CHP Lideri'nden Fethullah Gülşen'e çok sert tepki

Ana Sayfa » Güncel » Eğitim İş'ten maden faciası için açıklama

Eğitim İş'ten maden faciası için açıklama

Eğitim İş Sendikası Trabzon Şubesi tarafından yapılan açıklamada, madenlere meydana gelen ölümlerin kaza değil cinayet olduğu, bu facialara AKP iktidarı tarafından kurulan sistemin neden olduğu savunuldu.

 
31 Ekim 2014 Cuma 11:24 
Yorum YapYazdır
 
 
Eğitim İş'ten maden faciası için açıklama

İşte Başkan Tamer Özlü'nün açıklaması:

 

Türkiye’de işçi sağlığı ve iş güvenliği çöktü, taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma can kayıplarını içeren ölümcül kazaları beraberinde getirdi.

Sermayenin kar etme hırsının bedelini işçiler kanıyla ödemektedir. Bu duruma AKP iktidarı sessiz kalarak onay vermektedir. AKP iktidara geldiğinde, 2002 yılında 387 bin civarında olan kayıtlı taşeron işçi sayısı, bugün 2 milyonu çoktan aşmıştır. Öte yandan Türkiye iş kazalarında Avrupa’da 1. dünyada 3. sıradadır. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2013 yılsonuna kadar 800 bin iş kazası olmuştur. Bu kazalarda tam 13 bin 442 işçi yaşamını yitirmiştir. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında 872 işçi yaşamını yitirirken bu rakam 2013 yılında 1235’e çıkmıştır. İşçilerimizi böylesine zor şartlar altında yaşatan düzeni, bu düzenin yöneticilerini ve destekçilerini lanetliyoruz

Soma'da resmi sayıyla 301 madencimizin katledilmesinin üzerinden henüz beş buçuk ay geçmişken, bu defa Ermenek'te 18 madencinin yaşamlarının katledilmesiyle karşı karşıyayız. Yerin 375 metre altından yaşam çıkartan işçilerin yaşadıkları, kapitalist sömürünün ve işçi sınıfı üzerindeki yağmanın yeni bir örneğini veriyor. Bu düzenin, kapitalist sömürü ilişkilerinin, emek ve işçi sınıfı üzerindeki bu sömürü mekanizmasının böylesi bir sonuç doğurması ve benzeri olayların sık sık yaşanması asla bir tesadüf olamaz. Burada asıl anlaşılması gereken, düzeni böylesine acımasız kanunlarla işleten iktidarın devamlılığını nasıl sağladığıdır?

Kuşkusuz siyasal iktidar, bu acımasız sömürü düzenini besleyebilmek için kendisine kalkan oluşturduğu başka sömürü alanları oluşturmaktadır: Bir taraftan piyasanın acımasız koşulları derinleştikçe öteki taraftan din sömürüsü de derinleşmektedir. Bir başka deyişle din sömürüsü sınıf sömürüsünü kamufle etmektedir. Özetle, özelleştirme ve sömürü arttıkça dinsel sömürü de artmaktadır.

Kamu emekçileri ve eğitim sistemi üzerinde yaratılan sömürü sürecinin de böylesi bir denklem üzerinden beslendiğine kuşku yok. Yaşadığımız bütün tartışmaların altında bu sömürü ilişkisi yatmaktadır: Ücretli kesimin sömürülmesini, daha rahat nasıl gerçekleştireceklerine dönük politik manevralar her geçen gün medyatik bir illüzyonla şırınga edilmektedir.

Kapitalizm, kendisini yaşatabilmenin üç temel koşulunu oluşturmakta ve devamlılığını sağlamaya çalışmaktadır. Bunlardan ilki "işsiz yığınlar" oluşturulması ve çalışan ücretli kesimlerin yedeklenmesidir. İşsizler, emekçiler üzerinde bir tehdit olarak kullanılmaktadır. Emekçilere, "çalışma koşullarını ve ücretlerini beğenmiyorlarsa" yerlerine daha düşük ücretlerle çalışacak "işsizlerin" olduğu söylenmektedir. İkincisi, işçi sınıfının esnek ve güvencesiz çalıştırılmasıdır. Sendikalı olmayı zorlaştırmak bunun en önemli yollarından biridir. Diğer yolu da var olan sendikaları hükümet-devlet destekli bir güdümleme altına alma çabasıdır. Yazık ki ülkemizde hükümet destekli sendikalar AKP iktidarında palazlanmış ve ücretli kesimin büyük bölümüne hükmeder duruma gelmiştir. Öte taraftan kendisine solculuk yakıştıran diğer bir kesim ise politik bir sapmanın içine gömülmüş görünmektedir. Kapitalizmin üçüncü hamlesi de, işçi sınıfı arasında bölünmeler yaratmak ve ücretli emeği basamaklandırmaktır. Kimi zaman bu basamaklandırma ücretler arasında orantısızlık yaratarak gerçekleşmekte kimi zaman da bir takım sıfatlar verilmesi yoluyla yaratılmaktadır. İşçi sınıfının arasındaki bu basamaklandırma onların türdeşliğini bozan yapay bir algı oluşturmakta ve birlikte hareket edebilmelerini engelleyen bir anlayışı yerleştirmektedir. Oysa ücretli emeğin hepsi bir bütündür. İşçi sınıfı, üretim araçlarının mülkiyet hakkının dışında kalan kesimdir ve çıkarları ortaktır. Şimdi Eğitim-İş'in, böylesi bir çözümlemeyi ve eylem birlikteliğini bıkmadan usanmadan anlatmak gibi bir görevi olduğunu da tekrar hatırlatmak istiyoruz.

Türkiye, işçi sınıfı üzerindeki sömürünün her gün daha fazla derinleştiği günleri tekrar tekrar yaşıyor. Emekçiler üzerindeki baskılar artıyor. İşçilerimizi böylesine zor şartlar altında yaşatan düzeni, bu düzenin yöneticilerini ve destekçilerini lanetliyoruz. "Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir!" diyen büyük Önderin başlangıçta koyduğu eşit, özgür ve bağımsız bir vatan gereksinmesinin bu gün her zamankinden daha fazla hissedildiğini artık daha iyi kavrıyoruz. Bağımsız ve sömürüsüz bir ülkeyi el birliğiyle kuracağız. İşçi sınıfının üzerindeki sömürünün kalktığı, insanın insanca yaşadığı, ezenin ve ezilenin olmadığı bir dünyaya duyduğumuz özlemin ve bu dünyayı kurmak için yaşadığımız inancın bugün her zamankinden fazla olduğunu kamuoyuna ilan ediyoruz!

 
31 Ekim 2014 Cuma 11:24 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1814 - George Stephenson'ın yaptığı lokomotif çalıştı.
1909 - Louis Blériot'nun uçağı ile ilk kez Manş denizi aştı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1933 - Lev Troçki sığınmacı olarak Fransa'ya gitti.
1934 - Avusturya başbakanı Engelbert Dollfuss ülkesindeki Naziler tarafından Viyana'da öldürüldü.
1936 - Adolf Hitler İtalya'nın Habeşistan'ı ilhakını tanıdı.
1943 - Benito Mussolini'nin iktidardan düşürülmesiyle faşizm İtalya'da yasadışı ilan edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu Kore'ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 - Atatürk Kanunu Meclis'te kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nazım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa'da askeri uçak düştü: 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye'ye nota verdi: "Türkiye'nin Irak'a girmesi kötü sonuçlar doğurur."
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak'tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi sosyalizmin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
1968 - İstanbul'da polis öğrencilere müdahale etti; 30 öğrenci ve 20 polis yaralı.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem Üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın ünvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'ye diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı'nın iki ünitesi açıldı.
1994 - Ürdün Kralı Hüseyin ile İsrail Başbakanı İzak Rabin savaş durumunu sona erdiren deklarasyonu imzaladılar.
2000 - Concorde uçağı Paris'ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
2009 - Kürdistan (Irak)ta Parlemento ve bölge başkanlık seçimleri yapıldı.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:55
  • Güneş05:03
  • Öğlen12:39
  • İkindi16:36
  • Akşam19:53
  • Yatsı21:43
 
Süper Loto
20.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu020327515354
 
On Numara
24.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07080911121314171924293133364447515356667278
 
Sayısal Loto
22.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu011314192930
 
Şans Topu
19.07.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu082224283006
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık