Van’da bitmeyen yasak yine uzadı

Ana Sayfa » Çevre - Sağlık » Dünyanın kaderi kuzeyin geleceğine bağlı

Dünyanın kaderi kuzeyin geleceğine bağlı

Kuzey kutbu denildiğinde akla ilk olarak doğanın gökyüzünü rengarenk boyadığı muhteşem gösteri Kuzey Işıkları geliyor ancak durum artık biraz daha farklı. Kuzey kutbu son zamanlarda iklim krizinin en yoğun kendini hissettirdiği bölge olarak anılıyor. İklim değişikliği ve küresel ısınma bu bölgenin de kaderini değiştirmiş durumda maalesef. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan bilimsel rapor, küresel ısınmanın 1,5 C ile sınırlandırılmasının aciliyetini ortaya koyuyor.

 
17 Temmuz 2019 Çarşamba 06:33 
Yorum YapYazdır
 
 
Dünyanın kaderi kuzeyin geleceğine bağlı

Kuzeyin şafağı

Avusturyalı kaşif Julius von Payer kuzey ışıklarını şöyle anlatır: “Hiçbir kalemle çizilemeyecek, hiçbir renkle boyanamayacak güzellikte ve ihtişamının kelimelerle tarif edilmesi imkansız.” 

Peki, farklı toplumlar tarafından farklı isimlerle anılan bu ışıkların Latince bilimsel adı olan “Aurora Borealis” ne anlama geliyor ve bu ismi ilk kullanan kimdir? Burada karşımıza gözlemsel astronominin babası Galileo Galilei çıkıyor. 1564-1642 yılları arasında yaşamış olan ünlü İtalyan astronom, fizikçi, mühendis, filozof ve matematikçi kuzey ışıklarını gören ilk kişi olmasa da, Latince ismi kullanan ilk bilim insanı olarak kayıtlara geçmiş. Latince kelimelerin Türkçe karşılığı ise ilginç, “Kuzeyin Şafağı”.

 

İşi ilginç kılan bir diğer şey de Galileo’nun yaşadığı enlemde kuzey ışıklarının genellikle kırmızı renkte olması. Bu nedenle, Aurora Borealis ismi verilmiş ve Kuzeyin Kızıllığı/Kırmızısı kelimeleri üzerinden sabah şafağı çağrışımı doğmuş. Peki, Galileo eğer Norveç’te yaşasa ne olacaktı? Renkler değişeceğinden isim de değişecek ve “Lux Viridis Borealis” ismini alacaktı, yani “Kuzeydeki Yeşil Işık”.

Nasıl oluşur?

 

Kuzey ışıkları, güneşten gelen parçacıkların dünyanın manyetik kalkanı olarak bilinen manyetosfere çarptığında oluşur. Bazı parçacıklar dünyanın gece saatlerini yaşayan yarısında manyetosfere nüfuz etmeyi başarır. Güneş fırtınaları manyetosferi sarsarken, bu manyetik koruyucu tabaka içindeki parçacıklar manyetik alan çizgileri boyunca dünyaya doğru geri püskürtülür ve kutuplara doğru yönlendirilir. Bu parçacıklar atmosfere girdiklerinde nitrojen (azot) ve oksijen atomları ile çarpışır.

 

Genellikle 80 ilâ 500 kilometre yükseklikte meydana gelen bu çarpışmalar sonucunda atomlara enerji transfer edilir ve hemen ardından gökyüzüne belirli frekans ve renkte ışık saçılır.

‘Kuzey insanoğlunun pençesi altında’

Kuzey ışıklarının yanı sıra kuzey kutbu denildiğinde akla gelen bir diğer sembol ise kutup ayıları. Batılı tarihçilerin notlarına göre, M.Ö. 4. yüzyılda Akdeniz’de Marsilya’dan yola çıkıp İngiltere’yi dolaştıktan sonra şimdiki Norveç, İzlanda ve Shetland Adaları olduğu düşünülen “Thule” adını verdiği yerleri keşfeden Yunan denizci ve kâşif Pytheas, yolculuğu esnasında mutlaka sevimli kutup ayıları ile karşılaşmıştır.

Bu karşılaşma bizlere, bugün Arktik olarak bildiğimiz kuzey kutup bölgesine verilen adın nereden kaynaklandığını yeterince açıklıyor. Bu ihtişamlı hayvanı karşısında ilk gördüğünde Yunan kâşifin ağzından dökülen kelime “Arctos” (Türkçe ayı) bölgenin de ismi oluvermiş. Bölgeye verilen bu isim, bizlere o coğrafyanın gerçek sahiplerinin aslında kimler olduğunu hatırlatıyor.

Ancak ormanları yakıp yıkan, okyanusları ve atmosferi kirleten insanoğlu şimdi de geleceğini yok etme pahasına pençesini kuzeye atmış durumda. Artık iklim krizine dönüşen iklim değişikliği ve küresel ısınma bu bölgenin de kaderini değiştirmiş durumda maalesef.

Bu durum bizlere hem riskler getiriyor hem de fırsatlar sunuyor. 1979’dan günümüze kadar uydularla yapılan ölçüm kayıtlarına göre, geçen 2018 yılı Arktik Okyanusu’ndaki deniz buzu alanı 40 yıl içindeki en düşük üçüncü değeri gösterdi. Güney kutup bölgesinde de durumun pek farklı olmadığını ve Antarktika’nın etrafındaki deniz buzu miktarının tarihi sayılabilecek kadar düşük değerlerde olduğunu vurgulayalım.


Ocak ayında Arktik Okyanusu’ndaki ortalama deniz buzu alanı 13,56 milyon kilometrekare olarak hesaplandı. Bu miktar, Şubat ayı boyunca biraz daha yükselerek Mart ayının ilk veya ikinci haftasında en yüksek değere (14 milyon kilometrekareden biraz fazla) ulaştıktan sonra Eylül ayı sonuna kadar devam edecek olan azalma süreci başlayacak. Bu durum her yıl aynı şekilde tekrarlanıyor.

Bununla birlikte son yıllarda, deniz buzu miktarında kış aylarındaki artış erken kesilmeye, yaz aylarındaki erime ise daha geç sona ermeye başladı. Örneğin; geçen yaz bir rekorla, erime 23 Eylül tarihine kadar devam ederek deniz buzu alanı 4,5 milyon kilometrekarelik değerlere kadar azaldı. Bu değerin, 18 Eylül 2012’de ise bir başka rekorla 4 milyon kilometrekarenin bile altına düştüğünü hatırlatmakta yarar var.


En fazla kuzey etkileniyor


Bu yıl başında yapılan bir araştırma, bir kez daha, dünyada iklim değişikliğinin en fazla hissedildiği yerin kuzey kutup bölgesi olduğunu ortaya çıkardı. Bölgedeki iklim değişikliği etkilerinin artması, yeryüzünün ısı makinaları gibi çalışan atmosfer ve okyanuslardaki dengenin değişme potansiyeli ve sera gazı salınımındaki artışlar bizlere yaşadığımız yüzyılın ilk yarısına kadar çok ciddi ve tahmin edilmesi güç sonuçlar doğuracağına işaret ediyor.

Peki, buzlardaki erime başka ne gibi gelişmelere neden olacak? Yeryüzündeki hidrokarbon rezervlerinin dörtte birinin kuzey kutup bölgesinde bulunduğu tahmin ediliyor. Bilim insanları, kuzey kutup bölgesinde 90 milyar varil petrol olabileceği tahmininde bulunuyor.


Buzların erimesinin bölgede doğuracağı diğer bir fırsat alanı olarak deniz taşımacılığı görülüyor. Hâlihazırda, örneğin Japonya’nın Yokohama Limanı’ndan Hollanda’nın Rotterdam Limanı’na güneyden Hint Okyanusu, Kızıldeniz, Süveyş Kanalı, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu yoluyla yapılagelen yolculuğun yerine, Arktik Okyanusu yoluyla kuzeydoğu geçidini kullanarak Rusya’nın Sibirya kıyılarının kuzeyinden yapılması halinde bir gemi 11.200 deniz mili yerine 6.500 deniz mili seyir yapıyor. Yani yolu 4.700 deniz mili kısalıyor. Günümüzde bir kuruşun bile hesabının hassas şekilde yapıldığı denizcilik sektöründe buradan sağlanacak zaman ve yakıt tasarrufu çok önemli elbette.

 


Arktik Okyanusu’nun ortasından kutup noktasına yakın geçen transpolar güzergâhı, Atlantik ile Pasifik Okyanusları arasında gemilere en kestirme geçiş imkânını sunmak için buzların erimesini bekliyor maalesef. Tam bir çelişki içindeyiz aslında. Fosil yakıt kullanımı nedeniyle atmosfer kirleniyor, dünyanın dengesi bozuluyor. Denge bozulunca soğuk kalması gereken kutuplardaki buzlar eriyor. Buzlar eriyince insanlık yeni fosil yakıtlara ulaşma imkânı buluyor.


Kuzey Kutbu iki kat hızlı ısınıyor


Ayrıca son yüzyılda hızla değişen ve gelişen dünyada, endüstriyel faaliyetlerin çevreye etkileri küresel boyutlara ulaştı. Sanayileşmenin bir sonucu olarak tetiklenen küresel iklim değişikliği birçok sorunu beraberinde getirdi.

Mevcut durumda küresel iklim değişikliğinin sonuçları Arktik’te dramatik şekilde gözlemleniyor. 2013 yılında Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), beşinci değerlendirme raporu, Arktik bölgesinin küresel ölçekteki değerlere göre dünya üzerindeki diğer bölgelere nispetle iki kat hızlı ısındığını belirtiyor. Her geçen sene bir önceki seneye göre erime artarak devam ediyor.

Dünya üzerinde, iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerin başında gelen burada coğrafi değişim gözlemlenebilir seviyede olup, çok çeşitli sorunları da beraberinde getiriyor. Bu gelişmeler bazı fırsatlar sunmak ile birlikte bazı riskleri de doğuruyor. Bunların Arktik bölgesi başta olmak üzere dünya üzerinde büyük etkileri olacak.

Çevre, ekonomi, araştırma ve güvenlik problemleri devletlerin bölge hakkındaki politikalarının odağı haline geliyor. Arktik bölgenin özel karakteristiği sebebiyle uluslararası politik ve yasal çerçevede bazı anlaşmazlıklar da yaşanıyor. Arktik’e kıyısı olan ülkeler; en uzun hata sahip Rusya, ABD (Alaska), Kanada, Danimarka (Grönland) ve Norveç’tir. Bu bölgede ayrıca 30 farklı yerli grup ve yaklaşık 4 milyon insan yaşar.

Arktik, önemli miktarda doğal gaz ve petrol rezervlerine aynı zamanda birçok doğal mineral kaynaklarına sahiptir. Bu kaynakların çıkarılması için çalışmalar ve yatırımlar hızla devam etmekte olup, buzların erimesi ile birlikte bu faaliyetlerin artarak devam edeceği tahmin ediliyor. Aynı zamanda, balıkçılık, yeni deniz yolları ve turizm gibi yeni fırsatlar da doğmuştur. Yürütülen bütün bu ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilir kalkınma odaklı olarak, Arktik ekosistemine zarar vermeyecek şekilde, yüksek güvenlik ve ekonomik standartlara uygun gerçekleştirilmesi için çalışmalar devam ediyor. Özellikle Arktik’te çevreyi koruyucu yüksek seviyede önlemler alınması zaruri.

Bölgede gerçekleşebilecek herhangi bir çevre felaketi ağır ve kalıcı hasarlar meydana getirecektir. Yüksek kapasiteli araştırmalarla ve güçlü politik yaklaşımlarla Arktik’in geleceği ve sürdürülebilirliği hakkındaki tartışmalarda aktif rol almak, ülkemizin prestiji ve daha da önemlisi gelecek nesiller için çok önemli. Türkiye Antarktika’da edindiği saha tecrübelerini Arktik için de gösterebilecek kapasitede. Ülkemiz Arktik Konseyi’nde gözlemci ve söz sahibi olabilmek için yeterlilikleri karşılamak amacıyla bilimsel çalışmalarını arttırarak sürdürmelidir.

CUMHURİYET

 
17 Temmuz 2019 Çarşamba 06:33 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Türker Ertürk
 
Mustafa Önsel
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Nihat Genç
 
Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU
 
Arslan Bulut
 
Çiğdem KOÇ
 
Kazım DEMİR
 
Ahmet Özer
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Mehmet Polat
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Muhammet İKİNCİ
 
Abdulkadir TİRYAKİOĞLU
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Mehmet Erdal Çağdaş
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Kadir ŞİŞGİNOĞLU
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Anket
Halkoylaması sonrası Türkiye'yi ne bekliyor?
1. Daha iyi bir gelecek
2. Daha kötü bir gelecek
3. Birşey değişmez
 
Arşiv
 
Tarihte Bugün
1305 - İskoç şövalye William Wallace, vatana ihanet suçlamasıyla İngiltere Kralı I. Edward tarafından idam edildi.
1514 - Çaldıran Muharebesi
1541 - Fransız kaşif Jacques Cartier, Kanada'nın Quebec şehrine ulaştı.
1799 - Napolyon, Fransa'da iktidarı ele geçirmek üzere Mısır'dan ayrıldı.
1839 - Hong Kong Birleşik Krallık'a bırakıldı.
1866 - Avusturya-Prusya Savaşı, Prag Antlaşması ile sona erdi.
1914 - I. Dünya Savaşı: Japonya, Almanya'ya savaş ilan etti ve Qingdao'yu (Çin) bombaladı.
1916 - Bulgar ordusu Sırp ordusunu bozguna uğrattı.
1921 - Sakarya Meydan Muharebesi
1923 - Lozan Barış Antlaşması, Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandı.
1925 - Kastamonu'ya gelen Atatürk, Şapka ve Kıyafet Devrimi'ni başlattı.
1925 - Mustafa Kemal'in ilk heykeli, İstanbul Sarayburnu'na dikildi.
1927 - Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti adındaki anarşistlerin ölüm cezaları elektrikli sandalye ile uygulandı.
1928 - Amasya Zile Demiryolu (82 km.) hizmete girdi.
1929 - 1929 Hebron saldırısı: Araplar, İngiliz yönetimindeki Filistin'de bir Yahudi yerleşimine saldırdı; 133 Yahudi öldürüldü.
1935 - Nazilli Basma Fabrikası'nın temeli atıldı.
1939 - Rusya ve Almanya Molotov-Ribbentrop saldırmazlık paktı imzaladı.
1940 - II. Dünya Savaşı: Almanlar Londra'yı bombalamaya başladı.
1942 - II. Dünya Savaşı: Stalingrad muharebesi başladı.
1944 - Bir ABD savaş uçağı, İngiltere'nin Freckleton kentinde bir okulun üzerine düştü: 61 kişi öldü.
1962 - Almanya'ya çalışmaya gitmek için 78.000'inci kişi başvurdu. 1 Ekim 1961'den bu yana Almanya'ya gönderilen işçi sayısının 7.565'i bulduğu açıklandı.
1971 - Türkiye'den Avrupa ülkeleri ve Avustralya'dan sonra Amerika'ya da işçi gönderilmesine başlandı. İlk kafilede 5 işçi Amerika'ya gitti.
1975 - Laos'ta komünist darbe.
1979 - Sovyet dansçı Alexander Godunov, ABD'ye iltica etti.
1982 - Beşir Cemayel, Lübnan başbakanı seçildi.
1985 - Batı Almanya'nın üst düzey karşı casuslarından Hans Tiedge, Doğu Almanya'ya iltica etti.
1990 - Saddam Hüseyin Kuveyt'teki batılı ülkelerin elçiliklerinin boşaltılmasını istedi.
1990 - Batı Almanya ve Doğu Almanya, 3 Ekim'de birleşeceklerini duyurdular.
1991 - Ermenistan, SSCB'den bağımsızlığını ilan etti.
1994 - Hakkındaki hapis cezası Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleştikten sonra Dışişleri Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Üsküp'te yakalanan milli futbolcu Tanju Çolak, Türkiye'ye getirildi. Tanju Çolak, Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu.
2000 - Merkez üssü Hendek Akyazı olan 5.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Hendek ve Akyazı ile çevre illerde binalardan atlayan 60 kişi yaralanarak hastahaneye götürüldü.
2000 - Gulf Air'e ait bir Airbus A320, Bahreyn yakınlarında Basra Körfezi'ne düştü; 143 kişi öldü.
2002 - Kemal Derviş, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir törenle partiye resmen üye oldu.
2005 - Katrina kasırgası'nın oluşmaya başlaması.
2005 - Pucallpa-Peru'da bir yolcu uçağı düştü: 41 kişi öldü.
634 - Halife Ebu Bekir, öldü.
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Fenerbahçe
1
1
0
0
3
2
Sivasspor
1
1
0
0
3
3
Malatyaspor
1
1
0
0
3
4
Denizlispor
1
1
0
0
3
5
Alanyaspor
1
1
0
0
3
6
Antalyaspor
1
1
0
0
3
7
Çaykur Rizespor
1
1
0
0
3
8
Trabzonspor
1
0
1
0
1
9
Kasımpaşa
1
0
1
0
1
10
Ankaragücü
1
0
1
0
1
11
Konyaspor
1
0
1
0
1
12
Gençlerbirliği
1
0
0
1
0
13
Göztepe
1
0
0
1
0
14
Kayserispor
1
0
0
1
0
15
Galatasaray
1
0
0
1
0
16
Beşiktaş
1
0
0
1
0
17
Başakşehir
1
0
0
1
0
18
Gazişehir
1
0
0
1
0
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Süper Loto
22.08.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101736375354
 
On Numara
19.08.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu03071012172022262835384245495061627072747778
 
Sayısal Loto
21.08.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu171829303234
 
Şans Topu
21.08.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu060810273104
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:40
  • Güneş05:31
  • Öğlen12:35
  • İkindi16:21
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:54
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık