilen ve merkezi sınav yapılacak olan dersler; Türkçe, Fen ve Teknoloji, Matematik, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersleridir. Bu derslerin hangi bilimsel kriterler ve ihtiyaçlar üzerinden belirlendiğinin belli olmaması, sosyal bilgiler gibi bir ders yerine, tek dinin tek mezhebin öğrencilere zorunlu olarak dayatıldığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin tercih edilmiş olması anlamlıdır.

MEB, tıpkı 4+4+4 dayatmasında olduğu gibi, ortaöğretime geçiş sisteminde zorunlu din dersini merkezi yazılılar arasına almıştır. Böylesine dayatmacı bir yaklaşımın öğrencilerin dini inancı, mezhebi ya da dünya görüşüne bakmaksızın hayata geçirilmesi kabul edilemez.

Merkezi yazılılar sorunları çözmeyecek, daha da derinleştirecektir

8. sınıfta yapılması planlanan yazılıların hem merkezi olması, hem de toplamda yüzde 70 ağırlığa sahip olması pek çok sorunu beraberinde getirecektir. Öğrenciler bir iki ay öncesinden yazılı sınavlara hazırlanma ihtiyacı hissedecek ve diğer derslere ilgisi fiilen azalacaktır. Ailelerin çocuklarının daha iyi bir okula gidebilmesi için bütçesini zorlayarak çocukları dershanelere yöneltmesi ya da çocuğuna özel ders aldırması gibi uygulamaların daha da yaygınlaşması tehlikesi nasıl önlenecektir.

Getirilmek istenen sistem, kaçınılmaz olarak öğrencilerin daha fazla test sorusu çözmesine neden olacaktır. Üstelik her iki dönemde toplam 12 merkezi sınavın yapılacak olması, çocuklar üzerindeki psikolojik baskıyı ve stresi otomatik olarak arttırması kaçınılmazdır.

Sınavlar yoluyla yapılan eleme ve yönlendirmeler, zaten eşit olmayan bir eğitim sistemi içinde yeni eşitsizlikler ve adaletsizlikler yaratmaktadır. Sınavda yüksek puan almayı başarı gibi sunan ve eğitim hizmetinin niteliği ile farklılaşan değerlendirme ölçütleri, aslında toplumdaki birçok grubun, çeşitli dezavantajları olan grupların, kız çocuklarının, kadınların, bedensel ve zihinsel engellilerin, kırsal kesimde eğitim görenlerin, kent merkezlerinin çevresinde bulunan özel bir statüsü olmayan okullara kayıtlı öğrencilerin, gelir ve eğitim düzeyi düşük ailelerin çocukları açısından ciddi olumsuzluklar taşımaktadır. Bu durum ayrıca, kültürel ve çevresel uygunluk açısından eğitim sisteminin beklentilerine karşılık vermekte başarısız olabilecek farklı özellikteki çocukların, 8. sınıfta 6 dersten toplam 12 kez yapılması planlanan merkezi yazılı sınavları sonrasında başarılı olabilmeleri ne kadar mümkündür?

Yeni ortaöğretime geçiş sistemi ile ilgili olarak öne sürülen iddialar, yıllardır sınavlara hazırlanmak için çalışan, dershanelere ve özel derslere mahkum edilen milyonlarca çocuk ve gencimizin, bir kez daha Milli Eğitim Bakanlığı`nın "deneme tahtası" olarak kullanılacağı izlenimi vermektedir.

Eğitimi sınav odaklı olmaktan çıkarmayan her model, başarısız olmaya mahkumdur

Eğitimin uzun zamana yayılan beklentileri ile sınavların ortaya çıkardığı pratik sonuçların giderek daha fazla ayrışmaya başlaması, sınavların sistem tarafından kendisinden beklenen işlevini bile yeterince yerine getiremediğinin kanıtıdır. Hangi biçim altında olursa olsun, sınavların içeriğinden biçimine, süresinden amacına kadar hemen hiçbir özelliğinin gerçek anlamda aday başarısını ölçmede yeterli olmadığı yaşanan örneklerden yola çıkılarak görmek mümkündür.

Türkiye`de eğitim sisteminden başlayarak düzeyler arası geçişler, okul türlerini tarif ve eğitim programları başta olmak üzere, eğitimin tüm tür ve düzeylerinin kamu tarafından ve kamusal kaynaklarla sunulması ve adil dağıtımının sağlanması, insancıl ve demokratik bir okul iklimi oluşturma gibi pek çok sorun varlığını sürdürmektedir. Bunu sağlamanın ilk adımı, çocuklarımızı sınavların esiri haline getirmek değil, eğitimi sınav odaklı olmaktan kurtarmak olmalıdır. Bakanlık yılda kaç sınav yapacağına değil, çocuklarımızın sınav cenderesinden nasıl kurtarılacağına kafa yormalıdır.

 
7 Eylül 2013 Cumartesi 15:28 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1812 - Osmanlı Devleti ve Rusya arasında Bükreş Antlaşması imzalandı, 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı sona erdi.
1830 - ABD Başkanı Andrew Jackson, Amerikan Kızılderililerinin yurtlarından çıkarılmasına ve başka yerlere sürülmelerine olanak tanıyan Yerli İskân Yasası'nı imzaladı.
1862 - Sayıştay kuruldu.
1902 - Bilim adamı Thomas Edison pili buldu.
1913 - Osmanlı'da ilk feminist örgüt sayılabilecek Teali-i Nisvan kuruldu.
1918 - Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kuruldu, 27 Nisan 1920'de SSCB tarafından ilhak edildi.
1919 - Mustafa Kemal Paşa, Havza'dan, sivil ve asker yüksek memur ve komutanlıklara, işgallere karşı çıkılan mitingler düzenlenmesini bildirdi.
1919 - İstanbul'da tutuklanan İttihat ve Terakki ileri gelenleri, Malta'ya sürgüne gönderildi. Bu ilk kafilede 66 kişi yer alıyordu. Sürgünler 20 Kasım 1920'ye kadar sürdü.
1928 - Bakanlar Kurulu, Millet Mektepleri açılmasını kararlaştırdı.
1930 - İnşası 2 yıl süren, New York City'nin önemli sembollerinden Chrysler Binası resmen açıldı.
1933 - Naziler Alman Komünist Partisi'nin bütün mallarına el koydu.
1937 - İngiltere'de Neville Chamberlain Başbakan oldu.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.
1953 - Kore'de 28-29 mayıs savaşlarında Türk tugayı 155 şehit verdi.
1954 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) en çok konuşulan diller arasına Türkçe'yi de aldı.
1959 - ABD tarafından uzaya gönderilen iki maymun sağ olarak Dünya'ya döndü.
1961 - Uluslararası Af Örgütü, Londra'da kuruldu.
1987 - Batı Alman pilot Mathias Rust küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan'a indi. Hava Kuvvetleri Başkomutanı Koldunov görevden alındı.
1992 - Türkiye ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayan Ümit Köprüsü hizmete girdi.
1999 - 57'nci hükümet kuruldu. MHP, DSP ve Anavatan Partisi'nden oluşan koalisyon hükümetinde Başbakan Bülent Ecevit oldu.
1999 - Leonardo da Vinci'nin şaheseri Son Akşam Yemeği adlı tablo, 22 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle İtalya'nın Milano kentinde yeniden sergilenmeye başlandı.
2002 - NATO, Rusya'yı sınırlı ortak ilan etti.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:33
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:48
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık