KPSS sonuçları belli oldu.. Tıkla öğren

Ana Sayfa » Ekonomi » Dolarda vatandaş ne yapıyor?

Dolarda vatandaş ne yapıyor?

Merkez Bankası'nın faiz artırımı dolar kurunda son 3 haftada yüzde 7'ye yakın düşüş getirmesine rağmen yurtiçi yerleşiklerin dolar mevduatları artmaya devam ediyor. Piyasa uzmanları ve reel sektör patronlarına göre vatandaşın döviz talebi siyasi riskin canlı olması ve yurtdışında ABD kaynaklı ekonomik gelişmelerle birlikte artmaya devam edecek.

 
25 Şubat 2014 Salı 08:20 
Yorum YapYazdır
 
 
Dolarda vatandaş ne yapıyor?

Merkez Bankası'nın doları yaklaşık 3 hafta içinde yüzde 7'ye yakın aşağı çeken faiz hamlesine rağmen yurtiçi yerleşiklerde döviz talebi yükselmeye devam ediyor. Merkez Bankası istatistiklerine göre geçtiğimiz yılın Mayıs ayından bu yana yurtiçi yerleşiklerin döviz talebinde istikrarlı bir artış göze çarpıyor. Eski Fed başkanı Ben Bernanke'nin 17 Mayıs 2013'te gelişmekte olan ülke piyasalarının kaderini değiştiren konuşmasını yaptığında yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 110.7 milyar seviyesindeydi. Merkez Bankası'nın faiz artırımı kararı öncesi 24 Ocak 2014 haftasında ise bu rakam 130.3 milyar dolara çıktı. Faiz artırımı kararı sonrasında da artış sürmeye devam etti. 7 Şubat haftası yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 133.3 milyar dolara çıktı.

Faiz artırımına rağmen hanehalkları ve özel şirketlerdeki döviz talebini halen güçlü olduğu görülüyor. Buna sebep olarak da doların halen yükseleceği duygusunun vatandaşlara hakim olması gösteriliyor.

ÜÇ ANA DAMAR DOLARI BESLİYOR
Tacirler Yatırım Koordinatörü Erkin Şahinöz'e göre dolara olan talep 3 ana damardan besleniyor: "Birincisi 170 milyar dolar döviz açık pozisyonu olan özel sektörün MB Başkanı Erdem Başçı'nın yılsonu 1.92 kur tahmini ile birlikte doların yükselişine ters ayakta yakalanması. Doların 2.39 TL'lere kadar çıkması ile birlikte özel sektör faiz artırımının ardındna doların düşmesiyle dolar talebini artırıp açığını kapamaya çalıştı. İkinci ana damar ise yabancının Türkiye'deki riskini azaltması. Yabancılar hisse senedi ve bono satarak dövize geçmesi, döviz talebini de yükselti."

‘HANEHALKI DAVRANIŞI DEĞİŞTİ’
Erkin Şahinöz'e göre üçüncü ana damar ise hanehalklarının "döviz yükselecek" algısı. Mayıs 2013'e kadar vatandaşların başarılı bir portföy yöneticisi gibi dolar düşerken aldığını, yükselirken sattığını belirten Şahinöz "Ama Mayıs'tan beri bu hanehalkının davranışı anormal bir şekilde değişmiş vaziyette. Kur yükseldikçe döviz talebi arttı. Kurdaki yükselişin artık kalıcı olmaya başladığını düşündüler. Kur algısı bozuldu. Henüz düzelmiş gibi gözükmüyor" diye konuştu. Şahinöz dolar için yurtdışında iki göstergenin kritik olduğunu doların 6 gelişmiş ülkeye karşı değerini gösteren dolar endeksinin 81.5'in, ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 3'ün altında seyretmesine rağmen doların 2.15 TL altına düşememesinin yurtiçinde dolara olan talebin hala güçlü olduğunu gösterdiğini vurguladı.

'DÖVİZ TALEBİ ARTABİLİR'
Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi İsmet Demirkol ise artan özel sektör dış borcu ve siyasi belirsizliğin devam etmesi ile dövize talebin önümüzdeki aylarda artarak süreceğini belirtti. Demirkol "FED'in Mart itibari ile tahvil alımlarını her toplantıda en az 10 milyar dolar azaltma kararı alarak  devam ettireceği beklentisi sonucu dövize talep devam edebilir. MB'nin politika faizini Ocak ayında yükseltmesine rağmen  tasarrufların reel anlamda gerilemeye devam ediyor. Ne zaman ki Merkez Bankası dış piyasadaki gelişmelere paralel olarak  faiz silahını  200 bp daha yükseltirse, döviz talebinde bir miktar gerileme olabilir" diye konuştu.

‘TÜRKİYE'NİN DÖVİZ DENGESİ ÇOK RAHAT DEĞİL’
Meksa Yatırım Stratejisti Zeynel Balcı ise Merkez Bankası'nın faiz artırımının döviz talebindeki artışı yavaşlatmada etkili olduğunu ancak döviz talebinin kırıldığı veya azaldığı gibi görüşe varmak için çok erken olduğunu söylüyor. Zeynel Balcı "FED’in kırılgan ülkeler içinde Türkiye’yi ilk sıraya çekmesi ve yakalaşan seçimler nedeniyle siyasi tansiyonun henüz düşmemesi, FED’in rutin hale gelmeye başlayan “Tahvil alımlarında 10 milyar dolarlık azatlımlar” ve Türkiye’nin de içinde yer aldığı Gelişen Ülkelerden döviz çıkış beklentisi döviz kurları üzerinde yukarı yönlü baskı yapan gelişmeler olarak geçerliliğini koruyor.  Ayrıca Türkiye’nin döviz dengesine bakıldığında çok rahat olmadığı görülüyor. Reel kesimin 170 milyar dolar döviz açık pozisyonda olması, cari açığın tekrar yükselme eğilimine girmesi ve 65 milyar dolara yükselmesi, merkez bankası brüt ve net rezervlerinin Türkiye’deki sıcak para tutarı karşısında yeterli olup olmadığı tartışmaları döviz konusunda duyarlılığın devam etmesine neden olan gelişmelerden bazıları. Döviz kurları biraz gerilese de henüz yukarı yönlü beklentinin kırıldığını söylemek zor" diye konuştu.

‘DOLAR BORCU OLAN FİRMA TEREDDÜTE SAHİP’
Doların vatandaş üzerindeki psikolojik etkisi reel sektörün de dikkatle takip ettiği bir durum olarak dikkat çekiyor. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, kurdaki değişimlerin ihracatçıları ve ithalatçıları yakından ilgilendirdiğine işaret ederek “İhracatçı gelecek parasının bedelini, ithalatçı, borcu için dövizi takip etmek durumunda. Yine üretici hammadde fiyatları için takip etmek durumunda. Bu kesim için bu durum bir gereklilik. İşinin bir parçası. Ancak, Türkiye’de 1994-2001 krizleri ile birlikte dövizin büyük hareketliliği, insanların zihnine krizin bir göstergesi olarak yerleşti. Bu psikolojik etkiyi sokaktaki vatandaş da siyasetçi de takip ediyor. Ekonominin temelleri sağlam değilse, dövizdeki hareketlilik sağlam olmayan temeli daha da çürütür” şeklinde konuştu.

İHKİB Başkanı Tanrverdi konuşmasının devamında “Döviz borcu olan firmalar, bu riski kapatmak için kurun hangi seviyede alınabileceği gözlemliyor. Ancak, örneğini elinde TL olan, ve dolar borcu olan firma, doların 2.10 TL seviyesinde mi, 2.15 seviyesinde mi alma konusunda tereddütlere sahip” dedi.

"ASLINDA VATANDAŞI İLGİLENDİRMİYOR"
Küçük ve Orta Büyüklükte İşletmeler Derneği (KOBİDER) Nurettin Özgenç, insanların siyasetle ilgilenir gibi döviz kurları ile ilgilendiğine işaret ederek “İş dünyasının bu işle ilgilenmesi anlaşılır bir şey. Ancak, vatandaş, siyasetle ilgilenir gibi dövizle ilgileniyor. Herkesin gündeminde dolar şu seviyeye çıktı, bu seviyeye indi ifadeleri var. Aslında çok da vatandaşı ilgilendiren bir konu değil. Ben de anlamış değilim. Sanırım ülkedeki olaylar ile bağdaştırılıyor dövizdeki hareketlilik” şeklinde konuştu.

 
25 Şubat 2014 Salı 08:20 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
A. Şefik Mollamehmetoğlu
 
Nihat Genç
 
Attila Aşut
 
Prof. Dr. Orhan Özgür
 
Arslan Bulut
 
Mehmet Polat
 
Türker Ertürk
 
Ahmet Özer
 
Göksu Mollamehmetoğlu
 
Gülcan Özgür
 
Ömer Turan
 
Osman Cudi Yılmaz
 
Ömer Faruk Altuntaş
 
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu
 
Prof. Dr. Cavit Boz
 
Prof. Dr. Kemal Üçüncü
 
Hüseyin HAYDAR
 
Zekeriya Saka
 
Mehmet Kuvvet
 
Hasan Güneş
 
Erdal ÖZÇELİK
 
Serpil Satut Denizoğlu
 
Erdal Eksert
 
İnci Güngör
 
Kazım DEMİR
 
Coşkun ERUZ
 
Mehmet Akıncı
 
Ruhi  Türkyılmaz
 
İlyas Gümrükçü
 
Sami KOÇ
 
Ömer Asan
 
Prof. Dr. Örsan Öymen
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
13
9
4
0
31
2
Beşiktaş
13
8
5
0
29
3
Galatasaray
13
8
2
3
26
4
Fenerbahçe
13
7
4
2
25
5
Bursaspor
13
7
3
3
24
6
Konyaspor
13
5
5
3
20
7
Osmanlıspor FK
13
4
7
2
19
8
Gençlerbirliği
13
4
6
3
18
9
Trabzonspor
14
5
3
6
18
10
K.D.Ç. Karabük
13
5
2
6
17
11
Akhisar Bld.
13
4
4
5
16
12
Antalyaspor
13
4
4
5
16
13
Alanyaspor
13
4
2
7
14
14
Kasımpaşa
13
3
3
7
12
15
Gaziantepspor
13
3
2
8
11
16
Ç. Rizespor
13
2
4
7
10
17
Kayserispor
13
2
3
8
9
18
Adanaspor
14
1
3
10
6
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Anket
2016 TÜRKİYE AÇISINDAN NASIL GEÇECEK?
ÇOK İYİ
İYİ
BİR ŞEY DEĞİŞMEZ
KÖTÜ
ÇOK KÖTÜ
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:40
  • Güneş07:28
  • Öğlen12:25
  • İkindi14:46
  • Akşam17:01
  • Yatsı18:37
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
Arşiv
 
Süper Loto
08.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu040619233854
 
On Numara
05.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu06071115171923242931323440435154596166737677
 
Sayısal Loto
03.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu242636434446
 
Şans Topu
07.12.2016 Tarihli Çekiliş Sonucu061017243004
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık