Darbe girişiminin en önemli sanığı ne dedi?

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Eğitim Sen'den sansüre tepki

Eğitim Sen'den sansüre tepki

''Yunus Emre’nin, Cahit Külebi’nin, Edip Cansever’in şiirleri sansürleniyor''

 
16 Mart 2013 Cumartesi 14:27 
Yorum YapYazdır
 
 
Eğitim Sen'den sansüre tepki

Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, Meydan Parkı Atatürk Alanı'nda bir açıklama yaparak, eğitimde sansür girişimlerini kınadı. İşte o açıklama:

 

AKP iktidarının “ileri demokrasi” güzellemesi adı altında yürüttüğü piyasacı-otoriter-baskıcı, muhafazakar-gerici bir ülke  yaratma politikası yaşamın tüm alanlarını kuşatmaya devam ediyor. Sistematik bir şekilde atılan adımlarla demokratik toplumsal yaşam boğuluyor. Bu yolda durmak bilmiyor AKP hükümeti, sınır tanımıyor. Ülkemiz iktidar tarafından adeta bir çıkmazın, karanlığın içine sürükleniyor. Her türlü muhalif ses bastırılmak, susturulmak isteniyor. Gün geçmiyor ki  can sıkıcı bir haber gelmesin.

 

Değerli Basın Emekçileri;

Yasaklar ve özgürlükler ülkesi Türkiye. Fakat neyin yasak neyin serbest olduğunu bir hatırlayalım.

Ülkenin doğal kaynaklarını, zenginliklerini derelerini, vadilerini özelleştirip sermayeye rant sağlamak serbest, toplumu yararını dile getirip itiraz etmek yasak.

 Üniversiteleri sermayenin çıkarları doğrultusunda kar amaçlı işletmeler haline getirmek serbest, parasız, özerk, bilimsel, toplum yararına bir üniversite mücadelesi vermek yasak.

Milyonlarca asgari ücretlinin bulunduğu ülkemizde 773 TL iyi paradır diyerek yurttaşlarla alay edip dalga geçmek serbest, insanca yaşayacak ücret talep etmek yasak.

Çalışma yaşamını güvencesizleştirip keyfi şekilde işten çıkarmalara imza atmak serbest, iş güvencesi talep etmek yasak.

Hukukun evrensel normlarını yok sayıp cezaevlerini muhaliflerle doldurmak serbest savunma hakkını kullanmak yasak.

Eğitim biliminin ve pedagojinin en temel ilkelerini göz ardı edip eğitimi dinselleştirmek serbest, bilimsel laik, demokratik eğitim mücadelesi vermek yasak.

Bu topraklar aynı zamanda “NATO toprağıdır” demek serbest, Tam bağımsız, özgür, demokratik bir ülke için  “NATO’ya Hayır!” demek yasak.

 

Değerli Basın Emekçileri

Bu ülkenin hapishanelerinde seçilmiş vekiller, aydınlar, yazarlar, üniversite öğrencileri, hocalar, bilim insanları var.

Bu ülkede adı konulmamış kitapların toplatıldığını gördük

Bir sanat eserinin ucube ilen edilip yıkıldığına tanıklık ettik.

Resim yapmak, yazı yazmak, şiir okumak en yetkili ağızlarca sakıncalı ilan edildi.

Yasaklar, kısıtlamalar, sansür uygulamaları çığ gibi büyüyor.

Bilime, sanat yapıtlarına, edebiyat eserlerine, şiire, romana tahammül edilemiyor.

 

Değerli Basın Emekçileri

Bir ülkenin bilim, sanat ve edebiyata verdiği önem ulaştığı uygarlık düzeyini gösterir. Toplumlar bilim, sanat, edebiyat alanında gösterdiği başarılarla diğer toplumlardan farklılaşır ve böylelikle daha mutlu, çağdaş ve refah bir toplum olurlar.Maalesef 2013 Türkiye’sinde bilim, sanat ve edebiyat eserlerine uygulanan yasak ve sansüre tanıklık edilmektedir. Yunus Emre’nin, Cahit Külebi’nin, Edip Cansever’in şiirleri sansürleniyor.

Dünya klasikleri arasında yer alan “Fareler ve İnsanlar”  ve “Şeker Portakalı”   eserleri sansürleniyor. Bir üniversite kürsüsünde Karl Marks’ın Komünist Manifesto kitabının okutulması inceleme konusu yapılabiliyor.

Türkiye bu utancı ortadan kaldırmalıdır.  Bir ülkeyi sevmek o ülkenin ürettiği değerleri sevmekle mümkündür. Bir ülkeyi sevmek o ülkenin yetiştirdiği yazarları, şairleri sevmekle, edebiyatını, sanatı sahiplenip geliştirmekle mümkündür. Bir ülkeyi sevmek o ülke insanını insanlık ailesinin yarattığı ortak değerler ile buluşturmakla mümkündür.

Bizler ülkemizi seviyoruz. Bu ülkenin edebiyatını, sanatını, yazarını, şairini seviyoruz. İnsanlığın ürettiği ortak değerleri, bilimde, sanatta, edebiyatta geldiği noktayı sahipleniyoruz. Bilim, sanat, edebiyat özgürlüktür. Sansüre ve yasakçılığa bir kez daha hayır diyoruz. Güzel ülkemizin güzel insanlarına ve çocuklarımıza Nazım’ın dizeleriyle söz veriyoruz. İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar. Güneşli günler göreceğiz. Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar. Işıklı maviliklere süreceğiz. 

Akp iktidarının “ileri demokrasi” güzellemesi adı altında yürüttüğü piyasacı-otoriter-baskıcı, muhafazakar-gerici bir ülke  yaratma politikası yaşamın tüm alanlarını kuşatmaya devam ediyor. Sistematik bir şekilde atılan adımlarla demokratik toplumsal yaşam boğuluyor. Bu yolda durmak bilmiyor AKP hükümeti, sınır tanımıyor. Ülkemiz iktidar tarafından adeta bir çıkmazın, karanlığın içine sürükleniyor. Her türlü muhalif ses bastırılmak, susturulmak isteniyor. Gün geçmiyor ki  can sıkıcı bir haber gelmesin.

 

Değerli Basın Emekçileri;

Yasaklar ve özgürlükler ülkesi Türkiye. Fakat neyin yasak neyin serbest olduğunu bir hatırlayalım.

Ülkenin doğal kaynaklarını, zenginliklerini derelerini, vadilerini özelleştirip sermayeye rant sağlamak serbest, toplumu yararını dile getirip itiraz etmek yasak.

 Üniversiteleri sermayenin çıkarları doğrultusunda kar amaçlı işletmeler haline getirmek serbest, parasız, özerk, bilimsel, toplum yararına bir üniversite mücadelesi vermek yasak.

Milyonlarca asgari ücretlinin bulunduğu ülkemizde 773 TL iyi paradır diyerek yurttaşlarla alay edip dalga geçmek serbest, insanca yaşayacak ücret talep etmek yasak.

Çalışma yaşamını güvencesizleştirip keyfi şekilde işten çıkarmalara imza atmak serbest, iş güvencesi talep etmek yasak.

Hukukun evrensel normlarını yok sayıp cezaevlerini muhaliflerle doldurmak serbest savunma hakkını kullanmak yasak.

Eğitim biliminin ve pedagojinin en temel ilkelerini göz ardı edip eğitimi dinselleştirmek serbest, bilimsel laik, demokratik eğitim mücadelesi vermek yasak.

Bu topraklar aynı zamanda “NATO toprağıdır” demek serbest, Tam bağımsız, özgür, demokratik bir ülke için  “NATO’ya Hayır!” demek yasak.

 

Değerli Basın Emekçileri

Bu ülkenin hapishanelerinde seçilmiş vekiller, aydınlar, yazarlar, üniversite öğrencileri, hocalar, bilim insanları var.

Bu ülkede adı konulmamış kitapların toplatıldığını gördük

Bir sanat eserinin ucube ilen edilip yıkıldığına tanıklık ettik.

Resim yapmak, yazı yazmak, şiir okumak en yetkili ağızlarca sakıncalı ilan edildi.

Yasaklar, kısıtlamalar, sansür uygulamaları çığ gibi büyüyor.

Bilime, sanat yapıtlarına, edebiyat eserlerine, şiire, romana tahammül edilemiyor.

 

Değerli Basın Emekçileri

Bir ülkenin bilim, sanat ve edebiyata verdiği önem ulaştığı uygarlık düzeyini gösterir. Toplumlar bilim, sanat, edebiyat alanında gösterdiği başarılarla diğer toplumlardan farklılaşır ve böylelikle daha mutlu, çağdaş ve refah bir toplum olurlar.Maalesef 2013 Türkiye’sinde bilim, sanat ve edebiyat eserlerine uygulanan yasak ve sansüre tanıklık edilmektedir. Yunus Emre’nin, Cahit Külebi’nin, Edip Cansever’in şiirleri sansürleniyor.

Dünya klasikleri arasında yer alan “Fareler ve İnsanlar”  ve “Şeker Portakalı”   eserleri sansürleniyor. Bir üniversite kürsüsünde Karl Marks’ın Komünist Manifesto kitabının okutulması inceleme konusu yapılabiliyor.

Türkiye bu utancı ortadan kaldırmalıdır.  Bir ülkeyi sevmek o ülkenin ürettiği değerleri sevmekle mümkündür. Bir ülkeyi sevmek o ülkenin yetiştirdiği yazarları, şairleri sevmekle, edebiyatını, sanatı sahiplenip geliştirmekle mümkündür. Bir ülkeyi sevmek o ülke insanını insanlık ailesinin yarattığı ortak değerler ile buluşturmakla mümkündür.

Bizler ülkemizi seviyoruz. Bu ülkenin edebiyatını, sanatını, yazarını, şairini seviyoruz. İnsanlığın ürettiği ortak değerleri, bilimde, sanatta, edebiyatta geldiği noktayı sahipleniyoruz. Bilim, sanat, edebiyat özgürlüktür. Sansüre ve yasakçılığa bir kez daha hayır diyoruz. Güzel ülkemizin güzel insanlarına ve çocuklarımıza Nazım’ın dizeleriyle söz veriyoruz. İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar. Güneşli günler göreceğiz. Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar. Işıklı maviliklere süreceğiz.

 
16 Mart 2013 Cumartesi 14:27 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Fransa'da kadınların toplantılara katılması yasaklandı.
1904 - FIFA'nın Paris'te kurulması.
1919 - İzmir'in İtilaf Devletleri tarafından işgalini protesto için Sultanahmet Mitingi yapıldı, mitinge 200 bin kişi katıldı.
1928 - Türk Vatandaşlığı Kanunu kabul edildi, tekke ve zaviyeler kapatıldı.
1938 - İstanbul Elektrik Şirketinin hükümetçe satın alınmasına ilişkin sözleşme Ankara'da imzalandı.
1945 - Nazi liderlerinden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.
1949 - Sovyet lideri Josef Stalin, Berlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya'nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.
1960 - İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann'ı Arjantin'de ele geçirdi. Eichmann yargılanmak üzere İsrail'e götürüldü.
1965 - Adalet Partisi Antalya Milletvekili İhsan Ataöv, "milliyetçi öğretmenler ayaklandığı gün içim müsterih olacaktır. Ölenler şehit, kalanlar gazi sayılacaktır" dedi.
1971 - İstanbul'da sokağa çıkma yasağı kondu. 25 bin asker ve polis kentte arama yaptı.
1978 - İmralı Cezaevi'nden kaçan ABD'li Billy Hayes'in yazdığı roman 'Geceyarısı Ekspresi' adıyla sinemaya aktarıldı. Türkiye, filmi protesto etti.
1992 - İstanbul'a 117 yıl hizmet eden Galata Köprüsü yerinden sökülerek Haliç'e çekildi.
2002 - Ankara'nın en eski ve en büyük sinemalarından Akün, 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi 'Hababam Sınıfı' ile açtığı perdelerini, yine aynı filmle bir daha açılmamak üzere kapattı.
2006 - Türk-Yunan F-16 uçakları çarpıştı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:39
  • Güneş04:49
  • Öğlen12:29
  • İkindi16:27
  • Akşam19:47
  • Yatsı21:41
 
Süper Loto
18.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050611154147
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
20.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu091128293337
 
Şans Topu
17.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu050609101401
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık