Kıdem tazminatı bakanlar kuruluna geliyor

Ana Sayfa » Trabzon Gündemi » Eğitim İş'ten eğitim değerlendirmesi

Eğitim İş'ten eğitim değerlendirmesi

Eğitim İş Trabzon Şubesi, 2012-13 öğretim yılının sona ermesi dolayısıyla, hükümetin devreye soktuğu 4+4+4 kademeli eğitimi değerlendiren bir rapor yayınladı. İşte o rapor:

 
16 Haziran 2013 Pazar 15:09 
Yorum YapYazdır
 
 
Eğitim İş'ten eğitim değerlendirmesi

 

2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI CUMHURİYETLE HESAPLAŞMA YILI

Bir ülkenin geleceğini, eğitime verilen önem ve toplumun bireylerinin eğitim hakkına ulaşabilirliği belirler. Eğitim, sosyal, bilimsel ve teknolojik gelişmeler sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verebilmek için sürekli değişen ve yenilenen dinamik bir yapıdır. Ülkemizde cumhuriyetimizin ilanıyla başlayan değişim sürecine en önemli katkıyı eğitim alanında yapılan devrimler sağlamıştır. Bu devrimlerle birlikte eğitim sistemimiz çağdaş, laik, bilimsel, ulusal, parasız, Atatürk devrim ve ilkelerine bağlı bir yapıya dönüştürülerek anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulmuştur.

Cumhuriyetle amaçlanan, ancak özellikle 1950’den sonra kesintiye uğratılan, aklın öncülüğünde, bilimi kılavuz edinen insan yerine, Başbakan’ın kısaca tanımını yaptığı “dindar ve kindar gençlik yetiştirme” amacı taşıyan, yine Başbakan tarafından kısaca 4+4+4 diye formüle edilen yasanın 1 yıllık uygulaması 2012-2013 Eğitim-Öğretim Yılı ile birlikte geride kaldı. Siyasal iktidarın cumhuriyetimizin 90 yıllık eğitim birikimini yok sayarak hazırladığı yasa daha birinci yılında yalnız eğitim açısından değil, içerdiği amaçlar, yaratılmak istenen insan modeli yönünden de yıkım yasasına dönüşmüştür.

 

A - 4+4+4 YASASININ EĞİTİM KURUMLARIMIZDA YARATTIĞI YIKIM
1) Okulöncesi Eğitimde Okullaşma Oranı DüştüZorunlu ilköğretime başlama yaşının bir yıl erkene alınması, okulöncesi eğitimin zorunlu eğitimin dışına çıkarılması çocuğun gelişim ve eğitimine ilişkin olumsuz sonuçlarını kısa sürede ortaya çıkarmıştır. 2011-2012 eğitim öğretim yılında, 5 yaş grubunda okulöncesi eğitimde okullaşma oranı % 65,69 iken, 2012-2013 eğitim öğretim yılında bu oran % 55,35’e düşmüştür.

2) İlkokula Başlayan Çocukların Gelecekleri Riske Atıldı60-66 aylık çocuklar ile 72-83 aylık çocukların aynı sınıfta öğrenim görmelerinin yarattığı bedensel, davranışsal ve psikolojik sorunlar, yetişme çağındaki bireylerin gelecek yıllara taşıyacağı risklere dönüşmüştür.  Özellikle 60-66 ay aralığındaki çocuklarda geride kalma, zorluk çekme ve sürekli diğerlerine yetişme çabası içerisinde oldukları gözlenmiştir.

3) İmam Hatip Ortaokulları AKP’nin Gözdesi Oldu 
Söz konusu yasayla, yeniden ortaokul olarak düzenlenen ikinci 4 yıllık eğitimle mesleki yönlendirmeyi erken yaşa çekme gerekçe olarak sunulmuştu. Fakat bu yılki uygulamadan da anlaşıldığı gibi hükümetin amacı mesleki yönlendirme değil bütün okulları imam hatip okullarına dönüştürmektir.

4) Ortaöğretim Kaderine Terk EdildiOkullarımızda resim, müzik gibi sanat derslerinin haftalık ders saatleri içindeki oranı yüzde 15’ten 5’e düşürülmüştür. Genel anlamda sanata değer vermeyen ve sanatı eğitimden dışlayan bir anlayış egemendir. Sanat eğitimini almayarak estetik değerlerden uzak yetişen öğrencilerimiz, sanatın kazandırdığı olgunluk ve incelikten, ruhsal terbiyeden yeterince yararlanamamaktadır. Bu durum ise okullarda şiddet ortamının doğmasına zemin hazırlamaktadır.

5) Çocuk İşçiliğin Önü Açıldı

B-EĞİTİM SİSTEMİ SERMAYENİN ÇIKARLARI DOĞRULTUSUNDA ŞEKİLLENDİRİLDİ

MEB istatistiklerine göre ülke genelinde, ilk, orta ve lise kademesinde toplam 61 bin 592 okul bulunuyor. Geçtiğimiz yıl 4 bin 664 özel okulda 535 bin 788 öğrenci eğitim görürken, bu yıl 5 bin 942 özel okulda 613 bin 64 öğrenci eğitim görmüştür. 4+4+4 düzenlemesi ile özel okulların ve bu okullardaki öğrencilerin sayısı, geçen yıla göre yüzde 15 oranında artmıştır. Ortaya çıkan tablo, AKP hükümetinin eğitim sistemini sermaye sınıfının çıkarları doğrultusunda nasıl şekillendirdiğini ve eğitim sistemindeki ayrışmayı gözler önüne sermektedir

C - ENGELLİ ÇOCUKLARIMIZ DA YOK SAYILDI

Türkiye istatistik Kurumu verilerine göre nüfusumuzun % 2,58’ini engelli yurttaşlarımız oluşturmaktadır. Ancak MEB, engelli yurttaşlarımızın eğitimini de kaderine terk etmiştir. Bakanlık, devlet okullarındaki engelli çocuklarımızın eğitimi için yeterli bütçe ayırmamıştır.D - EN BÜYÜK DARBE

EĞİTİM ÇALIŞANLARINAKesintisiz 8 yıllık eğitim sisteminde bile bakanlığın resmi rakamlarına göre 113 bin öğretmen ihtiyacı varken, 4+4+4 eğitim sistemi ile birlikte bırakın bu ihtiyacın giderilmesini var olan öğretmenlerden 70 bini norm kadro fazlası durumuna düştü. Meslek grupları içinde öğretmenlik mesleği 11 yıllık AKP iktidarı döneminde sistematik bir şekilde aşağılara çekilmiştir. 2002 yılında en düşük devlet memuru maaşından yüzde 100 daha fazla maaş alan öğretmen, bugün en düşük devlet memuru maaşını almaktadır. 10 yıl önce lise mezunu bir polis memurundan yüzde 4 daha az maaş alan öğretmen, bugün yüzde 22 daha az maaş almaktadır. Ülkemizde öğretmenin yıllık zorunlu çalışma süresi 1816 saat iken, OECD ülkelerinde, bu süre ortalama 1675 saattir. Türkiye’de öğretmenler, OECD ortalamasından her yıl yaklaşık 140 saat daha fazla çalışmakta; söz konusu fazla çalışmaya karşılık, diğer ülkelerdeki meslektaşlarına göre daha düşük ücret almaktadır. Türkiye’deki öğretmenler daha çok çalışmalarına rağmen, Avrupalı meslektaşlarının yaklaşık dörtte biri kadar maaş almaktadır. 1) Öğretmenler Mutsuz ve Borçlu2) MEB, İhbar Bakanlığı Haline Geldi  E - EĞİTİMİN TEMEL SORUNLARI HAYALİ

PROJELERLE PERDELENİYOR

1) Fatih Projesi Seçim Yatırımı Olarak Kaldı 2010 yılında gösterişli bir törenle kamuoyuna tanıtılan Fatih Projesi başlamadan bitmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı projenin 2014’te tamamlanacağını belirtmesine rağmen hiçbir ilerleme kaydedilememiştir.

2) Derslik İhtiyacı Giderilmemiştir Derslik ihtiyacı kütüphaneler, laboratuvarlar, Bilişim Teknolojisi sınıfları kapatılarak karşılanmaya çalışılmıştır. Kütüphaneler, laboratuarlar, bilgisayar ve teknoloji sınıfları kapatılarak sınıf yapıldı: -Ankara’da kapatılarak sınıfa çevrilen kütüphane ve laboratuar sayısı : 764- Şanlıurfa’da kapatılarak sınıfa çevrilen kütüphane ve laboratuar sayısı: 221- Trabzon’da kapatılarak sınıfa çevrilen kütüphane ve laboratuar sayısı: 67 (Kaynak: 2012 MEB)
3) Birleştirilmiş Sınıflı Okullar2012-2013 eğitim öğretim yılında da ülkemizin birçok bölgesinde birleştirilmiş sınıf uygulaması yoğun bir şekilde devam etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı bu uygulamayı değiştirmek yerine birleştirilmiş sınıflı eğitim şeklinin faydaları ile ilgili makaleler yayınlayarak kamuoyunu ikna etmeye çalışmıştır

.4) Taşımalı EğitimKırsal bölgelerdeki ailelerin küçük kızlarını bu şartlardaki taşımalı eğitime vermeleri konusunda ciddi şikâyetleri olduğunu ve bu uygulamanın okullaşma, özellikle de kız çocuklarının eğitimi adına sorunlara kaynaklık ettiği ifade edilmişti. Oysa 2012-2013 eğitim öğretim yılında taşımalı eğitim artarak devam etmiştir.

5)  Serbest KıyafetEğitim-İş’in, “Serbest Kıyafet Uygulamasına İlişkin Veli Görüşleri” başlıklı araştırması, velilerin büyük çoğunluğunun serbest kıyafet uygulamasına karşı olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya katılan velilerin yüzde 85’i, tekrar forma uygulamasına geri dönülmesi gerektiğini belirtirken, yüzde 87,9’u, serbest kıyafet uygulaması ile maddi durumu iyi olmayan çocukların ve velilerin olumsuz etkilendikleri görüşünü dile getirdi. Serbest kıyafet uygulaması ile yoksul öğrencilerin açığa çıktığını düşünen velilerin oranı ise yüzde 88,4 oldu.Serbest kıyafet uygulamasının ideolojik olduğu, asıl amacın türbanı okula sokmak olduğu tüm kamuoyu tarafından anlaşılmıştır. Sendikamızın, serbest kıyafet uygulamasına yönelik Danıştay’da açtığı dava devam etmektedir.

6) Bozuk Çıkan Proje Okul Sütü2011-2012 eğitim öğretim yılının 2 Mayıs tarihinde süt dağıtılmaya başlanmış, Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre günde 800.000 öğrenciye süt ulaştırılamamıştır. Okullarda kalan süt iade alınmamış ve devlet 21 milyon TL zarara uğratılmıştır.

F - YANDAŞ YETMEZ ULTRA YANDAŞYönetici Atama Yönetmeliği, son değişiklik dahil, 2003-2013 yılları arasında toplam 13 kez değiştirilmiştir. Bu yönetmelik “Ben istediğimi yönetici yaparım” yönetmeliğidir. Yeni Bakan bu ucube yönetmeliğe bile sahip çıkamamış ancak henüz ortaya yeni bir yönetmelik de koyamamıştır

.G - ÜNİVERSİTELERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİNİN KOLAY YOLU: VAKIF ÜNİVERSİTELERİ
AKP iktidara geldiği günden bu yana üniversitelerin sayısını arttırma projesi uygulamıştır. Üniversite sayısını arttırırken nitelik sorunu ortaya çıkmıştır. Ülkemizin çeşitli illerinde açılan üniversiteler öğretim görevlisinden, fiziksel altyapıdan yoksun bir şekilde eğitim yapmaya çalışmaktadır. Hocası olmayan üniversiteler ortaya çıkmıştır.H -

EĞİTİM FAKÜLTELERİ KAPATILIYORİktidarda olduğu 11 yıl boyunca eğitimi yap-boz tahtasına döndüren AKP, öğretmen yetiştirme politikasında da hiçbir adım atmamıştır. AKP iktidarı 2002-2012 yılları arasında plansız bir şekilde 26 eğitim fakültesi açmıştır. Bugün ise eğitim fakültelerini toptan kapatmayı planlamakta böylece öğretmen emeğini değersizleştirmenin, öğretmenleri güvencesiz koşullarda çalıştırmanın ve öğretmenleri hak kayıplarına razı etmenin zeminini hazırlamaktadır.

 

SONUÇ
Eğitim-İş olarak, 4+4+4 12 Yıllık Kesintili Zorunlu Eğitim Yasası gündeme geldiğinde amaçlananları ve ortaya çıkacak sorunları paylaşmıştık. Bugün haklılığımız ortaya çıkmaktadır. İktidarın 28 Şubat süreciyle hesaplaşmak gibi bir derdi yoktur. Kendilerini iktidara taşıyan süreçle hesaplaşamazlar. “O halde buradaki asıl hedef nedir?” sorusu gündeme gelmelidir. İşte asıl hedef Türkiye Cumhuriyetinin kurucu değerleri ve devrim yasalarıdır. Siyasal iktidar, milli eğitim alanında yaptığı çalışmalarda asıl hedefinin Cumhuriyetin Kurucu Değerleri, Atatürk İlke ve Devrimleri olduğunu artık açık olarak ortaya koymaktadır. Görünen o ki; siyasal iktidarın bu yasaya bağlı olarak ulaşacağı ikinci aşama medrese-mektep ikilemi yaratarak karma eğitime son vermektir.4+4+4 eğitimi gericileştirme ve piyasalaştırma sistemine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.  Sendikamız, asıl amacı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini yıpratmak, devrim yasalarını ortadan kaldırmak olan ve bu niyetlerini sahte dindarlık maskesi ardına gizleyen iktidarın, 4+4+4 düzenlemesini topluma ve öğrencilere zorla kabul ettirmesine izin vermeyecektir.Hiçbir boyutu yeterince konuşulup tartışılmadan, eğitime taraf olan yapılar ve bilim kurumları sürece katılmadan, ülkenin geleceğini akıl, bilim ve sanatın değil, dogma, hurafe ve inançların belirleyeceği bir toplumsal yapının oluşumuna zemin oluşturacak 4+4+4 düzenlemesi, yetişecek kuşaklara, ülkemize ve ulusumuza daha fazla zarar vermeden kaldırılmalı; zorunlu ve kesintisiz 13 yıllık (1+12) bilimsel, laik ve demokratik bir eğitim yapılması için hızla çalışmalar başlatılmalıdır.

 
16 Haziran 2013 Pazar 15:09 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Attila Aşut
 
Nihat Genç
 
Türker Ertürk
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Mustafa Önsel
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak02:33
  • Güneş04:46
  • Öğlen12:30
  • İkindi16:29
  • Akşam19:51
  • Yatsı21:48
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık